Afrika'nın sömürgeleştirilmesinde kaşiflerin katkısı

Bunlardan biriside Afrika’ya bir Müslüman görünümünde girerek Timbuktu’ya ulaşmayı başaran Rene Auguste Caillie’dir.

Afrika'nın sömürgeleştirilmesinde kaşiflerin katkısı

İsmail Çal / Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Fakat Afrika kıtasının iç kısımlarına girememişler, gizemi çözememişlerdi. Bunun sebepleri arasında  kıtanın kuzeyine hakim olan Osmanlı ve kıtanın sahip olduğu coğrafi şartlar en önde gelenleriydi. XIX. Yüzyıla gelindiğinde Osmanlı eski gücünü kaybetmiş Avrupa’da gelişen sanayi için Afrika büyük bir pasta haline gelmiştir.

Kaşif ismi arkasına saklanan sömürge ajanları Afrika’nın iç kısımlarını keşfetmek için birbiri arkasına yolculuklara başlamışlardır. İşte bunlardan biriside Afrika’ya bir Müslüman görünümünde girerek Timbuktu’ya ulaşmayı başaran Rene Auguste Caillie’dir.

Rene Auguste Caillie kimdir?

Rene Auguste Caillie, Batı Fransa’da Mauze adlı bir kasabada 1799 yılında dünyaya geldi. Ailevi nedenlerle sıkıntılı bir çocukluk devresi geçirmiş hatta 11 yaşında iken babasını kaybetmiştir. Robinson Crusoe’nin hikayesinden etkilenmiş ilk Afrika kaşiflerinden Mungo Parks’ı okuyarak onlar gibi olmaya karar vermiştir. 1820 yılında Paris Coğrafya Derneğinin Timbuktu’ya gidip dönebilen ilk kişiye 10 bin frank ödül vaat etmesi ona beklediği fırsatı sundu. Bir maceraperest olarak çıktığı yolculuk sonunda verdiği bilgiler sömürgecilerin oldukça işine yaramıştır. Bu yönüyle devlet tarafından görevlendirilmese de önemli bir ajanlık görevi yapmıştır.

Neden Timbuktu?

Fakat bilmedikleri şey XIX.yüzyıla gelindiğinde ne o eski güçlü altın ülkesi Mali vardı nede gösterişli ‘’Kumların Kraliçesi’’ olarak adlandırılmış olan Timbuktu’nun ihtişam ve zenginliği… Çünkü köle ticaretinin oluşturduğu kaos bu bölgeyi de çökertmişti.

Caillie Müslüman Görünümünde Keşif Gezisine Başladı

Caillie, Senegal’e giderek Rio Nunez’de Müslüman bir topluluğun arasına yerleşti. Amacı Arapçayı ve İslam dinini öğrenmek sahra yaşantısı hakkında bilgi edinmekti.Seyahatine Müslüman görünümünde başlamak istiyordu. Çünkü planına göre bölgeye Müslüman tüccarların arasında giderek yolu öğrenecek hem de daha güvenli bir yolculuk yapacaktı.

Üç yıl süren Arapçayı ve İslamı öğrenme çabası sonunda bütün hazırlıklardan sonra ekibi ile bir Müslüman kervanına katıldı. Fakat sıtmaya yakalandığı için bir süre sonra geri dönmek zorunda kaldı. 1828 yılında tekrar yola koyuldu. Arapçasının neden bozuk olduğu konusuna ise ‘’Kendisinin Napolyon’un işgali döneminde Avrupa’ya götürülen bir Mısırlı çocuk olduğu’’ yalanı ile cevap veriyordu.

O’nun Timbuktu’ya Gittiğine İnanmadılar

Uzun bir yolculuğun ardından Caillie ekibi ile Timbuktu’ya ulaştı. Fakat Timbuktu tam bir hayal kırıklığı idi.  Timbuktu artık gösterişli bir masal kenti değildi.Caillie’nin deyimi ile ‘’ Topraktan yapılmış kötü görümlü evler topluluğu’’ idi.  Zaten dönüşünde gördüklerini anlatınca onun Timbuktu’ya gittiğine uzun süre kendisine inandıramadı. Büyük ödülü alabilmek için uzun uğraşlarla yolculuğunu ispatlamak zorunda kalmıştı.Burada kendisinden önce gelen İngiliz kaşif Gordon Laing’inde öldürülmüş olduğunu öğrendi. Kısa bir süre Timbuktu’da kalan Caillie kendisi ile ilgili olumsuz bir hava sezince geldiği yolun aksi istikametinde geri dönüş için yola kuyuldu.

Sıkıntılı bir geri dönüş yolculuğundan sonra bir dilenci kılığında Fas’a ulaşmayı başardı oradan da Fransa’ya geçti. 1838’de kimilerine göre veremden kimilerine göre ise gizemli bir hastalıktan dolayı öldü. Gezisi üç ciltten oluşan bir kitap halinde yayınlanmıştır.

Sınırlar Cetvelle Çizildi

Sömürge ajanı olan bu kaşifler, görevlerini başarılı bir şekilde gerçekleştirerek uçsuz bucaksız Afrika kıtasının müthiş kaynaklarını emperyalizmin önüne serdiler. Köle ticareti ile çökerttikleri Afrika’yı alçalmış, şiddete yönelmiş yani insanlıktan uzaklaşmış diye nitelendirip medeniyet götürme yalanı ile aç kurtlar gibi saldırdılar ve paylaştılar.

Cetvelle oluşturulan sözde bağımsız devletler, kabile, din, mezhep ayrılıkları yüzünden birbirini boğazlarken Batı Avrupa medeniyetinin kendi ülkelerinde ki kaynakların üzerinde oturduğunu görmekten çok uzaktalar. Afrikalı çocuklar açlıktan ölürken onların kaynakları ile beslenip semizleşen Avrupalı çocuklar için obezite ile mücadele kampanyaları düzenlenmekte.

 Ne demişti eski bir Avrupalı devlet adamı ‘’Orada üç beş kişinin ölmesi o kadarda önemli değil’’  (Yüzbinlerce kişinin katledildiği Ruanda için.)

Kaynak

1-http://africanhistory.about.com/cs/biography/p/bio_caillie.html 

2- http://libweb5.princeton.edu/visual_materials/maps/websites/africa/caillie/caillie.html

3- Le voyage de René Caillé à Tombouctou C e qu'il lui en a coûté par le Dr René LOGEA Y, http://www.biusante.parisdescartes.fr/sfhm/hsm/HSMx1982x016x004/HSMx1982x016x004x0273.pdf

4-Sömürgecilik Tarihi, Raimondo Luraghi,e yay. 2000

5- MÜSLÜMAN AFRİKA’NIN KALBİ: Mali Raporu Hazırlayan Aynur ERDOĞAN http://media.dunyabulteni.net/file/2013/mali-raporu.pdf

6- AFRİKA’DA SÖMÜRGECİLİĞİN XIX. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINA KADAR KURULAMAMASINDA OSMANLI DEVLETİ’NİN ROLÜ, Doç. Dr. Ahmet KAVAS

 http://www.tasamafrika.org/pdf/yayinlar/18-akavas.pdf

 

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2014, 06:40
YORUM EKLE

banner26

banner25