Osmanlı matbaayı neden geç kullandı?

Sık sık Oryantalistlerin gündeme getirdikleri matbaanın Osmanlı'da geç kullanılmaya başlanmasına cevap aranıyor.

Osmanlı matbaayı neden geç kullandı?


Ayda Sarıkaya-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Matbaacılık gerçek manasıyla her ne kadar hareketli harflerin mucidi sayılan Gutenberg zamanında Avrupa’da başlamışsa da, esasında çok eskiye varan tarihi Orta Asya Türklerine kadar gitmektedir.

Matbaa Osmanlı’ya geç mi geldi?” sorusuna muhatap olduğumuzda cevabımız, aceleden verilmiş bir hüküm olarak ‘evet’ olmaktadır. Çünkü ders kitaplarımız ve diğer kültür kitaplarında öyle okuduk. Bunun sebebi olarak da İslam ileri sürüldü. Fakat bu soruya kolayca “evet’ dememek gerekir.

Yapılan en son tarihi araştırmalar Uygur Türkleri’nin XI. asırda matbaayı tanıdıklarını ortaya koyar.19. asrın son demlerinde Tung-Huang mevki’nin yakınında üstü duvarla örtülü bir mağarada bizim için çok önemli olan bir kaç Uygur matbaa harfleri de ele geçmiştir. Yapılan araştırma ise matbaa harflerinin 1209 yılından çok daha öncesine ait olduğunu ortaya koymuştur.Nitekim matbaanın tarihi ile uğraşan İngiliz bilgini Carter’a göre de yeryüzünde mevcut en eski matbaa harfleri Uygur dilinde olup Türkçedir.

Şimdilik bilinen, İstanbul’un alınış tarihinden sonra matbaacılığın, bu sanatla ilgilenen Museviler tarafından yurda getirilmiş olmasıdır İlk matbaa ise Museviler tarafından Il. Bayezid zamanında açılmıştır. Padişahtan alınan izin fermanı ile kitaplar 1488’de basılmaya başlanmıştır. Hatta bu basılmış eserlerin kapağında “Sultan II. Bayezid Han’ın gölgesinde basılmıştır” ibaresinin olması, bazı kaynaklardaki, matbaaya Osmanlı padişahlarının cephe aldıklarına dair ileri sürülen fikirlerini çürütmektedir. Ayrıca II. Bayezid’in “Kim matbaa ile uğraşırsa idam ederim” şeklindeki bir buyruğu olduğu iddia edilmektedir. Bunun aksine II. Bayezid döneminde Yahudiler İstanbul’da ilk matbaayı kurmuş ve bu matbaada 18 tane kitap basılmıştır.Matbaacılık faaliyetleri I. Selim zamanında da sürmüş ve bu dönemde toplam 33 kitap basılmıştır. Ayrıca Fatih Sultan Mehmed’in de matbaacılıkla ilgilendiği belirtilmektedir.

1444’de Gütenberg Uzak Doğu’daki baskıdan ilham alarak sökülüp takılan harfler kullanmaya başlamıştır. Aslında, bu madeni harfler, ilk olarak 1041’de Çin’de dökülmüştü. Gutenberg buradan almıştır.Fakat Batılı, matbaayı bulma ve onu geliştirme şerefimi Gutenberg’e maletmektedir. Bu husus, bizdeki bütün kaynaklarda da böyle gibidir. Aslında Gutenberg’in ne hayatı hakkında, ne de basımcılığı hakkında ayrıntılı bilgiye sahip değiliz. Matbaası hakkındaki bütün bilinenler ise, sadece “kabul”e dayanmaktadır.

Matbaayı Türklerin daha önceden kullandıkları tespit edildiğine göre, acaba, aynı insanlar bu aletleri daha sonra niçin kullanmadılar? Kullanmamaları için bir sebep var mıydı? Bizdeki bir kısım yerli ve yabancı yazarlar, buna yine “İslam” demektedirler.

Osmanlı’nın matbaayı geç kullandığı iddiası geçmişte ve günümüzde, ciddi boyutlara varan İslam ve Osmanlı düşmanlarının çıkardığı bir iddiadır. Araştırıldığında matbaanın yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı sırada, batının bütün devletlerinin genelinin kültür durumunun, Osmanlı halkının kültür durumuyla kıyas kabul etmeyecek kadar düşük olduğu görülür.
Osmanlı’da okuma-yazma oranı ve evlerde kitap bulundurma oranı yine batı ile kıyas edilemez.Hatta Anadolu insanının evinde bulunan kitaplar, Batıdaki kralların kitaplıklarında bile yoktur.

Gerçekte Osmanlı matbaa ile ilgilenmiş, hatta bu hususta araştırmalar dahi yapmıştır. Bunu da, İbrahim Müteferrika’nın, devrin sadrazamına yazdığı, matbaanın önemini anlatan “Vesiletü’t-Tıbaa” adlı yazısından öğrenmekteyiz. Yine, onun ifadesiyle, kağıt ve matbaa fiyatının pahalı oluşu, matbaanın geç kullanılmasına sebep olmuştur.

Osmanlı’nın matbaayı geç kullanmasının bir diğer sebebi ise o dönem Osmanlı ülkesinde yetişmiş teknik eleman ve yeterli kağıt üretiminin olmamasıdır.İlk kâğıt fabrikası İbrahim Müteferrika’nın öncülüğünde Yalova’da kurulmuştur.
Ayrıca bir de gayrimüslim insanlara bizim dini eserlerimizin baskısını emanet etmek ne derece doğru olurdu? Osmanlı devleti bu ve diğer bütün ihtimalleri düşünmüş ve ona göre matbaanın gelişmesinde çok fazla teşvikçi olmamış ve bir sosyal patlamayı böylece önlemiştir.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2018, 23:01
YORUM EKLE
YORUMLAR
İstanbul Yorum
İstanbul Yorum - 2 hafta Önce

Matbbadan gerçek anlamda fayda sağlayan ve bu sayede bilimde sanatta kültürde gelişen her alanda doğu medeniyetini geride bırakıp hatta onları esir almış bir avrupa gerçeğinin yanında matbaayı ilk kimin kullandığının veya kimin icat ettiğinin ne önemi var üstadım? Barutu Çinliler bulmuş olsa da silah sektörü Amerikalılar'ın elindedir.
Efendim kağıt yoktu da, efendim kalifiye personel yoktu da, dini eserler gayrimüslime bastırılmazdı da şeklinde top çevirmeye gerek yok. Biz de ecdadımızla gurur duyup olnları yüceltmekten zevk alırız amma vakıa meydandadır. Bu konudaki geri kalmışlığımızı bünkü konumumuz da dahil olmak üzere kabul etmeliyiz. Cumhuriyet'in hatta Osmanlı'nın ilk banknotlarını bile yabancı devletler basmıştır. Bilirsin para basmak devlet olmanın nüvelerindendir.

banner26

banner25