banner39

Batılılaşmayı başlatan padişah orduya İngiliz Fransız marşları ile talim yaptırmıştı

Yeni ordu artık Batı usulü talimlerini mızıkanın çaldığı hafif İtalyan parçaları İngiliz ve Fransız marşları eşliğinde yapmaya başlamış, Sultan II.Mahmud’un katıldığı resmi, gayr-ı resmi törenlerde ve Cuma Selamlıkları’nın giriş ve çıkışlarında God Save the King (Tanrı Kralı Korusun), Marseillese, Vive Henri IV gibi Avrupa Kralları’na mahsus marşlar çalınmıştı.

Olaylar 05.03.2014, 01:48 05.03.2014, 01:53
Batılılaşmayı başlatan padişah orduya İngiliz Fransız marşları ile talim yaptırmıştı

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Osmanlı İmparatorluğu’nda “Batılılaşma, Avrupalılaşma” Sultan II. Mahmud’un reformlarıyla başlamıştı. Bu ise ilk olarak “Ordu” da görülmüş ve Sultan II. Mahmud, 18 yıl süren bir hazırlığın ardından devlet ricali, ulema ve halkın da desteğiyle 1826 yılında “Yeniçeri Ocağı”nı kanlı bir şekilde kaldırmıştı.

Kazandığı bu zaferin ardından, “düşmana aynı şekilde karşılık verilmesi, askeri öğrenim ve talim yapılması gerektiği” görüşünden hareketle Mayıs 1826’da düzenli ve daimi bir merkez ordusunun kurulması çalışmalar resmen başlamış ve “Asakir-i Mansure-i Muhammediye” adıyla yeni bir ordu doğmuştu. Batı Müziği’nin resmi ve kurumsal olarak Osmanlı ülkesine girmesi de bu ordu aracılığı ile olmuştu.

Avrupalı subayların idaresi altında, tek tip askeri üniformalar ile talime başlayan “Asakir-i Mansure-i Muhammediyye” , (Hz. Muhammed’in Zafer Kazanan Askerleri) Ordusu’nun  kanunnamesinde Batılı müzik aletleri ile marşlar çalan  mızıka takımlarının kurulması öngörülmüştü. Teşkil edilen bu yeni ordunun birçok ihtiyacı gibi müzik hocaları ve aletleri de Avrupa’dan getirtilmeye başlanmıştı. İlk müzisyenler ve aletler Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılışından sadece bir yıl sonra 1827 yılında Cenova’dan gelmiş, ikinci sefer de 1831 yılında Avusturya İmparatorunun hediyesi olarak gönderilmişti.

Batı  Müziği’ne olan bu yöneliş, bizzat Sultan II. Mahmud tarafından da desteklenerek ordu dışında başkentte de dinletilmeye başlanmıştı. 1827’de  İngiliz Bandosu Göksü Çayırı’nda  verdiği bir konserde Mozart ve Rossini’den  parçalar dinletmişti. Yeni ordu artık Batı usulü talimlerini mızıkanın çaldığı hafif İtalyan parçaları İngiliz ve Fransız marşları eşliğinde yapmaya başlamış, Sultan II.Mahmud’un katıldığı resmi, gayr-ı resmi törenlerde ve Cuma Selamlıkları’nın giriş ve çıkışlarında  God Save the King (Tanrı Kralı Korusun), Marseillese, Vive Henri IV gibi Avrupa Kralları’na mahsus marşlar çalınmıştı.

God Save the King Marşı-VİDEO

http://www.youtube.com/watch?v=8i2AJ4NB7aI

Asakir-i Mansure-i Ordusu’nun savaştığı ilk uluslararası  harp olan 1828-1829 Rus Harbi’nde yeni kurulan bandolar da boy göstermiş, bunlardan birini Şumnu’daki Sadrazam Mehmed Reşid Paşa emrindeki Rumeli ordusunda gören İngiliz Binbaşı Keppel: “Aletlerin, onları kullanan çocuk yaştaki neferlere adapte edilmiş gibi gözüktüğünü ve sanki bando kurmak için  bir oyuncakçı dükkanı yağmalanmış gibi olduğu” değerlendirmesini yapmıştı.

Daha sonra İstanbul’a getirilen İtalyan Giuseppe Donizetti, “Paşa” yapılarak saray bandosu olan Mızıka-i Hümayun’un  ve  1831 yılında Üsküdar’da kurulan Mızıka Mektebi’nin başına geçirilmiş, o da Osmanlı padişahının Avrupalı krallar gibi kendine mahsus bir marşı olması için kolları sıvayarak “Mahmudiye Marşı”nı bestelemişti. Onun kurduğu saray mızıkası, “Mızıka-i Hümayun” içinde padişahın yer aldığı birçok resmi merasimin ayrılmaz bir parçası olmuştu. Giuseppe Donizetti’nin, II. Mahmud için bestelediği “Mahmudiye Marşı” on bir yıl, II. Mahmud’un ölümünden sonra tahta çıkan oğlu SultanAbdülmecid için bestelediği “Mecidiye Marşı” da 22 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin marşı olarak çalınmıştı.

 İşte Giuseppe Donizetti’nin bestelediği “Mecidiye Marşı”-VİDEO

http://www.youtube.com/watch?v=ErVKHFG70Bs

 

 

Kaynaklar:

Gültekin Yıldız, Neferin Adı Yok, İstanbul , 2009.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?