İttihat ve Terakki'nin Anıtkabri: Abide-i Hürriyet

Abide-i Hürriyet Anıtı Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın da katıldığı bir törenle açıldı. Üçgenler ve geometrik şekiller ile kurgulanmış olan anıta 31 Mart Şehitlerinin isimleri tek tek işlenmişti. Zeminde bulunan Taç Kapının üstünde ise "Makber-i Şuhedá-i Hürriyet" yazılıydı.

İttihat ve Terakki'nin Anıtkabri: Abide-i Hürriyet

 Dünya Bülteni - Tarih Dosyası

1908 yılında padişah II.Abdülhamit’e baskı yaparak Meşrutiyeti ilan ettirmiş olan İttihat ve Terakki Cemiyeti  meşrutiyetin koruyuculuğu görevini de üzerine almıştı. Kazanılmış olan hürriyeti korumak amacıyla İstanbul’a Avcı taburları yerleştiren Cemiyet bu taburlar ile meşrutiyeti güvence altına almaya çalıştı. Ülkeye hürriyet getirmiş olan İttihat ve Terakki Cemiyeti ilk zamanlarda büyük bir desteğe sahip olmuşsa da kısa bir süre içinde bu destek yerini kaygıya bırakmıştı. Doğrudan hükümette bulunmayan İttihat ve Terakki dolaylı bir denetim kurmuş bu durum ise siyasi çalkantıları beraberinde getirmişti. Politik istikrarsızlığa, İttihat ve Terakki Cemiyetinin muhalefete karşı tahammülsüzlüğü ve yaygınlaşan siyasi suikastlar da eklenince, cemiyetin uygulamalarından memnun olmayan kesimler harekete geçmişti. Ülkede gitgide artan gerginlik 13 Nisan 1909 tarihinde büyük bir isyana dönüşmüştü. 

 
  

Tarihe 31 Mart vakası olarak geçen bu isyanı, cemiyet meşrutiyete karşı bir isyan olarak değerlendirmiş ve Balkanlarda Hareket Ordusu adında bir ordu toplayarak meşrutiyeti korumak iddiasıyla İstanbul’a gelmişti. Hareket Ordusunun İstanbul’a girmesiyle çatışmalar yaşandı. Gün boyu yaşanan çatışmaların ardından Hareket ordusu İstanbul’da düzeni sağlamıştı. Düzenin sağlanmasından sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti Padişah II.Abdülhamit’i isyandan sorumlu tutarak tahttan indirdi. Böylece devlet yönetimi İttihat Cemiyetinin eline geçmiş oldu.  

Meşrutiyeti korumak iddiasıyla İstanbul’a gelen Hareket Ordusundan çatışma sırasında hayatını kaybedenler olmuştu. 3’ü subay 71 asker için 26 Nisan’da İstanbul’da büyük bir cenaze töreni yapıldı. Hürriyet Şehidi  ilan edilen bu kişilerin toprağa verildiği yere bir de anıt yapılması konusu gündeme geldi. Yapılacak anıt için düzenlenen proje yarışmasına Kiryadiki Efendi, Vedat (Tek), Kemaleddin Bey, Alexandre Vallury gibi devrin önde gelen mimarları proje gönderdi. Yarışmayı Mimar Muzaffer Bey  kazandı.

İki yıl sonra 23 Temmuz 1911 tarihinde yani meşrutiyetin ilanının 3.yılında Abide-i Hürriyet Anıtı, Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın da katıldığı bir törenle açıldı. Üçgenler ve geometrik şekiller ile kurgulanmış olan anıta 31 Mart Şehitlerinin isimleri tek tek işlenmişti. Zeminde bulunan Taç Kapının üstünde ise "Makber-i Şuhedá-i Hürriyet"  yazılıydı. 

 
  

Osmanlı döneminin ilk anıtı olan Abide-i Hürriyet Anıtı daha sonraları hayatını kaybeden İttihat ve Terakki Cemiyeti üyelerinin de istirahatgahı oldu. Zaman içerisinde ise anıtın bulunduğu yer Hürriyet-i Ebediye Tepesi adını aldı.  Abide-i Hürriyet Anıtında mezarı olan bazı ittihatçılardan bazıları :

Sadrazam Mahmut Şevket Paşa
31 Mart isyanını bastıran Hareket Ordusunun kumandanlığını yapmış olan Mahmut Şevket Paşa daha sonra sadrazamlık görevine getirilmişti. 11 Haziran 1913 tarihinde otomobilinde bulunduğu bir sırada suikast sonucu hayatını kaybetti. Onunla beraber iki koruması da hayatını kaybetti. Cenazeleri Hürriyet-i Ebediye Tepesi’ne defnedildi.

Sadrazam Mithat Paşa 

Osmanlı Devletinin Meşrutiyet rejimine geçmesinde ve Kanuni Esasinin hazırlanmasında birinci derecede rol oynayan devlet adamlarından olan Mithat Paşa, Sultan Abdülaziz’in öldürülmesi olayında parmağı olduğu iddiasıyla yargılanmış ve Taif’e sürgüne gönderilmişti. Taif’te bir suikast sonucu öldürülen Mithat Paşanın cenazesi oraya gömülmüştü. Mithat Paşa’nın cenazesi uzunca bir süreden sonra 1951 yılında Türkiye’ye getirildi ve Hürriyet-i Ebediye Tepesi’ne defnedildi.

 
  


Sadrazam Talat Paşa

İttihat ve Terakki Cemiyetinin en önemli 3 isminden biri olarak sadrazamlık makamında bulunan Talat Paşa I.Dünya savaşındaki mağlubiyetin ardından yurt dışına çıkmak zorunda kalmıştı. 1921 yılında bir Ermeni komitacı tarafından öldürülen Talat Paşnın cenazesi uzun yıllar Almanya’da kalmıştı. 1943 yılında getirilen cenazesi Hürriyet-i Ebediye Tepesi’ne defnedildi.

Midhat Şükrü Bey 

İttihat ve Terakki Cemiyetinin önde gelen sivil üyelerinden olan Mithat Bey 1956 yılında vefat edince onun da cenazesi buraya defnedildi. 

Eyüp Sabri

Meşrutiyetin ilanı için dağa çıkan Binbaşı Eyüp Sabri; Enver Paşa ve Resneli Niyazi gibi hürriyet kahramanlarından biri olarak tarihe geçmişti. İttihat ve Terakki Cemiyetinde katibi umumilik ( Genel Sekreter )  gibi önemli görevler üstlenmiş olan Eyüp Sabri 1953 yılında vefat edince cenazesi Hürriyet-i Ebediye Tepesi’ne defnedildi. 

 
  

 

Enver Paşa

İttihat ve Terakki Cemiyetinin en önemli 3 isminden biri olan Enver Paşa Harbiye Nazırı olarak ülkenin I.Dünya savaşına girmesinde etkili oldu. Savaştan sonra yurt dışına çıkmak zorunda kalan Enver Paşa daha sonra Türkistan’da Ruslara karşı çarpıştı ve orada hayatını kaybetti. Cenazesi 1996 yılında Türkiye’ye getirildi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de katıldığı bir törenle Hürriyet-i Ebediye Tepesi’ne defnedildi.

Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2018, 11:07
banner53
YORUM EKLE

banner39