Çanakkale'den Kurtuluş Savaşına bir Kahraman: Selahaddin Adil Bey

Binlerce askerini şehit veya yaralı veren Selahaddin Adil Beyin bu sefer ki görevi kendi elleriyle Çanakkale"yi düşmana teslim etmekti. Bunu yapmak zorundaydı. Ancak kader ona başka teslimler de yaşattı. Kurtuluş savaşı sonrasında İstanbul’u teslim alma görevi Selahaddin Adil Paşa’ya verildi. Yaklaşık bir yıl sonra 6 Ekim 1923 günü İstanbul’daki işgal kuvvetlerini gönderen de yine Selahaddin Adil Paşa’ydı.

Çanakkale'den Kurtuluş Savaşına bir Kahraman: Selahaddin Adil Bey

Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Sayısız kahramanın destansı mücadelesi olarak tarihe geçen Çanakkale zaferinin kahramanlarını Mehmet Akif Çanakkale Mahşeri adlı şiirinde şöyle tasvir etmişti :

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! 

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. 

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... 

Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. 

Mehmet Akif’in tabiriyle Bedrin arslanları çoktu. Bunlardan birkaçının dışında isimlerini bilmeyiz. Mesela Gelibolu yarımadasının ucunda Seddülbahir’e yapılan çıkarmayı karşılayan 26.Alay 3.Tabur Komutanı Mahmut Sabri Bey bilinmez, ya da Arıburnu’nda müttefik çıkarmasını karşılayan 27.Alay 2.Alay 2.Tabur 4.Bölük Komutanı Yüzbaşı Faik Bey,takım komutanları Muhrarrem,Hayreddin ve canını vatan uğruna veren 240 fedai. Çanakkale Cephesinde büyük kahramanlık gösterenlerden ve ismi pek az gündeme gelen ve neredeyse unutulmaya yüz tutanlardan biri de Selahaddin Adil Paşa’dır. Selahaddin Adil Paşa Osmanlı devletinin yıkılış yıllarından Kurtuluş savaşının sonuna kadar bir cepheden diğerine -1912 Osmanlı İtalyan Harbi (Trablusgarb Savaşı), 1912-1913 Balkan Savaşı, 1914-1918 1.Dünya Savaşı, 1919-1922 İstiklal Savaşı- koşturmuştu.

Selahaddin Adil Bey Çanakkale cephesinde hem deniz muharebelerinde hem de kara muharebelerinde birçok noktada mücadele etti. Deniz muharebelerinde Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı olarak görev yaptı. Kara savaşlarının başlamasından sonra ise Mayıs ayından itibaren 12.Tümen komutanı olarak görev yaptı. Temmuz ayına kadar Seddülbahir’de mücadele etmiş düşmanın karşısında büyük bir direniş göstermişti. Komuta ettiği 12.Tümen daha sonra Anafartalar Grup komutanlığı emri altında düşmanı karşıladı ve  birinci Anafartalar muharebesinde kendisinden üstün düşmanı mağlup etti. Eylül ayında ise 13.Tümen komutanlığına tayin olan Adil Bey bu tümen ile yeniden Seddülbahir’de görev yaptı.

Selahaddin Adil Bey Çanakkale muharebelerindeki mücadeleyi sonraları hatıratında yazdı. Bu hatırattaki dikkat çekici noktalardan biri  olan minarelerin boyanmasını Selahaddin Adil Bey:  Anadolu’ya ateş eden “Queen Elizabeth” her seferinde iki topla ateş ediyordu. Bu mermiler ekseriya denize düşüyor ve bazen siper üzerine ve bazen biri öne biri arkasına düşüyordu. Mütarekede “Queen Elizabeth” kaptanıyla görüştüm. Bu geminin layıkıyla ateş etmediğini söyledim. Sebep olarak; “18 Mart’ta Boğaz'a girdiğim zaman bir takım beyaz minareleri esas noktası almıştım. Daha sonra bunlar göremedim” dedi. Minareleri yıkmamıştık. Yalnız üzerine siyah boya ile bir takım çaprazlar yaptı idik. Bu küçük tedbir “Queen Elizabeth”in ateşini layıkıyla tanzime mani oldu. Şu tertibat en ufak tedbirlerin bile harpte önemli başarılar temin edeceğine güzel bir örnektir.

Çanakkale cephesinin hemen hemen her köşesinde düşmanla savaşan Selahaddin Adil Bey daha sonra Doğu cephesinde görevlendirildi ve 2 yıl boyunca bu cephede mücadele etti. Savaşın son senesi olan 1918’de ise Selahaddin Adil Bey tekrar Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığına tayin oldu. Binlerce askerini şehit veya yaralı veren Selahaddin Adil Beyin bu sefer ki görevi belki de en zoruydu. Çünkü Osmanlı devleti I.Dünya savaşından mağlup çıkmış ve 30 Ekim 1918 tarihi itibariyle bir teslim antlaşması olan Mondros Ateşkes antlaşmasını imzalamıştı. Bunun bir neticesi olarak Selahaddin Adil bey Çanakkale’yi kendi elleriyle düşmana teslim etmek zorunda kalacaktı.

 Selahaddin Adil Bey sonrasında İstanbul’a döndü ve kısa bir süre sonra da Anadolu’daki Milli Mücadele hareketine katıldı. 1920’de Fransız işgal bölgesinde Kuvay-ı Milliye birliklerini yapılandırmak görevi ile Adana Cephesi komutanlığına atandı. 1921’de ise Batı Cephesinde 2.Kolordu Komutanı olarak Sakarya Meydan Muharebesine katıldı. Bu savaştaki başarısından dolayı Mirlivalığa-paşalığa yükseltildi. Kurtuluş savaşının başarıyla nihayetlenmesi sonrasında Mudanya Ateşkes antlaşması imzalandı ve İstanbul’u teslim alma görevi Selahaddin Adil Paşa’ya verildi. Yaklaşık bir yıl sonra 6 Ekim 1923 günü İstanbul’daki işgal kuvvetlerinin gönderen de yine Selahaddin Adil Paşa’ydı.

 

Kaynaklar:

Muzaffer Albayrak, Kaderinde Çanakkale Yazan Komutan Selahaddin Adil Bey

Çanakkale Cephesinden Mektuplar - Hatıralar, Yazan: Selahattin Adil Paşa

 

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2018, 19:52
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
Arif Suavi Okay
Arif Suavi Okay - 2 yıl Önce

Biyografide eksik var. Selahaddin Adil Paşa Fransızlarla NUR dağlarında ciddi bir savaşa girmiştir.

Sefa Demirel
Sefa Demirel - 4 hafta Önce

Gerçekte ve resimde görüldüğü üzere düşman işgali 6 Ekim 1923'de değil, 2 Ekim 1923'de sonlanmıştır.
Bu düşman işgalinin tek bir mermi dahi atılmadan sonlanması bir muallakta kalmıştır. Daha araştırmalarımın çok başındayım yaşım gereği ama şimdiye kadar öğrendiklerim sanırım bu işgalin sona erme tarihi ile Lozan Antlaşmasının bir alakası olduğunu okudum ve inanmıyor da değilim.

banner39