banner39

Meşrutiyet Meclisi Osmanlılığa inanmamıştı

İttihat ve Terakki’nin meşrutiyetten muradı ülkede birlik beraberliği sağlamak ve devleti yıkılmaktan kurtarmaktaydı. Ancak meclisteki durum bunun tersini göstermekteydi. Milletvekillerinin tümü vatana, padişaha, anayasaya sadakat yemini etmişti buna rağmen büyük çoğunluğu etnik ve ayrılıkçı yönde çalışmalar yapmaktan geri durmadılar.

Olaylar 04.08.2012, 02:07 04.08.2012, 04:02
Meşrutiyet Meclisi Osmanlılığa inanmamıştı

Dünya Bülteni - Tarih Dosyası

İttihat ve Terakki cemiyetinin baskıları sonucunda padişah II.Abdülhamit 24 Temmuz 1908 tarihinde Meşrutiyet rejimine geçildiğini ilan etmek zorunda kalmıştı. Yeniden anayasal monarşiye geçen Osmanlı Devletinde seçimler kısa bir süre içinde yapıldı. Yapılan seçimleri beklenildiği üzere Meşrutiyet rejimine geçişi sağlamış olan İttihat ve Terakki kazandı. 1908-1912 tarihleri arasında çalışan Meclis-i Mebusan’da  240 ile 288 arasında vekilin görev yaptığı tahmin edilmektedir. Net bir rakamın bulunamamasının sebepleri ise; Seçimlerin bazı bölgelerde gecikmesi,ulaşımdaki sıkıntılar,mebusların devamsızlıkları,ölümler vb. 1908 yılında toplanan Meclis-i Mebusan’da  görev yapan mebusların etnik dağılımı ise şöyleydi:  177 Türk,66 Arap,31Arnavut,22 Rum,12 Ermeni, 9 Slav, 4 Yahudi. 

Müslüman Mebuslar 

1908 Meclis-i Mebusan’ında görev yapanların 177’si Türk mebustu.  Meclis açılışında İttihat ve Terakki mensubu olan Türk mebuslar daha sonraki süreçte ayrılarak farklı partilere katıldılar. Türk vekillerden İttihat ve Terakkiye tam olarak bağlı vekil sayısı 50 kadardı. 

Meşrutiyet rejimini devletin çöküntüden kurtarılması için birinci öncelik olarak gören Türk mebuslar İttihad-ı anasır ( unsurların birliği )düşüncesi etrafında Osmanlılık düşüncesini savunmaktaydılar. Ancak Türk mebusların bu yöndeki çabalarının karşılığının olmadığı kısa bir süre sonra ortaya çıkacaktı. 

 
17 Aralik1908-Meclis-i-Mebusanin açılışı- II.Abdulhamid locada goruluyor 

 

Müslüman mebuslardan bir diğer kalabalık grup Araplardı. Arap kökenli mebuslar on milyondan fazla nüfusa karşılık 66 vekilliğin yeterli olmadığını düşünmekteydiler. Bir siyasi parti kurmayan Arap mebuslar daha sonra İttihat ve Terakki’ye karşı kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkasına toplu halde katıldılar. 

Bir diğer Müslüman grup Arnavutlar ise mecliste 31 vekil ile temsil edilmekteydi. Bunların büyük çoğunluğu İttihat ve Terakki mensubuydu. 

Gayrimüslim Mebuslar 

1908 Meclisinde bulunan gayrimüslim vekillerin sayısı 45’ti. Bunlar arasında en kalabalık grubu 22 mebus ile Rumlar oluşturmaktaydı. Rum mebusların bir kısmı İttihatçıydı. Bir kısmı ise Boşo ve Kozmidi Efendi ile beraber ayrı bir grup olarak hareket etmekteydi.  Rum mebuslar İttihad-ı anasırı, Helenizm için bir tehdit olarak gördüklerinden bunu istememekteydiler. Boşo Efendinin mecliste,’Osmanlı Bankası kadar Osmanlıyım’, Benim babam Türkiye,anam Yunanistan’ gibi sözleri  tepki çekmekteydi. Buna karşın meclisteki bazı konuşmalarına bir Osmanlı mebusu sıfatıyla diyerek başlaması, mecliste Bulgaristan meselesi görüşülürken Osmanlılığı savunması takdir toplamıştı. 

Meclisteki gayrimüslim gruplardan biri Ermenilerdi. Ermeniler mecliste 12 mebus ile temsil edildiler. Büyük çoğunluğu Taşnak ve Hınçak gibi ayrılıkçı-ihtilalci sosyalist cemiyetlere üyelerdi. 

Bir diğer grup Slavlardı. 6’sı Sırp,3’ü Bulgar olmak üzere 9 mebusla temsil edilmekteydiler. Bulgar mebusu Vlahof Efendi meclise Selanik’ten seçilmiş bir sosyalistti. Slav mebuslar da Ermeni mebuslar gibi kendi çıkarlarını savunmaktaydılar ve Osmanlılık düşüncesine hiçbir şekilde inanmamaktaydılar. 

Meclis-i Mebusan’da Yahudiler 4 mebusla temsil edildiler. Bunlardan biri hariç diğerleri İttihat  ve Terakki’ye üyelerdi. Yahudilerden Emanuel Karasu Efendinin seçilmesine siyonistler çok sevinmişlerdi. Karasu Efendi, İzmir mebusu Nesim Mazliyah Efendi ile birlikte siyonistlerin ilk Osmanlı şubesini açmıştı. İstanbul’dan seçilen Feraci Efendi de kısa sürede siyonistlerle yakınlaşmıştı. 

İttihat ve Terakki’nin meşrutiyetten muradı ülkede birlik beraberliği sağlamak ve devleti yıkılmaktan kurtarmaktaydı. Ancak meclisteki durum bunun tersini göstermekteydi. Milletvekillerinin tümü vatana, padişaha, anayasaya sadakat yemini etmişti  buna rağmen  büyük çoğunluğu etnik ve ayrılıkçı yönde çalışmalar yapmaktan geri durmadılar. 

 

Kaynak: Osmanlı Devletinde Meşrutiyet ve Parlamento

banner53
Yorumlar (0)
9
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü