banner39

Japon Hiyei ve Kongo harp gemileri İstanbul'a niçin gelmişti ?

Noda ve Yamada Sultan II.Abdülhamid tarafından kabul edildi. Padişah bu iki kişiden bir süreliğine İstanbul’da kalmalarını ve Türk subaylarına Japonca öğretmelerini istedi. Bunun üzerine Noda ve Yamada İstanbul’da kalarak Türk subaylarına Japonca öğrettiler bu arada kendileri de Türkçe öğrendiler. Noda ve Yamada kaldıkları süre içerisinde İslam dinini tanıyarak Müslüman oldular.

Olaylar 10.08.2013, 01:42 19.03.2018, 16:20
Japon Hiyei ve Kongo harp gemileri İstanbul'a niçin gelmişti ?

Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

 
 Prens Komatsu  

Osmanlı-Japon ilişkilerinin başlaması 1875’te Petersburg’da Japon sefir Yanagihara Sakimitsu ile Osmanlı elçisi Şakir Paşa arasında yapılan bir görüşmeyle oldu. Bu görüşmenin ardından 1887’de dönemin Japon İmparatoru Meiji’nin amcası Prens Komatsu İstanbul’a geldi. Prens Komatsu İstanbul ziyaret sırasında Sultan II.Abdülhamid tarafından büyük bir misafirperverlikle ağırlandı. Prense uygulanan yüksek protokole bir teşekkür olarak ertesi yıl Japon hükümeti Osmanlı Padişahı Sultan II.Abdülhamid’e Krizantem  Nişanının verilmesini kararlaştırdı.  Buna karşılık olarak da Osmanlı devleti Japon imparatoruna bir nişan verecekti.

Avrupa devletlerine karşı denge siyaseti izleyen Sultan II.Abdülhamid hilafet makamının gücünü kullanarak Müslüman toplumlar üzerindeki etkisini artırmayı amaçlıyordu.Hilafet makamının gücünün Arap topraklarından başlayarak Hindistandan, Singapur’dan tüm dünyaya özellikle İngiltere’ye gösterilmesi Osmanlı devletini uluslar arası arenada rahatlatabilirdi. İngilizlerin hilafet konusunda Türkler ile Araplar arsına nifak sokma çabalarını da engelleyebilir Müslümanlar arasında birlik beraberliği artırabilirdi.

Osmanlı devletinin Uzakdoğu Müslümanlarını da kapsayan bu siyasetinde Japonya da önemli bir yer tuttu. Uzakdoğu’da büyük bir güç haline gelmekte olan Japon İmparatorluğu Osmanlı devletinin dikkatinden kaçmıyordu. Rusların tehditlerine karşı doğuda güçlü bir Japonya ile müttefik olmak Osmanlı devletinin mücadele gücünü de artıracaktı.

Osmanlı-Japon ilişkilerinde trajik bir yeri olan Ertuğrul Firkateyni’nin Uzakdoğu seyahatine asıl çıkış sebepleri buydu. Görünürdeki sebep ise imparatora takdim edilecek olan hediyelerin götürülmesiydi. Ertuğrul Firkateyninin Japonya seyahati hem iade-i ziyaret olacak hem de iki ülke arasında kurulmaya başlayan bağları kuvvetlendirecekti.

 
 Ertuğrul Fırkateyninin güzergahı 

Bu amaçla İstanbul’dan yola çıkan Ertuğrul Firkateyni Japonya ziyareti yolunda Hint ve Pasifik okyanuslarında Osmanlı bayrağını dalgalandırdı uğradığı Bombay,Kolombo,Singapur ve Honkong gibi şehirlerde halkın yoğun ilgisi ile karşılandı.

 
 Ertuğrul Fırkateyni 

Ertuğrul Firkateyni 11 ay sonra 7 Haziran 1890’da Yokohama Limanı’na ulaştı. Japon İmparatoru tarafından görkemli bir törenle karşılanan Osmanlı heyeti İmparator Meiji’ye Padişah II.Abdülhamid’in dostluk mesajlarını ve hediyelerini iletti.  50 kişilik bandosuyla konserler verip 3 ay boyunca Japonya’da kalan Ertuğrul Firkateyni 15 Eylül 1890 tarihinde dönüş için yola çıktı.

 
 Ertuğrul Fırkateyni mürettebatı 

Ancak bir gün sonra Kushimoto açıklarında fırtınaya yakalanıp kayalara çarparak parçalandı. Gemideki 540 kişilik mürettebattan sadece 69 kişi yaralı olarak sahile ulaşabildi, geri kalan mürettebat şehit oldu. Sabahın ilk ışıkları ile 60 haneli Oshima Köylüleri yaralıları ve şehitleri denizden çıkarmak büyük gayret gösterdiler. Ertuğrul Firkateyni şehitleri, Oshima Köylüleri tarafından yine Oshima Adası’na defnedildi.  Ardından 21 Eylül 1890 ve Şubat 1891 tarihlerinde buraya şehit anıtı dikildi. 

 
 Hastahanede tedavileri yapılan Osmanlı denizcileri 

Kazadan yaralı olarak kurtulanlar Japon İmparatorunun özel ilgilisi ile tedavi edildiler. İyileşen 69 kişi Kongo ve Hiyei adlı iki Japon gemisi ile 10 Ekim 1890’da Japonya’dan hareket etti. Japonya’dan kalkan gemiler 2 Ocak 1891 tarihinde İstanbul’a varan gemiler Dolmabahçe önlerine demir attılar.

 
 Tedavileri yapılan denizcileri İstanbul'a getiren Japon Kruvazörlerinden Kongo 

Binlerce İstanbullunun sevgi gösterileri ile karşılandılar. Sultan II.Abdülhamid tarafından kabul edilen gemi mürettebatına çeşitli rütbelerden Osmani ve Mecidi nişanları, ve bazı madalyalar verildi.

 
 Hiyei ve Kongo'nun mürettebatı 

Gemi kumandanlarına ayrıca elmas işlemeli altın sigara kutusu hediye edildi. Gemi kumandanına İmparatora verilmek üzere Sultan II.Abdülhamid’in teşekkürünü içeren bir de mektup teslim edildi.

 
 Gümüşsuyu Kışlasında Japon subaylarına verilen ziyafet 
 
 Abdulhalim adını alan Noda Efendi 

Hiyei ve Kongo gemilerinin ardından Japonya’dan İstanbul’a iki misafir daha gelecekti. Bunlardan biri Yiji Şimbun gazetesinin yazarlarından Şotara Noda, diğeri ise Yakın Doğu ticaret komitesi şefi Torajiro Yamada’ydı. Bunların geliş sebebi ise Japonya’da gazeteler aracılığıyla toplanan yardım paralarını teslim etmekti. Noda ve Yamada Sultan II.Abdülhamid tarafından kabul edildi. Padişah bu iki kişiden bir süreliğine İstanbul’da kalmalarını ve  Türk subaylarına Japonca öğretmelerini istedi. Bunun üzerine Noda ve Yamada İstanbul’da kalarak Türk subaylarına Japonca öğrettiler bu arada kendileri de Türkçe öğrendiler. Noda ve Yamada kaldıkları süre içerisinde İslam dinini tanıyarak Müslüman oldular.

 

 

Kaynaklar: 

F.Şayan Ulusan Şahin; Türk Japon ilişkileri,

Cezmi Eraslan,II.Abdülhamide ve İslam Birliği

banner53
Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?