banner39

Budapeşte'de bir Osmanlı Dervişi

Bu türbe aynı zamanda Bektaşi Tekkesi olarak kullanılmaya başlandı. Evliya Çelebi bu tekkeden şöyle söz edecektir: “Gül Baba Bektaşi Tekkesi, Veli bey hamamının yanında bağ tepesinde bulunan güzel tekkedir.” “Gül Baba kurşunla kapalı bir kubbe altında çiçekler arasında gömüldü. Sandukası yeşil kumaşla örtüldü, şad başında parlayan Bektaşi tacı var.”

Tarih Dosyası 20.02.2014, 01:22 19.03.2018, 19:42
Budapeşte'de bir Osmanlı Dervişi

Tarih Dosyası/Dünya Bülteni

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de, III. Macaristan - Türkiye İş Forumu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün katılımıyla düzenledi. İki ülke sunumlarından sonra Macaristan Devlet Sekreteri Peter Szijjarto'nun açılış konuşmasını yaptığı Forum'da, Gülbaba Türbesi'nin restorasyonuna yönelik bir de protokol imzalandı.

Gül Baba kimdir ?

Osmanlı ordusu sefere çıktığında onlarla beraber ordunun moralini yüksek tutmak manevi destek olmak için ozanlar dervişler de bulunurdu. Gül Baba da bu dervişlerden biriydi. Elinde tahta kılıcı, başındaki sarığından gül eksik olmayan bir bu Osmanlı dervişinin yeniçeriler üzerinde de etkisi büyüktü. Yeniçeriler Hacı Bektaş-ı Veli’yi Pir olarak kabul ederler Bektaşi dervişlerine büyük saygı gösterirlerdi. Asıl adı Cafer olan, Amasya Merzifon doğumlu Gül Baba, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Avrupa seferlerine katılan önemli bir Bektaşi babasıydı. Katıldığı seferlerde başından hiç gül eksik olmadığından kendisi de Gül Baba olarak anılmaktaydı.

Birçok sefere katılan Gül Babanın son seferi 1526 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın daveti ile katıldığı Budin seferi oldu.Budin’in alınmasından sonra Gül Baba geri dönmeyecek ve Budin’de 10 yıl ikamet edecektir. Macarlar tarafından da sevilen sayılan bu Osmanlı Dervişi 1 Eylül 1541 yılında vefat etti. Evliya Çelebinin kaynaklarına göre Kanuni Sultan Süleyman da dahil olmak üzere cenaze namazına 200 bin kişi katılmıştı. Gül Babanın cenazesi Budin’de yüksek bir tepeye defnedildi.

Ve bu tepeye Gültepe adı verildi. Evliya Çelebi seyahatnamesinde Gül Babanın cenaze törenini şöyle anlatıyor:

“Doğum yeri Sivas eyaletteki Merzifun. Budin fethedildiği zaman Süleyman han yanındaydı, ve camide ilk namaz kıldığı zaman vasiyetnâmesinden sonra, vefat etti. İki yüz bin askerlerden oluşan topluluk hemen üzerinde namaz kıldı, tabudunu Süleyman kendisi götürdü. Şimdi parlayan mezarında yatar.” “Babam bana söylediği rivayetinde, müslüman ordusu o cuma günü o kadar çok sayılıydı, ki yalnız kaleyi değil, dışarda bir saat mesafeye uzanan dağları ve bağları Gül Baba tepesine kadar  doldurdu. Burada ilk defa Gül Baba vefat etti, ve Süleyman han namaza hazırlanınca, (Gül Baba için) Ebu Suud Efendi namazını kılmaktan sonra Budin toprağı içine gömüldü. Gül Baba Bektaşi fakırların birisiydi, Fatih, Beyazıt, Selim ve Süleyman hanlar beraber ile bütün savaşta mevcut oldu. Gül Baba Peygamber’in ailesindendi; Allah mezarını takdis etsin!”

Gültepe’ye 1543-1548 tarihleri arasında Budin Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafından bir türbe inşa edildi. Bu türbe aynı zamanda Bektaşi Tekkesi olarak kullanılmaya başlandı. Evliya Çelebi bu tekkeden şöyle söz edecektir: “Gül Baba Bektaşi Tekkesi, Veli bey hamamının yanında bağ tepesinde bulunan güzel tekkedir.” “Gül Baba kurşunla kapalı bir kubbe altında çiçekler arasında gömüldü. Sandukası yeşil kumaşla örtüldü, şad başında parlayan Bektaşi tacı var.”

Osmanlı devletinin Budin’i kaybetmesi sonrasında Gültepe bir süreliğine kiliseye tahsis edildi.  1686 yılında ise burada bulunan tekke yıktırıldı ancak Gül Baba türbesine herhangi bir zarar verilmedi. Türbe yaklaşık iki yüz yıl  kadar sonra Sultan Abdülaziz’in Avrupa seyahatinden sonra ilk kez onarıldı. Türbenin ikinci onarımı ise  II.Dünya savaşı sonrasında 1963 yılında gerçekleştirildi.  Savaş sırasında türbenin bulunduğu tepe de bombalanmış ve büyük zarar görmüştü.

banner53
Yorumlar (0)
24
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?