banner15

Bir başka milli yemin-Misak-ı İktisadi

Geçen hafta İzmir’de gerçekleşen 5.İzmir İktisat Kongresinin ilki 1923 yılında henüz Lozan Barış Antlaşması imzalanmadan gerçekleştirilmişti. Misak-ı İktisadi kararları bu kongrede alınmıştı.

Bir başka milli yemin-Misak-ı İktisadi

Dünya Bülteni / Tarih Dosyası 

Geçen hafta İzmir’de gerçekleşen 5.İzmir İktisat Kongresinin ilki 1923 yılında henüz Lozan Barış Antlaşması imzalanmadan gerçekleştirilmişti. On yılı aşkın bir süre boyunca Trablusgarp,Balkan Savaşları,I.Dünya Savaşında birçok cephede savaş zorunda kalmış olan Osmanlı devleti siyasi,askeri zorlukların dışında ekonomik manada da büyük zorluklar içerisine girmişti

Savaşın getirdiği ekonomik yıkımın haricinde yüzyıllardır birçok Avrupa devletine zorunlu olarak verilmiş olan kapitülasyonlar da ülke ekonomisinin gelişimini engelleyen bir faktördü.Milli Mücadelenin başarıyla sonuçlanmasının ardından Lozan’a giden TBMM heyetinin taviz vermeyeceği konulardan biri kapitülasyonlardı. Yeni Türkiye’nin kurucuları ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlığın bir parçası olduğunun farkındaydılar. Bu sebeple kapitülasyonların kaldırılması Türk heyetinin kırmızı çizgilerinden oldu. Konferansta itilaf devletleri kapitülasyonların kaldırılması halinde Türkiye’nin ekonomik kalkınması için “ tek bir Amerikan doları,tek bir İngiliz şilini” verilmeyeceğini açıkça ifade ediyorlardı. Hatta daha da ileri giderek kapitülasyonların kaldırılmasında ısrar edilirse Avrupalı iş adamlarının ülkeden ayrılabileceği ve yabancı sermayenin ülkeye girmeyeceğini tehdidinde bulunacaklardı.

 Kasım ayında toplanan konferans görüşmeleri Şubat ayında kesintiye uğradı. Konferansın kesintiye uğramasının sebeplerinden biri de itilaf devletlerinin kapitülasyonların kaldırılmasını kabul etmemeleriydi.

Lozan antlaşmasının kesintiye uğramasından yaklaşık iki hafta sonra - 17 Şubat-4 Mart 1923- Avrupalı devletlere ekonomik bağımsızlık arzusunun da bir göstergesi olarak İzmir’de İktisat kongresi toplandı. Kurtuluş savaşının noktalandığı yerde İzmir’de toplanan kongreye toplumu oluşturan sınıflardan (  ziraat,sanayi,ticaret,işçi ) 1135 temsilci katıldı ve yeni Türkiye’nin nasıl bir ekonomi politikası izlemesi gerektiği üzerinde çalışmalar yapıldı.

 
  

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Mustafa Kemal iktisat kongresine verdiği önemi ifade etmek için onu Erzurum kongresiyle karşılaştıracak ve şöyle diyecekti:  

…” Efendiler, Hey’et-i aliyenizin bugün akdedmiş olduğu İktisat Kongresi çok mühimdir. Çok tarihidir. Nasıl ki Erzurum Kongresi felaket noktasına gelmiş olan bu milleti kurtarmak hususunda Misak-ı Millinin ve Teşkilat-ı Esasiye Kanununun ilk temel taşlarını tedarik hususunda amil olmuş, müessir olmuş müteşebbis olmuş ve bundan dolayı tarihimizde, tarih-i millimizde en kıymetli ve yüksek hatırayı ihraz etmiş ise, kongreniz dahi milletin ve memleketin hayat ve halas-ı hakikisini temine medar olacak düsturun temel taşlarını ve esaslarını ihraz edip ortaya koymak suretiyle tarihte büyük namı ve çok kıymetli bir hatırayı ihraz edecektir…”

İki hafta süren kongre sonucunda Türkiye’nin iktisadi bağımsızlığını amaçlayan Misak-ı İktisadi ( ekonomi andı) kararları alındı. Bu kararlar şunlardı :

Hammaddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulması ,
El işçiliğinden ve küçük imalattan süratle fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmelidir,

 Devlet yavaş yavaş iktisadi görüşleri de olan bir organ haline gelmeli ve özel sektörler tarafından kurulamayan teşebbüsler devletçe ele alınmalıdır.
Özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir Devlet Bankası kurulmalıdır.
 Dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması gerekir.
Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.
Sanayinin teşviki ve milli bankaların kurulması sağlanmalıdır.

Demiryolu inşaat programına bağlanmalıdır.
İş erbabına amele değil, işçi denmelidir.

Sendika hakkı tanınmalıdır gerekir.

 
1923 İzmir İktisat Kongresi pulları 

Nisan ayında tekrar başlayan Lozan görüşmelerinin sonucunda kaldırılan kapitülasyonlar Türkiye’nin uygulamak istediği bağımsız ekonomi için yeni bir fırsat verdi. Türkiye, İzmir İktisat Kongresinde aldığı kararları 1930 yılına kadar uygulamaya yönünde çaba sarf etti. Ancak bu konuda yeterli bir başarı sağlanamadı. Özellikle 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında Türkiye ekonomisi sarsıntıya uğradı. Bu gelişmelerin ardından Türkiye özel sektörden çok devletçiliğe dayalı bir ekonomik modele, karma ekonomiye geçiş yaptı.

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2018, 16:38
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48