banner15

Osmanlı Devleti'nde mülteciler -I-

Osmanlının hoşgörü kimliğinin oluşmasında ve bu kimliğin çağlar boyu iz bırakmasında devletin mültecilere gösterdiği ilgi, onlara verdiği insani hizmet önemlidir.

Osmanlı Devleti'nde mülteciler -I-


Kübra Demiray / Tarih Servisi / Dünya Bülteni 

Osmanlı Devleti insanları din, dil ve ırk ayrımı yapmadan kabul etmiş ve varlık sahnesinde pek çok çağa hoşgörü damgasını vurmuştur.

Hoşgörü kimliği, aynı topraklar içinde yaşayan farklı etnik kimliklere sahip insanların barış huzur içindeki birlikteliğinden oluştuğu gibi devletin bürokrasi ve diplomaside gösterdiği başarılardan da oluşmaktadır.

Kendi topraklarından çıkıp başka topraklara sığınmak zorunda kalan insanlara mülteci denir.

Osmanlının hoşgörü kimliğinin oluşmasında ve bu kimliğin çağlar boyu iz bırakmasında devletin mültecilere gösterdiği ilgi, onlara verdiği insani hizmet önemlidir.

Osmanlı, tarih boyunca hem doğudan hem batıdan gelen binlerce mülteciye kapılarını severek açmıştır. Timur’un önünden kaçan Celayirli Ahmed ve Karakoyunlu Kara Yusuf’un (1402) Osmanlı’ya sığınması, Timur’un bu kişileri Yıldırım Bayezid’den istemesi ve bu kişilerin geri verilmemesi sadece birkaç örnekten biridir.

Osmanlı’ya sığınanlar sadece aynı dinden olan insanlar değildir. Avrupa’dan da Osmanlıya sığınan pek çok kişi vardır. Bize sığınan bu mülteciler genellikle Macaristan, İsveç, Polonya kimliklidirler.

Bunlar arasında devlet başkanı, üst rütbeli subaylar bile bulunmaktadır.

Macar Kralı Thököly Imre’nin Avusturya’ya karşı yaptığı Macar bağımsızlık mücadelesini kaybetmesi üzerine eşiyle birlikte Osmanlı Devletine sığınıp altı yılını burada geçirmesi ve her seferinde dostluğunu ve şükranlarını bildirmesi önemlidir. Thököly 1705’te İzmit’te ölmüş, naşı 1906 yılında kendi ülkesine nakledilmiştir.



Mültecilere verilen hizmetin ehemmiyetini, inceliğini göstermesi bakımından önemli bir başka örnek Macar Kralı 2. Ferenc RAKOCZY’nin ilticasıdır. Rakoczy İstanbul’da Yeniköy’e yerleştirilir.İhtiyaçları karşılanır. Hatta Kralın talep ettiği şaraplar Akdeniz Adalar’ından getirtilir, kendisinden taşıma masraflarının, gümrük vergisinin alınmaması için de Divan-ı Hümayun’dan Yeniçeri Ağasına yazılı hüküm bildirilir.

Bir süre sonra İstanbul’dan Tekirdağ’a ikamet ettirilen Macar Kralı ve maiyetindekiler için 23 konak tahsis edildiği gibi şahsına da 7500 akçe ödenir. Tüm bu harcamaların yanı sıra Krala ve beraberindekilere saygıda kusur edilmemesi üzerine Tekirdağ Naibine talimat verilir. Herhangi bir şikayet durumu görülürse de şikayet edilen kişiler hemen cezalandırılacaktır açıklaması yapılır. Rakoczy’nin hizmetinde tercümanlık yapan tanıdık bir sima da İbrahim Müteferrika’dır. İbrahim Müteferrika’1672 Thököly ayaklanmasında esir düşüp İstanbul’a getirilen mültecilerdendir.

Osmanlının misafir edindiği diğer mülteci de Rusya’ya karşı yaptığı savaşı kaybeden İsveç Kralı Demirbaş Şarl’dır. 1709 yılında Osmanlı’ya sığınmış 5 yıl kadar burada yaşamıştır. Dönemin padişahı 3.Ahmed’in himayesinde bir kral gibi ağırlanmıştır. Şahsına günlük maaş bağlanmış, istediği zaman da izinle ülkesine dönmüştür. (Kasım 1714)

İsveç Kralı Demirbaş Şarl bizimle yaşadığı dönemde Türkçeye büyük ilgi duymuş, çizdiği gemi eskizlerine YARAMAZ – YILDIRIM gibi isimler vermiştir. 1716 yılında bitirilen bu iki gemiden YARAMAZ İsveç donanmasının sancak gemisi olmuştur. Yaramaz adlı geminin uğuruna inanılmış, buharlı gemiler döneminde yeniden inşa edilen bir gemiye bu isim verilmiştir. Türkçeye duyulan ilgi bununla da kalmamış kral ülkesine dolma, şerbet, kahve, sofa, köşk, divan, yıldırım gibi kelimeleri götürmüş bu kelimeler İsveç diline yerleşmiştir.

Türkiye’ye sığınan en önemli mültecilerden biri de 1848 Macar Özgürlük savaşını kaybeden ve Ağustos 1849’da Osmanlıya sığınan Macar Devlet Başkanı LAJOS KOSSUTH.

Kossuth Rus ve Avusturya ordularınca mücadeleleri bastırılınca, çaresiz binlerce Polonyalı Macar vatandaşla birlikte Osmanlı Devletine sığınır. Sultan Abdülmecit ve Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’nın dostluk güvencesiyle karşılanırlar. Ki Rusya’nın ve Avusturya’nın mültecilerin geri verilmesine dair ağır baskılarına, hatta çıkabilecek bir savaşa rağmen padişah tarihe geçecek bir deklarasyon yayınlar. “Tacımı veririm, tahtımı veririm fakat devletime sığınanları asla vermem” diyen padişahın yanında da Macar ve Polonyalıların verilmesine şiddetle karşı çıkan Mustafa Reşit Paşa vardır.

KOSSUTH yaklaşık iki yıl Osmanlı Devleti topraklarında yaşamıştır.

Macar Özgürlük Savaşı Avusturya’ya karşı 15 Mart 1848’de başlar. Macarların Sırp Hırvat tehditleriyle karşılaşmaları vb. bir sürü sebep Macarları, Avusturya ve Rusya ile karşı karşıya getirir. Rusya’nın müdahil olmasıyla Macar özgürlüğü hayal olur.

Bu mücadelenin başında yer alan Kossuth ve arkadaşı A. Görgei başarısız olur. Görgei Ruslara teslim olurken Macar ve Polonyalı vatandaşlar Osmanlı sınırına akar. Bu akış sadece bir sığınış değil, belki Osmanlı Devleti’nin Macar ordusuna destek çıkabileceği ümididir.

Osmanlı sığınan mültecilerin önce silahlarını alır sonra onların kalacakları yeri tespit eder. Rütbeli mülteciler Tuna’nın sağındaki Vidin şehrine yerleştirilirler. Vidin Valisi Ziya Paşa Kossuth ve beraberindekileri konaklara yerleştirip ihtiyaçlarını karşılar. 1849 kayıtlarına göre Vidin’e yerleştirilen mülteci sayısı 1350 kişidir. Vidin 25.000 nüfuslu çoğunluğu Türk olan bir şehirdir. Fırıncılık, semer yapımı, kahve çekiciliği Türk esnafın himayesinde iken yelken bezi dokumak, terzilik Bulgarların himayesinde olan mesleklerdir. Görünen güce rağmen Vidin şehri ancak kendine yetebilen bir güce sahiptir. Bu sebeple artan mülteci sayısı şehir halkını tedirgin eder. Halkın gözlemine göre bunlar bir mülteci gibi değil yerli gibi rahat yaşamaktadırlar, çadırlardan mızıka sesleri eksik olmaz, ehli keyf bir yaşam vardır. Mülteciler o denli rahattırlar ki Türkçe bile öğrenirler. Hatta bazı isimler İslamiyet’i kabul ederler.

Polonyalı General Bem’in Müslümanlığı kabulü;

Bir Türk görevlisinin, Rusya’ya karşı açılacak bir savaşta din değiştiren mültecilerin Türk ordusu ile birlikte bu devlete karşı savaşabileceğini söylemesi üzerine General Bem bir süre sonra din değiştirir. Bunun gibi 214 kişi Müslüman olur.

Müslüman olanlara yeni isim ve unvanlar verildi. Asker olanlar da padişahın emriyle ordunun çeşitli kademelerinde görevlendirildiler. Bem, Murat Paşa; Kmety, İsmail Paşa; Stein, Ferhat Paşa gibi isimler alırken Murat Paşa’ya 7500 kuruş diğerlerine 5000 kuruş maaş bağlandı.

Macar Devlet Bakanı Kossuth güvenlik sebebiyle Vidin’den Şumnu’ya, Şumnu’dan Kütahya’ya nakledilir. Bunun sebebi hem can güvenliği hem de Osmanlı’nın Avusturya ve Rusya ile yeniden görüşüp anlaşmasıdır. Osmanlı Avusturya’ya mültecileri geri vermeyeceğini ancak onların aleyhine de çalıştırmayacağını garanti eder.

Macar Devlet Başkanı Kossuth 31 Ocak 1850’de Kütahya’ya getirilir. Burada uzun süre kalan Kossuth Türkçeyi öğrenir ve Türkçe Gramer hazırlar.( asıl nüsha: Ulusal Macar Arşivi)

Bu mültecilerin konakları, konak giderleri, ulaşım giderleri hep Osmanlı Devleti bütçesinden karşılanır. Nitekim Kossuth 1851 de Osmanlı Devletinden ayrılır.

Burada önemli olan mültecilerin korunması kadar Osmanlı’nın her şeye rağmen Rusya Avusturya diplomasisini de başarıyla sürdürebilmesidir. Çünkü mültecilerin geri verilmemesini “tacımı veririm, tahtımı veririm ama devletimi sığınanları asla vermem” diyerek izah eden sultanının buna rağmen Avusturya Rusya ilişkisini zedelememesi önemlidir. Avusturya Rusya diplomatları her türlü görüşmeye ve uyguladıkları baskıya rağmen Osmanlı, mültecileri geri vermeyince Saraya veda ziyareti yapmadan İstanbul’dan ayrıldılar. Diplomatik ilişki tamamen kesilince Osmanlı hem Rusya hem de Avusturya vatandaşlarının zarar görmemeleri için bazı vilayet ve sancaklara talimat gönderdi. Buna göre ticari faliyetler devam edecek, Topraklarımızın her yerinde Rusya ve Avusturya konsoloslarının, tacirlerinin ve tebasının işi ehemmiyetle görülecek, işler aksatılmayacaktı. Yani diplomasi sekteye uğrasa da gerçek hayat sosyal hayat devam edecekti.

Bu siyasi ve sosyal gelişmeler o dönemde Avrupa’da farklı yankılar uyandırdı.

Güncelleme Tarihi: 18 Ocak 2019, 16:11
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35