banner39

Ermeni bir mimarın İstanbul'a hediyesi: Ortaköy Camii-FOTO

Klasik Osmanlı üslubunun özellikleriyle Batı mimarisini birleştirerek yeni bir sentezin öncülüğünü yapan bu ailenin yetiştirdiği en verimli mimarlardan biri olan Nigoğos Balyan, kısa süren ömründe, sanat bakımından değerli ve önemli eserlere imza attı.

Olaylar 06.06.2014, 01:41 06.06.2014, 01:41
Ermeni bir mimarın İstanbul'a hediyesi: Ortaköy Camii-FOTO

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, Kuveyt Türk sponsorluğunda 2011’de restorasyonuna başladığı “Ortaköy Camii”, üç yıl süren geniş kapsamlı ve titiz bir çalışmanın ardından 6 Haziran 2014’te (bugün) yeniden ibadete açılacak. Osmanlı döneminde 1862, 1866 onarımlarının ardından, 1894 depreminde zarar gören ve ancak 1909’da Evkaf Nezareti tarafından, minareleriyle çeşitli bölümleri tamir edilebilen camii, 1960 yılına gelindiğinde yapıda çatlakların oluşması ve göçmek üzere olduğunun anlaşılması sebebiyle, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün başlattığı çalışmayla temelinden kubbesine kadar sağlamlaştırılarak takviye edildi.

1984’te büyük bir yangın geçiren ve kısmen harap olan Ortaköy Camii, bir kez daha tamir için ibadete kapatıldı. Zaman içinde geçirdiği restorasyonlarla özgün parçaları değişmiş olsa da 19.yüzyıldan günümüze ulaşan bu yapı, İstanbul’un önemli ve değerli bir mimari eseri olarak boğaz manzarasının ana öğelerinden biri konumunda. “Batılı ressam ve fotoğrafçıların sevdikleri konulardan biri olan Ortaköy Camii’nin, padişahlık döneminde, Cuma selamlığında rıhtıma yanaşmış saltanat kayığı ve tören kıtalarıyla resimleri çekilmiş, sonraları da yanına yanaşmış yelkenler ve Karadeniz takaları ile” görünen birçok resmi mevcut.

 

Klasik Osmanlı mimarisi dışında barok tarzının ve bezeme sanatının özelliklerini taşıyan camiinin, Türkiye Diyanet Vakfı öncülüğünde Küba’nın başkenti Havana’da bir benzerinin yapılması için çalışmalara başlandığı basına yansıdı. Bu çerçevede Küba Din İşleri İdaresi’yle görüşen ve inşaat için yetkililerin nihai kararını bekleyen vakıf yöneticileri, yaklaşık üç bin beş yüz Müslüman’ın yaşadığı ülkede bir camii inşası için harekete geçti. Nisan 2014’te TDV Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Tutkun: “Eski Havana olarak adlandırılan bölgede barok mimarisi eserler ağırlıkta. İstanbul Beşiktaş’taki Ortaköy Camii de barok mimarisinin en güzel örneklerinden. Eski Havana bölgesinin mimarisine uyabilecek yapısı var. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün uhdesindeki bu camiinin rölövelerini çıkarttırıyoruz. Camiinin inşaatını bir sene içinde de tamamlamayı planlıyoruz.” Açıklamasını yaptı.

 

 “Büyük Mecidiye Camii” olarak da bilinen yapının bunduğu yerde daha önce Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın damadı Mahmud Ağa’nın yaptırdığı bir mescid vardı. 1721’de yapılmış olan mescid, Patrona Halil Ayaklanması’nda onun ölümünden sonra yıkıldıysa da bu defa Mahmud Ağa’nın damadı Kethüda Devattar Mehmed Ağa tarafından yenilenerek kayıtlara “Mehmed Kethüda Cami-i Şerifi” olarak geçti. Bugünkü camii ise Boğaziçi’nin ve Ortaköy’ün güzelleşmesine ve imarına önem veren Sultan Abdülmecid’in isteği üzerine 1853-1854 yılları arasında Mimar Nigoğos Balyan(d.1826-ö.1858), tarafından inşa edildi.

Mimar Nigoğos Balyan, 19. Yüzyıl Osmanlı mimarisine ve İstanbul’a, inşa ettikleri saray, camii, kilise, köşk, kışla, mektep gibi eserler ile damga vurarak, dört kuşak boyunca “Hassa Mimarı” olarak hizmet veren Ermeni “Balyan Ailesi”nin bir üyesi idi. Klasik Osmanlı üslubunun özellikleriyle Batı mimarisini birleştirerek yeni bir sentezin öncülüğünü yapan bu ailenin yetiştirdiği en verimli mimarlardan biri olan Nigoğos Balyan, kısa süren ömründe, sanat bakımından değerli ve önemli eserlere imza attı.

Bunlar arasında ismiyle özdeşleşen Ortaköy Camii bir yana konulacak olursa; “Dolmabahçe Sarayı’nın resmi kabul dairesi ve iki merasim kapısı(Bu sarayın inşaatında babası Karabet Amira Balyan ile birlikte çalışmıştı.) Mecidiye Kasrı, Göksü Kasrı, Tophane Saat Kulesi, Dolmabahçe Saat Kulesi, Ihlamur Kasrı gibi eserler de yer almakta. Modern ve geç dönem Osmanlı mimarisinin sembollerinden biri olan camii, 19 yy. sultan camilerinin tümünde olduğu gibi. İki bölümden asıl ibadet mekanı olan harim bölümü ile girişin önünde yer alan hünkar kasrından oluşmakta. Camii içerisini süsleyen “çeharyar-ı güzin” levhaları ve minberin üzerindeki kelime-i tevhid, bizzat Sultan Abdülmecid Han tarafından yazılmış ve onun imzasını taşımaktadır.

Kaynaklar:

Semavi Eyice, Ortaköy, İstanbul, 1991.

Filiz Gündüz, Ortaköy Camii, TDV. İslam Ansiklopedisi, c.33, İstanbul, 2007.

Reşad Ekrem Koçu, İstanbul Ansiklopedisi, c.4, İstanbul, 1960.

Afife Batur, Ortaköy Camii, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, c.6, İstanbul, 1994.

banner53
Yorumlar (1)
İsmail Doğu 7 yıl önce
osmanlının son dönemdeki mimar ocağının ve mimarların durumu bilinmediğinden, taşeron firmaların ortada kalmış mimarların ismini kullanarak ürettiği eserlerden haberimiz olmadan hakkında mimar olduğuna dair hiçbir kanıt olmayan nikos balyanı mimar yapar ve son dönem osmanlı eserlerini ona mal ederiz. ezber bilgileri araştırmak elzemdir.
28
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?