banner39

Zafer sonrası unutturulan bir komutan: Kazım Karabekir

1920 yılının Eylül ayında Sarıkamış,Kars,Ardahan ve Artvin’i kurtardı, zaferin ardından imzalanan Gümrü antlaşmasıyla ülkenin doğusunda bulunun Ermeni tehdidi sona erdirilmiş oldu.

Tarih Dosyası 06.06.2014, 01:16 19.03.2018, 19:53
Zafer sonrası unutturulan bir komutan: Kazım Karabekir

Dünya Bülteni - Tarih Dosyası

Şark Cephesi komutanı ve siyaset adamı Kazım Karabekir Paşa askerliği kendisine meslek olarak seçtikten sonra 23 Kasım 1902’de Harbiye’yi, 23 Ekim 1905’te de Erkanı Harbiye’de Mektebini birincilikle bitirdi. Eğitim hayatını bitirdikten sonra imparatorluğun çeşitli cephelerinde ülkesine hizmet eti. Bir yandan başarılı bir kumandan olarak zaferden zafere koşarken, diğer bir yandan memleketinin acılarını duyarak, dertlere deva arayıp durdu. Balkanlarda Rum ve Bulgar komitalarına karşı mücadele eden Karabekir, Arnavutluk isyanının bastırılmasında ve Balkan savaşlarında başarılarıyla adından söz ettirdi.  

Dünya Savaşında I.Kuvve-i Seferiye Kumandanı olarak İran Seferinde, daha sonra Çanakkale cephesinde savaştı. Çanakkale savaşlarındaki yararlılıklar sonucu miralaylığa terfi oldu. I.Dünya savaşında farklı cephelerde görev yapan Karabekir’in bir diğer görev aldığı yer Irak’taki 6. Ordunun kumandan Reisliğiydi. 18. Kolordunun kumandanlığında atandı ve İngiliz kuvvetleriyle Irak savaşlarında bulundu.

1917’de Diyarbakır’da bulunan 2.Kolordu kumandanlığına atanan Karabekir aynı zamanda 2.Ordu kumandanlığına vekalet etti.  O zaman 2. Ordu Van, Muş, Elazığ cephesinde bulunuyordu. Kısa bir süre sonra 2. Ordu Kumandan vekilliği ve 2. Kolordu Kumandanlığından 1. Kafkas Kolordusu Kumandanlığına atadı. Bu atama Kazım Karabekir’in büyük bir asker olarak ortaya çıkışını aynı zamanda bölgenin Ermeni-Rus işgalinden kurtarılmasını sağladı. Karabekir burada görev yaptığı süre içinde kazandığı başarıları ve halk ile kurduğu yakın ilişkiyle bölgede  büyük bir sempati toplamıştı.

1915’te Kafkas cephesindeki hezimet sonrası Rus işgaline giren ve ardından başlayan Ermeni-Rus mezalimine  Kazım Karabekir'in komuta ettiği ordu son verecekti. Karabekir 1918’in başında Erzurum ve Erzincan’ı Ermenilerden geri alarak doğu bölgesini işgalden kurtaracaktı. Karabekir’in başlattığı ileri harekatı yalnızca buralarla sınırlı kalmadı, Kars ve Gümrü kaleleri de alınarak Bakü’ye giden yol açıldı. 3 Mart 1918’de Ruslarla Brest-Litovsk antlaşması imzalandı ve bu antlaşma ile Ruslar Kars,Ardahan ve Batum’un Osmanlı devletine ait olduğunu kabul ettiler.

 

Şark Cephesinde ardı ardına zaferler

Ancak Karabekir’in  I.Dünya savaşında Şark cephesindeki bu başarıları ne yazık ki Mondros Mütarekesi ile heba oldu. Ateşkes antlaşmasına göre Osmanlı devleti 1878 sınırlarına çekilecekti. Buna göre Türk ordusu ele geçirdiği Bakü,Kars,Ardahan,Batum gibi toprakları boşaltmak zorunda kaldı. Türk ordusunun çekilmesinin ardından Kars ve Ardahan İngilizlerin denetiminde Ermenilerin eline geçti.

Mondros Mütarekesi sonrası Karabekir İstanbul’a çağrıldı. Ülkenin dört bir tarafının işgale uğramaya başladığı bu tarihlerde Karabekir’in fikri ülkenin doğusunda bir dayanak noktası oluşturmak ve buradan bir milli mücadele hareketi başlatarak batıya doğru devam etmekti. Nitekim bu fikrini  İstanbul’da Mustafa Kemal Paşayla da paylaştı. 1919’un Nisan ayında Erzurum’a geçti. Mondros Ateşkes antlaşmasına göre bütün ordular terhis edilirken Karabekir bu emri uygulamadı ve aksine Erzurum’a gelir gelmez ordunun harp için hazır hale gelmesi için çalıştı. Milli mücadelenin temellerinin atıldığı Erzurum ve Sivas kongreleri onun  katkıları ve gözetiminde gerçekleşti.

Kurtuluş savaşının ilk askeri ve siyasi başarısı da onun üstün gayretleri ile elde edildi. 1920 yılının Eylül ayında Sarıkamış,Kars,Ardahan ve Artvin’i kurtararak ülke topraklarına kattı. Zaferin ardından  imzalanan Gümrü antlaşmasıyla ülkenin doğusunda bulunun Ermeni tehdidi sona erdirilmiş oldu. Karabekir bu başarıları Milli Mücadelenin başarılı olacağına olan güveni de artırdı. Ermenilerden elde edilen silah,cephane,mühimmat TBMMnin yeni kurmuş olduğu düzenli orduya yani Batı cephesine aktarıldı.

 

Yetimler Babası Karabekir

Doğu cephesinde elde edilen bu başarı doğuda huzur ve sükuneti beraberinde getirdi. 1915 yılından itibaren bölgede yaşanan sürgün, katliam,açlık,hastalık gibi felaketlerin sona ermesini de sağladı. Karabekir bölgede yalnızca bir kumandan olarak faaliyette bulunmadı. Görevi süresince bölgenin sosyal, kültürel ve eğitim alanında da kalkınması için önemli çalışmalarda bulundu. Yıllardır süren savaşlar sonucunda doğu vilayetlerinde binlerce şehit çocuğu, yetim ve öksüz kalmış çocuk bulunmaktaydı. Bu çocuklar sefalet içerisinde hayat mücadelesi vermekteydi.Sahipsiz kalmış bu çocukların yeniden hayata kazandırılması için yapılması gereken belliydi: Sokaklardan kurtarmak ve iyi bir eğitim vererek meslek sahibi yapmak. Kazım Karabekir de bu amaçla bölgede bir çok eğitim öğretim kurumu kurarak yetim, sahipsiz kalmış bu çocukların eğitim alması için çabaladı.  1 Ekim 1919’da gece yatılı okulu açıldı. Bir ilkokul ve Anaokulu yine açılan okullar arasındaydı. Temel eğitim veren okulların haricinde mesleki eğitim veren okullar da ayrıca önem verilen bir konuydu. Bu amaçla Erzurum’da bulunan Firdevsi Kışlasındaki İş Ocağına yüz kadar çocuk nakledildi. Bu ocakta  otomobil tamiri ve şoförlük eğitimi de verilmekteydi. Bu yüzden Otomobil Mektebi adı verilmekteydi. Kısa süre sonra mektebe bağlı bir de Kuyumculuk Mektebi açıldı. Mayıs 1920’ye gelindiğinde Erzurum’daki çocukların mevcudu 1650’yi bulmuştu. Karabekir 1 Mayıs 1920’de Erzurum halkının da katıldığı bir programda, kurmuş olduğu bu teşkilata Çocuklar Ordusu Teşkilatı adını verdiğini ilan etti. 

Karabekir Kars zaferinden sonra karargahını Sarıkamış’a taşıdı. Erzurum’da kurmuş olduğu okullardan bir kısmını da Sarıkamış’a nakletti. Ancak yapılan yalnızca bir nakil işi değildi. Burası bir Çocuklar Kasabası haline getirildi. Doğu illerinde eğitimi, sosyal hayatı, zanaatı geliştirmek, bakıma muhtaç yoksul ve yetim çocukları hayata hazırlamak için 12 Kasım 1921’de Çocukları Himaye Cemiyeti adında bir de cemiyet kurdu. Böylece Erzurum’da başlatmış olduğu eğitim faaliyeti Sarıkamış’ta artarak devam etti. 

Çocukları Himaye Cemiyeti’nin ilk faaliyeti bir Anasınıfı açması oldu. Zamanın şartlarına göre modern bir eğitim imkanı sunan okulda öğrencilere pratik olarak el işleri, müzik ve ahlaki eğitim veren oyunlar öğretilmekteydi. Sarıkamış’ta açılan okullardan biri de Sıhhiye Mektebi oldu. Fakir ve kimsesiz çocukları sağlıkçı olarak yetiştirmeyi amaçlayan mektepten Mayıs 1921 tarihinde 30, Mart 1923’de ise 20 öğrenci mezun oldu. Buradaki eğitimini tamamlayan öğrenciler Doğu vilayetlerinde sağlık alanında hizmet vermeye başladılar. Sarıkamış’ta açılan okullardan bir diğeri de Sarıkamış Askeri idadisi oldu. Sarıkamış Askeri İdadisi’nin açılması ile Karabekir “artık Çocuklar Kasabamız tam kadrosuyla kurulmuş oldu’ diyordu. 

Kazım Karabekir Çocuklar Kasabası adını verdiği Sarıkamış’ta bu okulların haricinde çok sayıda kurs da açmıştı. Acılan Ebelik, Dişçilik, Elektrik, Sinema ve Fotoğraf Kursları ile bölgede ihtiyaç bulunan meslek elemanı yetiştirilmesine çalışıldı. Ücretsiz bir şekilde hizmet veren bu kurslar çok sayıda fakir ve kimsesiz çocuğun meslek sahibi olmasını sağladı. 

1922 yılına gelindiğinde Çocuklar Ordusu Teşkilatı; Sarıkamış; Trabzon, Kars, Kağızman, Beyazıt, Iğdır, Ardahan, Artvin, Rize, Sürmene ve Erzincan dahil olmak üzere 17 Alay halinde örgütlenmişti. Tüm okullar Sarıkamış’ta bulunan Çocuklar Ordusu Teşkilatına bağlı idi. Her okulun aynı tarzda bir bayrağı vardı ve bayrak üzerinde alayın numarası bulunmaktaydı. 1923 yılında bu okullardaki çocukların sayısı 6000’e yaklaşmıştı. Karabekir yalnızca yetim Müslüman çocuklara değil yetim Ermeni çocuklarına da aynı muameleyi yapmıştı. Trabzon’da bir okulu yetim kalmış olan Ermeni çocukları için tahsis etmişti.  

Kazım Karabekir Paşa bizzat örgütlediği bu eğitim-öğretim faaliyeti ile bölgedeki yetim, öksüz çocuklara sahip çıktı. Sahipsiz çocukları ölümden sefaletten kurtararak onların meslek sahibi olmalarını sağaldı. Bu çalışmaları ile Doğudaki askeri başarılarının yanına bölgedeki çocukların da babası oldu. Kendisine Yetimler Babası dendi. 

Kaynaklar :

Kazım Karabekir Paşa, Hayatım

Kazım Karabekir, Çocuk Davamız

Nurhan Aydın, “Kazım Karabekir’in tarihte ve Kars tarihindeki yeri

NUSRET Baycan, Çeşitli Cephelerde Kâzım Karabekir

Makbule Sarıkaya, “Bir Çocuk Kasabası” Sarıkamış

 

banner53
Yorumlar (1)
Mustafa Çıkrık 6 ay önce
Allah rahmet eylesin. Mekânı Cennet olsun. İstiklâl Harbinin gerçek kahramanı, kurtuluşun Anadoluda olduğunu söyleyen ve Anadoluya giden ilk komutan (19 Nisan 1919'da Trabzon'a gitmiştir), Ermenileri mağlup eden Şark Fâtihi Büyük komutan, Erzurum Kongresinin asıl bânîsi, Rusyadan gönderilen silahlarla Batı Cephesindeki savaşın kazanılmasında büyük katkısı olan, sahip çıktığı kişiler tarafından partisi kapatılmış, yıllarca evinde göz hapsinde tutulmuş, kadr u kıymeti hayatında çok bilinmemiş bir insan.. Umarım bu tarihî gerçekler artık bir an evvel ders kitaplarında okutulur.
24
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?