banner15

Bu Japon askeri, II. Dünya Savaşı'nı 30 yıl daha sürdürmüştü

Onoda, Japonya’daki savaş sonrası hayatla ilgili haberlerin yalan olduğunu “biliyordu.” Onoda bu bağlamdaki düşüncesini, “Bir tek Japon hayatta kaldığı sürece Japonya’nın teslim olmayacağına içtenlikle inanmaktaydım. Aynı şekilde, yaşayan bir tek Japon kalmışsa, o zaman Japonya’nın teslim olmadığı anlaşılmıştır” diyerek anlatacaktı.

Bu Japon askeri, II. Dünya Savaşı'nı 30 yıl daha sürdürmüştü

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

 
  

6 Ağustos 1945’te Hiroşima’da atom bombası patladığında kentin dörtte üçü yok oldu, on binlerce kişi hayatını kaybetti.  Dört gün sonra Nagazaki de aynı felakete uğrayınca, 14 Ağustos’ta Japonya teslim oldu ve İkinci Dünya Savaşı fiilen sona erdi. Askerler ülkelerine geri dönmeye başladılar. Ama Pasifik’te, birbirinden uzak ve küçük adalarda, savaşın sona erdiğini bilmeyen Japon askerlerinden bir kısmı savaşa devam ettiler. Bunlardan biri de, 1944’te 23 yaşında bir teğmen olarak Filipinlerin başkenti Manila’nın 75 mil güneyindeki Lubang Adası’na gönderilen Hiroo Onoda’ydı.

 
  
 
  

Hiroo Onoda, 19 Mart 1922 ‘de Japonya’da doğmuştu. 17 yaşındayken, Çin Tajima Yoko Ticaret Şirketi için çalışmaya başlamış,  20 yaşına geldiğinde, Japon İmparatorluk Ordusu’na alınmıştı. Onoda, burada, “Nakano Okulu” komando sınıfı “Futamata” da bir istihbarat subayı olarak eğitilmiş ve 26 Aralık 1944 günü, Amerikan mevzilerine sızıp sabotajlar düzenlemek üzere Filipinler’in Lubang Adası’na gönderilmişti. Komutanı Onoda’yı görevlendirirken: “Kesinlikle intihar etmeyeceksin. Belki üç yıl sonra, belki de beş yıl sonra olacak, ama ne olursa olsun, seni almaya geleceğiz. O zamana dek, yalnızca bir tek askerin kalsa bile, ona komuta etmeye devam et.” Demiş yani hiçbir şart altında teslim olmaması ve yeni bir emre kadar başının çaresine bakmasını emretmişti.  

 
  
 
  

Teğmen Onoda da bunu yaptı. Savaş sonra erdikten sonra 30 yıl daha çarpıştı. Bu süre boyunca zaman zaman savaşın bitmiş olabileceğine ilişkin işaret ve bilgilere rastlamış, adalara Japonya’nın teslim olduğunu bildiren kâğıtlar atılmıştı. Bunların altında Japon Genelkurmay Başkanı’nın imzası da vardı. Ancak her defasında bunun bir Amerikan propagandası olduğunu düşündüğü için direnmeyi sürdürmüştü.

 
  

Çünkü “Bir Japon olarak Onoda bir takım varsayım ve inançlara sahipti. Onoda’nın, “Teslim Olmak Yok: Otuz Yıllık Mücadelem” adlı kitabında anlattığı gibi, Japonlar, Japonya’nın “tanrılar ülkesi” olduğu için yenilemeyeceğine inanmaktaydılar. Onoda “100 milyon canımız onura feda olsun!” sloganı kulaklarında çınlayarak askerlik görevine gitmişti. Bunun anlamı, Japonların asla teslim olmayacakları ve son kadın veya çocuğun ölümüne dek mücadeleyi sürdürecekleriydi. Bu inançla aşılanan Onoda, Japonya’daki savaş sonrası hayatla ilgili haberlerin yalan olduğunu “biliyordu.” Onoda bu bağlamdaki düşüncesini, “Bir tek Japon hayatta kaldığı sürece Japonya’nın teslim olmayacağına içtenlikle inanmaktaydım. Aynı şekilde, yaşayan bir tek Japon kalmışsa, o zaman Japonya’nın teslim olmadığı anlaşılmıştır” diyerek anlatacaktı. Onoda ve arkadaşlarını ikna etmeyi amaçlayan broşürler uçaklardan adaya atılıyordu.  “Kayıp” askerleri kurtarmaya çalışan Japon arama ekipleri adadan ayrılırken Japonca gazeteleri ormanda bırakıyorlardı. Gazetelerle broşürlerde Japonya’nın değişmiş askeri durumu ve uluslararası ilişkileri hakkında bilgiler bulunuyordu.

 
  

Gerçeği öğrendikten sonra, Onoda yaptıkları bu durum hakkında, “Amerikalıların bizi aldatmak için özgün Japonca gazete haberlerini değiştirmekte olduklarını, bizimse bu aldatmacaların foyasını çıkardığımızı sanıyorduk” diyecekti. 1959’a kadar Onoda ve yanında sağ kalan tek asker arkadaşı, Kozuka, bu hayal ürünü dünya düzenini tamamıyla benimsemişlerdi. Onoda, bu durumu şöyle anlatacaktı: “O zamana kadar öylesine çok sabit fikrimiz oldu ki, bu fikirlere uymayan hiçbir şeyi anlayamıyorduk. Düşüncelerimize uymayan herhangi bir şeye rastladığımızda, hemen istediğimiz anlamı taşıyacağı şekilde yorumluyorduk.”

 

 
  
 
  

 

İşte bu şartlar ve zihin dünyasında Onoda savaşını sürdürüyor, giderek azalan cephanesini korumaya çalışıyordu. Adada ilk yıllara, öteki Japon gerillaları ile görüşmekteydi. Ama bunlar da birer ikişer ya teslim olmuş ya da ölmüşlerdi. Sonunda Onoda, tek başına kalmış ve ortaya da çıkmayınca Aralık 1959’da resmi makamlarca ölü olarak ilan edilmişti.

 
  

Bu durumdan habersiz olan Teğmen Onoda, yerinin bulunmaması için sık sık mağara değiştirmiş,  Amerikalılarla işbirliği içinde olduklarını düşündüğü yerel halk ve polisle çatışmış, hayvanları çalıp, ekinleri ateşe vermişti. Adada bulunduğu süre boyunca 30’dan fazla insanı öldüren, 100’den fazlasını da yaralayan Onoda’yı ne Amerikalı askerler, ne Filipinli polisler, ne adadaki yerlilerinin düşmanlığı ne de Japonların defalarca gelen arama ekipleri yolundan döndürememişti.

Böylece yıllar geçti ve 1974’te, adaya ayak basışından tam 30 yıl sonra Lubang’a bir Japon öğrencisi geldi. Norio Suzuki adlı bu öğrenci Filipinler, Malezya, Singapur, Myanmar, Nepal ve bölgedeki diğer ülkelere seyahat etmek üzere ülkesinden ayrılmıştı. Gazetelerden kayıp askerler hakkında pek çok haber okumuş olan Norio Suzuki, Hiro Onoda’yı karşısında görünce onu Japonya’ya geri götürmek istedi.

 

 
  

Ancak Onoda silahını bırakma emrini ancak komutanı, Binbaşı Yoşimi Taniguchi’den alacağını söyleyerek bütün ısrarlarına rağmen gelmeyi reddetti. Bunu üzerine Japonya’ya dönen Norio Suzuki, artık kitapçılıkla uğraşan eski Binbaşı’yı bularak Filipinlere getirdi. Karşısında 30 sene önceki komutanını gören Onoda, nihayet ikna olmuş ve onun emriyle, çalışır durumdaki Arisaka Type 99 marka tüfeğini, tüm cephanesi, üniforması ve kılıcıyla beraber eski Binbaşı Taniguchi’ye teslim ederek 10 Mart 1974’te II. Dünya Savaşı’nı sona erdirmişti.

 
  

1974’ün ilkbaharında Hiro Onoda, Filipinler’in Lubang adasındaki ormandan çıktığında, dünyaca meşhur olmuş, Filipin Devlet Başkanı Ferdinand Marcos, Lubang Adası’nda kaldığı süre boyunca işlediği suçları affetmişti. Japonya’ ya dönen Hiro Onoda ve bir kahraman gibi karşılanmıştı. Daha sonra Brezilya’ya taşınınan Onoda, Mayıs 1996’da, bir kez daha o 30 yıl boyunca sakladığı adayı görmek için Filipinler gitmişti.

 
  

Kaynaklar:

 

Hiroo Worship." Time 25 March 1974., “Old Soldiers Never Die.” Newsweek 25 March 1974., Hiroo Onoda, No Surrender: My Thirty-Year War. Trans. Charles S. Terry. New York: Kodansha International Ltd., 1974. “Where It Is Still 1945.” Newsweek 6 Nov. 1972. Milliyet Gazetesi, 11 Mart 1974

Güncelleme Tarihi: 08 Ağustos 2013, 02:25
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35