Osmanlı'da sanayileşme ve bir fabrikanın kuruluş hikayesi

Fabrikaların kurulması birtakım işlemlerin ardından olurken bu işlemler yoğun bir bürokrasi içeriyordu. 1849 yılının Aralık ayında Aydın’da Osmanlı vatandaşı Şahin oğlu Artin isimli bir girişimcinin Söke’de meyan balı üretimi için kurmak istediği fabrika buna iyi bir örnektir.

Osmanlı'da sanayileşme ve bir fabrikanın kuruluş hikayesi

 Dünya Bülteni - Tarih Dosyası 

Sanayileşmenin önemini anlamış olan Osmanlı yöneticileri Tanzimat döneminde Islah-ı Sanayi Encümeni adıyla bir heyet oluşturdular. Bu heyet modern tekniklerle donatılan Avrupa fabrikaları karşısında şansı olmadığını düşünerek büyük sanayi kuruluşlarının oluşturulması gerektiği yönünde bir rapor hazırladılar. Heyet esnafların birleşerek kendi aralarında büyük şirketler oluşturması, sanayi okullarının kurulması, sanayi sergileri açılması ve gümrük tarifelerinin de değiştirilmesi gerektiği yönünde tavsiyelerde bulundular.

Heyetin tavsiyeleri doğrultusunda beş altı yıl içerisinde birçok şirket kuruldu. Kumaşçı, dökmeci, toptancı, demirci, tabakçı, saraç esnafı şirketleri gibi bir çok kuruluş özellikle İstanbul ve civarında oluşturuldu.

 
 İlk fabrika 1827-Dikimhane-i Amire 

Tanzimat sonrası dönemde gelişmeye başlayan Osmanlı sanayisi gelişimini iki koldan sürdürdü. Bunun bir tarafı devlet teşebbüsleri oldu. Devlet teşebbüsleri büyük boyutlu, emek ve sermaye gerektiren tarzda yatırımlar şeklinde gerçekleşti. Diğer tarafı ise özel sektörün daha çok yerel düzeyde az sermaye ve az insan gücü ile gerçekleştirdiği teşebbüsler oldu.  

Devlet ayrıca sanayiyi teşvik amacıyla 1851 ve 1873 yıllarında fabrika kuracaklara gümrük ve vergi muafiyetleri tanımaya başladı. 1897 yılına gelindiğinde teşvik daha da genişletilerek yeni kurulacak fabrikalara 10 yıl süresince vergi muafiyeti getirildi. Ayrıca, şeker, dokuma, cam,porselen,kağıt,kibrit,kauçuk gibi alanlarda bazı yatırımlara sınırlı imtiyazlar da verildi. Özellikle büyük fabrikaların kurulması için Avrupa’dan getirilecek olan makine ve aletler için devlet gümrük muafiyeti de tanımaya başladı.

19.yyda bu teşviklerin sonucunda Osmanlı devletinde önemli sanayi kuruluşları inşa edildi. Devlet tarafından kurulan sanayi tesislerinin yanında ülkenin farklı vilayetlerinde küçük çaplı da birçok özel fabrika kuruldu. Kurulan fabrikalar daha çok Osmanlıdaki yabancılar ya da gayrimüslim Osmanlı vatandaşları tarafından kurulmaktaydı. Fabrikaların kurulması birtakım bürokratik işlemlerin ardından olurken bu işlemler yoğun bir bürokrasi içeriyordu. 1849 yılının Aralık ayında Aydın’da Osmanlı vatandaşı Şahin oğlu Artin isimli bir girişimcinin Söke’de meyan balı üretimi için kurmak istediği fabrika buna iyi bir örnektir.

Fabrikanın kuruluşu için ilk merci Aydın Valiliğidir. Buraya yapılan başvurunun ardından Aydın Valiliği Aydın Valiliği Ticaret Nezaretine konuyla ilgili görüş soracaktır. Ticaret nezaretinden gelen olumlu görüşün ardından evraklar merkeze gönderilecektir. Merkezden Söke Kaza Meclisine “fabrika inşasıyla meyan balı imalinde mevkice ve halk tarafından bir mahzurun olup olmadığı” görüşü sorulacaktır. Söke Kaza Meclisi gerekli çalışmaların ardından fabrikanın kurulması yönünde rapor göndermiştir. Kaza Meclisinin görüşünün alınmasından sonra Valilik Hariciye Nezaretinden de görüş almıştır. Merkezle Valilik arasında yazışmalar devam ederken başvuruyu yapan Artin isimli şahıs ölmüştür. Bunun üzerine Artin’in kayın biraderi Derviş oğlu Oseb Ticaret nezaretine yeni bir dilekçe ile başvurmuştur. Ticaret Nezareti gerekli iznin verilmesi yönünde bir not ile dilekçeyi Nafıa Meclisine gönderecektir. Oseb dilekçesinde  eniştesi Artin’in Söke’de “on senelik imtiyazla ve senelik hazineye iki bin kuruş ödemek şartıyla” meyan balı üretmek için bir fabrika kurmak istediğini belirtmiştir.

Oseb eniştesinin başvurusundaki bazı ekonomik şartları kendisinin karşılayacak gücü olmadığını ancak “senelik üç bin kuruş hazineye ödemek ve beş sene imtiyazla” bu fabrikayı kendisinin kurabileceğini söylemiştir.

Nafia Meclisi Ticaret Nezaretinden gelen yazıyı inceleyerek olumlu görüş bildirecektir. Nafia Meclisinden de çıkan iznin ardından yazı Meclis-i Vala’ya karar için gönderilmiştir. Meclisi Vâlâ’ tüm yazışmaları incelemiş ayrıca meyan balının ilaç yapımında kullanılmasından ötürü Mektebi Tıbbiye Nazırı ile de yazışma yaparak fabrikadaki ürünlerin tıp açısından bir sakıncası olup olmadığını sormuştur. Tıbbiye Meclisi konuyu görüşerek meyan balı ilaç yapımında kullanıldığından zararlı bir şey olmadığını ayrıca,  kurulacak olan fabrikanın imalatından olduğu belli olması için bu fabrikaya mahsus bir “damga” yapılmasının ve üretilecek kapların üzerine bu damganın basılmasının eklenmesini şartlara ilave ederek Meclis-i Vâlâ’ya görüsünü bildirmiştir.

Tüm bu yazışmaların ardından Meclisi Vâlâ’dan;  Aydın civarında daha önce meyan balı üretecek fabrika olmadığı tespit edildiği, dolayısı ile kurulacak yeni fabrikayla önemli bir isin yerine getirileceği,fabrikayı daha önce kurmayı düşünen Artin gibi Oseb’in de bu isi layıkıyla yapabilecek tahsile ve azme sahiptir olduğu,kurulacak olan fabrikada yerli halktan bir çok kişinin çalışacağı ve ayrıca hazineye gelir sağlanacağı bu sebeple,  hazineye senede 3000 kuruş vermek ve beş yıl müddetle imtiyaz verilmek kaydıyla ruhsat verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

Meclisi Vâlâ’dan çıkan bu karar Kasım 1850’de sadrazama sunulmuş, sadrazam da olumlu görüş içeren üst yazı ile 27 Kasımda padişah oluruna arz etmiştir. 29 Kasım 1850’de padişahın da uygun bulması ile Aralık 1849’da başlayan süreç bir yıl sonra 29 Kasım 1850’de ruhsatın verilmesi ile son bulmuştur.

 

Kaynaklar:

Sefer Sener; Osmanlı Sanayileşme süreci ve bu süreçte özel sektörün rolü

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2018, 19:21
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
merve
merve - 2 yıl Önce

çoook güzel olmuşş

banner39