İsmet İnönü'nün Struma faciası 70 yılını doldurdu

İngilizlerle Almanlar'ın baskısı sonucu Romanya'dan kaçan Yahudileri Karadeniz'e geri döndüren İnönü hükümeti, 750'den fazla Yahudi'nin bir Rus torpiliyle denize gömülmesine sebep olmuştu

İsmet İnönü'nün Struma faciası 70 yılını doldurdu

Dünya Bülteni/ Tarih Servisi

70 yıl önce bugün Romanya'dan Filistin'e gitmek için yola çıkan Yahudileri taşıyan Struma gemisi İstanbul'da bir Rus denizaltısından atılan torpido ile batırılmış, 750'den fazla Yahudi Karadeniz'e gömülmüştü.

İkinci Dünya Savaşı'nda Almanya, Doğu Avrupa'nın tamamına hakim olmuş ve kendi ülkesindeki Yahudilere karşı uyguladığı sert politikaları burada da uygulamaya başlamıştı.

Almanya'nın  Romanya'yı işgal etmesi üzerine buradaki Yahudileri korku saldı. 12 Aralık 1941'de 769 zengin ve entelektüel Yahudi Struma adlı gemiye binerek Filistin'e gitmek üzere yola çıktı.

150 yolcu kapasiteli Panama bandıralı Struma gemisinde sadece bir tuvalet vardı ve daha önce hayvan taşımacılığında kulanılıyordu. Gemiyi işletenler gemideki ahırları kamaraya dönüştürmüş ve 769 yolcuyu doldurmuştu. Yocu başına 1000 dolar alan gemi sahipleri,  yolcuların geminin küçüklüğü hakkındaki itirazları üzerine açıklarda büyük bir geminin beklediğini, yolcuların o gemiye aktarılacağını söyleyerek onları kandırdı. Baskı altındaki Avrupa'dan kaçmaktan başka bir şey düşünmeyen yolcular çaresiz gemiye bindiler. Oysa günlerce önce Romanya'daki gazetelerde 'Struma: Yahudileri Filistin'e kaçıracak gemi' başlıklı ilanlar verilmiş, lüks gemilerin fotoğrafları kullanılmıştı.

Öte yandan geminin motoru da bozuktu ve seyir sırasında iki kez bozuldu.Motor ikinci defa arızalandığında gemi Türkiye karasularındaydı ve bir romörkörle Sarayburnu açıklarına çekildi. Geminin motoru tamir edilmek üzere çıkarıldı.

Struma Sarayburnu'nda demirliyken İstanbul'daki Yahudi cemaati harekete geçti ve gıda stoku bitmiş olan geminin yolcularına yardım etmek için girişimlerde bulundu. Türk Kızılayı bedelini Yahudi cemaatinden alarak yolculara üç öğün yemek vermeye başladı.

Bu arada Romanya'yı işgal etmiş bulunan Almanya'nın Türkiye Büyükelçiliği gemide salgın olduğunu Türk yetkililere bildirdi ve gemiden kimsenin karaya inmemesi için baskı yaptı. Filistin'de hakim güç olan İngiltere ise çok sayıda Yahudinin Filistin'e yerleştirmesinin sakıncalı olduğunu söyleyerek yolcuların yola devam etmesine izin vermeyeceğini açıkladı. İngiltere Ortadoğu devletleri ile ilişkilerinin bozulmasını istemiyordu. Romanya da geminin dönmesi halinde kabul etmeyeceğini önceden açıklamıştı. Türkiye ise mültecileri Türkiye'ye kabul etmeye yanaşmadı, çünkü hem Almanya hem de İngiltere'nin bu konuda yoğun baskıları vardı. Ayrıca Türkiye savaşta taraf olmamak için yoğun çaba sarfediyordu.

Gemiden sadece Standart Oil Company of New York Petrol Şirketi'nin Romanya Müdürü Martin Segal ve ailesi şirketin Türkiye temsilcisi Vehbi Koç'un girişimleri ile çıkartıldı. Segal ailesinin yanı sıra kanaması olan hamile bir kadının da gemiden inmesine izin verildi ve hastaneye yatırıldı.

Yolcuların karantina şartları altında bekleyişi iki ay sürdü. Nihayet İngiltere 16 yaşından küçük çocukaların gemiden indirilmelerine müsaade etti fakat Türkiye buna yanaşmadı. Türkiye'nin bu kararında Almanya'dan çekinmesinin etkisi olduğu ifade ediliyor. Dönemin başbakanı Refik Saydam'ın "kimsenin istemediği kişilere burası yurt olamaz." dediği iddia ediliyor.

23 Şubat 1942'de iki şilep motoru olmayan gemiyi çekerek Karadeniz'e bıraktı. Gemi Sarayburnu'ndan uzaklaşırken yolcular yatak çarşaflarına "Yaşasın Türkiye, Kurtarın bizi!" yazarak Türkiye lehine sloganlar atsa da bu çabaları fayda etmedi. Karadeniz açıklarına bırakılan gemi bir gün sonra büyük bir gürültü ile patlayarak tüm yolcuları ile beraber battı. SadeceDavid Stoilar adlı bir yolcu kurtularak Şile sahiline ulaşabildi.

1970'li yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda da  geminin bir Rus denizaltısından atılan torpido ile havaya uçurulduğu belirlendi.

Struma gemisinin yolcularına Filistin'e giriş vizesi vermeyen Büyük Britanya'nın Sömürgeler Bakanı Lord Moyne 1944 yılında -Struma faciasındaki sorumluluğu nedeniyle- bir suikast sonucu öldürüldü.

Yahudileri Filistin'e taşımak amacıyla bu yolculuğu düzenleyenler 1942 yılında ölüme sebebiyet vermekten Romanya'da yargılandılar fakat geminin batma sebebinin bir denizaltı olması nedeniyle beraat ettiler.

Güncelleme Tarihi: 07 Ocak 2014, 13:21
YORUM EKLE
YORUMLAR
saim
saim - 5 yıl Önce

Çok iyi azırlanmış bir haber .Haberin satır aralarında bazı sorulara dayanak olacak Tarihi bilginin gerçekliğine dayanarak İnglizler kurdukları şirketlerle yahudilerin Filistinden toprak alıp yerleşmelerine aracılık ederken haberde adı geçen geminin filistin topraklarına gitmesine engel oluşuna gerekçe bile yazının diğer vermek istediği algının hen ince detaylarına kadar düşünülerek yazıldığını gösterir Rusyaya giden gemi yanlışlıkla batırılmış olamazmı?Hadiselerde uyarlanıp derlenmiş olamazmı.

AHMET KIMIŞ
AHMET KIMIŞ - 6 yıl Önce

BAŞLIKLA İÇERİK UYUŞMUYOR...TARAFLI BAŞLIK ATMAKTAN SA OLAYI ANLAYARAK BAŞLIK ATMAK DAHA GÜZEL OLURDU...

şebnem
şebnem - 6 yıl Önce

ismet inönü ile bu olay bağdaştırılamaz.Alman ve ingiliz hükümetinin vicdansızlığı.

ilkin mahmutluoğlu
ilkin mahmutluoğlu - 6 yıl Önce

Zülfü Livaneli'nin serenad adlı romanını okumalı derim.Orada bu duyguları daha yoğun yaşar ve anlarsınız.

ERDAL ÜZER
ERDAL ÜZER - 6 yıl Önce

NE HİTLER NE İNGİLTERE,ROMANYA, RUSYA,FİLİSTİN,REFİK SAYDAM YADA LORD MAYNE HİÇBİRİ BİRBİRİNDEN MASUM DEĞİL......

handan
handan - 6 yıl Önce

canlıların en zalimi insandır. Bütün savaşlarda en masum insan herzaman halkdır. Ve herzaman en ağır cezayı halk çeker.

DR.A.AHMET ERTÜRK
DR.A.AHMET ERTÜRK - 6 yıl Önce

Gerçekten büyük bir trajedi. Tüm insanlık için utanılması gereken bir durum. 0 insanlara Türkiye sahip çıksaydı kendimizle ne çok gurur duyardık, ama olamadı. Yazık...

Büşra SEVİL
Büşra SEVİL - 6 yıl Önce

Ne yazık.. Zülfü LİVANELİ ' nin Serenad 'ında dediği gibi HER İKTİDAR ÖLDÜRÜR.. !


SIRADAKİ HABER

banner10

banner12