banner39

Orman yangınlarıyla ilgili önemli açıklamalar

Çıkan orman yangınlarından 57'sinin kontrol altına alındığını belirten Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Zarar gören vatandaşlarımızın Bağkur, SGK, ziraat, Tarım Kredi ve TARSİM borçlarının, kredi borçlarının ertelenmesini sağlıyor olacağız" diye konuştu.

Genel 30.07.2021, 10:59 30.07.2021, 14:23
Orman yangınlarıyla ilgili önemli açıklamalar

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, orman yangınlarının 57'sinin kontrol altına alındığını bildirdi.

Pakdemirli, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Antalya'nın Manavgat ilçesindeki yangın yönetim merkezinde gazetecilere, yangınlarla ilgili açıklama yaptı.

Pakdemirli, ülke genelinde aynı anda birden fazla yangın çıktığını, müdahalelerin yoğun şekilde sürdüğünü söyledi.

Ülke genelindeki yangınların 57'sinin kontrol altına alındığını vurgulayan Pakdemirli, "3 uçak, 9 İHA, insansız helikopter, 1 su tankı, 38 helikopter, 680 arazöz, 55 iş makinesi ve 4 bin personelle yangınla mücadele ediyoruz." dedi.

Muğla'daki yangınlara ilişkin bilgi veren Pakdemirli, "Marmaris'teki yangında ufak hasarlar var. Yerleşim yerlerini tehdit etmiyor, denize doğru ilerleyen bir yangın var." ifadesini kullandı.

Orman alanlarının turizme açıldığı iddialarına ilişkin de açıklamada bulunan Pakdemirli, "Turizmle ilgili tesis yapılacaksa 40 yıldır rahmetli Özal'dan beri bunun şekil ve şartları bellidir. Ormanların yakılmasına ihtiyaç yoktur. Bu anlamda bunu da tekrar hatırlatmış olalım. Lütfen bu konuyu istismar etmeyelim." diye konuştu.

Yangınlarla ilgili soruşturmaların devam ettiğini aktaran Pakdemirli, "Yangınların sebebiyle ilgili adli merciler, kolluk kuvvetleri araştırmalarını sürdürüyor. Önemli bulgulara rastlandığında açıklama yapılır." dedi.

Pakdemirli, mağdur olan vatandaşlara yönelik de "Zarar gören vatandaşlarımızın Bağ-Kur, SGK, Ziraat, Tarım Kredi ve TARSİM borçlarının, kredi borçlarının ertelenmesini sağlıyor olacağız." ifadesini kullandı.

Yangınlarla son teknoloji imkanlarıyla mücadele edildiğini vurgulayan Pakdemirli, "THK ile problemimiz yok, olmaz da. Elindeki uçakla ilgili problem, uçabilecek kapasitede değil, uçsa da performans verecek kapasitede değil." değerlendirmesinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da bölgede bir yandan söndürme çalışmalarının sürdüğünü bir yandan da hasar tespitlerinin yapıldığını söyledi. Çavuşoğlu, "Hasar tespiti yapılan vatandaşlarımıza kısmi ödemelerini yarından itibaren başlatıyoruz. Ziraat Bankası cumartesi günü bu amaçla açık olacak." diye konuştu.

Bakan, bakan yardımcısı ve milletvekillerinin yangın bölgelerinde çalışma yürüttüğünü aktaran Çavuşoğlu, dün ve bu sabah koordinasyon toplantıları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Toplantılara Valilik, Antalya Büyükşehir Belediyesi, AFAD başta olmak üzere tüm ilgili kurumların katıldığını anlatan Çavuşoğlu, bu süreçte gerek Manavgat gerek Türkiye'de özellikle de yangından hasar gören veya etkilenen vatandaşlara neler yapılabileceğini değerlendirdiklerini bildirdi.

Yangında 42 mahallenin etkilendiğini tespit ettikleri bilgisini veren Çavuşoğlu, "27 mahalle tahliye edildi. 15 mahalle de kısmen etkilendi. Valiliğimiz bünyesinde tüm bu mahallelerimizdeki vatandaşlarımıza tüm ihtiyaçlarını ulaştırmak için bir koordinasyon merkezi oluşturduk. Vali yardımcılarımız, kaymakamlarımız var. İlgili kurumlardan arkadaşlarımız var. Her üç mahalleye de ayrı bir birim oluşturduk ki vatandaşlarımızın acil ihtiyaçları hemen karşılansın." diye konuştu.

Yangın söndürme çalışmaları kadar sonrasında atılacak adımların da önemli olduğuna değinen Çavuşoğlu, hangi adamların atılacağı konusunda sahadaki tespitlerinin devam ettiğini dile getirdi.

Çavuşoğlu, sahada Tarım ve Orman Bakanlığının tespit çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayarak şöyle konuştu:

"Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, genel müdürlerimiz, ilgili arkadaşlarımız burada. Sahadaki tespit çalışmalarına başladılar. Defterdarlık aynı şekilde çalışmalarını başlattı. Bu hasar tespitinden sonra vatandaşlarımızın tüm ihtiyaçlarını karşılayacağız, yaraları saracağız. Antalya'da 3, Muğla'da bir vatandaşımız vefat etti, onlara rahmet diliyoruz. Giden canlar geri gelmez, ağaçlarımızın yerine yenisini dikeriz. Vatandaşlarımızın da tüm ihtiyaçlarını, zararları temin edeceğiz. Bu amaçla çalışmaları başlattık. Yarından itibaren hasar tespiti yapılan vatandaşlarımıza kısmi ödemeleri başlatıyoruz. Vatandaşlarımıza ilk ödemeleri yapacağız. Hasar tespitleri tam yapılmadan kurumlarımızdan hemen ilk yardımlar gelmeye başladı. Tarım ve Orman Bakanlığımız 8,5 milyon lira aktardı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız biraz önce de görüştük 5 milyon ama bu bütçeyi çok daha artırabileceklerini söylediler. Aynı şekilde AFAD'ımız da 5 milyon, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ilk etapta acil ihtiyaçlar için 5 milyon aktardı. Acil ihtiyaçlar için toplamda 23,5 milyon kurumlarımızdan, bakanlıklarımızdan para aktarılmaya başladı."

Bakan Pakdemirli ise aktif yangınlarda iyiye doğru bir gidişat olduğunu, en kısa zamanda da kontrol altına almayı umduklarını söyledi.

Devam eden yangınlarla ilgili bilgi veren Pakdemirli, "Adana, burada iyiye doğru gidiş var, Osmaniye de öyle. Antalya şu an Manavgat bölgesinde Hocalar tarafında tüten odaklarımız var, Gündoğdu'da sarp ve kayalık alanda devam eden bir yangın var. Etrafları çevrili olmadığı için kontrol altında demiyoruz. Mersin'de Aydıncık'ta bir miktar iyiye doğru gidiş var, Silifke daha iyi durumda. Kayseri ve Muğla'da da iyiye doğru gidişler var." ifadelerini kullandı.

Yangınlar nedeniyle Antalya'da 3, Muğla'da da bir kişinin hayatını kaybettiğini anımsatan Pakdemirli, cenaze namazlarına da katılacaklarını bildirdi.

Nemin çok düşük, sıcaklığın da 40 derecenin üzerinde olduğuna işaret eden Pakdemirli, hava sıcaklığının salıya kadar devam edeceğini belirtti.

Pakdemirli, vatandaşlara ormanlık alanların yanından geçerken ya da kullanırken çok dikkatli olmaları yönünde çağrıda bulundu.

Gelişmiş ülkelerde de orman yangınları olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, bu durumun gelişmişlik ya da batı medeniyetiyle alakalı olmadığını kaydetti.

Pakdemirli, şöyle devam etti:

"Kanada'da temmuzda 1 milyon 250 bin hektar alan yandı. Geçen yıl Türkiye'de yanan alanların toplamı 20 bin hektardır. 3 binin üzerinde yangın vardır, 20 bin hektardır. Rusya'da temmuzda 1 milyon 88 bin hektar alan yandı. Amerika'da Kaliforniya'da devam eden yangınlar var, temmuzda 94 bin hektar alan yandı. Avustralya'yı hepimiz hatırlıyoruz, 6 ay boyunca yanan yangınlar ve yangınlardan kaçamadıkları için vurulmak durumunda kalan hayvanları hepimiz hatırlıyoruz.

Bu işin organizasyonla alakası var. Bu anlamda orman teşkilatımıza teşekkür ediyorum. 180 yıllık köklü bir geçmişi olan teşkilat. Dünyada pek benzeri olmayan bir örgütlenmesi olan teşkilat olduğumuz için biz başta insan kaynağımız olmak üzere, belirlenen son teknolojilerle, insanımızın sürekli eğitimiyle bu konuda Allah'a bin şükür dünyanın en başarılı birkaç teşkilatı arasındayız."

Yangın çıktığında bölgenin imara açılacağı yönünde çeşitli söylemlerin ortaya atıldığını, bu konuların istismar edilmemesi gerektiğini dile getiren Pakdemirli, "Her zaman tekrar ettiğimiz gibi Anayasanın 169. maddesi, orman alanları daraltılamaz. İmara konu edilemez, başka şeye konu edilemez. Bunlarla ilgili istisnalar vardır, istisnalar devlet kurumlarınadır." ifadesini kullandı.

Bakan Pakdemirli, 1300 sera ile 1600 hayvanın sigortalı olduğunu söyledi.

Tarımsal hasar tespitlerine ilişkin çalışmaların devam ettiğini aktaran Pakdemirli, şunları kaydetti:

"650 dekarlık 22 muz serası, 120 dekarlık 15 sebze serası zarar gördü. 320 büyükbaş, 3 bin küçükbaş, 15 bin dekar zeytin, defne ve benzeri ağaçlık alan ve 360 kovan kaybımız var. Kayıplarla ilgili vatandaşlarımızın gönülleri rahat olsun, bunlarla ilgili önemli bir destek açıklayacağız. 15 tır kadar yem dağıtılması söz konusu olacak. Bunu da bugün ve yarın vatandaşlarımıza dağıtıyor olacağız. 50 teknik personelle hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor."

Pakdemirli, yangında yaban hayatının da zarar gördüğüne dikkati çekti.

Orman teşkilatının özverili şekilde çalışmalarını yürüttüğüne işaret eden Pakdemirli, orman teşkilatının ordu ve polisten sonra Türkiye'de en çok şehit veren kurum olduğunun altını çizdi.

Yangına yönelik mücadelelerin istismar edilmemesini isteyen Pakdemirli, Antalya'da da belediyeler dahil tüm kurumların iş birliğiyle örnek nitelikte bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti.

Yangınların sebebiyle ilgili çeşitli spekülasyonların sosyal medyada dolaştığına değinen Pakdemirli, vatandaşların resmi bilgiler dışında teyitli olmayan hiçbir bilgiye itibar etmemesini istedi.

Yanan alanların ilk yağmurlarla beraber ağaçlandırılacağını vurgulayan Pakdemirli, ekim sonu ve kasım ayının başı gibi ağaçlandırma çalışmalarına başlayacaklarını bildirdi.

Pakdemirli, vatandaşların da ağaç dikme kampanyalarına katılabileceklerini dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu da yangının tarım alanları kadar altyapıyı da etkilediğini, özellikle elektrik kesintisi olan yerler bulunduğunu belirterek, şu anda 18 bin civarındaki aboneye elektrik verilemediğini söyledi.

Elektrik kurumu ile söz konusu abone ve mahallelere en hızlı şekilde elektrik verilmesi için çalışmaları sürdürdüklerini anlatan Çavuşoğlu, gerek Antalya'dan gerekse Türkiye'nin her yerinden, bir taraftan fidan yardımı diğer taraftan da ayni ve nakdi yardım göndermek için telefonların, tekliflerin geldiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, AFAD bünyesinde oluşturulan merkezin yanı sıra değişik kurumların ve Antalyalıların verdiği destekler sayesinde iaşe ve ayni olarak herhangi bir ihtiyacın olmadığını belirterek şöyle konuştu:

"Nakdi yardım yapmak isteyen vatandaşlarımız da oldu. Talepte bulunanlar oldu. Bu amaçla valiliğimiz bir hesap açıyor. Bu hesabı kendisi duyuracaktır. Dün akşam TOBB Başkanımız aynı şekilde aradı, 5 milyon lira bu hesaba para göndermek istediklerini söylediler. Duyarlı vatandaşlarımıza çok teşekkür ederiz. Milletimiz cömerttir, elinden gelen desteği her zaman yapar. Antalyalı ve Manavgatlı hemşehrilerimize çok teşekkür ediyoruz. Onlar da yangından etkilenen gerek vatandaşlarımıza sahip çıkma konusunda gerekse ilgili yardımları ulaştırma konusunda çok duyarlılar, teşekkür ederiz. Yiyecek içecek konusunda çok fazla ürün geldi, ona ihtiyaç yok ama nakdi yardım yapmak isteyenler valiliğimizle temasa geçebilirler."

Bir gazetecinin mücadelede kullanılan uçaklarla ilgili sorusu üzerine Pakdemirli, orman teşkilatının son teknolojiyle çalışmalara katıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla 4 bakanın Antalya'da olduğunu, çalışmaları yerinde incelediğini aktaran Pakdemirli, mücadeleleri istismar etmek amacıyla uçaklar üzerinden tartışmalar ortaya atıldığını dile getirdi.

Orman teşkilatının, insan kaynağı ve gerekli donanım açısından dünyanın en iyi teşkilatlarından biri olduğunu vurgulayan Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Bir eksik müdahale var mıdır? Asla yok. Burada 'son teknoloji, insansız hava araçları, insansız hava helikopterleri' diyoruz. Hala antikacı dükkanı gibi 1960'lardan kalma uçakları kullanalım tarzında açıklamalar yapılıyor. Bu bizleri üzmekten başka bir şey değil ama bizim işimiz matematik. Orman teşkilatı bunları istemediği için, bunları kullanmayı 2-3 sene evvel bıraktık. Son teknoloji, çok daha iyi olan, çok daha su atan, çok daha verimli uçaklar kullanıyoruz."

Teşkilatta 27 olan helikopter sayısının 39'a çıktığını belirten Pakdemirli, uçaktan daha fazla su atan helikopterleri kullandıklarına dikkati çekti.

Pakdemirli, THK ile herhangi bir problemlerinin olmadığına işaret ederek şöyle konuştu:

"THK'nin elindeki uçaklar saatte 12 ton su atıyor en fazla. Elimizdekiler 84 ton, 7 misli su atıyor. Havada neyi uçurduğumuzun değil, yere ne kadar su attığımızın önemli olması lazım. İhale sistemiyle alım yapıyoruz. Envanterimizde yangın söndürme uçağımız yok, yangın söndürme helikopterimiz yok. Bu ezelden beri de böyle. Ancak envantere uçak alımı ile ilgili de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla da çalışmalara başladık. İhalesini de inşallah bu sene içerisinde tamamlamış olacağız."

Teşkilatın iyi niyetle ve çok yoğun şekilde çalışma yürüttüğüne değinen Pakdemirli, gereksiz tartışmaların teşkilatın moralini bozduğunu bildirdi.

Şu anda yoğun ve birden fazla yangınla karşı karşıya kaldıklarını aktaran Pakdemirli, "Geçen sene 8 büyük yangın çıktı, dün ise 8 ila 10 büyük yangını koordine etmek zorunda kaldık. Yani bu her zaman olan bir şey değil. Son birkaç güne özel bir koordinasyon gerektirdi. Bu anlamda biraz yangınlarımızın kontrol altına alınıyor olmasıyla gecikmeler olabilir ister istemez. Uzun zamana yayılması gereken yangınların bir anda bir araya gelmesiyle güçlerimizin de çok farklı noktalarda mücadeleye girmesinden sebeptir." ifadelerini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu ise bir gazetecinin, Manavgat'ta şüpheliler ile vatandaşlar arasında gerginlik yaşandığına ilişkin sorusu üzerine, aynı anda Türkiye'nin her yerinde yangınlar başlayınca kimin yaptığı konusunda herkesin şüpheleri olduğunu dile getirdi.

Tüm kurumların bununla ilgili bir çalışma yürüttüğüne dikkati çeken Çavuşoğlu, "Sadece Manavgat'ta üç, dört yerden birden yangın başladı. Sonra Akseki'de başladı, orada dün yine başladı. Alanya, Gazipaşa, Gündoğmuş ilçesinde yangınlar var, onların hepsini takip ediyoruz. Türkiye'nin farklı yerlerinde aynı anda aynı bölgede dört, beş ayrı yerde birden yangın başladı. Bununla ilgili çalışmalar sürüyor. Diğer taraftan bazı şüpheliler de gözaltına alındı." değerlendirmesinde bulundu.

"Manavgat'ta, jandarma ve polisimizin tespitine göre, Antalya merkezden gelen 3 kişi, buradaki mahallemizdeki kişilerin kimlik sormasıyla başlayan tartışmadan sonra 'kundaklama' suçlamasıyla bir gözaltı olayı oldu. Jandarmamız olaya el koydu." diyen Çavuşoğlu, vatandaşlarla polis ve jandarma arasında bir gerginlik olduğunu dile getirdi.

Gerginliğin uzun sürdüğünü anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Vatandaşlar, şüpheli kişilerin oradan bırakılmasına değil, kendilerine teslim edilmesi talebinde bulunmuşlar. Birkaç saat bu gerginlik sürünce bize haber verdiler. Ben de hemşehrileri olarak gittim. Vardığım zaman patlama noktasına gelmiş bir gerginlik vardı. Bize de hatta 'Suçluları korumaya mı geldiniz?' gibi suçlamalarda bulunmaya kalktılar. Fakat daha sonra vatandaşlarımızın arasına girerek, onlarla konuşarak, durumu anlatarak, şüpheli bir kişinin suçluymuş gibi muamele görmesinin doğru olmadığını, devletin kanunlarının, kurallarının olduğunu, suçluysa da Türkiye Cumhuriyeti'nin ilgili ceza kanunları var. Bu kanun çerçevesinde muamele göreceklerini, fakat bu şüphenin ortadan kalkması için bu soruşturmanın yapılması gerektiğini vatandaşlarımıza dilimizin döndüğü kadar anlatmaya çalıştık.

Sadece Manavgat'tan değil, Serik'ten, Alanya'dan gelen vatandaşlarla binlerce kişinin orada biriktiğini gördük. Eğer bir şey varsa 'Bunun arkasında ne var, bağlantıları ne?' soruşturmanın da yapılması gerektiğini söyledik. Her şeyden önce böyle her vatandaşın birisini şüpheli gördüğünde ya da suç işlediğinde orada bir kavga bıçaklama da olmuş. O herkesin gördüğü somut bir suç. Ama her şüpheden sonra herkes birbirini linç etmeye kalkarsa olmaz, devletin nizamı, kuralları var, bunları anlattık."

Bakan Çavuşoğlu, can ve mal kaybı olduğunu, insanların hayvanlarının, evlerinin, arazisinin yandığını, bunların etkisiyle tepki verdiklerini dile getirdi.

Vatandaşın, polisini, jandarmasını sevdiğini vurgulayan Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Dün akşam gerginlik oldu, çok şükür sonra sakinleştirdik, kucaklaştık ve ufak tefek itiş kakışlar olmuş. Bu arbede de oluyor bu tür gerginlik ortamında. 3 şüphelinin güvenlik, emniyet güçlerimiz tarafından gerekli incelemelerin yapılması için ilgili gözaltı işlemi başladı. Dün akşamki gerçekten büyük bir gerginlikti. Biz de gittik, o gerginliği sakinleştirmek için elimizden geleni yaptık. Bunu başka yerlere çekenler de olmuş, 'yangından dolayı protesto edildi' falan diye. Doğru, bize de tepkiler oldu vardığımızda ama daha sonra vatandaşımıza anlatınca o tepkiler gittiği gibi tam tersi kucaklaştık. Sonra telefonla birçoğunu aradım teşekkür ettim. Onlar bize yardım etmeye başladı. Olay büyümeden gerekli işlemler yapıldı."

AA

banner53
Yorumlar (0)
26
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?