banner15

6-7 Eylül olayları nasıl gerçekleşti ?

1955 yılı Eylül ayında Kıbrıs meselesinin çözümü ile ilgili olarak Londra’da İngiltere, Türkiye, Yunanistan’ın katıldığı bir konferans toplandı. Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun Londra Konferansını sürdürdüğü 6 Eylül 1955 günü saat 13.00’te radyolardan Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin bombalandığı haberi duyuruldu.

6-7 Eylül olayları nasıl gerçekleşti ?

Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

 
  

Kıbrıs’ta Rum çetelerinin Türklere karşı terör eylemelerine girişmesi 1950’li yıllardan itibaren Kıbrıs konusunu Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Adada yaşanan gelişmelerin Türkiye gazetelerinde yer almasıyla toplumdaki rahatsızlık da günden güne arttı. İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesinin Kıbrıs’ta yaşananlara karşı herhangi bir tepki göstermemesi ve bu konunun gazetelerde sıkça işlenmesi hatta Kıbrıs’taki teröre destek olduğu yolundaki yayınlar ülkedeki atmosferi gitgide ağırlaştırdı. Hürriyet' gazetesi manşetten verdiği haberde  ‘İstanbul'daki Rum azınlığın aralarında bağış toplayarak Kıbrıs Rum çetelerine gönderdiğini’  yazıyordu. Gazetelerdeki bu haberler özellikle İstanbul ve İzmir’de yaşayan gayrimüslim vatandaşların tedirginlikleri de artırmaya başladı. Gazetelerde “Rum vatandaşların yersiz ve boş telaşları”, “hadise çıkacağını zannedenler dün dükkânlarını kapadılar” şeklinde haberler gerginliğin hangi boyutlara vardığını göstermekle beraber sanki önceden olacakları da haber veriliyordu.

 
  

1955 yılı Eylül ayında Kıbrıs Meselesinin çözümü ile ilgili olarak Londra’da İngiltere, Türkiye, Yunanistan’ın  katıldığı bir konferans toplandı. Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun Londra Konferansını sürdürdüğü 6 Eylül 1955 günü  saat 13.00’te radyolardan Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin bombalandığı haberi duyuruldu.  20 bin tirajlı İstanbul Ekspres gazetesi de o gün 290 bin baskı yaptı ve bu gazeteler Kıbrıs Türktür Cemiyetinin üyeleri tarafından herkese dağıtıldı. Hızla yayılan haber ülkede büyük bir infiale sebep oldu.

“Kıbrıs Türktür Cemiyeti” ve çeşitli öğrenci birliklerinin yayınladığı bildiriler ile 6 Eylül akşamı Taksim Meydanı’nda bir protesto mitingi düzenlendi. Günlerden beri artmakta olan gerginlik bu mitingin ardından Rum azınlıklara yönelik bir saldırıya dönüştü. Birkaç saat içinde binlerce insan Rum azınlıklara ait yerleri yağmaladılar.

 
  

Taksim, Beyoğlu bölgesine kamyonlarla taşlar, sopalar taşındı.  6 ve 7 Eylül günü  İstanbul’da Rumların yoğun olarak yaşadığı Beyoğlu, Kurtuluş, Şişli, Nişantaşı, Ortaköy, Arnavutköy, Kadıköy,Kumkapı, Samatya  gibi bir çok semtte  Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin dükkanları evleri yağmalandı.

 
  

Olaylar sırasında 16 kişi öldü, tespitlere göre 4 bin 214 ev, 1004 işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduğu 5 bin 317 mekân saldırıya uğradı.

 
  

 

 
  

Yaşanan olaylar üzerine İstanbul, Ankara ve İzmir’de örfi idare ilan edildi. Sokağa çıkma yasağı ve geniş çaplı tutuklamalarla yaşanan şiddet, yağma olayları durduruldu.  Olayların çıkmasında ve olaylar sırasında önemli rol üstlenmiş olan Kıbrıs Türktür Cemiyeti'nin tüm şubeleri kapatıldı. Basına bazı yasaklar getirildi. Halkı kışkırtıcı birbirine düşürücü nitelikte yazılar yazmamaları konusunda uyarıldılar.

 
  

12 Eylül günü Türkiye Büyük Millet Meclisi olağanüstü toplanarak konuyu görüştü. Başbakan Adnan Menderes 6 Eylül’den 7 Eylül’e yaşanan olaylar hakkında meclise bilgi  verdikten sonra şiddet olaylarından büyük üzüntü duyduğunu ve  zararlarının tazmin edileceğini ifade etti.

 
  

Ancak yaşanan şiddet olayları devletin bir kısım vatandaşlarını diğer vatandaşların saldırısından koruyamadığı veya istediğinde korumadığını açıkça gösterdi.  Azınlıkların devletle olan bağlarını kopardı. Bu olayların ardından binlerce Rum Türkiye'den göç etmeye başladı.

 

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2018, 16:23
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35