banner39

Osmanlı tuğra ve armalarını bu kanunla kaldırmışlardı

1057 numaralı, 28 Mayıs 1927 tarihli “Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Bilumum Mebani-i Resmiyye Ve Milliyye Üzerindeki Tuğra ve Medhiyyelerin Kaldırılması Hakkında(ki) Kanun”la redd-i miras yapıldı. 5 maddeden oluşan bu kanun ile yeni Cumhuriyet’in resmi binaları eski Osmanlı yapısı binalar ve yerlerde kurumsallaştırılırken, banilerinin yani onları inşa eden ve ettirenlerin isimlerinin kaldırılması emredildi.

Olaylar 07.04.2014, 00:10 07.04.2014, 00:10
Osmanlı tuğra ve armalarını bu kanunla kaldırmışlardı

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

İstanbul-Beyazıt’ta, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz Han tarafından “Seraskerlik” binası olarak inşa ettirilen ve sonradan “Harbiye Nezareti”ne çevrilen, bugün ise “İstanbul Üniversitesi”nin merkez binası olarak hizmet veren yerin abidevi giriş kapısındaki banisine ait tuğralar ve hattatlara ait imzalar, restorasyon çalışmaları kapsamında 87 yıl sonra tekrar ortaya çıkarıldı.

Türk-İslam Hat sanatının ve yüzlerce yıllık bir tarihi birikim ve mirasın ürünü olan bu yazıların üzerleri, Cumhuriyet’in ilanından sonra değişen rejim ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çıkarılan bir kanunla, adeta tarihimizden utandığımızı belgelercesine mermerlerle kapatıldı. Cemil Meriç’in “Bu tahripkar telkinlerin mümeyyiz vasfı tarihe düşmanlıktı. Tarihe, yani milli birliğin, milli şuurun biricik mimarına. Osmanlı barbardı, İslamiyet gericilikti, biz Hititler’in, Sümeler’in çocuğuyduk vs.” satırlarıyla anlattığı; Türkiye’de geçmişimize karşı takınılan olumsuz tavrın bir örneği olarak, 1057 numaralı, 28 Mayıs 1927 tarihli “Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Bilumum Mebani-i Resmiyye Ve Milliyye Üzerindeki Tuğra ve Medhiyyelerin Kaldırılması Hakkında(ki) Kanun”la redd-i miras yapıldı. 5 maddeden oluşan bu kanun ile yeni Cumhuriyet’in resmi binaları eski Osmanlı yapısı binalar ve yerlerde kurumsallaştırılırken, banilerinin yani onları inşa eden ve ettirenlerin isimlerinin kaldırılması emredildi. Maddeleri:

“Madde 1-İçinde devlete mütehattim bir vazife icra, yahud hükümetin veya belediyelerin efrad ile zaruri ve kanuni olan münasebetlerini temine tahsis edilen binalarla alelumum mekteb binalarında vaktiyle Osmanlı saltanatını temsil için konulmuş olan, yahud vaziyetlerine göre halen temsile delalet eden tuğra veya armalar ve bunlarla beraber olarak sultanların medhlerini ihtiva eden kitabeler hakkında ikinci madde hükmü tatbik olunur. Bu kabil tuğra ve arma ve kitabe bulunan hususi binalar, bunlar kaldırılmadıkça veya örtülmedikçe yukarıda zikr olunan faaliyetler ve münasebetlere tahsis olunamaz.

Madde 2-Birinci maddedeki kayıdların şumulü dahilinde olan tuğra ve arma ve kitabeler devlet ve belediye malı olan binalarda bulunduğu halde kaldırılarak müzelere konulur. Yerlerinden kaldırılmalarıyla gerek kendilerinin, gerek bulundukları binaların, bedii veya tarihi kıymetlerine halel gelecek olanlar, eserin bulunduğu mahallin bedii kıymetini nakisedar etmemek üzere münasib vesait ile örtülür.

Madde 3-Alakadar vekaletlerin müracaatı üzerine devlet binalarından hangi eserlerin kaldırılması veya örtülmesi lazım geldiğini tayin ve örtülmesi lazım ise şekil ve suretlerini tesbit ile karar vermek Maarif Vekaleti’ne aiddir.

Madde 4-Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.

Madde 5-Bu kanunun icrasına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.”

Şeklinde olan kanunda özetle “devlet işlerinin görüldüğü her türlü resmi bina ve okul binalarındaki Osmanlı saltanatını simgeleyen, simgelemeyi çağrıştıran tuğra, arma, padişahları övücü yazılar kaldırılır, eğer kaldırılması tarihi değerlerine zarar verecekse üzerleri uygun vasıtalar, maddelerle örtülür” denilmekteydi. İşte bu kanuna dayanılarak birçok Osmanlı yapısı tarihi binadaki tuğra, kitabe ve armalar söküldü veya gizlendi. Kanunda “tarihi ve sanat değerlerine zarar verilmeden müzelere kaldırılması veya örtülmesi” zikredilmekle birlikte uygulamada öyle olmadı. Birçok tuğra, kitabe ve arma, çekiç ve keskilerle yerlerinden kazındı. Örneğin İstanbul Üniversitesi’nin bahsi geçen kapısındaki tuğralar mermerlerle örtülürken, Taksim’deki Galatasaray Lisesi kapısındaki orijinal tuğra söküldü ve kaybolduğu için sonradan yerine taklit bir tuğra yerleştirildi.

Kaynaklar:

Resmi Ceride Nr: 608

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?