banner39

banner35

1961 Anayasası nasıl kabul edildi ?

Kullanılacak olan Evet pusulasının rengi beyaz, Hayır’ın ise kırmızıydı. Hayır oyu kullanmak için halkın, sandık başına cesretini toplayarak gitmesi gerekiyordu.

Olaylar 09.07.2011, 01:45 15.03.2018, 14:39
1961 Anayasası nasıl kabul edildi ?

 Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

27 Mayıs askeri darbesi ile ülke yönetimine el koyan Milli Birlik Komitesinin ilk çalışması yeni anayasa hazırlığı olmuştu. Askeri müdahalenin ilk günü İstanbul Üniversitesi’nden 8 öğretim üyesi “memleket meselelerini görüşmek üzere” askeri bir uçakla Ankara’ya gitmişlerdi. İstanbul Üniversitesi Rektörü olan idare hukuku Profesörü Sıdık Sami Onar’ın başkanlığındaki heyette Naci Şensoy, Hüseyin Naim Kubalı, Hıfzı Velidedeoğlu,Ragıp Sarıca,Tarık Zafer Tunaya, İsmet Giritli,Muammer Raşit Sevig bulunuyordu. Bu heyet Ankara’da Askeri Şura Salonunda Cemal Gürsel tarafından ağırlandı. Cemal Gürsel’in bu heyetten iki isteği vardı: Birincisi yeni bir anayasa yapılması, ikincisi de yapılan askeri darbenin meşruluğunu açıklayan bir bildirinin hazırlanmasıydı. Heyetin ilk çalışması darbenin meşruiyetini ispatlamaya çalışan bildiri oldu. Bu bildiride Demokrat Parti iktidarının ‘yoldan çıktığı’ ve ‘demokrasiyi tekrar rayına oturtmak için’ bu ihtilalin yapılması zorunluluğu ifade edildi. Yine bu bildiride TBMM’ye ait tüm görev ve yetkilerin MBK’da olduğu bildirildi.

Askeri darbenin bu şekilde aklanmasından sonra bu heyetin asıl görevi olan yeni anayasa çalışması başladı. Ancak ilk yapılan çalışma MBK üyelerinin iktidarda kalacakları dönemin anayasası olacaktı. Komisyon tarafından 27 maddeden oluşan geçici bir anayasa hazırlandı. Ardından asıl süreç başladı. Komisyon beş ay süresince yoğun bir şekilde çalışarak bir daha ‘darbe yapılamayacak bir anayasa’ hazırlamaya başladılar. Son hali 30 Eylülde oluşan anayasa 18 Ekimde MBK üyelerine teslim edildi. 13 Aralıkta geçici anayasada yapılan bir değişiklikle yeni anayasanın kurucu meclis tarafından hazırlanması kabul edildi. Kurucu Meclisin yegane görevi ise yeni anayasayı hazırlamaktı.

 
  

Oluşturulan kurucu meclis farklı grupların temsilcilerinden oluşuyordu. Yargı, üniversiteler, basın, ticaret odaları, sendikalar, gençlik kuruluşlarından gelenlerle oluşan kurucu mecliste yalnız Demokrat Partililer yoktu. Çünkü 13 Aralıkta çıkarılan Kurucu Meclis kanununda Demokrat Parti’ye üye olanların kurucu meclise dahil olamayacakları belirtiliyordu. Bu da halkın yarısının mecliste temsil edilmeyeceğini gösteriyordu. Oluşturulan kurucu meclisin üye sayısı 272 idi.  Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisinin 25 üyesi bulunuyordu. Ayrıca bağımsız olarak gelen 25 üye daha vardı. Sonuç olarak Kurucu Meclis’te toplamda sadece 50 temsilci CHP dışındandı. Yani kurucu meclisin % 80’inden fazlası CHP ve CHP’ye yakın temsilcilerden oluşuyordu. Bu durum daha ilk günlerden itibaren kurucu meclisin meşruiyetini tartışmalı hale getirdi.

Kurucu mecliste oluşturulan anayasa komisyonu 7 Ocak 1961'de ilk kez toplandı ve Sıdık Sami Onar başkanlığındaki komisyonun hazırladığı anayasa taslağı üzerinde çalışarak nihai anayasa metnini hazırladı.  156 madde ve 11 geçici maddeden oluşan anayasa tasarısı darbenin yıldönümünde Kurucu Meclis tarafından kabul edildi.

Kurucu Meclis tarafından kabul edilen anayasanın 9 Temmuz 1961’de referanduma sunulması da kararlaştırıldı. Ardından ülkede yoğun bir evet kampanyası başlatıldı. Evet cephesi oldukça genişti. Başta MBK olmak üzere, İsmet İnönü liderliğindeki CHP, basının tamamına yakını, valiler ve kaymakamlar, devletin bütün yöneticileri bu kampanyanın üyesiydi. CKMP ve Yeni Türkiye Partisi ise darbe sürecinin sona ererek tekrar demokratik bir yönetime geçmek amacıyla evet yönünde karar verdiler. Gözler ise Demokrat Partinin  kapatılmasının ardından onun devamı niteliğinde kurulmuş Adalet Partisi’nin  kararındaydı. Adalet Partililer evet yönünde açıklama yapmamakta ilk başlarda kararlı bir mücadele verdiler. AP yayınladığı bildiride muğlak ifadeler kullanarak anayasaya net bir şekilde evet demedi. AP’den evet yönünde bir karar çıkmayınca aynı günlerde İstanbul’da ihtilal hazırlığı yapıldığı iddiasıyla bir operasyon yapıldı. Ertesi günkü gazetelerin manşetinde ihtilal hazırlığında olan kişilerin Adalet Partili olduğu yazılıydı. Hemen yanında ise Cemal Gürsel’in Adalet Partisi’ne ihtarı vardı: “AP Küçük hesaplar yapıyor”. Bir sonraki gün ise MBK üyesi Muzaffer Yurdakuler “ Memlekete zararlı partiler çalışamaz hale getirilecek” diyordu. Bu uyarıların ardından Adalet Partisi Evet yönünde açıklama yapmak zorunda kaldı. Ancak Adalet Partisinin tabanı bu Evet’in istekli bir evet olmadığını biliyordu.

MBK sandıktan hayır çıkma ihtimaline karşı bir tedbir daha alıyordu. Kullanılacak olan Evet pusulasının rengi beyaz, Hayır’ın ise rengi kırmızıydı. Anlaşılan halkın  hayır oyu kullanması için tüm cesaretiyle sandık başına gitmesi gerekiyordu.

Bu şartlar altında 9 Temmuz 1961 tarihinde Anayasa referandumu yapıldı. Halkın ilk tepkisi sandığa gitmemek oldu. Yoğun kampanyaya rağmen katılım % 81’de kaldı. Tüm partilerin evet kullanacakları yönünde açıklama yapmak zorunda kaldıkları bu referandumda anayasa ancak  % 61.7 evet oyu ile kabul edildi. Yoğun propagandaya ve AP’ye yönelik örtülü  tehditlere karşın aslında çıkan evet oranı istenilen düzeyde değildi.

 

Kaynaklar : Tevfik Çavdar,Türk Demokrasi Tarihi

Milliyet Gazetesi Arşivi

Yorumlar (0)
20
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?