Milli Mücadelede Libyalı bir mücahid: Şeyh Ahmed Sünusi

Şeyh Ahmed Sunusi, Mustafa Kemal Paşanın padişahın sözünden çıkarak isyan ettiği ona karşı mücadele ettiği yönündeki zararlı propagandaları etkisiz hale getirmeye çalıştı. Her gittiği yerde Milli Hareketin bir cihad olduğu “ İslamiyet’in kurtarıcısı olan ordumuzu” desteklemenin herkese farz olduğunu ifade etti.

Milli Mücadelede Libyalı bir mücahid: Şeyh Ahmed Sünusi

Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Libya’daki Sünusiye tarikatı mensupları ve şeyhi Ahmed Sünusi Osmanlı Devletine samimi bir şekilde bağlı idi. 1911 yılında İtalya Trablusgarp’ı işgal etmeye başlayınca bölgeyi doğrudan savunamayacağını bilen Osmanlı Devleti çare olarak Sunusileri harekete geçirecekti.  Onlara yardım olarak ise Enver Paşa ve Mustafa Kemal Paşa başta olmak üzere bazı subaylar gönderildi. Trablusgarp’a giden Osmanlı subayları bölgede Sünusileri örgütleyerek bir direniş hareketi oluşturdular. İtalyan işgalini durdurmayı başaran bu direniş hareketi Trablusgarp’ın Uşi antlaşması ile  İtalya’ya bırakılmasından sonra da faaliyetlerine devam etti.  Hatta direniş Trablusgarp’ın dışına taşarak bütün bölgeye yayıldı.

Enver Paşa’nın vasıtasıyla Sünusiler Teşkilat-ı Mahsusa’da görevlendirildi. Trablusgarp başta  olmak üzere Kuzey Afrika’da ve Orta Afrika’da İtalyanlara, İngilizlere ve Fransızlara karşı direnişi onlar örgütledi.  Sünusiler I.Dünya savaşında Osmanlı devletinin ilan ettiği cihada katıldılar. Hatta Şeyh Ahmed Sünusi halifenin yayınladığı cihad ilanına benzer şekilde tüm İslam alemine bir cihad beyannamesi yayınladı. Ardından da bölgede itilaf devletlerine karşı mücadele etti. Bu faaliyetleriyle Sunusi tarikatı ve şeyhi bütün İslam dünyasında büyük bir itibar kazandı. 1918 yılının başlarında İstanbul’a davet edilen Şeyh Ahmed Sünusi  Haydarpaşa’da aralarında Enver ve Cemal Paşaların da bulunduğu kalabalık bir  heyet tarafından karşılandı. İslam dünyası üzerindeki nüfuzundan dolayı kendisinden İslam ülkelerini dolaşması Osmanlılara ve halifeliğe karşı bağlılığı güçlendirmesi istendi. Ancak Sultan Mehmed Reşat’ın vefatı üzerine bu seyahate çıkamadı. Şeyh Ahmed Sünusi öylesine itibarlıydı ki Sultan Vahdettin’in tahta çıkış töreninde bulundu. Bizzat Padişaha kılıç kuşatıp duada bulundu.

Şeyh Ahmed ülkesine dönmeden Osmanlı devletinin mağlubiyeti belli olmuş ve Mondros ateşkesi imzalanmıştı. Ülkesine dönemeyen Şeyh Ahmed Sünusi  Sultan Vahdettin’in isteğiyle Bursa’da ikamet ettirilmişti. Bursa’da bulunduğu sırada Batı Anadolu’da Yunan işgalleri başlamıştı. Bunun üzerine işgale karşı kurulan direniş cemiyetlerinin toplantılarına katıldı ve başlayan direnişe destek verdi. Bursa’daki ikametinin beşinci ayında Mart 1920’de Albay Bekir Sami Bey’e başvurarak Milli Mücadele hareketinin içinde hizmet etmek istediğini ifade edecekti. Bekir Sami Bey bu isteği Mustafa Kemal Paşaya telgrafla şöyle iletiyordu:  Halen Bursa’da oturmakta olan Şeyh Sunusi hazretlerinin yaveri binbaşı Salih Bey bana gelerek İslam ordusunun göstereceği faaliyetten fayda umuluyorsa, şeyh hazretlerinin her türlü hizmeti kabule hazır olduklarını bildirmiştir.” Ankara’da bulunan Mustafa Kemal Paşa  bu talepten memnundu ve cevabi telgrafında şöyle diyecekti:  Şeyh Sunusi hazretlerinin milli mücahedelere yardım hususunda gösterdiklere hissiyata şükran arz eyleriz. Hilafet makamının fiilen işgali faciası karşısında şeyh hazretlerinin duydukları infial hissinin İslam alemine tebliği pek ziyade lazım ve faydalı olacaktır.”  Mustafa Kemal Paşa ardından Şeyhin Bursa’dan Ankara’ya nakli için hazırlıklara başlandığı haberini veriyordu.

 
  

Şeyh Ahmed Sünusi Ankara’ya gelişinde büyük bir teveccühle karşılandı. Şeyhin onuruna Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir yemek verildi. Şeyh burada yaptığı konuşmada şunları söylüyordu : “İslamiyetin yok olmasının muhakkak görüleceği bir halin meydana çıkması üzerine Müslümanların ümitleri kesildiği bir sırada Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, arkadaşlarıyla beraber din uğruna savaşmaya başladılar. Ve siz de beraber savaştınız, cihat ettiniz. Bu hizmet bütün İslam aleminin devamına, İslam aleminin kurtuluşuna ait mukaddes bir vazifedir.”  

Mustafa Kemal Paşa da, cevabi konuşmasında Sünusilerden ve Şeyh Ahmet Sünusi’den şu övgü dolu sözlerle bahsedecekti :

“Sünusi teşkilatı diğer teşkilatlar gibi sadece bir tarikat değildir; bu tarikat insanlığı İslamiyetin saadet yolunda yürütmeye yönelik esaslı bir teşkilattır. Bu gece huzurlarıyla müşerref olduğumuz zat, İslam aleminde büyük bir esasa dayanan mukaddes bir teşkilatın başında bulunan yüce bir zattır. (…) Benim ve arkadaşlarımın gözlerimizle gördgümüz gibi Sunusiler Afrikada insaniyet ve medeniyet ve hayatta inzibat nhususunda öncü lmuşlardır. Dolayısıyla bundan sonra kendilerinin İslam alemine yapacakları hizmetler, şimdiye kadar olan hizmetlerini taçlandıracaktır. Ve bu sayede Türkiye devletinin, bütün İslam cihanının dayanak merkezi olan Türkiye devletinin de sağlamlaştırılmasına hizmet etmiş olacaklardır. Seyid Ahmet Şerif Sünusi Hazretlerinin gelecekteki hizmetlerine şimdiden gerek şahsım ve gerek TBMM namına teşekkür arz eylerim.” 

Böylece Şeyh Ahmed Sünusi’nin yeni görevi belli olmuştu: Anadolu’daki Milli Mücadeleyi manen güçlendirmek ve İslam dünyasındaki direniş hareketlerini Türkiye’nin etkisi altına almak. Böylece Ankara hükümeti hem ülke içinde daha fazla desteğe sahip olacak hem de  uluslar arası siyasette daha etkili hale gelecekti. Şeyh Ahmed Sünusi Anadolu’da genel vaiz olarak görevlendirildi. Ülkenin farklı vilayetlerinde (Konya,Diyarbakır,Mardin başta olmak üzere ) camilerde vaazlar vererek hutbeler okuyarak halkı Milli Mücadeleye destek vermeye davet etti. Mustafa Kemal  Paşanın padişahın sözünden çıkarak isyan ettiği ona karşı mücadele ettiği yönündeki zararlı propagandaları etkisiz hale getirmeye çalıştı. Her gittiği yerde Milli Hareketin bir cihad olduğu “ İslamiyet’in kurtarıcısı olan ordumuzu” desteklemenin herkese farz olduğunu ifade etti.

 
  

Şeyh Ahmed Sünusi Anadolu’daki bu faaliyetlerinin dışında İslam ülkeleri çapında da faaliyetlerde bulundu.  1 Kasım 1921’de  Sivas’ta toplanan İttihad-ı İslam Kongresinin toplanması faaliyetlerinde bulundu. Çeşitli İslam ülkelerinden temsilcilerin katıldığı bu kongreye başkanlık etti. Şeyh Ahmed Sünusi Ulu Camiinde bir de hutbe okuyacaktı. Hutbesinde  Milli Mücadelenin cihad olduğunu ifade ettikten sonra cemaate şöyle sesleniyordu :  Ey Anadolu’nun kahraman İslam mücahidleri ! Siz olmasaydınız bina-ı İslam yıkılırdı. Siz bugün Kur’anı yaşatıyorsunuz.Her tarafınızı düşman sarmışken hiçbir şeyden yılmayarak gaza meydanlarında can veriyor,İslam’ı müdafaa ediyorsunuz.Bu ne büyük şereftir.

Siz yalnız değilsiniz. Yüzlerce milyon Müslüman gözelerini size dikmiştir. Sizin düşmana göğüs gererek metanet göstermeniz bütün İslam aleminde bir uyanış yaratmıştır. Her tarafta Müslüman milletler  kımıldıyor,istiklallerini müdafaa ediyor,üzerlerindeki zulüm ve küfür kabusunu atmaya çalışıyor.

Siz İslam’ın gözbebeğisiniz,siz Allahın tevfikine mazhar bir Milletsiniz. Muhakkak galibiyet İslam’ındır,fetih ve zafer yakındır… Aman kardeşlerim! Sabır ve sebatta devam ediniz,sakın aranıza ihtilaf düşmesin… 

Şeyh Ahmed Sünusi bu faaliyetleri  ile halkın Milli Mücadelenin etrafında toplanmasında büyük katkı sağladı. Ülke içinde milli birlik ve beraberlik hislerinin artmasına yardımcı oldu. İslam dünyasının da Anadolu’daki Milli mücadeleye olan maddi manevi yardımları arttı.

Şeyh Ahmed Sünusi  Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasının ardından  1922 yılının sonlarına doğru Şama gitti. Ancak, Fransız işgalinde olan Şam’da uzun süre kalamadı. Şam'ı terk etmek zorunda kalan Şeyh Ahmed Sünusi Hicaz'a giderek ömrünün son yıllarını burada ibadet ile geçirdi. 10 Mart 1933 tarihinde kutsal topraklarda vefat etti.

 

Kaynaklar :

Celal Bayar, Ben de Yazdım

A.Necip Ünaydın, Milli mücadelede Şeyh Senusi'nin Sivas'taki İttihad-ı İslam Kongresi ve Ulucami'deki hutbesi

Celal Tevfik Karasapan, Libya- Trablusgarp, Bingazi ve Fizan

Taha Akyol,Ama Hangi Atatürk

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2018, 15:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
Aziz Demirhan
Aziz Demirhan - 12 ay Önce

Ne Adamdı be Allah’ın rahmeti Üzerinde öldü.Hz Muhammed’i ara sıra Rüyasında görür hep ona sağ elini verirdi. Bu sefer sol elini verdi Sunisi sorar Hz Muhammed’e neden bu sefer sağ elini vermedin Hz Muhammed sağ Elimi Mustafa Kemal’e verdim Sunisi hemen Anadolu’ya gelir Kurtuluş savaşına destek verir.

Aziz Demirhan
Aziz Demirhan - 12 ay Önce

Ne Adamdı be Allah’ın rahmeti Üzerinde öldü.Hz Muhammed’i ara sıra Rüyasında görür hep ona sağ elini verirdi. Bu sefer sol elini verdi Sunisi sorar Hz Muhammed’e neden bu sefer sağ elini vermedin Hz Muhammed sağ Elimi Mustafa Kemal’e verdim Sunisi hemen Anadolu’ya gelir Kurtuluş savaşına destek verir.

banner39

banner36

banner37

banner35