Dünden bugüne Suriye Kürtleri

Suriye Kürtleri, özelikle Şam ve Halep civarında, Hatay’ın güneyinde Cebel-i Ekrad ( Kürt Dağı),Afrin bölgesinde yaşadılar. Sonraki dönemde Kürt nüfusunun yoğunlaştığı yerlerden biri de Suriye’nin Kuzeydoğu sınırı bölgesindeki Cezire oldu.

Dünden bugüne Suriye Kürtleri

Dünya Bülteni - Tarih Dosyası

Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de bölünmüş olarak yaşayan 25-30 milyon civarındaki Kürt nüfus arasında en az dikkat çeken kısmı Suriye Kürtleridir. Suriye’de yaşayan en büyük etnik azınlık grubunu oluşturan Kürtlerin nüfusu 1,5-2 milyon civarındadır. Suriye nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan Suriye Kürtlerinin tarihi ise yaklaşık bin yıl öncesine dayanmaktadır. Şam ve Halep şehirleri başta olmak üzere Suriye’de yaşayan Kürtlerin önemli bir kısmı Haçlı seferlerine karşı mücadele etmek için gelenlerdi. Sonraki dönemlerde bazı önemli Müslüman Kürt alimlerinin bölgeye yerleşmesiyle Şam ve Halep’teki Kürt nüfusu sürekli bir şekilde arttı. Özellikle Selahaddin Eyyubi döneminden itibaren Şam’da önemli bir Kürt mevcudiyeti oluştu. Bu tarihlerden itibaren Kürtler  Şam’ı vatanları ile karşılaştıracak kadar çok benimsemişlerdi. Hatta Kürtlerin Şam hayranlığı şöyle bir deyişe de konu olmuştu. ‘Şam’da hayat tatlıdır; fakat vatan daha tatlıdır” 

Eyyubiler ve Memlükler döneminde Şam’ın ve Halep’in yönetiminde görev alan Kürtler  yaklaşık 400 yıl Ortadoğu coğrafyasına hakim olan Osmanlı devleti döneminde varlığını devam ettirdi. 19.yy’da Osmanlı yönetimi tarafından Anadolu ve Irak’tan  bölgeye yerleştirilen Kürt aşiretleri ile bölgede yaşayan Kürtlerin nüfusu daha da arttı. Bu dönemde Suriye Kürtleri, özelikle Şam ve Halep civarında, Hatay’ın güneyinde Cebel-i Ekrad ( Kürt Dağı),Afrin bölgesinde yaşadılar. Sonraki dönemde Kürt nüfusunun yoğunlaştığı yerlerden biri de Suriye’nin Kuzeydoğu sınırı bölgesindeki Cezire oldu. 

Osmanlı Devletinin I.Dünya savaşından yenik çıkması ile bölge haritası yeniden çizilince  Suriye toprakları Fransız işgali altına girdi. Böylece bölgede yaşayan Kürtler Osmanlı’dan ayrılmış oldu. Lozan antlaşması ile Türkiye Suriye sınırı kesinleşince Türkiye’nin Güneydoğusunda yaşayan Kürtler ile Suriye tarafında yaşayan Kürtlerin arasına sınır çizilmiş oldu. 

 
  

Şeyh Sait isyanı sonrası Suriye’ye göç 

Türkiye’nin bağımsızlığını kazanmasından iki sene sonra Türkiye’nin doğusunda yaşanan Şeyh Sait isyanı hem Türkiye için hem de Suriye için yeni bir dönemi başlatıyordu. İsyana karışan Milli ve Miran aşireti liderleri Türkiye’yi terk ederek Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan Cezire bölgesine yerleşti.1927 yılında hükümetin uygulamaya koyduğu  Şark Islahat planı çerçevesinde ise 20-25 bin kadar Türkiye Kürdü Cezire bölgesine göç etmek zorunda kaldı. Böylece Suriye’nin kuzeydoğu sınırlarında bulunan Cezire bölgesi Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir bölge haline geldi. 

1920’li yıllar aynı zamanda Kürt milliyetçiliğinin güçlenmeye başladığı dönemlerdi. 1927 yılında Beyrut’ta kurulan Hoybun Cemiyeti Cezire, Şam ve Halep gibi merkezlerdeki milliyetçileri  bir araya getirdi. Hoybun Cemiyeti kurucularının arasında eski Kürdistan Teali Cemiyetinin üyeleri, Şeyh Sait’in çocukları, Botan emiri Bedirhan Bey’in torunları ve Cemilpaşazadeler gibi önemli Kürt ailelerinden isimler vardı. Birleşik bağımsız bir Kürt devleti kurmayı hedefleyen Hoybun Cemiyeti 1927 ile 1930 yılları arasında Ağrı da çıkan isyanlarda da etkili oldu.

Fransa’nın Suriye politikası 

Fransa ise Suriye’ye hakim olabilmek için böl ve yönet şeklinde politika izlemeye başlamıştı. Bu durum etnik ve dini yapıları karşı karşıya getirmekte ve birbirine kışkırtmaktaydı. Fransa öncelikle Lübnan'ı Suriye’den ayırdı ve Beyrut başkent olmak üzere Lübnan devletini kurdu. Lübnan’ın dışında kalan Suriye topraklarında ise Şam ve Halep merkezli iki devlet kuran Fransızlar ayrıca birer Nusayri ( Arap Alevisi ) ve Dürzi devleti kurdu. Bu tarz bir idari yapılanma gerçekleştiren Fransa daha sonra bu devletleri Suriye Federasyonu olarak tek devlet haline getirildi. 1925 yılında ise devletin ismi Suriye devleti olarak belirlendi. 1928 yılında oluşturulan Suriye Kurucu meclisinde bulunan beş Kürt milletvekili ise 1929 yılında Kürtlerin yaşadığı bölgelerde idari özerklik talebinde bulundu. Ancak Fransızlar Kürtlerin Aleviler ve Dürziler gibi dinsel bir azınlık oluşturmadıklarını ve belirli bir coğrafyada yoğunlaşmadıkları gerekçesiyle bu talebi reddettiler. 

Suriye Kürtlerinin özerklik talebi 

Fransa’nın Suriye’de uyguladığı etnik ayrımcılık üzerinden kışkırt-düşman et sonra yönet politikası 1930’lu yıllarda Suriye’yi tam bir kargaşaya sürüklemişti. Cezire bölgesi de  yaşanan kargaşadan etkilenen bölgelerdendi. Bu bölge Arap,Kürt ve Hristiyanların yaşadığı bir bölgeydi. Cezire’nin kazaları olan Dicle ve Kamışlıda Kürtlerin oranı yüzde 70’lerde bulunurken, Haseka’da Arapların oranı yüzde 60 civarındaydı. Buna karşın kent nüfusunun yaklaşık yüzde 70’i Hristiyanlardan oluşmaktaydı. Cezire bölgesinde Araplar ile Hristiyanlar arasında yaşanan çatışmalarda Kürtlerin çok büyük bir kısmı Arapların yanında yer aldı. 1938 yılında bölgedeki Kürtler, Fransa yüksek komiserliğine başvurarak özerklik talebinde bulundular. Fransa ise bölgede yaşanan gerginliği sona erdirmek için bölgede özel bir yönetim oluşturacağını açıklayarak karışıklıkları sonlandırdı. Fransa karışıklığın sona ermesinden sonra bölgeyi doğrudan yönetmeye başladı. Bu durum bölgedeki Kürtlerin yerel yönetimlerden dışlanmasını beraberinde getirdi. 

II.Dünya savaşının sona ermesinden ardından Suriye  bağımsızlığına kavuşunca bölgede yaşayan Kürtler yeni hükümeti desteklediler. Arap milliyetçiliğinin zirve yaptığı, Mısırla birlikte Birleşik Arap Cumhuriyetinin kurulduğu günlere kadar Suriye Kürtleri hükümetin yanında yer aldı. Ancak Arap milliyetçiliğinin güçlenişi ve yeni dönemde Kürtçe yayınların resmen yasaklanması yönetim ile Kürtlerin ilişkisinin kopmasına sebep oldu. Kısa süreli Birleşik Arap Cumhuriyetinin sona ermesinin ardından Suriye Cumhuriyeti döneminde de Kürtlerin durumu kötüye gitmeye başladı.

 

Vatandaşlıktan çıkarılan Kürtler 

1954 ile 1961 yılları arasında çevre ülkelerden Cezire bölgesine önemli bir Kürt göçü yaşanmıştı. Göçün sonucunda bölge nüfusu 240 binden 340 bine çıkmıştı. Bunun üzerine Suriye Cumhuriyeti hükümeti Cezire’de bir nüfus sayımı yapılmasını kararlaştırdı. Nüfus sayımından amaç bölgeye sonradan gelenleri tespit etmekti. Sayımda 1954 yılından önce bölgede yaşadığını kanıtlayamayan yaklaşık 200 bin Kürt kısa süre içinde yabancı statüsüne getirildi ve vatandaşlık hakları ellerinden alındı. 

1963 yılında Suriye’de iktidara el koyan Baas Partisi döneminde de Suriye Kürtlerinin durumu kötüleşti. Baas rejimi Cezire bölgesinde yaşayan Kürtleri dışlama siyaseti güderken aynı zamanda onları potansiyel tehdit olarak değerlendiriyordu. Baas Hükümeti çok geçmeden bölgede yaşayan Kürtlerin Suriye içinde dağıtılması, buna karşılık bölgeleye Arapların yerleştirilmesi yönünde bir politika belirledi. Böylece Suriye’nin kuzey sınırında bir Arap kuşağı oluşturulacaktı. Ancak bu plan tam olarak işletilemedi. Plana yönelik bölgede yaşanan direniş üzerine hükümet bu konuda geri adım attı. Buna karşın Kürtlerin yaşam şartları her geçen gün ağırlaştı, hakları geriye gitti. Kürtçe yayınlar ve Kürtçenin konuşulması yasaklandı. Bölgedeki yer isimleri Arapça isimlerle değiştirildi. Vatandaşlıktan çıkarılarak yabancı statüsüne getirilen Kürtler ise temel vatandaşlık haklarından bile yoksun bırakıldı. Baas rejiminin Kürtlere yönelik bu politikaları günümüze kadar devam etti.

 

Kaynaklar :

Harriet Montgomery, Suriye Kürtleri/ İnkar Edilen Halk 

Wadie Jwaideh, Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi        

Mustafa Dağ, 2000`e kadar Suriye Kürtleri

 

Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2018, 11:09
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
- 8 yıl Önce

bölgedeki Kürtler birlik yolunda ilerleyecek görünüyor.Türkiye de politikasını gözden geçirmeli.

Mehmet
Mehmet - 8 yıl Önce

Tarih dosyası denmiş ama tatmin edici hiçbir bilgi yok. Biraz daha çalışın Dünyabülteni ne bu böyle bir iki kaynaktan alınmış bilgi derlemesi olmuş sadece.

kaniwarhan
kaniwarhan - 8 yıl Önce

Suriye ile ilgili çoğu doğru/acı bilgiler var ama daha ayrıntlı bir çalışma olmasını isterdim. Gerçi buna da şükür(!) demek istiyorum. Eleştireceğim diğer nokta da başta verilen tahmini Kürt nüfusunun sayımı, neredeyse Türkiye'de bu kadar Kürt var zaten..

Mustafa
Mustafa - 8 yıl Önce

KONDA Araştırma Şirketi'nin 'Biz kimiz' araştırmasına göre, nüfusun yüzde 78'i Türk, yüzde 18'i Kürt ve Zaza'lardan oluşuyor.Tüm Türkiye nüfusu içinde Türkler yüzde 73,6 ile 53 milyon 377 bin, Kürtler ve Zazalar yüzde 18,3 ile 13 milyon 261 bin, diğer etnik grupların toplamı ise yüzde 8,2 ile 5 milyon 915 bin. Türk-Kürt arasında akrabalık ilişkisi olanlar da 3 milyon 500 bin dolayında.

Cemal
Cemal - 7 yıl Önce

Suriyede yaşayan Türklerin sayısı hakkında bilgi verilmemiş, Suriyede önemli bir sayıda Türkmen varlığı mevcut isede medya bu gewrçeği gizliyor,tıpkı Irakda olduğu gibi.

banner39