banner39

İttihatçılar, eski milletvekilini böyle dövmüştü

İstanbul Büyükada’da yaptığı konuşmadan dolayı hapse giren Rıza Tevfik Bölükbaşı, çıktıktan kısa bir süre sonra partisi adına propaganda yapmak üzere gittiği Gümülcine’de İttihat ve Terakki Cemiyeti’nce tutulan kişiler tarafından dövüldü.

Olaylar 08.04.2014, 23:52 10.04.2014, 00:06
İttihatçılar, eski milletvekilini böyle dövmüştü

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Türk edebiyatı ve siyasi tarihine “Filozof” lakabıyla geçen Ali Rıza Tevfik Bölükbaşı, II. Meşrutiyet döneminden itibaren siyasete de atılmış bir şahsiyetti.  1907 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye olarak burada görevler üstlendi ve 1908 Meclis-i Mebusan Seçimleri’nde Edirne Milletvekilliği’ni kazandı. Fakat kısa bir süre sonra İttihatçılarla arası açılınca 1911’de muhaliflerin kurduğu Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na geçti.

İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne karşı hoşnutsuzluğun ve muhalefetin güçlendiği, Trablusgarp Savaşı’nın sürdüğü ve 31 Mart Vakası’ndan itibaren konulan sıkıyönetimin sürdüğü bu dönemde ilk erken genel seçimler 1912 yılında yapıldı. Tarihe “sopalı seçimler” olarak geçen süreçte İttihatçı-İtilafçı cepheleşmesi yaşandı ve özellikle Terakki Cemiyeti seçimleri kazanabilmek ve daha fazla mebus çıkarabilmek için her yola başvurdu. Partiler birbirlerinin aday ve temsilcilerine sözle, yazıyla hatta fiili saldırıda bulundu. Bazı muhalifler sopalarla dövülerek öldürüldü.

Ülkenin birçok yerinde meydana gelen ve gazetelere de yansıyan olaylar yaşandı. Seçim sonuçları ilan edilmeye devam ederken dayak yiyenlerden muhaliflerden biri de Filozof Rıza Tevfik’ti. İstanbul Büyükada’da yaptığı konuşmadan dolayı hapse giren Rıza Tevfik Bölükbaşı, çıktıktan kısa bir süre sonra partisi adına propaganda yapmak üzere gittiği Gümülcine’de İttihat ve Terakki Cemiyeti’nce tutulan kişiler tarafından dövüldü.

Tercüman-ı Hakikat Gazetesi 11 Mart 1912 tarihli nüshasında darp haberini “Rıza Tevfik Bey’e tecavüz edildi mi? Başlığıyla okuyucularına duyuruyor ve “Edirne Mebus-u sabıkı Rıza Tevfik Bey’in Gümülcine’de tecavüze düçar olduğuna dair bu sabah intişar eden Rumca ve Ermenice gazetelerde bir fıkra görülmesi üzerine her halde mucib-i teessüf olan böyle bir vakanın mahiyeti hakkında tahkikat-ı lazıme icra ettik. Şayiat ve rivayat-ı muhtelifeye kalmamak üzere netice-i tahkikatı yazıyoruz” diyerek kısaca olayı bildiriyordu.

Gazetelere “Her ne şekilde olur ise olsun mucib-i teessüf” bir vaka olarak yansıyan olay 10 Mart 1912’de Gümülcine’de Rumeli Oteli’nde yaşandı. Otelde misafir olan eski Edirne Mebusu Rıza Tevfik Bey, ziyaretine gelen Rum vatandaşlarla birlikte on, on beş kişilik bir grup tarafından darp edildi. Uğradığı saldırı sonucu Dahiliyye Nezareti (İçişleri Bakanlığı) aracılığı ile Sadrazam (Başbakan) Mehmed Said Paşa’ya telgrafla bir şikayet dilekçesi gönderdi. Rumi 12 Mart 1328, Miladi 25 Mart 1912 tarihli ve Başbakanlık Osmanlı Arşiv’lerinde BOA. BEO, 4020/301462-3 numaralı belgede Filozof Rıza Tevfik; kendisini döven İttihat ve Terakki mensuplarını “haydutlar” olarak nitelerken, İttihatçıların Sadrazamı olduğunu ifade ettiği Said Paşa’ya geçmişte kendisine söylediği “en aciz bir Osmanlı vatandaşının bile hukukunu bile koruyacağına” dair olan sözünü hatırlatarak üstü kapalı, kinayeli bir şekilde sitemle tebrik etmekte ve gereğini yapmaya davet etmekteydi. Buna karşın aynı belgede Sadrazam Said Paşa ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne tariz içeren sözlerin önemli olmadığı fakat konu çerçevesinde mağdurların sorgulama ve muhakeme işlemlerinin süratle yapılması ve olay hakkında bilgi verilmesi için vilayete emir tebliği kararı da alınmıştı.

Dahiliyye Nezareti Vekalet-i Celilesi’ne Telgraf

Mebusin-i sabıkadan Rıza Tevfik Bey tarafından gelen telgraf-ı ziride nakl olunduğu ibarat-ı senaverilerine ve İttihad ve Terakki Cemiyeti’ne tarizi havi ise de bunun ehemmiyeti olmayıp  hukuk-u kanuniyyenin istifasıyla  ifa-yı muadelet lazım geleceğinden darrilerin istintak  ve muhakemelerinin  tesrii için Vilayete emir verilmesi  ve  münaşaa ve münazaa ne gibi sözlerdir  ve darrin kimlerdir istilamıyla inbası lüzumu tebliğ olunur

Suret

Dersaadet’de Sadrazam Said Paşa’ya

En aciz bir Osmanlının hukukunu bile temin edeceğinizi bana vaktiyle söylemiş idiniz. İttihad ve Terakki haydudları beni tepeledi. Siz onların Sadrazamısınız sizi tarih-i Osmani, millet, medeniyet namına tebrik ederim

Feylesof Rıza Tevfik

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?