banner39

Sultan II. Abdülhamid Han'dan bize kalanlar

Kendi dönemindeki icraatları bugün bile hayretle takip edilen Sultan II. Abdülhamid Han, 103 yıl önce vefat etti. Ardında ise pek çok eser bıraktı...

Tarih Dosyası 11.02.2021, 15:01 12.02.2021, 10:14
Sultan II. Abdülhamid Han'dan bize kalanlar

Bugün Sultan İkinci Abdülhamid’in  vefatının 103’üncü sene-i devriyesi.  103 yıl önce vefat eden Sultan, 112 sene önce ise tahttan indirildi. Abdülhamid’in 33 yıllık iktidarı döneminde takip ettiği siyaset hâlâ tartışılıyor. Belli ki birilerinin nasırına fena basmış ve bazı derin hesapları bozmuş. Hesabı bozulanların başında Ermeniler ve Yahudiler  geliyor. Yabancılarla iş tutan işbirlikçilerin ne dümenler çevirdiklerini ve onlarla nasıl mücadele ettiğini yazmamız durumunda yazımız uzayacaktır. Aslında günümüzdeki olayların Abdülhamit zamanının olaylarından farkı yok gibi. Ancak bunu fark edip ilintilendirmek için  olayları doğru  değerlendirme yeteneğine sahip olmak lazım. Mesela, hal’ fetvasını yazan Allame Elmalılı Hamdi Yazır  bir müfessir/din adamıdır ve aynı zamanda halifeye baş kaldıran İttihatçılarla beraberdir. 15 Temmuz olayı bu yönüyle sanki  31 Mart 1325 ® İsyanına benziyor. Zaten ümmetin başına gelen bütün felaketler dinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanmıştır. Elmalılı’nın fetva metnine dahil ettiği çoğu  gerekçeler iftira. Mesela, Abdülhamit isyanda taraf değildir. Ancak, fetva ısmarlama olarak hazırlandığı için “şer-i şerife aykırı olarak 31 Mart isyanına Abdülhamid’in sebep oldu” kaydı düşülmüştür.   Oysa padişah bu kargaşada tarafsız kalarak isyanın büyümemesini istemiş  ise de bunda muvaffak olamamıştır. Elmalılı’nın fetva metni milleti galeyana getirdiği için basiretler bağlanmış ve kimse önünü görememiştir.

Öte yandan, Abdülhamit dönemi hakkında çok yazılıp çizildi hatta günümüze göndermelerde bulunulan dizi filmler yapıldı. Bazıları Sultanı  göklere çıkardı, bazıları ise haketmediği hakaretlerde bulundu. Hatta  günümüzde dahi yanlış seyreden bazı olayları onun siyasetine bağlayanlar oldu ki ecdadının bize miras olarak bıraktığı topraklar üzerinde yaşayan milletimiz bu eleştirilerden çok rahatsız oldu. Göklere çıkaranlar 1895’lerde Rus Yahudilerini neden Batı Filistin topraklarında iskan ettiğini açıklayamadılar. Eleştirenler de  Ermenilere devlet kurma yolunda imtiyazların verilmesine zemin hazırlayacak olan 1878 Berlin Antlaşmasının 61’inci maddesini uygulamama konusunda Hamidiye Alayları ile nasıl direndiğini görmezden geldiler. Malum o madde Ermeni tebaasını Kürt baskılarına karşı Devlet-i Aliyye’nin koruması altına almak isteyen bir madde idi. Ermeniler o maddeye  güvenerek misyoner okullarının yemekhanelerinde silah imal edip  isyan çıkardılar. Abdülhamid bu kadar da olmaz dedi ve okulu yerle bir etti. İlginçtir ki Ermeniler bugün doğuda  değişik isimler altında kurdukları silahlı örgütler vasıtasıyla “Kürt haklarını”(!) savunuyorlar. Sultan İkinci Abdülhamit zamanında Kürtlerle kavgalı oldukları hatırlatıldığında ise, ellerine sıkıştırılmış schedule’ye göre; Kürtlerle en son hesaplaşacaklarını beyan ediyorlar. Bunun için Doğu Anadolu’da yaşayan Kürt kardeşlerimizin bu tarihi olayı iyi irdelemeleri lazımdır. Zira Doğu Anadolu coğrafyasında oynanan oyunun geçmişi Abdulhamitten de önceye dayanan  bir planın günümüzdeki yansımalarıdır. İleriye yönelik karar vermek için ricali devlet gibi milletin de geçmişini iyi bilmesi lazım hatta elzemdir.

Bilindiği üzere Sultan İkinci Abdülhamid cülusundan önce varlıklı bir  hanedan mensubu idi. Ekonomiden anlar, dünya borsalarında değer kazanan hisse senetlerini takip eder ve parasını gelişmelere göre nemalandırırdı. Tahttan düşürülünce menkul varlıkları, mücevherleri ve paha biçilmez sanat eseri olan tabloları gasp edildi. Listeleri var fakat ayni olarak  bu değerli eserler nasılsa bulunamıyor. Kütüphanesini sağlam yer diyerek İstanbul Üniversitesi Kütüphanesine naklettirdi. Kitapların izini süren bazı gafiller orada da  28 Şubat sürecinde Hülagu’ya rahmet okuturcasına (kütüphaneyi onarım bahanesiyle) boşaltıp  kitapları çöpe attılar. (İnanılır gibi değil. Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı  Arşivlerin Bulgarlara nasıl satıldığını anlatırken kanım donmuştu). Avrupa bankalardaki hisselerine zorla vekaletnameler imzalatılarak el konuldu.  

Bu yazımızda, İkinci Abdülhamid, hal  edilmeden önce kendi özel vakfı aracılığı ile yaptırdığı yaklaşık 255 cami ve hayratının  listesini  yayınlayacağız. Abdühamid’in, saltanatı döneminde  yaptırdığı sayısız eğitim kurumları, cami sebil çeşme, kışla, hastane, fabrika ve Yemen’e kadar planlanan ve imkansızlıklar sebebiyle tamamlanamayan Hicaz Demiryolu’nun da bulunduğu eserlerin bizdeki sayısı ise yaklaşık 650’dir. Burada örnek olarak sadece Yıldız Camiinin görüntüsünü aldık.  Abdülhamid dönemi eserler albümü hazırlayan olursa kesinlikte iki cild halinde hazırlanması lazımdır. Biri “Abülhamit döneminde vücuda getirilen eserler”  diğeri ise “kendi imkanlarıyla yaptırdığı eserler” olmalıdır. Allah Abdülhamid Han’ın  yaptığı hayırları kabul eylesin ve kendisine rahmet eylesin. Abdülhamit, sadece Gümülcine’de 6 okul açmıştır: Osmaniye İlkokulu(1903-1904), Mastanlı ilkokulu(1903-1904), Kırmahalle ilkokulu (1892), Rum Rüştiyesi(1907), Ermeni okulu(1885), İbtidai ve Rüştiye(1903)  (Kaynak: Millet Gazetesi,Harun Halil).

Sultan İkinci Abdulhamidin Gümülcinede yaptırdığı İdadiye Okulu. Bu okulun iç avlusunda muhteşem bir Sultan Abdulhamid tuğrası bulunmaktadır.

Vakanüvis Abdurrahman Şeref Efendi Sultan İkinci Abdulhamid’in hal edilmesini özetle şöyle anlatır:

“…Sultan İkinci Abdulhamit, zeki ve hassas, dakik, nazik, halavet-i mahsusa-i sadaya malik (tatlı bir ses tonuna sahip), hilafet ve saltanatın izzet ve vakarını  tamamıyla yerine getirir, çevresini taltif ve kendiyle görüşen yabancıları tatlı dili  ve nazik cazibesi teshîr etmenin (etkilemenin) yolunu bilir, tehdidini hakkıyla îkaya kâdir ve ihtiyaç anında şiddet izhar  ve teskin-i hiddete (hiddetini yenmeye) muktedir bir beyefendi idi. Küçük yaşından beri müptela olduğu vâhimenin (şüpheciliğin),  tesiri ile saltanat ve hayatını daima  tehlikede görmek kendisinde bir  manevi müzmin maraz halini almıştı. (Bu hastalığın sebebi amcası Sultan Abdülaziz’in hunharca katledilmesine bağlıdır). Jurnalcilerin artarda gelen telkinleri  makamı muhafaza için hatıra gelen ve gelmeyen baskıların tamamını  icra ve  dikkatini bu uğurda feda eylediği halde Cenab-ı rabb-i kadîrin  ezeli adaleti tecelli eyleyerek neticede korktuğu başına geldi ve hal’ olundu.

Hareket Ordusu Kumandanı  Mahmut Şevket Paşa  Ayastafanos’ta (Yeşilköy) toplanmaya başlayan âyan ve mebusan meclisine hal’ keyfiyetini asla hatıra getirmediğini ifade  ve ihtar eylemiş ise de  efkar-ı umumiyenin heyecanı  sebebiyle saltanatın değiştirilmesi hedef haline geldi. Gazi Muhtar Paşa dedi ki: “Bugün Cenab-ı Hak Meclis-i Millîye  bir mühim vazife tevdi etmiştir. Millet telaş içinde  bu vazifenin ifasını bekliyor, hepimiz kalbimizde  evvelce kararını vermişizdir, yalınız iki şey  sizlerden rica ederim bu ahvalde bazen  itlaf vuku’ bulmuştur (insanlar telef olmuştur). Lakin  kan akması milletin şan  ve nezahetine  yakışmayacağından  bundan  uzak durulmasını lüzumlu görürüm. Sâniyen, benzer durumlarda fetvaya müracaat olunmak adet olmakla bugün  dahi  şer’i şerif tarafından meselenin fetvaya bağlanmasını teklif eylerim”.  Bu teklifler alkışlarla kabul olundu ve Fetva Emini Hacı Nuri Efendi  çağrıldı. Hacı Nuri Efendi  (Elmalılı Hamdi Yazır tarafından) hazırlanmış olan fetva suretini tasvip etmedi  ve kendisi  itfaya (fetva vermeye) memur olmadığından  kendisinin reyi ve mütalaası sorulmaya lüzum olduğunu ifade edip Şeyhulislam Ziyaeddin Efendiye  işaretle “Müftiul enam zat-ı âlileridir. Fetva vermek kendilerine aittir” dedi. Bunun üzerine söz uzadığından yine Hacı Nuri Efendi;  “hal’de (Padişahın tahttan  indirilmesinde) meymenet (uğur) yoktur.  Saltanatın değiştirilmesi gerekiyorsa teklif ediniz, (Sultan)  nefsini azl etsin” görüşünü beyan etti. Metni hazırlayanlar fetvanın nihayetini hal’ olunmak  veya fetva teklif edilmek şıklarından  hangisini erbab-ı hal’ ve akd tercih eylerse icrası mealinde bir fıkra ilavesiyle bu şekle Hacı Nuri Efendi razı oldu. Yeni celse fetvanın okunmasıyla başladı. Her taraftan hal’ hal’ sesleri yükseldi.  İstifa teklifini ağza almak umumun  hücum etmesini davet edecek  idi.  Derhal ayandan Ârif  Hikmet Paşa ve  (Ermeni) Âram Efendi ve Mebuslardan (Draç Mebusu Arnavut) Esat Paşa (Esat Toptani)  ve (Selanik Mebusu) Emanuel Karasu Efendi  hali ihbar etmek üzere Yıldız’a gönderdiler. (Hiç biri Türk değil) Sultan Abdulhamit “muktezay-ı kader böyle imiş ben onu anladıydım” diyerek devlete ettiği hizmetleri  sayarak biraderinin  muhafaza ettiği Çırağan’da  suikasttan korunmak için ikametine müsaade olunması  arzusunu izhar etti. Fakat arzusu yerine getirilmeyerek ertesi akşam Selanik’e gönderildi”.

İKİNCİ SULTAN ABDULHAMİD’İN ÖZEL VAKFI TARAFINDAN YAPILAN  HAYIR ESERLERİNDEN BAZILARI:

Cami: İstanbul’da. “Yıldız” Mevkiinde. “Hamidiye” namıyla meşhurdur. Vakfiyesi Türkçedir. Tarihi: 12 Safer, Sene: 1306’dır.

Cami: Yıldız Sarayı civarında. “Orhaniye Camii” .Dergahı  ahşaptır. Bunu Tunuslu Şeyh Zafer Efendi için yaptırmıştır.

Cami: İstanbul’da.  Yıldız Sarayı civarında. Dergah ahşaptır. Bunu Tunuslu Şeyh Zafer Efendi için yaptırmıştır.

Şazeli Dergahı:  İstanbul’da Yıldız Sarayı civarında. Vakfiyesi Türkçedir. Tarihi: 12 Safer, Sene: 1306’dır.  Dergah ahşaptır. Bunu Tunuslu Şeyh Zafer Efendi için yaptırmıştır. Cami’de Şeyh Efendi’nin ikameti için gayet geniş  özel daire vardır. Şimdi bir kısmı okul olmuştur.. Dergaha bitişik ve cadde üzerinde çeşmesi de vardır.

Cami: Üsküdar’da. Nuhkuyusu civarında. “Hazinedar usta Camii” demekle bilinir.

Cami ve Mektep:  Üsküdar’da. Kısıklı civarında.  “Burhaniye” namıyla yad olunur. Sultan Abdulhamidin Şehzadesi “Burhaneddin Efendi”ye aittir.

Cami: İstanbul’da. Tersanede. Havuzlarda.

Cami ve Mektep: İstanbul’da. Teşvikiyye’de. Yeni Mahallede. “Hamidiye” ismiyle yad olunur.

Cami: İstanbul’un karşı cihetinde. Feriköy’de.  “Hamidiye” ismiyle bilinir.

Su: İstanbul’un karşı cihetinde.  Kağıthane Köyünden bir saat ötede kain “Cendere” Mevkiinde. Bu suyun menbaları vardır. Sular bu menbalardan demir borularla  bir saat beride bulunan  motor ve makine dairesine gelir. Burada 30 metre boyunda , 3 metre önünde, 7 metre derinliğinde  olan havuza akar. Gayet kuvvetli olan  motorlar bu havuzdaki suları, bir koldan  demir borularla Yıldız’da “Balmumcu” dupasına ve oradan Beşiktaş  ve Ortaköy ve Beyoğlu  ve Kasımpaşa cihetlerine, diğer koldan doğruca Karaağaç’ta kain   mezbahadaki su depolarına akıtır. Bu su İstanbul’un en hafif en latif  menba sularından biridir. Buna Ortaköy’de, Beşiktaş’ta  Tophane’de, Beyoğlu’nda  Basımpaşa’da çeşmeler  yapılmıştır.  O çeşmeler o tarafları ihya etmiştir. Sakalar bu suyu tenekelerle  o cihetlerden alıp İstanbul tarafına getirirler satarlar.  Hakikaten büyük bir hayırdır.  “HAMİDİYE SUYU” namıyla meşhurdur. Bir takım kimseler  inkılaptan sonra bu ismi  “Millet Suyu”, “Kağıthane Suyu”  şeklinde değiştirmişlerse de   manasız bir gayretkeşlikten öteye gitmeyen bu çabalar bir şeye yaramamıştır. Halen  “Hamidiye Suyu” ismi ile anılmaktadır.

Bend Suları: İstanbul’da.  Sultan Abdülhamid, Bend Suları’nın  çoğaltılıp ıslahını arzu ederek  1297’de. (Miladi: 1882’de) büyük bir komisyon teşkil etmiş ise de bendlerin yükseltilmesi ve yolların ıslahı için lazım olan büyük meblağ bulunamadığından komisyonun  büyük projesi  tatbik olunamadı. Ancak Kağıthane deresinin suyunu buhar makineleriyle terfi ederek taksim sularına  ilave etmeye muvaffak olmuştur. (Sıhhiye Mecmuası, Nomra: 16 Sayfa: 105)

Çeşme: İstanbul’da. Topkapı Sarayına Soğukçeşme kapısından girmeden  sol tarafta. Kitabesi şöyledir:

“El Gazi Sultan Abdülhamid Efendimiz Hazretlerinin müceddeden bina buyurdukları çeşmedir. 1307 (M.1892)”. (Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası, Nüsha 5, Sayfa: 281)

Türbe: Domaniç Nahiyesinin  Çarşamba köyünde.   Ertuğrul Gazinin Validesi “Hayme Ana”nın medfeni üzerinedir. (Şakir Paşa- yeni Osmanlı Tarihi, Sayfa: 142)

Cami ve Mektep: İstanbul’da. Alemdağı’nda.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Dergah: İstanbul’da. Silivrikapısı haricinde. “Karagöz Dergahı” demekle maruftur.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü:  İstanbul’da. Kurbağalıdere’de.    (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Tekke: İstanbul’da. Edirnekapısı civarında. Çakır Ağa Mahallesinde.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Medrese: İstanbul’da. Müftühamamı’nda. “Çayırlı Medresesi” demekle maruftur.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

İki Gözlü Köprü: İstanbul’da. Haydarpaşa’da.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: İstanul’da. Üsküdar’da. Sarıgazi Köyünde.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: İstanbul’da. Yıldız Sarayı civarında.  Âsakir-i Şahane barakaları karşısında.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: İstanbul’da.  Rumelikavağı’nda.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü: İstanbul’da. Kurbağalıdere Çiftlik-i Hümayun sebze bağları civarında.(Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: İstanbul’da. Büyükdere’de.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: İstanbul’  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)da. Beşiktaş’ta. Vakıf akaratından 4 hanenin  mektep haline ifrağı suretiyledir.

Dergah: İstanbul’da. Unkapanında. Yeşil Tulumba’da. Şâzeli Dergahıdır.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami  ve Mektep: İstanbul’da. Büyükada’da.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Hastahane: İstanbul’da. Yıldız Sarayı civarında.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü: İstanbul’da. Baltalimanında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Çeşme: Cidde’de Seyyid Alevî Türbesi yakınında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Akka Sancağının Şem’ Karyesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: Suriye Vilayetinde Belisan Çiftlik-i Hümayununda. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami:  Akka Sancağının Kayseriyye Karyesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Kırk Mescid: Lazkiye Sancağında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: Beyrut Vilayetinin Nâsıra Kasabasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Su: Akka Sancağının Şem’ Karyesine isale edilmiştir. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü: Bağdat Vilayetinde Har  Nehri üzerinde. “Demirkapı Köprüsü” denilir. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü: Bağdat Vilayetinde. Ebu Garîb Nehri üzerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: Necid Sancağında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Bağdat Vilayetinde.  Bukayla  arazisinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: Bağdat Vilayetinde. Ulyade Mukataasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

İkinci Köprü: Hılle Sancağında.Ümmü’l-heva Mukataasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Üç Mektep: Bağdat’ta. Mahmudiye ile Beled ve Semîke’de. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Bir Havuz ve İki Köprü: Bağdat’ta. Ceğare (?) Mukataasında.(Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü: Bağdat’ta. Çanak Mukataasında ve Salaviyye Şehrinin sudurunda. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: Necef Kasabasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Halep’te Münbiç Kasabasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

On Mektep: Halep’te. Cebel İsa Çiftliklerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep ve Mescid:  Halep’te. Şeyh Ahmet Mecnunî Türbesi yakınında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308) (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Halep’te. Ersuz Nahiyesi iskelesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep:  Aydın Vilayetinde. Meşhed-i Çiftlik Hümayununda. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Aydın Vilayetinde. Subaşı Çiftlik-i Hümayununda. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Bergama Kazasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep:  Aydın Vilayetinde. Dolum Çiftlik Hümayununda. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

13 Mektep: Aydın Vilayetinde. Üç Çiftlik-i Hümayunda. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Beş Cami: Aydın Vilayetinde. Hamidiye ve Yeniköy ve Tepeköy ve Meşhed ve Bülbülderesi Çiftliklerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

4 Minare: Aydın Vilayetinde. Rahmanlar ve Subaşı ve Tulum ve Yeniçiftlik camilerine. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: Erzurum Vilayetinde. Tîran Kazasında. Sillidere Köyünde. Çerkez muhacirleri içindir. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Hüdavendigar  (Bursa) vilayetinde. Bolvadin Kasabasında. (Kureyş’de)  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü: Gümülcine’de. Boruköy dalyanı üzerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü: İskeçe Kazasında.  Karasu Nehri üzerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: Vize kazasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Kadirî Dergahı: Edirne’de. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami, Mektep ve Muallim Odası: Çorlu Kazasının Karlı Köyünde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

10 Cami ve 11 Mektep:  Çorlu Kazasına tabi Onbir Karyesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mescid: Gümülcine Sancağında. 60 Hane muhacirlerin teşkil ettikleri karyede. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Su ve Çeşme:  Malkara’da. Sarnıç Karyesinde.  (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep:  Kırkkilise (Kırklareli) Sancağının Tırnava  Kasabasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Ipsala Emlak-ı Hümayun Şubesi dahilinde İhsaniye Köyünde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Ferecik (Meriç Nehrinin karşı yakasında) Kasabasının İhsaniye Mahallesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep:  Gümülcine’de. Emlak-ı Hümayun Şubesi dahilinde. Burhanettin (Kalanca) Karyesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: Ipsala Emlak-ı Hümayun Şubesine bağlı  Harpdere Köyünde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

 Cami, Minare ve Mektep:  Çorlu Şubesi dairesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Su ve Çeşme: Ipsala’da. Emlak-ı Hümayun Şubesinde. Koyuntepe Köyü civarında.  Mevcut menbalardan getirilen su ile inşa olunan çeşmedir. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Edirne vilayetinde. Türbedere Karyesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Köprü: Edirne Vilayetinde. Türbedere Şimendifer (Tren) İstasyonu civarında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

22 Cami ve 22 Mektep: Ipsala Çorlu ve Babayı Atik Kazalarında. Emlak-ı Hümayundan bulunan mahallerde 22 karyede. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Dört Cami: Edirne Vilayetinde.  Bahşayiş ve İzzettin ve Sazlı Bosna ve Papaz Bergos Çiftliklerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Edirne Vilayetinde. Haraccı Köyünde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: Kosova Vilayetinde.  Ferezevik   Kasabasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Dergah: Manastır’da. Debre-i Bâlâ’da. Hasanbaba Dergahında.(Aydın Salnamesi,Sene: 1308)

Cami: Yanya Vilayetinde. Pregül Kasabasında. Sutiska Nahiyesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Üç Camive Üç Mektep:  Rodos Adasında.  Fülane ve Çayır ve Ğıranata Köylerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: Bolu Sancağında. Gökçesu Nahiyesinde. Taşbolu Köyünde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Çeşme ve Şose: Selanik’te. Gelmeriyye kapısında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: Ankara Vilayetinde. Akköprü Korusunda. Kapı Karyesi çocukları içindir. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Bend ve Cami ve Mektep: Ankara Vilayetinde. Akköprü Korusunda. Parsbey’de. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Medrese Odaları ve Sebil:  Kerkük’de.Şeyh Abdulkadir Bürzüncî  Hangahında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: Musul Vilayetinde.  Hoyc Karyesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

İki Köprü: Musul Vilayetinde. Dicle Nehri üzerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Beş Köprü: Musul Vilayetinde. Şemamek ve Elvecre nehirleri üzerinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Musul Vilayetinde. Salahiyye Kazasında. Zengibar ve Karatepe mukataalarında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Üç Mescid ve Üç Mektep: Musul Vilayetinde. Şemamek Mukataatında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami ve Mektep: Bitlis Vilayetinde. Ğarzak  Kazasında. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Su Kantarası: Kudüs’te. Eriha’da. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Cami: Karamürsel Kazasında. Batum Muhacirlerinin tesis ettikleri Suludere Karyesinde. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Mektep: Hereke’de. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Kabristan Duvarı ve Mescid: Hocabey’de. (Aydın Salnamesi, Sene: 1308)

Medrese: Bitlis Vilayetinde. Ğarzak Kazasında.  Nazaran Köyünde (Aydın Salnamesi,Sene: 1308)

Cami: Selanik Hamidiye Mahallesinde 

Cami: Dedeağaç’ta Hamidiye Mahallesinde.

Cami: Priştine’nin Preşve Köyünde.

Cami: Sakız’da.

Medrese: Ünye Kasabasında. Berutöcü   Mahallesinde.

Cami: Basra’ya tabi Müntefik   Sancağının  Hama Kasabasında.

Cami: Kars, Zülkadiriyye  Kasabasında. 

Medrese: Çerkez Kazasının Aykaracalar Köyünde.

Cami: Samsun’da. 

Cami: Midilli’de. Yonda Kasabasında.

Medrese ve Kütüphane: İnebolu’da.   Kütüphanede 53 kitap vardır. 1299’de tesis olunmuştur.  (Maarif Salnamesi, Sene: 1318)

Medrese: Mihalıççık’ta. Kapı Karyesinde. “İhsaniyye” ismiyle yad olunur.  (Maarif Salnamesi, Sene: 1318)

Medrese: Ermenek’te.  “Musalla Medresesi” demekle bilinir. (Maarif Salnamesi, Sene: 1318)

Medrese: Sis’de. Şeyhli Mahallesinde. (Maarif Salnamesi, Sene: 1318)

Medrese:  Kars’ta.  (Maarif Salnamesi, Sene: 1318)

Medrese: Silifke’de.   (Maarif Salnamesi, Sene: 1318)

Cami: Konya Vilayetinde. Ağlasun Nahiyesinin Çeltikçi Köyünde.

Bir Kapı ve İki Sebîl: Medine-i Münevvere’nin güneybatısında. Sebiller kapının iki tarafındadır. (Tercüman-ı Hakikat Gazetesi, Numero: 2999, 19 Haziran 1888)

Cami: Dımışk-ı Şam’da.  Muharicîn Mahallesinde. “Şemsiyye” ismiyle maruftur.  (Müntehabât-ı Tevârih-i Dımışk, Cild: 3, Muhammed Edib Takiyüddin)

Cami: Bursa’da.  Hisar civarında. “Şehadet Camii” namıyla maruftur. Osmanlı padişahlarının İkincisi olan Gazi Orhan Bey namına 1313 senesinde inşa olunmuştur. (Mirât-ı Brusa)

Dergah: Kudüs’te.   Şeyh Muhammed Buharî Dergahıdır. 1311 Senesinde inşa edilmiştir.

Hastahane: İstanbul’da. Şişli’de. Etfal Hastahanesidir. Sultan Abdulhamid bu hastaneyi hicri  1216 senesinde tesis etmiştir. Hastanede muvazzaf ve fahri 24 Tabip, 5 Eczacı ve cerrah, 14 İdare memuru, Zükur ve Ünas (Erkek ve kadın) 41 Hademe, 5 Terzi ve çamaşırcı, 8 Aşıcı, 6 Bahçıvan var idi. Baştabip Ferik İbrahim Paşa , Emraz-ı Dahiliye Mütehassısı Müşir nafiz Paşa,  Operatör Cemil Paşa idi. (Devlet Salnamesi, Sene: 1323)

Cami ve Mektep: Cidde sancağında ve Asîr hududunda yeniden tesis olunan  “Mamuretü’l Hamîd” Kasabasında. (Kamusu’l’Alam)

Hamidiye Camii: Kalas’da.                                           

Hamidiye Camii:  İnebolu’da.                                              

Hamidiye Camii:  Halep Vilayetiinde. Ebu Kalkal’da.        

Hamidiye Camii:  Halep Vilayetinde.  Cebel Has’da.          

Hamidiye Camii:  Aydın Vilayetine. Nîf Kasabasında.       

Hamidiye  ve Ertuğrul Camileri: Rodos’ta.   (Girit Mahaallesinde)                    

Tîr Müjgan Camii:  Rodos’ta.                                             

Orhaniye ve Osmaniye Camileri: Sakız’da.                       

Çeşme: İstanbul’da. Kağıthane çayırında. Aslında Mîr Âhur Nuh Ağanındır. İkinci Sulltan Abdulhamit  yenilemiştir. Yenileme tarihi şöyledir:

‘Arz eder feyzi kavli inşasına tarih-i tâm

Yaptı lutf-ı pâdişahî çeşme-i mâi’l hayât  =  1310                    

Çeşme: İstanbul’da. Sirkeci’de. Salkımsöğüt’te. Demirkapı yakınında. Sevkiyat Dairesi yolu üzerinde .

Çeşme: İstanbul’da.  Topkapı Sarayının Ortakapısı dışında. Kale duvarına bitişik. Tarihi: 1307’dir.

Çeşme: İstanbul’da.  Babıâli civarında. Cezeri Kasım ve Nurosmaniye  camileri arasında.  Aslında Ahmet kethüdanındır.  Hoca Paşa yangınında yanmıştır. İkinci Sultan Abdülhamit yenilemiştir.

Kaynak: Kamus-ı Alam

 Vakıf Kayıtları (kuyud-ı evkaf)

 Aydın Salnamesi (Yıllığı)  1308

Tarih-i Evkaf-ı Umur

Devlet Salnamesi 1323

Tercüman-ı Hakikat Gazetesi

Maarif Salnamesi 1318

Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası

Şakir Paşa- yeni Osmanlı Tarihi

Sıhhiye Mecmuası

Millet Gazetesi,HH (Batı Trakya)

Yazar: Osman Şahin

banner53
Yorumlar (3)
Ahmet Tunahan 5 ay önce
Selam olsun Cennet Mekana selam olsun onu sevenlere
Fatih 4 ay önce
Aleykum selam.
Ahmet 5 ay önce
Amel Defteri kapanmamış.
20
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?