banner39

07.03.2008, 08:37

Talabani'nin Ankara'da ilk durağı Anıtkabir


Talabani, Ankara'da yeni bir sayfa açmaya hazırlanırken, Amerika'dan gelen beyanlar can sıkıyor

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani Esenboğa havalimanında Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek tarafından karşılandıktan sonra doğru Anıtkabir'e gidip Atatürk'e saygı duruşunda bulunacak. Önemi şurada ki, çalışma ziyaretlerinde devlet başkanlarının programına Anıtkabir ziyaretleri konulmuyor. Çalışma ziyaretlerinde devlet başkanları kendileri talep ederlerse bu program düzenleniyor.

Türkiye'nin Irak özel Temsilci Vekili Murat Özçelik'in verdiği bilgiye göre, Talabani, Anıtkabir'i ziyaret etmek istediğini özel olarak Ankara'ya iletmiş.
Talabani böylelikle Bağdat'taki Avrupa Birliği büyükelçileriyle ayda bir yediği çalışma yemeklerindeki Türkiye övgülerine, ya da geçen hafta daha kara harekâtı sürerken kabul ettiği ABD düşünce kuruluşu heyetine
(içinde Türk asıllı bir araştırmacının da olduğunu görünce) Türkçe olarak 'Türkiye'yi çok seviyoruz' demiş olmasına uygun davranıyor.
Biraz daha açalım: Irak'ta Saddam Hüseyin devrilmeden önce de, sonra da askeri operasyon düzenleyen üç ülke var: ABD, İngiltere ve Türkiye. Irak Cumhurbaşkanı'nın Türkiye ziyareti, Türkiye'nin bu ülkedeki PKK hedeflerine düzenlediği kara harekâtının sona ermesinin haftasında yapılıyor.
Üstelik Irak Cumhurbaşkanı'nın bu ziyaretine konu olan davetin de, kara harekâtı için son onayın alındığı Milli Güvenlik Kurulu'nun 21 Şubat'taki toplantısında kararlaştırılmış olduğunu, yine dün Özçelik'in açıklamalarından öğreniyoruz.

Ankara'da bu durum, Türkiye'nin askeri operasyonların da etkisiyle Türkiye'nin Irak'la ilişkiler profilinin en güçlü olduğu sırada yapılan en üst düzeyli ziyaret olarak değerlendiriliyor. Yani Ankara, Talabani'nin uzun süredir beklediği ziyareti Ankara elinin en güçlü olduğu zaman kabul etmeyi kararlaştırmış. İki ay hava operasyonu ve bir hafta kara operasyonu ardından Irak Cumhurbaşkanı Ankara'ya geliyor.

Talabani'ye neden milli marşlı, bayraklı, eğlenceli devlet ziyareti modeli uygulanmadığı sorularına Dışişleri yetkililerinin yanıtı kısa ve açık oluyor: Çünkü ilişkilerin içinde bulunduğu durum henüz onu kaldıracak düzeyde değil.

Irak topraklarında hâlâ PKK var. Hâlâ PKK, Irak'ın kuzeyindeki Kürt bölgesinde himaye görüyor. "Ama" diyor Özçelik; "Talabani'nin en son Bağdat'ta daveti yazılı olarak ilettiğimiz görüşmede PKK'dan 'ortak bir bela' olarak söz ettiğini ve ortak mücadele etme sözü verdiğini unutmayalım".
Ankara, Talabani ziyaretiyle Irak'la ilişkilere yeni bir başlangıç yapmak istiyor.

MGK'da bu konu da ayrıntılarıyla görülmüş ve Irak'la ilişkilerin her alanda geliştirilmesi için 2008 bir atılım yılı olarak belirlenmiş. Bir anlamda, 2008 Türkiye için 'Irak yılı' diyebiliriz. Bu atılımlarda enerji yatırımlarının öenmli yer alacağı umuluyor. Şiilerden gelen taleplerin ışığında güneyde Basra'da bir başkonsolosluk açılacak.

Peki ya Kürt bölgesinde, Erbil'de? Özçelik öyle bir planlamanın olmadığını söylüyor.

Erbil'deki federal Kürt yapısının ayrıca muhatap alınması için en büyük pürüz PKK, sonra da Kerkük ve Türkmenlerin durumu.
Talabani ziyaretine ilişin bazı ilginç notlar da var: Örneğin, resmi ziyaret olmamasına karşın Talabani Camlı Köşk'te ağırlanacak. Yeni Irak bayrağı ilk kez Ankara'da ülke dışında kullanılmış olacak. Talabani onuruna Çankaya'da iş dünyası ve diplomatik temsilcilerin katıldığı geniş bir yemek verilecek. Ama 'çalışma ziyareti' niteliğinden dolayı askerler yemeğe davetli olmayacak. (Ziyaret için 'çalışma niteliğinden dolayı' Genelkurmay'a danışma gereği duyulmamış, ama 'zaten karar MGK'da alınmış') Hayır, eşi kendisine eşlik etmeyecek.

Ve Ankara, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ortak basın toplantısında Talabani'nin kendi kamuoyunu rahatlatacak bazı mesajlar vermesini anlayışla karşılayacak olsa da, Türk kamuoyunu rahatsız edecek sözler etmemesine dua edecek.

Çünkü ABD'den gelen Kürt meselesine ilişkin açıklamalar giderek Ankara'da daha çok can sıkmaya başladı. Bunu özellikle kayıt dışında kullanılan lisanın sertliğinden anlamak da mümkün. Anlamanın mümkün olmadığı nokta ise, Ankara'nın neden açıkça Vaşington'a bu konuda bir yanıt vermediği.

Kaynak: Radikal

 

Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?