banner15

İskoçya Britanya'ya nasıl bağlandı ?

11 Eylül 1297’de Wallace ve Murray kuvvetleri Stirling köprüsünde gerçekleşen savaşta sayıca üstün olan İngiliz ordusunu bozguna uğrattı. İskoçlar ezici bir zafer kazandılar.

İskoçya Britanya'ya nasıl bağlandı ?

Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Avrupanın kuzeyindeki Britanya adasında bulunan iki halk İngilizler ve İskoçlar tarihin bir çok döneminde karşı karşıya geldi. İngilizlerin adanın tamamında hakimiyet kurma çabası ve İskoçların bağımsızlık mücadelesi birçok kanlı savaşın yaşanmasına sebep oldu. Savaşların sona ermesi ancak 1707 yılında iki taraf arasında imzalanan Birlik Antlaşması oldu. Bu antlaşma ile Büyük Britanya Krallığı kurulmuş oldu. Bu tarihten itibaren de İskoçya içinde bağımsızlığı savunanlar olsa da Britanya Krallığı günümüze kadar geldi. Bağımsızlık taraftarlarının güç kazandığı son on yılın bir sonucu olarak da İskoçya halkı 18 Eylül günü bağımsızlık referandumuna gidecek ve Birleşik Krallıktan ayrılma ya da devam kararı verecek.

Eski adı Kaledonya olan İskoçya, bugünkü adını İrlanda'dan göçen Scotia (İskoç) kabile­sinden aldı. M.S 5. yüzyılın sonlarında, İrlanda'dan, Britanya Adası'nın kuzeyine geçen İskoçlar burada Dalriada adında bir krallık kurdular. 9.yy’da daha doğuda yaşayan Piktler'le (Kuzey Britonlar) birleşe­rek, İskoçya'nın büyük bölümünü kaplayan Alba Krallığı'nı kurdular. Adanın kuzeyinde hakimiyeti pekiştiren İskoçya Kralı I. David (1124–53) ve sonrasında Kral III.Alexander (1214-1249 ) ve oğlu III.Alexnder döneminde İskoçya bağımsız,birleşik ve zengin bir krallık haline geldi.

Bu dönemlerde İngiltere ile İskoçya arasında süregelen dostça ilişkileri uzunbacak lakaplı Kral I.Edward döneminde ilişkiler bozuldu. Britanya’yı tek bir bayrak altında birleştirmek idealinde olan I.Edward haçlı seferlerine katılmış,Galler bölgesini hakimiyet altına almış ve İskoçların da korkulu rüyası haline gelmişti. Uzun ve istikrarlı saltanatı döneminde I.Edward İngiltere’yi büyük bir askeri güç haline getirmişti.

I.Edward

I.Edward’ın adanın kuzeyini de hakimiyeti altına alması için fırsat İskoç kralı III.Alexander’ın ölümü ve ardından başlayan taht mücadeleleri oldu. İskoç soyluları sorunun çözümü için İngiliz Kralı Edward’dan hakemlik yapmasını istediler. Kral Edward ise bağımsız bir hakem olmak yerine büyük bir ordu ile İngiliz –İskoç sınırına geldi ve özerk İskoç olarak tanımladığı İskoçya için John de Balliol’u kral olarak seçti. Ancak Kral Edward’ın bölgede kendi yöntemini kurmaya çalışması üzerine ilişkiler koptu ve İskoçya İngiltere’ye bağlılıktan vazgeçerek Fransa ile ittifaka yöneldi. Bunun üzerine I.Edward 1296 yılında İskoçya’yı işgal etti.Büyük bir katliam gerçekleştiren Edward John de Balliol’u tahttan indirdi. İskoçya’yı egemenliği altına aldı.

İskoçya’da yaşanan bu gelişmeler İskoç kahramanı William Wallace’ın da ortaya çıkmasına ve tarihteki yerini almasına neden oldu. Rivayete göre William Wallace adamları ile Lanark şehrini spor yapmak ve İngilizlere gözdağı vermek için sık sık ziyaret ederdi. Şehre geldiklerinde ise olay çıkarır ve bir iki İngiliz askerini öldürerek kaçarlardı. Bunun üzerine şehrin İngiliz komutanı Heselrig bölgede güvenliği sağlamak için takviye birlikler getirtti.

1297 yılının Mayıs ayında şehre geldiklerinde yine olaylar çıktı. Wallace adamlarıyla birlikte yaklaşık 50 İngiliz askerini öldürdü ve kaçtı.Bunun üzerine Heselrig askerleri ile Wallace’ın sevdiği kadın Mario’nun evine girerek genç kadını öldürdü. Haber Wallace’a ulaşınca adamları ile birlikte tekrar şehre dönerek artırılan güvenlik önlemlerine rağmen İngiliz komutan Heselrig’i öldürdü. Muhafızlarla girilen çatışmalarda o gece 240 kadar İngiliz askeri öldürülmüştü. Lanark’ta İngiliz askerleri ile yaşanan bu çatışma İskoç isyanının başlangıcı oldu.

 Başta Andrew Murray olmak üzere birçok İskoç soylusu ve halkı Wallace’a destek oldular.Wallace ve destekçileri Loundoun Hill ve Ayr’da İngilizlerle savaştılar ve bu savaşları kazandılar. İsyan gitgide büyüdü. Ancak haziran ayında İskoç soylularının İngiliz şartlarını kabulü ile önemli bir zarar gördü. Wallace ise yalnız değildi. Andrew Murray ile birlikte mücadeleye devam etti ve iki kuvvet İngilizlerle karşılaşmak için Stirling’de birleşti.

11 Eylül 1297’de Wallace ve Murray kuvvetleri Stirling köprüsünde gerçekleşen savaşta sayıca üstün olan İngiliz ordusunu bozguna uğrattı.İskoçlar ezici bir zafer kazandılar. Stirling savaşından sonra Wallace, Robert Bruce tarafından şovalye, “İskoçya'nın koruyucusu ve ordularının lideri" ilan edildi. Sonrasında savaş İngiltere’nin kuzey bölgelerine taşındı. Wallace ve ordusu Newcastle çevresindeki kalelere saldırılar gerçekleştirdiler.

Yaklaşık 1 yıl sonra 1 Mayıs 1298’de Falkirk’te İngiliz ordusu ile Wallacein başında bulunduğu İskoç ordusu bir kez daha karşı karşıya geldi. Bu kez İngiliz ordusunun başında Kral I.Edward vardı .Falkirk’teki savaşta  bu kez kazanan İngilizler oldu. İskoçları ağır bir yenilgiye uğradılar ve William Wallace savaştan yararlı olarak kaçtı. Ordudaki ünü ve gururu da zarar gördü. Birkaç ay sonra da Wallace İskoçya’nın koruyuculuğundan istifa etti. Bu arada İskoç toprakları tekrar İngiliz hakimiyetine giriyordu.  İskoç soylularının İngiliz kralı Edward'la barış yapmaktan başka çareleri kalmamıştı.

Nihayetinde 1304’te İskoç soylularının çoğu İngiliz Kralı Edward’ın egemenliğini kabul etti. Ancak İngilizler Wallace’ın peşini bırakmadılar. Wallace 5 Ağustos 1305’te yakalandıktan sonra Londra’ya getirildi. Wallace vatan hainliği ve krala ihanet suçundan yargılandı. Wallace,mahkemede krala ihanet ettiği iddiasına “ona bağlı kalacağıma dair hiçbir zaman yemin etmedim” şeklinde karşılık verecekti. Wallace mahkeme salonundan çıkarıldıktan sonra işkence edildikten sonra asıldı. Bütün işkencelere rağmen yine de kraldan af dilemedi.

Wallace idam edildi ve kafası kesilerek Londra Köprüsüne asıldı. Vücudunun diğer parçaları Newcastle,Berwick,Perth ve Stirling"e gönderildi. Wallace'ın bu şekilde öldürülmesi İskoçya'da isyan ateşini daha da ateşledi.Wallace artık bir özgürlük savaşcısı olarak İskoç bağımsızlığının sembolü haline geldi.

Wallace’ın idamına ve İskoçya’nın işgaline rağmen İngilizler yine de denetimini tam olarak sağlayamadılar. 1306’da tahta geçen İskoç Kralı I.Robert 1314’te İngilizleri ağır bir yenilgiye uğrattı ve krallığın denetimini ele geçirmeye başardı. 16.yy’a gelindiğinde İskoçya Kralı IV.James Fransa kralı ile birlikte İngiltere’yi istilaya çalıştı ancak yenilgiye uğradı ve savaşta öldü. Bundan sonra İskoçya Krallığı hiçbir zaman gerçek anlamda güçlenemedi. Ülke yeniden soyluların kavgalarına ve İngiliz entrikalarına sahne oldu.

1603 yılı ise İskoçya ile İngiltere arasında ileride oluşacak birlikteliğin başladığı yıl oldu. İngiliz Kraliçesi Elizabeth’in ölümü sonrasında İskoç Kralı IV.Jamesin kızı Mary'nin Protestan olarak yetiştirilen oğlu James, Kral I. James sanıyla İngiltere kralı oldu. Kral I.James’ten sonra İskoçya ile İngiltere tek bir kral tarafından yönetilmeye başladı. Bu birlikteliğe rağmen İskoçya ile İngiltere ayrı parlamentolara sahip olmayı bir yüzyıl daha sürdürdüler.

16.yüzyılın sonu ve 17.yüzyıl boyunca İngilizler ile İskoçlar yine birçok savaş meydana geldi. Ancak bu kez savaşların önemli sebeplerinden biri mezhep ihtilafı ve İskoç kilisesinin bağımsızlığı idi. Savaşların sonunda İskoç kilisesinin bağımsızlığı İngiltere tarafından kabul edildi. 18.yüzyıla gelindiğinde ise İngiltere ile İskoçya’nın ortak bazı amaçları vardı. Her ikisi de Protestan bir kral istiyor ve Katolik Fransa’yı tehdit olarak görüyorlardı. İskoçya ekonomik güvenliğe ve maddi desteğe ihtiyaç duyarken İngiltere Fransız saldırılarına karşı İskoçya’yı yanında görmek istiyordu. 1702’de İngiltere tahtına geçen Kraliçe Anne, 1706’da iki krallığı birleştirmek için önemli bir adım attı. İngiltere’den ve İskoçya’dan temsilcilerin bulunduğu bir kurul oluşturdu.

Birlik Antlaşması 1707

Üzerinde anlaşılan tasarıya göre, birleşen iki krallık tek bayrak altında ve tek bir parlamentoyla yöne­tilecekti. Herkes Büyük Britanya ile dominyonlarında ticarette eşit haklara sahip olacak, aynı vergileri ödeyecekti. İskoçya kendi kilisesine, mahkemelerine ve özel yasa­larına sahip olmayı sürdürecekti.  İskoçya Avam Kamarasında 45,Lordlar Kamarasında 16 üye ile temsil edilecekti.  İskoç Parla­mentosu bu önerileri, Birleşme Yasası adıyla kabul etti. Daha sonra İngiliz Parlamentosu da aynı yasayı 6 Martta onayladı.1 Mayıs 1707'de her iki parlamentonun da varlığı sona erdi ve birleşme resmen yürürlüğe girdi. Bu Birleşme yasası ile Büyük Britanya resmen kurulmuş oldu ve varlığını günümüze kadar sürdürdü.

Güncelleme Tarihi: 16 Kasım 2018, 14:02
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35