banner39

Muhaliflerin V.Murad'ı tahta çıkarma çabaları hal'inden sonra da sürmüş

Fakat Sultan Sultan V. Murad, uğruna yıllarca hırsla mücadele verdiği ve milyonlar harcadığı tahttan indirildikten sonra da huzur bulamadı.

Olaylar 18.09.2014, 23:39 19.09.2014, 01:05
Muhaliflerin V.Murad'ı tahta çıkarma çabaları hal'inden sonra da sürmüş

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası 

Amcası Sultan Abdülaziz’in iktidarı döneminde tahta oturabilmek için büyük çaba harcayan ve başta annesi, yakın çevresi, etrafındaki muhalefet grubu, masonlar ve büyük devletlerin de desteğini alan Şehzade Murad Efendi, 29-30 Mayıs 1876 gecesi gerçekleştirilen bir darbe ile arzusuna nail oldu. Ancak, “Sultan Murad-ı Hamis”, “V. Murad” unvanıyla tahta oturan şehzadenin, bu makamdaki macerası sadece 93 gün sürdü ve cinnet alametleri göstererek akli dengesini yitirdiğinden hal edildi. 31 Ağustos 1876’da yerine kardeşi II. Abdülhamid tahta çıktı. Sultan V. Murad, padişahların ikametine mahsus Dolmabahçe Sarayı’ndan, Çırağan Sarayı’na gönderildi ve tedavisine çalışıldı.

 

 Fakat Sultan Sultan V. Murad, uğruna yıllarca hırsla mücadele verdiği ve milyonlar harcadığı tahttan indirildikten sonra da huzur bulamadı. Kendisinin etrafında yuvalanan muhalefet grubu, II. Abdülhamid’in tahta geçmesinden hemen sonra başta mason çevrelerinin de desteğiyle faaliyetlere girişti. Aslında Sultan V. Murad’ın sağlığının yerinde olduğu, haksızca ve şer’i şerif ile kanuna aykırı şekilde tahtın ondan gasp edildiği propagandasına başlandı. Bunun üzerine Sultan II. Abdülhamid, kardeşini tekrar muayene ettirerek hastalığının sürdüğü ve tedavisinin imkansız olduğuna dair bir rapor aldı. Ancak bu yöndeki propagandalar sona ermediği gibi eski padişahı Çırağan Sarayı’ndan Avrupa’ya kaçırmak, tedavisini sağlayarak yeniden tahta çıkarmak amacıyla planlar yapıldığı da görüldü. Bu planlardan birini gerçekleştirmeye yönelik ilk teşebbüs, Kasım 1876’da dört kişilik bir komite tarafından yapıldı. Hakkında üç farklı rivayetin bulunduğu ve başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimin ortak noktası ise Sultan V. Murad’ın, “kadın kılığında” saraya giren şahıslarca kaçırılmaya çalışılmasıydı.

 

Dönemin bazı gazetelerinde üstü örtülü olarak: “Geçenlerde bazı bedhahan tebdil-i kıyafetle Çırağan Saray-ı alisine dühul kasdı için ol canibe azimetleri istihbar olunması üzerine ahz ü tevkif olunup icra-yı tahkikat ile merkumlar istintak edildikde keyfiyet mahz-ı isaet olduğu anlaşılarak merkum müfsidler hakkında mücazat-ı lazıme derdest-i icra bulunmuş olmağla beyan-ı hale ibtidar kılındı.” Şeklindeki ifadelerle resmi kayıtlara da giren olay hakkında farklı kaynaklarca farklı iddialar ortaya atıldı. Bu bilgilere nazaran; kaçırma planını yapan kişi İngiliz Sefareti Baştercümanı Rum İstavridis idi. Çarşaf giyerek, Şehzade Kemaleddin Efendi’nin iki kalfası ile birlikte Çırağan Sarayı’na gelen ve eski Sultan Murad ile görüştüğü iddia edilen bu tercümanın planına göre; Sultan V. Murad, saray karşısına demirleyen ve gece yarısı fenerle işaret verilen bir İngiliz gemisine, rıhtımdaki nöbetçiler, güzellikle veya zorla elde edilerek sandalla geçirilecek, oradan da Londra’ya götürülecekti. Bu planın Midhat Paşa tarafından nakledilen ve Sultan V. Murad’ın annesi tarafından yazılan bir mektupla da doğrulanan versiyonuna göre ise; eski padişah, kadın kıyafetleriyle saraya giren kişilerce İngiliz değil Rus gemisine bindirilecek ve Odessa’ya götürülerek bir beyanname ile saltanat hakkı iddia edilecekti.

 

Fakat neticede bu planlar, Rum Tercüman İstaviridis ile birlikte çarşaflara bürünen üç kişinin, nöbetçiler tarafından fark edilmesiyle suya düştü. Bu kaçırma planına ait dikkat çekici diğer bir rivayet ise, gözde saraylı kadınlardan Filizten Hanım’ın da dillendirdiğine göre; Sultan V. Murad’ın Çırağan Sarayı’ndan kaçırılması teşebbüsünün, Saray Müşiri Damad Mahmud Paşa tarafından Sultan II. Abdülhamid’in gözüne girmek, ona yaranmak için girişilen bir tiyatro, tertip olduğu yolundaydı. Bu iddiayı Filizten Hanım: “Bilmem yalan bilmem gerçek günahı söyleyenlerin boynunda kalsın; bu meseleden bahseden eski kalfalardan bazıları Mahmud Paşa hakkında iyi söylemezlerdi, onu adeta iki yüzlülükle ittiham ederlerdi, hatta efendimizin kaçmağa hiçbir niyeti yoktu; zaten tabiatı böyle şiddetli hareketlere müsait değildi; fakat Damad Mahmud Paşa ne yaptı yaptı, bir manavra çevirdi Abdülhamid’e yaranmak için bu meseleyi bizzat tertip etti derlerdi.” Diye nakletmekteydi.

Bu kaçırılma planının Sultan V. Murad’ı değil, oğlu Şehzade Selahaddin Efendi hakkında yapıldığı iddiası da bir kenara bırakılacak olursa neticede “kadın kılığındaki” dört kişiden oluşan failler, Rum Tercüman İstavridi, Mason locasından Lehli Mihaloviski, Adliye Nezareti memurlarından Üsküdarlı Mehmed Efendi ve Maliye Nezareti memurlarından Üsküdarlı Hüsnü Bey, yakalandı ve Dolmabahçe Sarayı’nda Damad Mahmud Paşa tarafından sorgulandıktan sonra tutuklandı. Sultan V. Murad’ı kaçırma ve tahta çıkarma girişimleri ise bu olay sonrasında da devam etti.

 

Kaynaklar: İsmail Hakkı Uzunçarşılı, “V. Murad ile oğlu Selahaddin Efendi’yi kaçırmak için kadın kıyafetinde saraya girmek isteyen şahıslar,” TTK, Belleten, Cilt.VIII., Sayı, 29, 30, 31, 32, Ankara, 1944. Cevdet Küçük, “Murad V” Dia, c.31, İstanbul, 2006.

 

banner53
Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?