banner39

Şehzade Beyazıd babasından nasıl af diledi,nasıl öldürüldü ?

Amasya’dan Ankara’ya gelmiş olan Beyazıd, 29 Mayıs 1559’da Konya önlerinde Selim’in ordusuyla çarpıştı, ancak 2 gün süren savaşta onun düzenli ordusu karşısında üstünlük sağlayamayıp yenildi. Bunun üzerine Amasya’ya döndü. Babasına birçok mektup yazarak af diledi. Şahi mahlası ile yazdığı mektuplardan biri şöyleydi:

Olaylar 05.06.2014, 01:17 19.03.2018, 19:59
Şehzade Beyazıd babasından nasıl af diledi,nasıl öldürüldü ?

 Tarih Dosyası/Dünya Bülteni 

Şehzade Mustafa'nın boğdurularak öldürülmesinden sonra, şehzade Cihangir'in de eceli ile ölümü üzerine Kanuni Sultan Süleyman’ın varisi olarak oğulları Selim ile Beyazıd kalmıştı. Beyazıd Kütahya'da, Selim ise Manisa'da sancak beyi ola­rak bulunuyorlardı. Bundan sonra, taht üzerinde bu iki şehzadenin rekabeti ortaya çıktı.Hürrem Sultan, kendi oğullarından, daha çok karakter bakımından Kanuni’ye benzeyen Beyazıd’ın tahta geçmesini istiyordu. Yaşamı boyunca da ona destek oldu. Ancak Hürrem Sultan'ın 1558’de ölümünden sonra, Beyazıd koruyucusuz kalacak ve kendine taraftar toplamaya girişecekti.

Osmanlı kaynaklarında, Selim ile Beyazıd arasındaki mücadele detaylı bir şeklide anlatır ancak bu mücadele de Şehzade Mustafada olduğu gibi yalnızca taht hırsına bağlanır ve suç Beyazıd’a yüklenir. Kaynakların çoğu, Müverrih Âlî'­nin verdiği bilgileri tekrar eder. Beyazıd’ın isyanı vezir-i azam olmak isteyen Lala Mustafa Paşa'nın, Şehzade Selim lehine tertipledi­ği bazı faaliyetler sonucu ortaya çıkmış ve  “hîle ve fitnesi, rahmetli Sultan Beyazıd'ın başını belâya” sokmuştur. 

Selim ve Beyazıd arasında yaşanan mücadelede gerçekten de Lala Mustafa Paşanın rolü büyüktü ancak bu iki kardeş arasındaki rekabeti ortaya çıkarmaktan ibaretti. Çünkü Şehzade Beyazıd ağabeyi Mustafa’nın ortadan kaldırılmasından sonra, babasının ardından kendisinin tahta geçeceğine inanmaya başlamıştı. Şehzade Selim kendisinden büyüktü bu sebeple o hayatta kaldığı sürece tahta geçme ihtimalini zayıf görüyordu.

Lala Mustafa Paşa iki kardeş arasındaki bu rekabet ortamında eskiden hizmetinde bulunduğu Beyazıd’ın Selim aleyhinde harekete geçmesini sağladı. Manisa’da Selimin Lalası olarak bulunan Mustafa Paşa Selimden taht mücadelesi için her türlü tedbiri alma yetkisi ve sadrazam olacağına dair de söz aldıktan sonra Şehzade Beyazıd ile temasa geçti.Beyazıdla temasa geçen Lala Mustafa Paşa Şehzade Selimi bertaraf etmesi içi Beyazıd’ı kışkırttı ve onu ikna etti. Bu şekilde ikili oynayan Mustafa Paşa başarılı oldu. İki kardeş arasındaki rekabetin gün yüzüne çıkması üzerine Kanuni Şehzade Beyazıd’ı Amasya’ya Selimi ise Konya’ya vali olarak tayin etti.  

Şehzade Selim babasını emrine uyarak Konya’ya giderken, Beyazıd taht merkezine uzak olan Amasya’ya gitmek istemeyecek ve bazı mazeretler ileri sürecekti. 1555’te Rumeli’de çıkan Düzmece Mustafa isyanında ihmali ve dahlli bulunduğu yolunda iddialar bulunan Şehzade Beyazıd’ın bu tavrı Kanuniyi daha da şüphelendirdi. Şehzade Selim ise babasının emrinde görünerek ona yakın durdu. Nihayetinde Şehzade Beyazıd Amasya’ya gitmek zorunda kaldı. Ama asıl olaylar bundan sonra başladı. Çünkü Şehzade Beyazıd geçtiği yerlerde etrafına ordu topluyordu.

Bu gelişmeler üzerine Kanuni, aynı şekilde Selim’in de asker toplamasını söyleyecek ve Sokollu Mehmed Paşa’yı ona yardıma gönderecekti. Bu arada Bayezıd’in sancağından çıkması isyan olarak değerlendirildi ve Şeyhulislam Ebusuud ve başka din adamları tarafından öldürülmesinin vacib olduğuna dair fetvalar alındı.

Bu esnada Amasya’dan ’ya gelmiş olan Beyazıd, 29 Mayıs 1559’da Konya önlerinde Selim’in ordusuyla çarpıştı, ancak 2 gün süren savaşta onun düzenli ordusu karşısında üstünlük sağlayamayıp yenildi. Bunun üzerine Amasya’ya döndü. Babasına birçok mektup yazarak af diledi. Şahi mahlası ile yazdığı mektuplardan biri şöyleydi:

''Ey seraser âleme Sultan Süleyman'ım baba,

Tende Canım, Canımın içinde cananım baba,

Bayezîd'ine kıyar mısın benim canım baba Bigünahım,

Hak bilür, devletlü sultanım baba.

 

Enbiya ser-defteri yani ki Âdem hakkıçün,

Hem dahi Musî ile îsî-i Meryem hakkıçün,

Kainatın server-i ol Ruh-i âzam hakkıçün,

Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba...

 

...Hak Taâlâ, kim cihanın şahı etmiştir seni

Öldürüp ben kulunu, güldürme şahım düşmeni

Gözlerim nuru oğullarımdan ayırma beni

Bigünahım, Hak bilür devletlü sultanım baba

  

Tutalım iki elim baştan başa kanda ola,

Bu meseldir, söylenir kim 'kul günah itse n'ola'

Bayezîd'in suçunu bağışla, kıyma bu kula,

Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba.''

 

Kanuni Sultan Süleyman ise oğluna cevaben yazdığı mektubunda, şu dizelere yer verecekti:

 

''Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyânım oğul

Takmıyan boynuna her giz tavk-ı fermânım oğul

Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezîd Hânım oğul

Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul''

 

 

Enbiya vü evliya ervah-ı a’zam hakkıiyçün,

Nuh u İbrahim ü Musa ibn Meryem hakkiyçün,

Hatemi-i asar-ı nübüvvet Fahr-i Alem hakkiyçün,

Bi-günahım dime bari,tevbe kıl canum oğul.

 

Bu mektuplara karşın Kanuni, Beyazıd’ı affetmedi ve yakalanmasını emretti, bunun üzerine Beyazıd oğullarını alarak İran’a sığınmak zorunda kaldı. İran’da  tarafından 'de büyük bir törenle karşılanan Bayezıd, onun aracılığıyla yine babasından affını diledi. Ancak yine kabul edilmedi. Tahmasb, Selim ve Kanuni arasında Beyazıd’ın teslimi konusunda yazışma ve pazarlıklar yapıldı. İran Şahı Tahmasb Kanuni'den ve Şehzade Selim'den aldığı yüklü paralar karşılığında Şehzade Bayezid ve oğullarını Şehzade Selim'in adamlarına teslim etti. Şehzade Beyazıd ve oğulları 1561 yılında teslim alındıktan sonra boğularak katledildiler. 

Şehzade Beyazıd’ın isyanı yalnızca bir taht kavgasından ibaret değildi. Dönemin kaynaklarında Beyazıd’ın etrafında toplananlar için eşkıya veya haydut şeklinde nitelendirilse de aslında bu bir ithamdan başka bir şey değildi. Ülkenin son yıllarda karşı karşıya kaldığı ekonomik sıkıntılardan etkilenen halk kitleleri, statüleri bozulanlar,merkezi idareye karşı gelenler,yani tımarlı sipahi,çiftbozan reaya,merkeze muhalefet eden birtakım Türkmen ve Kürt aşiretleri,bazı kadılar veli örf denen devlet görevlileri Beyazıd’ın etrafında toplanmıştı.

Şehzade Beyazıd Anadolu’daki huzursuzluk ortamını ve yönetimden memnun olmayanları yakından tanımış ve ne istediklerini bildiğinden bunları kendi yanına çekmeyi bilmişti.Daha önce Düzmece Mustafa isyanında rol alanlar Beyazıd’ın isyanıyla kendilerine yeni bir alan bulmuş oluyorlardı ve onun etrafında toplandılar. Şehzade Selim ise babasının tavsiyesi ile kendisine asker toplamaya çalıştı ancak bunda pek başarılı olamadı. Bunun en önemli sebebi ise yönetimden memnun olmayanların Şehzade Selim’in saray ve çevresini temsil ettiğine inanmalarıydı.

 

Kaynaklar: 

İsmail Hakkı Uzunçarşılı ;Osmanlı Tarihi

Fahri Unan;  Kanûnî Devri Şehzâde Mücâdeleleri ve Bunun Osmanlı Siyâsî ve Sosyal Târihi Bakımından Önemi

banner53
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?