banner15

İlk İslam ordularının yapısı

İlk İslam ordularının teşkilatları, gelişme süreçleri ve savaş yöntemleri hakkında kapsayıcı bilgi.

İlk İslam ordularının yapısı

 

Zeynep Yücel-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz Medine’de İslam Devleti’ni kurarak, bu devletin hem başkanı hem de ordusunun komutanı olmuştu. Lakin Hz. Muhammed döneminde de, sonrasında ilk Halife Hz. Ebu Bekir döneminde de müslümanların teşekkül etmiş, düzenli bir ordusu yoktu. Savaş söz konusu olduğunda İslam adına cihad etmek için toplanılarak bir ordu meydana getirilirdi.

İslam tarihinde düzenli ilk ordu ikinci İslam Halifesi Hz. Ömer döneminde oluşturulmaya başlandı. Özellikle İran ve Mısır gibi önemli fetihler sonucunda, diğer alanlarda olduğu gibi askeri alanda da gelir gider dengelerinin kayıt altına alınması gerekiyordu. Artık askerler, bulundukları görevler, görev yerleri, aldıkları ücretler tespit edilip, yazılı olarak kaydediliyordu. Tüm bu işlemler kurulan “Divanu’l-Cund” teşkilatı tarafından yürütülüyordu.

ORDUGÂH ŞEHİRLER

Hz. Ömer fethedilen yerlerdeki askerlerin, fetihten sonra dönmeyip buralara yerleşmeleri için ordugah şehirler kurdurdu.

IV. Emevi Hükümdarı Mervan bin Muaviye’ye kadar askerler beraberlerinde seferlere ailelerini de götürdükleri için, ordugahların kurulduğu bölgeler bir süre sonra şehir haline geliyordu. Mısır’ın fethi sırasında ordugah olarak yerleşilen, ama daha sonra şehir olarak yapılaşan Fustat, bunun belirgin örneklerindendir.

Fethedilen yeni İslam topraklarına yerleşen bu askerlerin bir kısmı zamanla zenginleşip, askerlikten ayrılarak ticaret ve ziraatle uğraşmaya başladı. İlk Emevi hükümdarı Muaviye zamanında cihad düşüncesinin de körelmesiyle askeri disiplin azaldı. V. Emevi hükümdarı Abdulmelik bin Mervan döneminde yeni orduların kurulması ve askerliğin mecburi hale getirilmesiyle bu disiplin yeniden sağlandı.

ORDULARIN YAPISI

Neredeyse tamamını Arapların oluşturduğu ordu maaşlı (Muktezika) ve gönüllü (Muttavvıa) olarak iki kısma ayrılıyordu. Diğer ırklara mensup askerler Abbasiler zamanında orduya girmeye başlamıştı. Halife Mutasım devrinde Türklerden müteşekkil Etrak adında, piyade bir hassa ordusu da kurulmuştu.

İslam orduları piyade, süvari, okçu (Ramiye), mancınıkçı, neftçi ve taşçı sınıflarından oluşuyordu. Bir de küçük yaşlarda devşirilerek sarayda yetiştirilenlerden halifenin özel bir hassa ordusu vardı : Gılman.

Asker olabilmek için önce Divanu’l-Cund teşkilatına dilekçe ile başvurmak gerekiyordu. Müracaat eden kişi teşkilat tarafından din, sağlık, akıl, cesaret gibi yönlerden araştırılıp inceleniyor, yetkin bulunursa orduya girmeye hak kazanıyordu.

ASKERLERİN MAAŞLARI

Hulefa-i Raşidin devrinde askerlere günün standartlarına uygun, makul miktarda maaş veriliyordu. Bu durum Emeviler’de değişti. Muaviye’nin altmış bin kişilik ordusunun yıllık toplam maaşı altmış milyon dirhemdi. Bu da kişi başına yıllık bin dirheme tekabül eder. Abbasiler’de asker maaşları yeniden düşürüldü. Hatta devlet zenginleştikçe daha da düştü denilebilir. Halife Me’mun döneminde bir piyade aylık otuz, süvari ise kırk dirhem maaş alıyordu.

SAVAŞ USULLERİ

İslam orduları ilk dönemde saflar halinde dizilerek çarpışırdı. Sayı ve kuvvetçe büyüdükçe yeni yöntemler kullanılmaya başlandı. Bizans’ta olduğu gibi taburlar meydana getirildi. Savaş tekniklerinin gelişmesi en çok tercüme hareketlerinin çok yoğun olduğu Abbasiler zamanında oldu. Tercümeler sayesinde diğer milletlerin harp usulleri hakkında bilgi edinilerek, bunlardan faydalanıldı. Abbasiler askeri alanda çağın imkanlarından istifade etmeyi bilerek, orduyu son derece güçlendirmişti.

Zeynep Yücel
 

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2010, 18:38
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35