Osmanlıdan Cumhuriyete bir mizah dergisi:Karagöz

Uzun bir süre yayın hayatında kalabilen bu mizah dergisi hem Osmanlı devletinin son dönemine hem de cumhuriyet dönemine tanıklık etti. Halk kültürüne dayalı bir mizah anlayışına sahip olan derginin özelliği Karagöz ve Hacivat'ı güncel konularda alaylı bir dille konuşturmasıydı.

Osmanlıdan Cumhuriyete bir mizah dergisi:Karagöz

Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

1908 yılında II.Meşrutiyetin ilanı ile oluşan hürriyet  ortamı basın yayın hayatını hareketlendirmiş ve kısa süre içerisinde yüzlerce gazete dergi yayınlanmaya başlamıştı. Bunlardan biri de ilk Türk karikatürcülerinden Ali Fuad Bey’in çıkarmaya başladığı Karagöz dergisiydi. 40 yıldan (10 Ağustos 1908-26 Ocak 1935 ve 14 Şubat 1935-1950) uzun bir süre  yayın hayatında kalabilen bu mizah dergisi hem Osmanlı devletinin son dönemine  hem de  cumhuriyet dönemine tanıklık etti. Halk kültürüne dayalı bir mizah anlayışına sahip olan  derginin özelliği Karagöz ve Hacivat'ı güncel, toplumsal ya da siyasal konularda, alaylı bir dille konuşturmasıydı. Tasvirci bir karikatürcü olarak nitelenen Ali Fuad Bey çizdiği karikatürlerin altındaki yazılar ile vermek istediği mesajı kuyucuya ulaştırırdı. Haftada iki gün çıkan Karagöz halka dönük bir mizah dergisiydi. Bol karikatür içeren sayfalarında olayları halkın anlayabileceği sade bir üslupla işledi. Bu üslubuyla halktan büyük beğeni topladı. 

 

Karagöz: -Efendi galiba iane vereceksiniz. Veriniz. Cidden muhtac muavenetdirler.
Muhacir: -Onda yardım verecek surat var mı Karagöz Ağa! Bizim öküzü ucuzca kapatmak istiyor!..

 

Karagöz Hacivat  konuşmaları şeklinde çıkarılan bu mizah dergisinin kapak sayfasında  gündemde olan konu yer alırdı. İç sayfalarda ise diğer gazetelerden derlenen bazı haberlere yer verilir ve Karagözün buna yönelik yorumları olurdu. Karagöz dergisi mevcut iktidarlar ile iyi geçinmiş olduğundan dolayı yayın hayatı boyunca hiç kapatılmayan bir dergi olarak da tarihe geçti. İttihat ve  Terakki  yönetimine yönelik  eleştiriler getirse de sert  bir  muhalefetten  kaçınan dergi Mütareke döneminde Kurtuluş  Savaşının yanında Ankara hükümetini destekledi.

 

 "-Karagöz o elindeki inci terazisi... sırtında bir küfe taş... hiç de nispet yok...
- Neden nispetsiz oluyormuş... böyle giderse taş, inciden daha kıymetli olacak...
- Ya... aman sebebi ne?...
- Haberin yok mu ayol... erkan-ı matbuatın muradı şeytan taşlamakmış..." 

 

Dergi Cumhuriyet'in ilanından sonra yeni inkılapların yanında onun savunucusu oldu. 1927'de imtiyaz sahipliğini Burhan Cahid'in devraldığı Karagöz bu dönemde Cumhuriyet Halk Fırkası yönetiminden mali destek de gördü. Geniş bir kitleye hitap eden  dergi 1928  yılında gerçekleşen harf inkılabından etkilendi ve satışları  hızlı  bir şekilde düştü. Bunun bir sonucu olarak 1935 yılında  kapandı. 

 

Karagöz: Hey baba bu kadar kişi böyle yıkık bir dam altına sığar mı?! Size emval metrukeden bağ, bahçe, ev vermediler mi?
Muhacirler: Biz ondan vazgeçtik Karagöz Ağa biraz yemlik ve yemeklik bile vermediler! Daha üçgün böyle beklersek acımızdan öleceğiz!

 

Derginin kapanmasının ardından Cumhuriyet Halk  Fırkası gazeteyi sahibi Fatma Hanımdan  ( Ali  Fuat Beyin eşi ) satın aldı ve  Sedat Simavi’nin yönetiminde partinin yayın organı haline  getirdi. Sedat Simavi, çok kısa bir süre sonra Karagöz'ü, yeniden birinci sayıdan başlamak üzere "Siyasi Halk Gazetesi" altbaşlığıyla yayımlamaya başladı.II.Dünya savaşı yıllarında geniş halk  kitlelerinin moralini yükseltici yayınlar  yapan dergi 1950 yılında Sedat Simavi’nin dergiyi bırakmasının ardından güç  kaybetti. 1955 yılına kadar yayın hayatına aralıklarla devam eden dergi 4785. sayısıyla birlikte kapandı


.

Güncelleme Tarihi: 19 Aralık 2012, 00:32
YORUM EKLE

banner33

banner37