banner39

Irkçılıktan sadece Müslümanlar değil, Museviler, Afrikalılar, Asya kökenliler, Romanlar da mağdur oluyor

İİT Toplantısında konuşan Erdoğan, "Yükselen kültürel ırkçılıktan sadece Müslümanlar değil, Museviler, Afrikalılar, Asya kökenliler, Romanlar da mağdur oluyor" dedi

Genel 22.03.2019, 11:30
Irkçılıktan sadece Müslümanlar değil, Museviler, Afrikalılar, Asya kökenliler, Romanlar da mağdur oluyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanYeni Zelanda'da İki Camiye Yönelik Terörist Saldırı ve Müslümanlara Karşı Nefret ve Tahammülsüzlükle Mücadele Konusunda İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Düzeyinde Açık Katılımlı Acil İcra Komitesi Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Yeni Zelanda yetkililerinin katılımına teşekkür

Yeni Zelanda halkına bu menfur eylem nedeniyle taziyelerini ileten Erdoğan, "Saldırının hemen ardından Cumhurbaşkanı Yardımcımı ve Dışişleri Bakanımı Yeni Zelanda'ya gönderdim. Yeni Zelanda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sayın Peters'a, Etnik Topluluklar Bakanı Sayın Salesa'ya, Avustralya'nın İİT Özel Temsilcisi Büyükelçi Sayın Cevdet'e toplantıya teşrifleri için ayrıca teşekkür etmek istiyorum." dedi.

El-Halil - Utoya Adası-Chapel Hill- Kanada- Neo-Nazi

"1993 yılında Solingen'de Neo-Naziler evlerini ateşe vererek 5 vatandaşımızı kalleşçe şehit ettiler. 1994 yılında El-Halil'de İsrailli bir sivil işgalci, Halil İbrahim Camisi'nde sabah namazı kılan 29 Müslüman'ı şehit etti, 125 Müslüman'ı da yaraladı. 2011 yılında Oslo yakınlarındaki Utoya Adası'nda 77 can, beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir cani tarafından öldürüldü. 2015 senesinde Chapel Hill kentinde 3 gencimiz yine bir ırkçı tarafından evlerinde vurularak katledildi. 2017 yılında Kanada'daki cami saldırısında 6 Müslüman hayatını kaybetti. Batı Avrupa'da 2013-2017 yılları arasında Neo-Nazi gruplarınca gerçekleştirilen 113 terör saldırısında 66 masumun canına kasttedildi.

Gün geçmiyor ki bir ibadethaneye, sinagoga, mescide, iş yerine, derneğe yapılan saldırı haberini almayalım. Gün geçmiyor ki Müslümanların demokratik haklarını kısıtlamayı amaçlayan bir uygulamayla karşılaşmayalım. Gün geçmiyor ki göçmenleri, etnik, dini, kültürel kimliği farklı olanları hedef alan bir sorunla muhatap olmayalım. Yükselen kültürel ırkçılıktan yalnızca Müslümanlar değil aynı zamanda Museviler, Afrikalılar, Asya kökenliler, Romanlar da mağdur oluyor. Çoğu zaman bu nefret suçlarının failleri ya bulunmuyor, bulunduğu zaman ise 'psikolojik rahatsızlık...'. Yani hemen bir psikolojik rahatsızlığa bunu atfediyorlar. Münferit, adil suçlu denilerek olay ört bas ediliyor. Saydığım saldırıların faillerinden hiçbiri İslam düşmanı, yabancı karşıtı ve terör suçlamasıyla hakim karşısına ne yazık ki çıkarılmadı. Nasyonel Sosyalist yeraltı örgütünün işlediği ırkçı cinayetlerin medya ile Alman resmi makamları tarafından 'dönerci cinayetleri' yaftasıyla küçümsendiğini, önemsiz hale getirildiğini özellikle burada hatırlatmak isterim."

Golan tepeleri ve İsrail

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öncelikle bir hakikatin altını çizmekte fayda gördüğünü dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

"İİT, üye sayısı bakımından BM'den sonra en büyük beynelmilel kuruluştur. Bu teşkilatın gayesi ise Kudüs davası başta olmak üzere, İslam dünyasının en önemli meselelerine sahip çıkmaktır. Elbette, İsrail yönetiminin aralıksız tacizlerine, saldırılarına maruz kalan ilk kıblemiz Kudüs'ün hakkını korumak, teşkilatın birinci vazifesidir. Filistin davasına sahip çıkmak, İsrail zulmü karşısında Filistin'in hak ve hukukunu savunmak, bizler için vazgeçilmezdir.

Son olarak dün ABD Başkanı Trump'ın, Golan Tepeleri ile ilgili talihsiz açıklaması, bölgeyi yeni bir krizin, yeni bir gerilimin eşiğine getirmiştir. Golan Tepeleri, 1967'den bu yana İsrail'in işgali altında bulunmaktadır. 1967 senesindeki İsrail işgali, sadece bölgedeki Arapları değil, Türkmenleri de kendi topraklarından göçe zorlamıştır. Türkiye'nin ve İİT'nin böyle hassas bir meselede sessiz kalması, emrivakilere boyun eğmesi düşünülemez. Golan Tepeleri'nin işgalinin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz, veremeyiz. Bununla beraber Müslümanların huzurunu, bekasını, hayat hakkını hedef alan her kritik hadise, her saldırı biz ve teşkilat için önemlidir."

banner53
Yorumlar (0)
15
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?