Açe'nin özgürlük mücadelesi ve Hasan Tunku Di Tiro

Açeliler, Uzak Doğu Asya'da Hollandalılara karşı destansı bir mücadele vererek sömürgecilik tarihinde bir ilke imza atmışlardı

Açe'nin özgürlük mücadelesi ve Hasan Tunku Di Tiro

Bekir Dilekçi/ Dünya Bülteni - Tarih Servisi

Sanayi devrimi sonrası Avrupalı devletler imalat süreçlerinde ortaya çıkan ham madde ihtiyacını karşılayabilmek için dünyanın dört bir yanına yayıldılar. Gittikleri ülkelerin değerli madenlerini ele geçirmek için oluşturdukları sömürge imparatorluklarına karşı gösterilen direnişlere katliamla karşılık verdiler. Tarihin karanlık sayfaları sömürgeci emperyalistlerin yaptığı katliamlarla doludur. İngiltere'nin Hindistan'da, Fransa'nın Cezayir'de, İtalya'nın Trablus'ta yaptığı zulümler hafızlarımızda tazeliğini koruyor.

AÇE: SÖMÜRGECİLERE KARŞI VERİLEN DESTANSI MÜCADELE

Sömürgeci güçlere karşı verilen direniş mücadeleleri çoğu zaman başarısız olmuş, silah üstünlüğüne sahip emperyalistlerin karşısında ciddi bir direniş söz konusu olamamıştır. Hindistan'da Gandi'nin sivil itaatsizlik hareketini saymazsak hemen hemen tüm sömürgeciler gittikleri yerlerde insanları sindirmişlerdir. Sömürgeciler istila ettikleri ülkelerin değerli madenlerini sömürdükleri gibi halklarını da kültür emperyalizmi ile köleleştirmişlerdir. İslam topraklarında sömürgecilere karşı gösterilen direnişin en bilineni çöl aslanı Ömer Muhtar'ın Trablus'ta verdiği mücadeledir. Oysa Açeliler, Ömer Muhtar'dan çok zaman önce Uzak Doğu Asya'da Hollandalılara karşı destansı bir mücadele vererek sömürgecilik tarihinde bir ilke imza atmışlardır. Açeliler ilk defa topraklarını işgal etmeye gelen sömürge ordusunu hezimete uğratarak komutanlarını savaş alanında öldürmüşlerdir.

AÇE'DE DİRENİŞ 1873 YILINDAN BU YANA DEVAM EDİYOR.

Hollanda denilince hepimizin aklına topraklarının yarısı deniz seviyesinin altında, birçok ilimizden daha küçük bir ülke gelir. Oysa Hollanda, sömürgeciliğin yayıldığı 18. yüzyılda Uzak Doğu Asya'da sömürge elde edebilmek için Portekiz ve İngiltere ile nüfuz savaşına girişerek bu gün Endonezya olarak bilinen bölgedeki takımadaları sömürgesi altına almıştır. Hollandalılar 1873 yılında Açe Sumatra adalarının karşısına donanmaları ile gelerek Açelilerden topraklarını kendilerine teslim etmelerini, halifeye olan bağlılıklarına son verip Hollanda kralına biat etmelerini talep etmişlerdir. Miladi 8. yüzyıldan beri Müslüman özgür millet olarak yaşayan Açeliler bu talebi reddetmişlerdir. Hollanda ordusunun başındaki isim General Kohler Açelilerin bu reddi karşısında Açe'ye saldırmış günlerce süren savaş sonunda hezimete uğrayarak savaş alanında öldürülmüştür. Hollanda bu hezimetten sonra Açe'ye daha güçlü bir ordu göndererek Açe topraklarını işgal etmiştir.  Açeliler 1873 yılında topraklarını istila eden Hollandalılara karşı 70 yıl boyunca dinmek bilmeyen bir direniş gösterdiler. Hollandalıların ülkelerine işgalci olarak girdikleri tarih olan 1873 den 1942'ye kadar dünya tarihinde eşine az rastlanan antiemperyalist bir savaş verdiler. Sömürgeciliği asla kabul etmediler ve zaman zaman zayıflasa da özgürlüklerine kavuşmak için gerilla mücadelesini devam ettirdiler. On binlerce Açelinin hayatına mal olan bu özgürlük mücadelesi 1873 yılından bu yana devam ediyor.

AÇE'NİN KISA TARİHİ

Açe, M.S. 8'nci yüzyılda İslam dinin ulaştığı Hint Okyanusu'nun doğusunda, Sumatra Adası'nın Kuzeyinde kurulan bir İslam devletidir. Açeliler sultanlıkla idare edilen, ehlisünnet ekolünün şafi mezhebine mensup bir millettir. Ünlü İslam bilgini İbn-i Haldun Açelilerin döneminin en salih Müslümanları olduğunu yazmıştır.  Yine Venedikli gezgin Marco Polo günlüklerinde Çin'e yaptığı bir seyahatte Sumatra'dan geçerken Müslüman bir şehir gördüğünü ifade etmiştir.

Açe, ilk olarak Portekizlilerin daha sonra İngiltere ve Hollandalıların saldırılarına maruz kalmıştır. 16'ncı yüzyıla gelindiğinde Açeliler Osmanlı imparatorluğuna elçiler göndererek halifeye olan bağlılıklarını teyit edip sömürgecilerle karşı direnebilmek için Osmanlıdan askeri yardım istemişlerdir. Sultan II. Selim Açelilerin yardım talebine olumlu karşılık vererek silahlı birkaç kadırgadan oluşan küçük bir deniz gücünü Açe'ye göndermiştir. Osmanlı'dan gelen bu mütevazı yardımlar ve kendi oluşturdukları askeri güçlerle Açeliler sömürgecilere karşı uzun yıllar direnebilmişlerdir. Kâtip Çelebi Cihannüma adlı eserinde Açelilerin savaşçı bir millet olduğunu, top dökmeyi, kılıç ve mızrak imal etmeyi bildiklerini ve bu sanatları Osmanlılardan öğrendiklerini kaydeder.

HOLLANDA DONANMASINA VERİLEN ŞEREFLİ CEVAP

Zengin doğalgaz yataklarına sahip ve dünya biber üretiminde birinci sırada olan Açe'yi sömürgeleştirmek için ilk olarak Portekiz ve İngiltere girişimlerde bulunuyor. Daha sonra Açe'yi sömürgeleştirmek için Hollanda, İngiltere ile girdiği mücadeleyi kazanarak Açe'yi istila etmek için harekete geçiyor. İlk olarak 26 Mart 1873 yılında Açe kıyılarına demirleyen Hollanda donanması Açe Sumatra Krallığı Hükümetine bir ültimatom göndererek taleplerinin kabul etmesini istiyor. Hollanda donanmasının başında bulunan General Kohler, Açelilere verdiği ültimatomda isteği talepler şunlardır.

1-      Açe Sumatranın Doğu Hollonda kolonisi olan Endonezya'nın bir toprağı olarak derhal teslim edilmesi.

2-      Sumatra adasında köle ticareti ve Malakka geçidinde korsanlığa son verilmesi.

3-      Açe egemenliğindeki Sumatra'nın Hollandalılara verilmesi.

4-      Açe devletinin Osmanlı halifesine bağını keserek Hollanda krallığına bağlılığının tasdik edilmesi ve Avrupa, Asya ülkeleri ile olan diplomatik bağlarını kesmesi

5-      Açelilerin bayrağı yerine Hollandalıların bayrağının çekilmesi.

Donanma komutanı general Kohler taleplerine cevap verilmesi için Açelilere bir saatlerinin olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Açe Sumatra'nın büyük kralı Sultan Mahmud Şah tek şerefli şeyi yaptı. Bir cevap mektubu yazarak ültimatomu reddetti. Sultanın Genaral Kohler'e verdiği şerefli cevap:

Açe Sumatra devleti ve halkı hiçbir zaman yabancı güçlere ülkelerini teslim etmeyecektir. Hollanda kolonisi olan Endonezya'nın bir parçası olmayacaktır.Açe Sumatra'da iddia edildiği gibi bir köle ticareti söz konusu değildir. Yapılan her korsanlık faaliyeti Açe Sumatra kanunlarına göre cezalandırılacaktır.Halifeye bağlılıktan vazgeçerek Hollanda kralına tabi olmak dinimizi reddetmemiz anlamına geleceğinden böyle bir şey söz konusu olamaz.Bayrağımızı değiştirme talebiniz kabul edilemez. Her bir Açeli dinleri ve bayrakları için kanlarının son damlasına kadar savaşacaklardır.

İSTANBUL BASININDAN AÇE DİRENİŞİNE DESTEK

Bu cevabı alan General Kohler Açe'ye savaş ilan ederek başkenti bombalamaya başlıyor. Birçok Javalı paralı askerle desteklenen Hollanda ordusu 23 Nisanda Açe Sumatra ordusu tarafından imha edilerek sömürge ordularının komutanı General Kohler öldürülüyor. Bu zafer bütün dünyada yankı buluyor. The Times bu savaşı modern sömürge tarihinde çok önemli bir olay olarak değerlendirirken Açelilerin sömürgeci Hollandalılar karşısında kesin bir zafer kazandıklarını yazıyor. Diğer tanınmış yayın organlarından Newyork'ta yayınlanan The Nation, Londra'da yayınlanan Economist, Açe'nin amacını destekliyor ve Hollandalılarla alay ediyor. İstanbul'da yayınlanan Basiret, La Turqui ve Cevaib gazeteleri Açelilerin zaferini anlatarak Açelileri destekliyordu.

II. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA HOLLANDALILAR AÇE'YE DÖNMEYE CESARET EDEMEDİLER

Bandar Açe savaşı yenilgisinden sonra Hollandalılar ulusal kahramanları General Van Swieten komutasında yeni bir ordu ile Açe'yi işgal ettiler ve bu işgal yüzyıl sürecek bir savaşın başlangıcı oldu. Çetin çatışmalar sonucu General Van Swieten komutasındaki Hollandalılar Açe'nin birçok şehrini ele geçirdiler. Ancak halk kendi içinde direniş örgütleri kurarak gerilla savaşı ile sömürgecilere karşı yıllarca mücadele etti.

Açe'yi kanlı savaşlar sonu işgal eden General Van Sweieten daha sonra Açe'ye karşı savaşın felaket getiren bir hata olduğunu ifade etmiş, Açe'den geri çekilerek Açe'nin yeniden bağımsız bir devlet olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu, Hollanda'da ulusal bir skandala yol açmıştır. Fakat Hollanda hükümeti sömürge savaşını 1942'de tekrar Açeliler tarafından yenilene kadar sürdürdü. İkinci dünya savaşında Almanların Hollanda'yı işgal etmesi ile Hollandalılar Uzak Doğu Asya'daki sömürgelerine destek sağlayamadılar. Bunu fırsat bilen Japonlar Uzak Doğu Asya'daki Hollanda sömürge topraklarını işgal ettiler. Japonlar ikinci dünya savaşını kaybedince Hollandalılar tekrar bölgedeki sömürge topraklarına geri döndüler ancak Açe'ye girmeye cesaret edemediler.

SAVAŞTA KAYBETMEYEN AÇELİLER MASADA OYUNA GETİRİLİR

Hollanda Uzak Doğu Asya'daki sömürge topraklarını Endonezya ismi altında bir devlette topladı ve 1947'de yapılan bir antlaşma ile Endonezya özgürlüğünü ilan etti. Ancak yönetim kadrosu tamamen Hollanda çıkarlarını gözeten kişilerden oluşuyordu. Bu sözde özgür Endonezya devleti Hollanda'nın imtiyazlarını bir başka şekilde sürdüren güdümlü bir devletti. Tıpkı Fransızların Kuzey Afrika'daki sömürgelerinden ayrılırken kendi güdümünde yönetimler kurması gibi. Sömürgecilerin güdümünde kurulan Endonezya devletinin büyük bir bölümü Müslüman olmasına rağmen Endonezya İslami bir devlet değildi. Oysa Açe'liler İslami bir yönetim altında yönetilmek istiyorlardı. Açeliler geçmişteki pek çok tarihçinin söylediği gibi dindar Müslümanlardan oluşan bir ülkedir. Açeliler Endonezya'ya bağlı olmadan geçmişte oluğu gibi bağımsız bir devlet olarak yaşamak istediklerini ifade etmelerine rağmen 1949 yılında yapılan bir yuvarlak masa toplantısında oyuna getirildiler. Bu toplantı sonucu Açe Sumatra adasının Endonezya'nın toprak parçası olduğu ilan edilerek ve Endonezya devleti Açe Sumatra'yı ilhak etti.

Javalı Endonezyalılar Açe'yi işgal edince Açeliler bağımsızlık için yıllarca sürecek bir gerilla savaşına girişirler. Tek istedikleri geçmişte olduğu gibi bağımsız özgür Açelilerin yaşadığı bir yurt kurabilmektir. Hollanda güdümündeki Javalılar Açelilerin başlattığı bu gerilla hareketini yok etmek için senelerce uğraştı; ancak kayda değer bir başarı gösteremedi.

HASAN TUNKU Dİ TİRO'NUN AÇE'YE GERİ DÖNÜŞÜ

Açelilierin 1950'de Javalı Endonezyalıların ülkelerini işgal etmeleri ile başlattıkları gerilla savaşında şüphesiz en önemli isim Hasan Tunku Di Tiro'dur. Açe'nin özgürlüğü için çok ağır bedeller ödemiş, Açeliler için saygın bir aile olan Di Tiro ailesinin son üyesi olan Hasan Tunku daha küçük yaşta ülkesini terk etmek zorunda kalır. Amerika Birleşik Devletleri'nde üniversite eğitimini tamamlayarak büyük bir firmada yönetici olarak çalışmaya başlar. Hasan Tunku Di Tiro evlenir ve bir oğlu olur. Amerika'da hayat standartları yüksek, mutlu bir ailesi vardır; ancak Hasan Tunku'nun tüm aklı ülkesindedir. Ülkesinde yaşanan gelişmeleri takip eder. Yurt dışında ülkesinin bağımsızlığı için mücadeleyi hiç bırakmaz. Bağımsız Açe tarihi ve özgür Açe ile ilgili birçok makale ve kitap yayınlar. Hasan Tunku Di Tiro ailesinin geleneği sürdürmek ve ülkesinin özgürlüğüne bizzat katkıda bulunmak için zengin bir yaşamı, huzurlu bir aileyi ve küçük oğlunu geride bırakarak 46'ncı yaş gününde Uzak Doğu Asya'nın yağmur ormanlarındaki gerilla kampına lider olarak geri döner. Gerilla kampına geldikten sonra ilk olarak Açe halkının pörsüyen özgürlük fikrini yeniden canlandırmak için gayret gösterir. Özgür Açe beyannamesini yayınlar.

AÇE SUMATRA BAĞIMSIZLIK BİLDİRİSİNDEN:

"26 Mart 1873'de Açe Sumatra Devletinin egemenliğine karşı savaş ilan eden ve aynı gün Javalı paralı askerlerin yardımıyla topraklarımızı işgal eden Hollandalılar bizi sömürmek için harekete geçen ilk yabancı güçtü. Bu işgalin kötü sonuçları, dünyanın her tarafındaki çağdaş gazetelerin birinci sayfalarında yeterince yayınlandı.

II. Dünya savaşının sonunda Hollandalı sömürgecilerin tamamen Açe'den çekilmesi beklenirken bu böyle olmadı ve Hollandalı sömürgeciler Açeyi kendi güdümlerindeki Javalı'lara teslim ettiler. Açe'nin Javalılarla tarihsel, siyasal ve kültürel hiçbir bağları yoktur. Hollandalılar sömürgelerini devam ettirmenin bir başka yolunu bularak Javalılar eliyle Açe Sumatradaki imtiyazlarını sürdürmek istiyorlar. Sömürgecilik ister beyaz Avrupalı Hollandalılar tarafından olsun isterse kahverengi derili Javalılar tarafından olsun hiçbir şekilde kabul edilemez.

Açe'nin Hollandalılar tarafından Javalı sömürgecilere devredilmesi yüzyılın en korkunç siyasi hilesidir. Hollandalılar Açe üzerindeki egemenliği Javalılara devrederek Endonezya adında yeni bir ulus devlet oluşturmak istiyorlar. Endonezya bir aldatmaca ve Javalı sömürgeciliğinin üstünü örten bir örtüdür. Dünyanın başlangıcından bu yana böyle bir ulus hiçbir zaman var olmadı.  Etnoloji, filoloji, antropoloji, sosyoloji gibi sosyal bilimlerin tanımlamalarında Malay Adalarında böyle bir halk yoktur. Endonezya sadece bir etikettir, Açe tarihi ve kültürü ile hiçbir ilgisi olmayan yabancı bir kavramdır.

Açe Sumatra adaları Hollandalı sömürgecilerden sonra bir kez daha Javalı sömürgecilerin işgaline uğradı. Mülkleri çalındı, malları yağmalandı, liderleri sürüldü, çocukların eğitimi engellendi. Açeliler tiranlığın, yoksulluğun ve ihmalin içine bırakıldı. Açelilerin ortalama insan ömrü 70'den daha yukarıda iken bu rakam 34'ün altına düştü. Açe Sumatranın yıllık geliri on beş milyar dolar iken Javalı sömürgeciler bütün bu geliri kendi amaçları için kullandılar. Açeliler sadece Javalı sömürgecilerin topraklarından çıkmalarını istiyor. Eğer böyle yaparlarsa Javalılarla her hangi bir düşmanlıklarının olmayacağını ifade ediyorlar. Açelilerin kimsenin yabancı topraklarda gözü yoktur, sadece kendi topraklarında başka bir milletin tasallutu altında olmadan yaşamak istiyorlar." Hasan Tunku Muhammed Di Tiro Açe Sumatra Ulusal Kurtuluş Cephesi ve Açe Sumatra Devlet Başkanı. 4 Aralık 1976 (1)

ULUSAL KURTULUŞ CEPHESİ'NİN KURULUŞU

Hasan Tunku Di Tiro'nun Açe'ye dönmesini halk coşku ile karşılar. Açeliler yıllarca kendilerine liderlik etmiş ve çok ağır bedeller ödemiş Di Tiro ailesinin son ferdini bağırlarına basarlar ve onun liderliği ile gerilla hareketi daha da ivme kazanır. Hasan Tunku ülkesine döndükten hemen sonra ulusal kurtuluş cephesini kurar ve UKC tüm ülkede kısa sürede örgütlenir. Hasan Tunku, UKC üzerinden halkını bilinçlendirmek ister ve bunun için yoğun emek harcar. Gerilla kampında kurduğu mobil matbaa ile sürekli yazılar yazar, bildiriler hazırlar. Basılan bu bildiriler UKC eliyle tüm ülkeye dağıtılır. Bir gerilla lideri olmasına karşın Hasan Tunku Di Tiro şiddeti en son seçenek olarak kullanır. Adamlarına ancak savunma amaçlı olarak ateşle karşılık vermelerini söyler. O, daha çok örgütlediği ve bilinçlendirdiği sivil halk gücü ile Hollanda destekli Javalı sömürgecilerin kendiliğinden ülkelerini terk etmelerini sağlamak istemektedir. Hasan Tunku Di Tiro 1976 – 1979 yılları arasında yağmur ormanlarında vermiş olduğu mücadeleyi yazmış olduğu günlüklerde tutar bu günlükler daha sonra kitap haline getirilerek "Özgürlüğün Bedeli" isminde yayınlanır. 1979 yılında yine ülkesinden ayrılan Hasan Tunku Di Tiro yurt dışında Açe'nin özgürlüğü için mücadelesini sürdürür. Hasan Tunku Di Tiro'nun hayatı Açe halkının bağımsızlığı ve özgürlüğüne adanmıştır. Hasan Tunku Di Tiro'nun milliyetçi bir ayrılıkçı olduğu iddiası tamamen Javalı sömürgecilerin çıkarı adına söylenen bir yalandır. Hasan Tunku Di Tiro her hangi bir ırkın üstünlüğü tezi ile değil geçmişte olduğu gibi hiçbir devletin müstemlekesi olmayan özgür Açe devletinin kurulması fikri ile hareket etmiştir.

AÇE'NİN BAYRAĞI TÜRK BAYRAĞININ HEMEN HEMEN AYNISIDIR

Düşmanlarına karşı dirençli ve bitmek bilmeyen bir mücadele veren Açeli'ler misafirlerine ve din kardeşlerine karşı oldukça tevazu sahibidirler. Açeli'lerin ne kadar nezih insanlar olduğuna hacca giden pek çok insan şahitlik etmiştir. 2004 yılında Açe'yi vuran tusunami felaketi sonucunda yerle bir olan Açe için Açeliler ancak İslam ülkelerinden yardım istemişler, diğer ülkelerden gelen yardımları belli şartlara göre kabul etmişlerdir. Açe'nin bayrağı Türk bayrağının hemen hemen aynısıdır. Kırmızı zemin üzerinde beyaz ay yıldızlı bayraklarının alt ve üstünde siyah iki şerit bulunuyor.

HASAN Dİ TİRO 2010 YILINDA HAK'KA YÜRÜDÜ

Bağımsızlığını ilan eden Endonezya'nın ilk devlet başkanı Sukarno'nun, Açe'ye özgür bir statü verileceğine dair söz vermesine rağmen bu söz hiçbir zaman yerine getirilmedi. 1950 yılından sonra Açe ile Endonezya arasında başlayan çatışmanın arka planında tutulmayan bu söz bulunuyor. Sukarno'nun ardından devlet başkanı olan Suharto'nun katı merkeziyetçi politikaları Açelilerin bağımsızlık taleplerine tamamen karşı çıktı. Suharto'nun bir öğrenci hareketi ile devrilmesinin ardından kurulan yeni yönetimin Açe sorununu çözmek için daha ılımlı bir politika izlediği söylenebilir. 2003 yılında Açe'ye otonom bölge statüsü verildi. 2004 yılında ülkede tusunami felaketi yaşandı. 2005 yılında özgür Açe hareketi ile Endonezya cumhuriyeti arasında bir barış anlaşması yapıldı. Özgür Açe Hareketi ile Endonezya devleti arasında imzalanan bu barış anlaşmasına kadar süren çatışmalarda 15 bin kadar kişinin öldüğü tahmin ediliyor. 2006 yılında yapılan seçimlerde Açe'nin başına Özgür Açe Hareketi üyelerinden Irwandi Yusuf geçti. Hasan Tunku Di Tiro yıllar sonra Ekim 2008'de Açe'ye geri döndü. On binlerce Açeli, büyük liderlerini, son Tunku'yu hasretle bağırlarına bastı. Açelilerin efsane lideri son Tunku, Hasan Di Tiro 3 Haziran 2010 tarihinde Banda Açe'deki Zeynel Abidin hastanesinde vefat etti. Endonezya tarihinin bu şanlı lideri; "Özgürlüklerini korumak adına atalarım bir bir şehit oldular. Şimdi sıra bizde..."  diyerek hayata gözlerini yumdu.

Dipnot:

(1)   Özgürlüğün Bedeli Bitmeyen Savaş Günlükleri Nehir Yayınları.

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2012, 13:03
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Özay
Mehmet Özay - 8 yıl Önce

Her Açe yazısı önemlidir. Ancak ufak tefek de olsa hataları görmezden gelmeyelim. Çünkü küçük hatalar büyür ve üstesinden gelinmez bir hal alır... Tıpkı Türk mitinin akıl almaz boyutlara varması gibi.. Sonra altından kalkamayız bunun. Açıklayalım...

Mehmet Özay
Mehmet Özay - 8 yıl Önce

1.'Tunku' , Malay saray çevresindekilere verilen bir lakapdır. Açe de ise Teungku kısaltılmış haliyle ifade edersek Tgk. Bu bir anlamda İslami bilimlere vakıf kişilerce kullanıldığı gibi, zaman içerisinde toplumdaki temsiliyet ve liderlik vasıflarına sahip kişilerce de kullanılmaktadır. Tıpkı Hasan di Tiro da olduğu gibi. Bu çerçevede tam adıyla ifade edersek Dr. Teungku Hasan Muhammed di Tiro.

Mehmet Özay
Mehmet Özay - 8 yıl Önce

2.Açe’nin Batılı sömürgeci güçlerle çatışması bilinir. Ancak bunlar içinde İngiltere’nin yeri yoktur. Kaldı ki, İngilizler, 18. yüzyıl son çeyreğinde Penang üzerinden ve Thomas Raffles vasıtasıyla ikinci bir “üs” arayışı sırasında Açe ile doğrudan temas kurmuşlardır. Bu girişim, velev ki başarılı olsaydı, Açelilerin İngilizlerle ilişkisi Malaya’daki gibi olmayacaktı...

Mehmet Özay
Mehmet Özay - 8 yıl Önce

3.Tsunami’den sonra kimin ne yardım yaptığını biliyoruz. Sosyal vicdanı bizimkinden çok daha sağlıklı olan Açelilerin adı “İslami” kurumlara sempatisi yadsınamaz. Kaldı ki, Açeliler tarihsel olarak dışa kapalı bir toplum olmadığından diğer din ve uluslardan gelen yardımları da dikkate almışlardır. Ancak sayıları 400’ü bulan organizasyonlardan kaçının islami olduğunu da tartışabiliriz...

banner39