banner39

banner35

Marko Paşa kimdir?

“Derdini Marko Paşa’ya anlat!” sözüyle günümüzde hâlâ anılan “Marko” adlı paşa kimdir ve bu adam, ölümünden bu yana doksan bir yıl geçmesine rağmen yukarıdaki söz ile mi yoksa tıp ilmi yönünden beş para etmeyen padişah katli ile alakalı bir rapora imza koymakla mı anılmaya layıktır?!

Tarih Dosyası 10.02.2022, 17:29 18.02.2022, 10:15
Marko Paşa kimdir?

Marko Paşa Sakızlı bir Rum’dur. 1870’de doğmuş, İstanbul Askerî Tıbbiyesi’ni bitirmiş, Sultan Aziz devrinde saray hekimliği yapmış, 1870’de Askerî Tıbbiye başına getirilmiş ve 5 Aralık 1888 tarihinde Burgaz Ada’sında ölmüş, cenazesi büyük merasimle Kuzguncuk’a getirilip oraya gömülmüştür.

Yetmiş dört yıl yaşayan Marko Paşa’nın hayat hikâyesi kısaca budur... Ve bu adamın “Derdini Marko Paşa’ya anlat!” sözüyle şöhret bulması, bazı kimselerin zannettiği gibi dert dinlemesinden değil, aksine doğru dürüst bilmediği Türkçe’siyle “Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?” sualini sık sık tekrarlayarak dertliyi bıktırıp başından savmasını bilmesindendir. Üstelik Marko Paşa’ya müracaat eden dertliler, şahsî meseleleriyle ona başvuranlar değildirler. Marko Paşa’nın, “Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?” sualini tekrarlayarak başından savdığı kimseler, Askerî Tıbbiye’de türeyen Jön-Türkler’den şikâyetçidirler.

Müslüman-Türk’e düşman şer kuvvetler, bilindiği gibi çeşitli vasıtalarla Tıbbiye talebesine çengel atmışlar ve imparatorluğumuzun bünyesine zarar veren fikirleri masonik yollarla bazı talebeye aşılayıp ilk İttihat ve Terakki’nin Askerî Tıbbiye’de kurulmasını temin etmişlerdir. İşte bu başarının(!) Sultan Aziz devrine uzanan kısmında Marko Paşa, Askerî Tıbbiye başında bulunmuş ve kendisini tanıyanlarca itiraf edildiğine göre Jön-Türkler’e yakın olanları mektebe almış, hanedandan yana olanların ise Tıbbiye’ye girmesine mani olmuş; daha evvel girip de Jön-Türkler’in faaliyetlerinden şikâyet edenleri ise “Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?” tekerlemesiyle zararsız hâle getirmesini becermiştir.

Yazılıp söylendiğine göre Marko Paşa, talebenin şikâyetini dinler, sonra yukarıdaki tekerlemeyi birkaç defa tekrarlar, şayet şikâyetçiyi tekrarladığı bu tekerleme ile bıktırıp başından savamazsa Muhtar Efendi adlı başkâtibini (Muhtar Efendi, ünlü doktorlardan Celal Muhtar ve Âkil Muhtar Özden kardeşlerin babasıdır) çağırıp,

“Bu efendi bir şeyler anlatıyor ama ne demek istiyor?!” diye sorar, talebe şikâyetini bir daha tekrarlar ve yine Marko Paşa’nın, “Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?” sualiyle karşılaşır. Bu hâl müştekinin sabrı kadar devam eder. Neticede şikâyet neticesiz kalırmış.

Marko Paşa Jön-Türkler’ce tezkiye edilenlerin Tıbbiye’ye girmesini kolaylaştırdığı kadar imtihanlarda Rum talebeye çok sert, Müslümanlara ise mülayim davranmakla da meşhurdur ki bu hâli pek manidardır.

Ve bütün bunlardan başka Marko Paşa, 4 Haziran 1876 Pazar günü, Eşekçi Ahmed’in oğlu Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın öldürttüğü Sultan Abdülaziz Han’ın, bileklerinin damarlarını kesmek suretiyle intihar ettiği(!) yolunda düzenlenen raporu imzalayanlardandır. Daha evvel teferruatıyla incelediğimiz, şehid edilen Abdülaziz Han’ın cesedi, çağrılan yerli-yabancı doktorların muayenesine müsaade olunmadan, yalnız bilekleri gösterilmiş, böylesine entipüften bir raporu imzalamak istemeyen bazı doktorlar, kılıcına dayanmış bir hâlde orada bekleyen Eşekçi Ahmed’in oğlu Serasker Hüseyin Avni Paşa tarafından tehdit olunmuş, bu arada Marko Paşa da Sultan Aziz’in cesedini görmeden raporu imzalayıvermiştir.

Bahusus Marko Paşa, Eşekçi Ahmed’in oğlu Hüseyin Avni Paşa’nın dostudur da! Abdülaziz Han’ın tahttan indirildiği günün gecesinde Marko Paşa’nın Hüseyin Avni’nin konağında olduğuna dair Yıldız Sarayı evrakı arasında ele geçen vesikayı İbnu’l Emin Mahmud Kemal Bey Son Sadrazamlar’ında yayınlanmıştır. Hal’ gecesinde rakı içen Hüseyin Avni Paşa’nın konağında ve belki de içki sofrasında bulunan Marko Paşa’ya, padişah katili Serasker Hüseyin Avni o derece güvenmektedir ki Sultan Aziz’in katledildiği gün, mahlû’ padişahın henüz hayatta olduğu saatte, hemen sahte bir heyecan ve hassasiyetle, “Acele Marko Paşa’ya haber verin!” diyerek başka doktor yokmuş gibi padişaha bakmak üzere Marko Paşa’yı çağırttırması Hüseyin Avni ile Marko Paşa arasındaki dostluğun başka bir tezahürüdür.

Marko Paşa, Sultan Aziz’in intihar ettiğine dair hazırlanan raporu cesedi görmeden imzalamakla kalmamış; Abdülaziz Han’ın güya bilek damarlarını kestiği(!) makası da Tıbbiye Müzesi’nde saklamıştır. Ve masonluğunun yanı sıra Kızılay’ın da kurucularından olan Marko Paşa, ne “Derdini Marko Paşa’ya anlat!” sözüyle ne de diğer vazifeleriyle değil, Sultan Abdülaziz Han hakkında düzenlenen entipüften raporu imzalamakla anılır.

YALAN SÖYLEYEN TARİH UTANSIN-Cilt4

Sayfa:117-119

Yorumlar (0)
25
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?