banner39

Şehzade Korkut'un ölümle imtihanı

Yavuz Sultan Selim kardeşlerine dokunmayacağı sözünü vererek babası II.Bayezit’ten padişahlığı devralmıştı.

Olaylar 09.03.2011, 16:41 09.03.2011, 18:09
Şehzade Korkut'un ölümle imtihanı

İsmail Çal / Dünya Bülteni - Tarih Servisi

Osmanlı Devleti’nin, devletin iç karışıklıklara düşmesini hatta parçalanmasını engelleme düşüncesini ileri sürerek kardeş katli yasasını uygulaması hala sıkça tartışılan konuların başında gelmektedir. Bu yasaya göre şehzadelerin ömrü eğer hükümdar olmayı başaramazlarsa babalarının hayatına endeksliydi. Peki bu durum farklı olamaz mıydı? Başa geçen herkes masum da olsa kardeşini öldürmek zorunda mıydı? İşte farklı ve sonu yine acı şekilde biten bir olay Şehzade Korkut olayı.

Şehzade Korkut İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet’in gözetiminde çok iyi eğitim almıştı. Şiir yazan ve dini alanda birçok eser vermiş olan Şehzade Korkut, en çok Teke ili (Antalya) sancakbeyi iken Akdeniz’deki Türk denizcilerine verdiği destek ile tanınıyordu.

Yavuz Sultan Selim, kardeşlerine dokunmayacağı sözünü vererek babası II.Bayezit’ten padişahlığı devralmıştı. Böylece ilk defa geleneksel uygulamanın dışına çıkmış tahta geçer geçmez kardeşlerini ortadan kaldırmakla işe başlamamıştı. Acaba yıllardır uygulanan acımasız yasa tarihe mi karışmıştı? Oysa o tarihte kardeşleri Şehzade Ahmet ve Şehzade Korkut hayattaydı ve her ikisi de kendisinden büyüktü.

Şehzade Korkut yeniçerilerin kefilliği ile Yavuz Sultan Selim’e biat etmiş ve itaat sözü vermişti. Yavuz Sultan Selim’de ona Antalya, Midilli ve Saruhan (Manisa)sancaklarını ömür boyu tahsis etmişti. Daha en başından Şehzade Ahmet tavrını belli etti ve isyan bayrağını açtı. Ya Şehzade Korkut’ta verdiği sözde durmazsa işte o zaman Osmanlı Devletini Cem Sultan olayından daha büyük bir tehlike bekliyor demekti.

Yavuz Sultan Selim’in büyük planları vardı. Anadolu’yu terör yuvası haline getiren Şah İsmail ve İslam dünyasının lideri olma yolunda ki tek engel Memluk Devleti bertaraf edilmesi gibi. Fakat bu hedeflerin gerçekleşmesi gereken güçlü otorite üzerinde herhangi bir tehdit unsuru yer almaması gerekiyordu. Şehzade Ahmet ve Şehzade Korkut’un hayatta olmaları ve üstelik Şehzade Ahmet’in isyan halinde olması endişeleri arttırıyordu.

Yavuz Sultan Selim Şehzade Korkut’un sözünde durup durmadığını bilmek istiyordu. Çünkü Şehzade Ahmet isyan etmiş onu bertaraf etmek için çalışıyordu. Eğer Şehzade Korkut’ta isyan edecek olursa çok vahim durumlar oluşabilirdi. Yavuz Sultan Selim amcası Cem Sultan olayının ortaya çıkardığı 14 yıllık tecrübeyi bizzat yaşamıştı. Bir an önce Şehzade Korkut’un niyetini açık etmeliydi.

Şehzade Korkut için büyük ölüm kalım imtihanı başladı. Devlet adamlarının ağzı ile Şehzade Korkut’u saltanata davet eden ve destek sözü veren mektuplar yazıldı. Şehzade Korkut’un vereceği cevap yaşaması ya da ölmesi demekti. Aslında dedesi Fatih öldüğünde babasının yerine vekâlet etmiş saltanat olgusunu bizzat yaşamıştı. Şehzade Ahmet’in babasının sağlığında gerekli desteği alamaması onu heveslendirmişti. Çünkü kendisi Şehzade Ahmet’ten sonra en büyük şehzadeydi. Fakat o da aradığı desteği bulamamıştı. Özellikle yeniçeriler net bir şekilde Selim’den yana tavır almışlardı. Artık onun için Yavuz Sultan Selim’in vereceği karara uymaktan başka çare kalmamıştı. Şimdi durum değişmişti. Devlet adamları açıkça destek sözü veriyorlardı.

Şehzade Korkut hayatının hatasını yaptı. Gelen mektuplara olumlu cevap vererek kendi ölüm fermanını imzaladı. Yavuz Sultan Selim hemen harekete geçti. Bursa’dan av bahanesiyle ayrıldı hızla Manisa’ya doğru yola çıktı. Şehzade Korkut sarayının kuşatıldığını görünce gerçeği anladı. En sadık dostu Piyale’yi ve bir miktarda altın alarak bahçe kapısından kaçtı. Arkadaşı ile Antalya civarında ki dağlara doğru gittiler. Mağaralarda günlerce saklandılar. Fakat yiyecekleri bitmişti. Hepsinden önemlisi yurt dışına çıkmak için bir yol bulmaları gerekiyordu. Sadık arkadaşı Piyale yakınlarda rastladığı bir Türkmen’den (Yörük) yardım istedi. Durumu ona etraflıca anlattı ve ona atlarından birini vererek kendilerine yiyecek getirmesini ve sonrada bir gemi bulmasını istedi. İstedikleri yiyecekler getirildi. Sonra tekrar Şehzade Korkut’un atına binen kişi tekrar gemi aramak için şehre indi.

Yavuz Sultan Selim, Şehzade Korkut’u her yerde arattırıyordu. Yurt dışına çıkışını engellemek için sahiller kontrol ediliyor her yerde tedbir alınması isteniyor ve uyarılar yapılıyordu. Şehzade Korkut ve arkadaşının yaptığı büyük bir hata onları ele verdi. Kendilerine yardım edecek kişiye verdikleri atın koşum takımları hükümdarlara mahsus özellikteydi. Şehre inen adam hemen fark edildi ve yakalandı.  Sorguya alınan kişi epeyce direndi fakat ölüm tehdidi üzerine çaresiz Şehzade Korkut’un saklandığı yeri söyledi.

Şehzade Korkut arkadaşı Piyale ile yakalandı. Piyale Şehzade Korkut’u bir an bile yalnız bırakmıyor onu anlattığı hikâyeler ile teselliye çalışıyordu. Bir ara uykuya dalan Şehzade Korkut’un yanından ayrılan Piyale döndüğünde en yakın arkadaşının boğularak öldürülmüş olduğunu gördü ve tarifi imkânsız bir acıya boğuldu.

Şehzade Korkut Yavuz Sultan Selim’inde katıldığı bir cenaze töreni ile Bursa’da defnedildi. Tarihçiler Yavuz Sultan Selim’in kardeşinin tabutunu omuzladığını ve ağladığını belirtirler. Şehzade Korkut’un sadık adamı Piyale gösterdiği büyük sadakat nedeniyle affedildi ve Yavuz Sultan Selim tarafından kendisine istediği herhangi bir makam teklif edilmesine rağmen o Şehzade Korkut’un türbedarı olmayı tercih etti.

Kaynak

1-Müneccimbaşı Tarihi(Müneccimbaşı Ahmet Dede, cilt II, sahife 453-454-455, sadeleştiren:İsmail Erünsal, tercüman yay.)

2-Gazavat-ı Hayrettin Paşa (Barbaros Hayrettin Paşa, cilt I, Hzr. Ertuğrul Düzdağ)

3-Osmanlı Tarihi (İsmail Hakkı Uzunçarşılı, cilt II, TTK 1983)

 


Yorumlar (1)
Şevket Çal 2 yıl önce
Şehzade Korkutun saklandığı mağara babam İsmail Çal ın köyü olan korkuteline bağlı osmankalfalar köyünün üst tarafındaki dağda bulunuyor
19
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?