banner39

İngilizler, Çanakkale Savaşı'nda Şehzade Süleyman Paşa'nın türbesini bombalamış

“Rumeli Fatihi”in söz türbesi ise ölümünden tam 558 yıl sonra “Çanakkale Savaşı” sırasında acı bir şekilde gündeme geldi. İngilizlerin “Agamemnon Zırlısı”, 29 Mart 1915 günü hiçbir askeri amaçla kullanılmayan “Şehzade Süleyman Paşa Türbesi”ni hedef gözeterek bombaladı.

Olaylar 17.03.2014, 00:21 17.03.2014, 00:21
İngilizler, Çanakkale Savaşı'nda Şehzade Süleyman Paşa'nın türbesini bombalamış

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası 

Osmanlı tarihine “Rumeli Fatihi” olarak geçen ve Gelibolu yarımadasına çıkarak Avrupa topraklarında ilk fetih hareketlerini başlatan kişi, Orhan Bey’in büyük oğlu “Şehzade Süleyman Paşa”ydı. Bizans İmparatoru Kantakuzenos’un iç ve dış tehditlere karşı Orhan Bey ile ittifak yaparak askeri destek talep etmesi sonucu Şehzade Süleyman Paşa, defalarca kuvvetleriyle birlikte Rumeli’ye geçti ve bu seferler sırasında 1352’de Gelibolu’da birçok yeri ele geçirdi. Bunlardan biri de Bolayır’ın Çanakkele Boğazı’na bakan kesiminde bulunan ve de yardım karşılığında geçici olarak Osmanlılara tahsis edilen “Çimpe-Çimbi” Kalesiydi.

 

Osmanlılar, kısa sürede askeri bir üs haline dönüştürdükleri bu yerden bir daha çıkmadılar ve kaleyi ileride Trakya’ya kadar uzanacak fetihler bir köprübaşı yaptılar.  Kaleyi boşalttırmak için çabalayan İmparator’un 10.000 altınlık tazminat teklifini ise reddettiler. İlerleyen süreçte ise Osmanlılar, Süleyman Paşa’nın açtığı bu yoldan hareketle sistemli bir iskân politikası uygulayarak Gelibolu’ya yerleşmeye başladılar. Konar-göçer Türkmen aileler Anadolu’dan buraya taşındılar. Bundan sonra Bolayır merkezli gaza faaliyetlerini hızlandıran Süleyman Paşa da burada kendi adına cami, zâviye, imaret, kervansaray ve türbeden oluşan bir külliye yaptırdı. Kesin olmamakla birlikte genel görüşe göre 1357 yılında farklı şekillerde rivayet edilen bir kaza sonucu ölünce de babası Orhan Bey’in isteğiyle buraya gömüldü.

 

 “Rumeli Fatihi”in söz türbesi ise ölümünden tam 558 yıl sonra “Çanakkale Savaşı” sırasında acı bir şekilde gündeme geldi. İngilizlerin “Agamemnon Zırlısı”, 29 Mart 1915 günü hiçbir askeri amaçla kullanılmayan “Şehzade Süleyman Paşa Türbesi”ni hedef gözeterek bombaladı. İngiltere’nin, Uluslararası Hukuka, Lahey Sözleşmesi’ne ve savaş öncesinde Osmanlı Devleti ile karşılıklı olarak imzaladığı anlaşmaya aykırı olarak, taraflarca kutsal-mukaddes sayılan bir mekânı bombalaması, Osmanlı Devleti tarafından şiddetle protesto edildi.

 

 Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’nde BOA, HR. SYS, 2098/10 fon koduyla kayıtlı ve “Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri I” adlı yayınında yer alan bir belgeden anlaşıldığına göre Osmanlı Ordusu Başkumandanlık Vekaleti adına Friedrich V. Bronsart, Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği 20 Nisan 1915 tarihli bir yazıda: türbe olduğu işaretle belli olan bir mekana yapılan söz konusu bombardımanı “insanlık” ve “medeniyet” değerleriyle açıklamanın mümkün olmadığını belirterek bu hareketin İngilizlerin ne kadar sınır tanımaz ve güvenilmez olduğunu bir kez gözler önüne serdiğini ifade etti. Enver Paşa adına eleştirilerini sertleştiren Başkumandan Vekili, İngilizleri Sırplarla karşılaştırarak, Sırpların Balkan Savaşı sırasında Kosova’da bulunan Sultan I. Murad’ın Türbesi’ni korumasına karşın İngiliz donanma ve ordusunu onlardan kat kat “yabancı” ve “aşağılık” bir tıynette olmakla itham etti. Şehzade Süleyman Paşa’nın Osmanlı tarihinde oynadığı rol ve sembolik önemin bilinmesi sebebiyle türbesinin hedef gözetilerek bombalanmasının Dışişleri Bakanlığı tarafından da şiddetle protesto edilmesi” istenen yazıda bir Alman Generali’nin imzasının bulunması da dikkat çeken diğer bir husustu.

 Osmanlı Ordu-yı Hümâyûnu

 Başumandanlığı Vekâleti

Şube: 2

 Numara: 799

 Hulâsa:İngilizlerin bombardıman ettikleri Şehzâde Süleyman Paşa Türbesi hakkında

 Hariciye Nezâret-i Celîlesi’ne

 Ma‘rûz-ı çâker-i kemîneleridir

 İngilizlerin Agamemnon Zırhlısı tarafından 29 Mart 331’de icrâ edilen bombardımanla Bolayır karyesindeki Süleyman Pasa merhumun bir küçük mescid ittisâlinde bulunan türbe-i mübarekeleri tahrib edilmişdir. Âsâr-ı tahribâtın tedkîkinden mahall-i mübâreğin İngiliz zırhlısı tarafından hedef ittihâz edildiğine kanâat-ı kâmile hâsıl olmuşdur. Türbe-i serîfe hiçbir maksad-ı askerî için kullanılmadığı gibi oradaki karye de taht-ı işgalde olmadığı halde İngiltere Hükûmeti’nin de iştirâk ve ahkâmına vaz‘-ı imza eylediği Lahey Sulh Konferansı mukarrerâtına ve ayrıca Harb-i Umumî esnasında Hükûmet-i Osmaniyye ile İngiltere arasında akdedilen mukâvele ahkâmına nazaran ma‘âbid ve mukaddesât-ı dîniyenin masûniyeti icab ederken mukarrerât-ı mezkûreye tevfîkan üzerine işaret-i mahsusa vaz‘ edilmiş bir türbe-i şerîfenin hedef ittihâz edilmesi hükûmet nâmını taşıyan bir hey’et için şi‘âr-ı medeniyet ve insaniyetle te’lîf edilmek kâbil değildir. Buranın tahribi düşmanımızın ne derece mütecâviz ve gayr-ı mu‘temed olduğunu bir kere daha meydan-ı vuzûha çıkarmakdadır. Balkan Harbi’nde Sırp ordusunun Meşhed-i Hüdavendigâr’ı muhafaza etmesine mukabil düvel-i muazzama meyânında sayılan İngiltere Hükûmeti’nin bu haksız muamelesi, mütecâviz İngiliz donanma ve ordusunun Sırplılardan kat kat yabancı ve aşağı bir tıynette olduğunu isbat eylemekdedir. Türbe-i mübarekenin tarih-i âlem ve bütün Osmanlılarca olan derece-i ehemmiyeti âşikâr olmakla bu hûnhârâne muamelenin şiddetle protesto edilmesi menût-ı re’y-i hidîvâneleridir. Ol bâbda emr u fermân hazret-i veliyyü’l-emrindir.

 

Fî 7 Nisan sene 331 / 20 Nisan 1915

Başkumandan Vekili nâmına

 

 

 

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?