Enver Paşa da 'yazı devrimi' yapmak istemiş

Enver Paşa harfleri birleşik yazmak yerine ayrı ayrı yazmaya dayanan bir yazı sistemi oluşturmaya çalıştı. Enver Paşa latin harflerine benzetmeye çalıştığı bu yazıya ‘Ordu elifbası’, ‘Hatt-ı cedit’, ‘Enver Paşa’ yazısı denmişti

Enver Paşa da 'yazı devrimi' yapmak istemiş

 Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Bundan 84 yıl önce 1 Kasım 1928 tarihinde Türkiye Arap harflerini bırakarak yerine Latin harflerini kabul etti. Harf inkılabı Cumhuriyet döneminde gerçekleşmiş olmasına karşın tartışmaları Osmanlı dönemine kadar uzanır. Tanzimat döneminden itibaren Arap alfabesinin Türkçe sesleri karşılayamadığı okumayı ve yazmayı güçleştirdiği bundan dolayı alfabenin ıslah edilmesi gerektiği yönünde fikirler yaygınlaşmaya başladı.

Arap alfabesinin ıslahı konusundaki ilk ciddi çalışma 1862 yılında Maarif Nazırı Mehmet Münif Paşa tarafından yapıldı. Münif Paşa üyesi bulunduğu Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye  adlı cemiyetin düzenlediği konferansta, hareke kullanılmadığı için bir kelimenin çok farklı şekillerde okunabildiğini, anlamları bilinmeyen bazı kelimelerin okunmasının ise mümkün olmadığını, Arapça ve Farsça terkiplerin okumayı yazmayı zorlaştırdığını ifade ederek alfabenin daha kolay okunabilmesi için işaretler konulmasını, yeni sesli harfler bulunması ve harflerin ayrık yazılması gerektiğini teklif etti. 

Arap harflerinin ıslahı ile ilgili bir diğer öneri Azerbaycanlı Muharrir Ahunzade Mirza Fetali’ den geldi. Harflerin ıslahı ile ilgili olarak yazdığı risaleyi Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa’ya sundu. Tanzimat dönemi aydınlarından Şinasi, Namık Kemal gibi kişiler de Arap alfabesinin ıslahının gerekliliği yönünde Tasviri Efkar’da, Hürriyet ve İbret gibi gazetelerde birçok yazı yayınladılar. Tanzimat döneminin önemli gündem maddelerinden biri olan Arap alfabesinin Türkçeye uydurulması konusu dönemin şartlarından dolayı tam olarak hayata geçirilemedi. Buna karşın Halit Ziya Uşaklıgil,Tevfik Nevzat Bey ve Mahmut Esat Efendi İzmir’de çıkardıkları gazetede Arap harflerinde bazı tadilatlarla girişmiş ve gazeteyi bu şekilde yayınlamışlardır. Ancak bu girişim Maarif Vekilliğinden gelen emirle son bulmuştu. 

Meşrutiyet dönemine gelindiğinde artık Osmanlı aydınları bu konuda iki ayrı fikir etrafında toplanmıştı. Bunlardan birincisi Arap alfabesinde ıslah yapılmasının yeterli olacağını savunmaktaydı. İkinci grup ise Arap harflerinin okuma yazma öğrenimi zorlaştırdığını,Latin harfleri ile bunun kolaylaşacağını ve eğitimin de yaygınlaşacağını iddia etmekteydi.  Bunların başında Hüseyin Cahit Yalçın, Celal Nuri,Abdullah Cevdet, Kılıçzade Hakkı gibi önemli meşrutiyetçiler gelmekteydi. 

Fikir hayatında savunulan bu görüşlerin siyasete yansıması ise 1908 yılında Musullu Dr.Davut  Bey tarafından Meclisi Mebusan’a verilen Islah-ı Hüruf  tasarısı ile oldu. Davut Bey bu tasarıda “ Arap harflerinde çok şekiller ezberlemek mecburiyeti oluşunu” gerekçe göstererek Latin haflerinin kabulünü teklif etti.  Alfabe konusunun önemli bir tartışma konusu olduğu günlerde ilk resmi girişim ise 1909 yılında “İmla Komsiyonu”nun kurulması oldu. 

Latin harfleri ile ilgili bir diğer gelişme Arnavutların Sadrazamlığa başvurarak Latin harflerini kullanmak için istedikleri izindi. Bu talep üzerine Sadrazamlık Şeyhülislamdan görüş istedi. Şeyhülislam ise verdiği cevapta “ Kur’an’ın Arap yazısından başka bir yazı ile yazılamayacağı ve okullarda okutulamayacağı”nı söyleyecekti. 

1910 yılından itibaren “Maarifin terakkisi ve halkın cehaletten kurtarılması”  fikri üzerine bina edilmeye başlanan Alfabe konusuna kendince çözüm bulanlardan biri Enver Paşa’ydı. Enver Paşa harfleri birleşik yazmak yerine Latin yazısındaki gibi ayrı ayrı yazmaya dayanan bir yazı sistemi oluşturmaya çalıştı. Enver Paşa Harbiye Nazırı olduktan sonra orduda uygulamaya çalıştığı bu yazıya ‘Ordu elifbası’, ‘Hatt-ı cedit’, ‘Enver Paşa’ yazısı denmişti.

Mesela; “Yeni ahz-ı asker kanununun Meclis-i Mebusan encümeni askerisinde müzakeratı hayli ilerlemiştir.”  Cümlesi eski yazı ile şöyleydi:

Enver Paşanın Harbiye Nazırı olduğu dönemde uygulamaya giriştiği Huruf-u Munfasıla adı verilen bu yazı devrimine itirazlar gelmiş olsa bile bir süre uygulandı. Resmi genelgeler bu yazıyla yazıldı, ordu içerisinde birçok kitap bu yazı ile basıldı. Ancak işleri belli ölçüde yavaşlattığından dolayı I.Dünya savaşı sürecinde tekrar eski yazıya dönülmek zorunda kalındı. Enver Paşanın yaptığı değişiklik ile aynı cümle şöyle yazılmaktaydı:

Osmanlı döneminde Alfabe konusu üzerindeki tartışmalar, çalışmalar, teklifler Osmanlı sonrası dönemde de devam etti. Örneğin 1923 yılında İzmir’de toplanan İktisat Kongresinde bazı delegeler Latin harflerine geçilmesi yönünde önerilerde bulundular. Ancak kongre gündemi ile ilgili olmadığından konu tartışmaya açılmadı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulması ve Batılılaşma yönündeki reformların bir parçası olarak 1 Kasım 1928’de uzun bir geçmişe sahip olan bu tartışma konusu nihayetlendi. 

 Kaynaklar: 

Abdullah Katırcı,Harf devrimine yönelik çalışmalar,devrimin gerçeklesmesi ve uygulanışı 

Bilal Şimşir, Türk Yazı Devrimi

İsa Öztürk, Harf Devrimi ve Sonuçları 

Falih Rıfkı Atay,Çankaya

Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2018, 11:13
YORUM EKLE
YORUMLAR
Nadir Nadir
Nadir Nadir - 6 yıl Önce

Oldukça güzel bir çalışma olmuş. Makalenin yazarını tebrik ediyorum.

SIRADAKİ HABER