banner39

Osmanlı'da gayrimüslimler orduya nasıl alındı ?

II.Meşrutiyet dönemine gelindiğinde ise gayrimüslimlerin askerlik görevine bakışları önceki devirlerden oldukça farklılaşacaktı.Bu kez gayrimüslimler askerlikten uzak durmak bir yana askerlik yapmak için gönüllüydüler.

Olaylar 19.08.2014, 01:32 12.03.2018, 15:22
Osmanlı'da gayrimüslimler orduya nasıl alındı ?

Dünya Bülteni / Tarih Dosyası 

İslam devletlerinde askerlik vazifesi müslümanların göreviyken gayrimüslimler askerlikten muaf tutulmuşlardı.Muafiyetleri karşılığında ise devlete cizye adıyla şeri bir vergi verirlerdi. Osmanlı devleti de bu usulü devam ettirmekle beraber genişleme sürecinde gayrimüslimleri ihtiyaç nispetinde orduda görevlendirdi. 15.ve 16.yüzyıllarda Rumeli topraklarında farklı isimlerle adlandırılan hristiyan askeri gruplar mevcuttu. Bunlar zaman zaman seferlere katılacaklar çoğunlukla ise kale muhafızlığı,gözcülük,derbent bekçiliği gibi görevleri yerine getireceklerdi. 

Osmanlı devletinin klasik döneminde istisnai bir durum olarak ortaya çıkan gayrimüslimlerin askerlik görevine alınışı müslümanlarınki gibi zorunlu değildi. Askerlik yükümlülüğü müslüman ahalinin üzerindeydi. Bu sebeple Müslümanlar yıllarca askerlik yaparlar ve ekonomik sosyal anlamda büyük zorluklar yaşarlardı. Genç ve dinamik nüfus, çitçi,zanaatkar,tüccarlar gibi müslüman toplumun çeşitli grupları, askere alınır yıllarca işlerinden geri kalırlardı. Bu durum hem askere alınanları hem de üretimin, ticaretin düşmesi sebebiyle devleti ekonomik zor durumda bırakırdı. 

Askerlik yapmak istemiyorlardı

19.yya gelindiğinde Osmanlı devleti bu olumsuzlukları bir nebze azaltmak amacıyla gayrimüslimlerden de orduya alımlar yapmaya karar verdi. Bazı bölgelerden cizye muafiyeti karşılığında orduya alımlar yapıldı.Ancak bu uygulama o zamana kadar hiç askerlik yapmamış gayrimüslim tebaa tarafından hoş karşılanmadı. Rumeli'de gayrimüslim gençler dağlara adalara kaçarak askerlikten kurtulmaya çalıştılar. Patrikhanelerden eleştiriler de geldi.Buna karşın Babıali gayrimüslimleri askere almaya karar vermişti ve nihayetinde yaşanan çeşitli sıkıntılara karşın binlerce gayrimüslim askere alınarak donanmada görevlendirildi. 

Gayrimüslimlerin orduya alınması ile ilgili en önemli gelişme ise Tanzimat Fermanı ile yaşandı. Osmanlı devlet sisteminin baştan aşağı dönüştürülmeye başladığı ve eşit osmanlı vatandaşlığı temelinde yeni bir düzenin kurulmaya çalışıldığı bu dönemde gayrimüslimlerin de müslümanlar gibi askerlik yapmasının önü açıldı. 

Tanzimat Fermanında; “Muhafazai vatan için asker vermek ahalinin fariza-i zimmetidir” denilerek Osmanlı topraklarında yaşayan her ahalinin askere alınacağını duyuruldu. 1845'te ise kara ordusuna gayrimüslimlerden ilk asker alımı başladı. Ancak kısa bir süre sonra asker alımları askıya alındı.Bunun en önemli sebebi ise gayrimüslimlerin askerliğe yanaşmamalarıydı. İşlerini, ticaretlerini bırakıp askere gitmek istemiyorlardı. Nitekim askere alınmak isteyen Rumelideki ortodokslar dağlara çıkacaktı. Bu gelişmeler üzerine Babıali 14 Mayıs 1855 tarihinde Kur"a Kanunnamesiyle askerlik yapmak istemeyenler için bedelli askerlik çıkardı. Yaklaşık bir sene sonra da Islahat Fermanı ile durumu daha da netleştirdi. ve Bedeli Askeri vergisi resmen yürürlüğe girdi. Gayrimüslimler 5 bin kuruş karşılığında askerlikten tamamen muaf tutuldular.

1876 Anayasası da Osmanlı tebaasına askerlik konusunda eşit yükümlülükler getirimekle beraber gayrimüslimlere zorunlu bir askerlik yükümlülüğü getirmiyordu. Gönüllük esastı.Askerlik yapmak istemeyenler Bedeli Nakdiyi ödeyerek askerlikten muaf oluyorlardı.

Beyazıd Meydanında tören 

II.Meşrutiyet dönemine gelindiğinde ise gayrimüslimlerin askerlik görevine bakışları önceki devirlerden oldukça farklılaşacaktı.Bu kez gayrimüslimler askerlikten uzak durmak bir yana askerlik yapmak için gönüllüydüler. 1908 yılında Heyeti Vükela bir tezkere hazırlayarak bu konuda gayrimüslim cemaat reislerinin görüşlerini aldı.Cemaat reisileri de cevaplarında askerlik vazifesine hazır olduklarını yalnız orduda din görevlilerin de bulunmasını, dini bayramların kutlanmasına da izin verilmesini istediler. Bu çerçevedeki görüşmelerin ardından 1 Kasım 1909 tarihinde büyük bir törenle askerlik ile ilgili yapılan yeni düzenlemelerin bulunduğu nizamname Beyazıt meydanında okundu. Törene binlerce müslim,gayrimüslim Osmanlı halkı katıldı,cemaat liderleri de törende hazır bulundu.Yeni nizamnamenin ardından birçok vilayetde askere yazılma işlemlerine başlandı.Askerlik celbine binlerce gayrimüslim karşılık verdi ve Osmanlı ordusunda görev aldılar.

İstanbul Beyazıd Meydanındaki tören dönemin gazetelerinde de geniş yer buldu. Tanin gazetesi baş yazarı Hüseyin Cahit Yalçın baş yazısını bu konuya ayırırken gazetenin haberinde konu Yeni Kahramanlar başlığı altında şöyle aktarılmaktaydı:

Yeni Kahramanlar 

Dün, İstanbul’un tarih-i mevcudiyetine yeni bir sahife-i pür-şan ilave eden parlak bir gün olmuşdu. Bayezid’de, Fatih’in yıktığı surlara hakim olan bir mevkii-i mürtefi’de, Üsküdar’da, Beyoğlu’nda yüzlerce, binlerce yüzbinlerce halk toplanmış, kalblerinde pür-feveran bir lehib hamiyet, dudaklarında coşan bir nida-yı şevk-i şadi ile Osmanlı ordularının müfehhim kumandasının “silah başına!” emrini veren ferman-ı hümayunun kıraatini dinliyorlardı.

 

Kaynakça:

Ufuk Gülsoy, Cizyeden Vatandaşlığa Osmanlı’da Gayrimüslim Askerler,

Tanin Gazetesi,14 Kasım 1909

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (0)
31
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?