PKK'ya yönelik ilk hava harekatı böyle yapılmıştı

PKK'ya yönelik ilk hava harekatı 15 Ağustos 1986'da yapılmış, operasyon muhalefetin tepkisini çekmişti

PKK'ya yönelik ilk hava harekatı böyle yapılmıştı

Emre Gül/ Dünya Bülteni - Tarih Dosyası

PKK’nın Kuzey Irak’taki kamplarına yönelik ilk hava harekatı bundan 29 yıl önce 15 Ağustos 1986 tarihinde yapılmıştı. Harekat, 12 Ağustos 1986 günü Hakkari-Uludere’nin Ortabağ bölgesinde askeri bir konvoyun pusuya düşürülmesinden sonra gerçekleşmişti. Düzenlenen saldırı sonucu, biri binbaşı biri astsubay olmak üzere on iki askerimizin şehit, on tanesinin de yaralanmasının akabinde başlatılan operasyonlar sırasında, PKK mensupları Kuzey Irak’a kaçmıştı.

OPERASYON İÇİN JET KARARNAME ÇIKARILMIŞ

Bunun üzerine önce Bakanlar Kurulu’nda operasyon kararı alındı. Florya Köşkü’nde Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in başkanlığında, Başbakan Turgut Özal ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Üruğ’un üçlü onayından sonra hükümet, bir yetki kararnamesi ile Sıkıyönetim Yasası’nda değişiklik yaptı. Aynı gece Resmi Gazete’de yürürlüğe giren kanun hükmünde kararname ile bölgedeki sıkıyönetim komutanına hükümetin izniyle sınır ötesi harekat planlayıp icra etme yetkisi verildi. Operasyon, iki ülke arasında 1984 yılında imzalanan güvenlik anlaşması çerçevesinde Irak Hükümeti’ne bilgi verilmesinin ardından 15 Ağustos 1986 günü sabah saat 06.00’da başladı.

HAREKATIN ADI: “KOVALAMA”

Diyarbakır İkinci Hava Taktik Kuvvet Komutanlığı’ndan havalanan, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait 10 Fantom Savaş Uçağı, istihbarat raporları ve hava fotoğrafları ile tespit edilen bölgelerde 5-6 kilometre Irak sınırını geçerek Lolan, Nebadiye ve Lak-1 kamplarına bomba yağdırdı. 15 dakika süren ve gelecek hava operasyonlarının ilk halkasını teşkil eden bu bombardıman sonrası Başbakan Turgut Özal, saat 17.30’da düzenlediği basın toplantısında, 100 civarında PKK’lının öldürüldüğü operasyonu, bir “kovalama harekatı” olarak isimlendirerek:

“Genelkurmay Başkanlığı harekat sonrası çekilen fotoğrafları bana gönderdi.Üç yer bombalanmıştır.Herhangi bir mesele yoktur. Bütün uçaklar yerlerine dönmüştür. Bu şakîleri inlerine kadar takip edeceğimiz ve bulunduğu yeri başlarına geçireceğimizi, yıkacağımızı bu harekerkat göstermiştir. Bu tip şakîleri koruyanları da tekrar ihtar ediyoruz. Ama bu harekat yeniden yapmaya ihtiyaç göstermeyecek kadar başarılı olmuştur.Bu hadise sadece Türkiye’yi alakadar eder.İran’ı da Irak’ı da rahatsız etmez. Türkiye’nin bu iki komşu ülkeyle de dostluğu vardır. Ama bizim herhangi bir şekilde rahatsız edilmeye tahammülümüz yoktur. Şunu söyleyeyim, icap etttiği zaman herşey yapılır. Suriye’den gelip giden yok.Orada sınır düz ve gereken önlem alınmıştır. Maalesef Irak hududu çok arızalıdır.Ama güvenli bir sınır olması için elimizden geleni yapıyoruz. Gerekirse, kara ve hava birlikleri yeni harekatlar yapacak.” şeklinde konuştu.

PKK’NIN SURİYE KAMPLARINDA SOVYET SUBAYLARI

Türkiye’ye ait savaş uçakları Kuzey Irak’ta PKK kamplarını bombalarken, güvenlik güçleri de Güneydoğu Anadolu’da örgüte yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı. Aynı günlerde gözaltına alınan PKK’lıların verdikleri bilgiler hayli ilginçti. Bu militanların verdikleri bilgiler ve iddialarına göre: PKK’nın Suriye’deki kampını bazı Sovyet subayları yönetmekteydi!

ANA MUHALEFETTEN OPERASYONA İTİRAZ: “OPERASYON ANAYASA’YA AYKIRIDIR!

O günlerde yabancı ajanslar ve basın hava harekatını dünyaya: “asi ayrılıkçılar, ayrılıkçı isyancıların bombalanması” olarak duyururken Türkiye içerisinden operasyona ilişkin ilk tepki ana muhalefet partisi lideri ve SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’den geldi. Kuzey Irak’a yapılan operasyonun, kararname ile yetkilendirme yapılması açısından anayasaya aykırı olduğunu söyleyen Erdal İnönü, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komşu bir ülkenin sınırlarına girmesi için TBMM’nin yetkisinin şart olduğunu belirterek: “Şimdiki durumda anayasaya aykırı bir durum gözüküyor” dedi ve konunun acilen Meclise getirilmesini isteyerek, hükümeti Meclis’te izahat vermeye çağırdı. Başbakan Turgut Özal ise bu eleştiriler ve olağanüstü toplantı çağrılarına karşı kararnamenin dayandığı Anayasa’nın 121 ve 122. maddelerini gündeme getirerek: “Harbe girmiyoruz. Dışarıya kuvvet göndermiyoruz. Meclis’in olağanüstü toplanmasına gerek yok. Kararname TBMM’ye sevk edilmiştir. 1 Eylül’de Meclis’in normal çalışma prosedürü içinde ele alınacaktır.” şeklinde karşı durmuştu.

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2015, 12:20
banner53
YORUM EKLE

banner39