Singapur'da Osmanlılar ve Ahmed Ataullah Efendi

Konsolosluğun açılışı ve Sultan II. Abdülhamid’in 61. Doğum günü münasebetiyle düzenlediği resepsiyonla çalışmalarına başlamıştı. Böylece “Singapur’daki ilk muvazzaf Osmanlı Başkonsolosluğu, “Robinson Road No. 94” adresinde ve “The Imperial Turkish Consulate” unvanıyla hizmete girmiş, Başkonsolos Ahmed Ataullah Efendi’nin fahri kançılarlığını Seyyid Hamid Efendi, sekreterliğini ise Fransız Jalalodeen Bey yürütmüştü…

Singapur'da Osmanlılar ve Ahmed Ataullah Efendi

 

 

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Osmanlı İmparatorluğu ile Singapur arasındaki ilk temas ve ilişkiler 19. yüzyılın ortalarında kurulmaya başlamıştı. Güney Yemen’den Malay, Johor ve Singapur’a gelen Hadramutlu Arap tüccar ailelerinden “El-Cüneyd” ailesi, Osmanlıların bölgeyle temasında önemli rol oynamış ve bunlardan “Seyyid Abdullah El-Cüneyd”, 21 Temmuz 1864’te Fahri Osmanlı Konsolosu olarak tayin edilince Güneydoğu Asya’daki ilk Osmanlı diplomatik temsilciliği Singapur’da açılmıştı.

Konsolosluğu İngiltere Kraliçesi tarafından da onaylanan Seyyid Abdullah El-Cüneyd’in, Halife’nin dini ve siyasi temsilcisi olması, Cava Adaları’na hâkim olan Hollanda’yı hiç memnun etmemişti. Onun sadece bir yıl sonra ölümü üzerine araya giren Hollanda Hükümeti, Singapur’un idaresini elinde tutan İngiltere’den yeni bir konsolos tayinine izin vermemesini istemişti. Bu sebeple Osmanlı İmparatorluğu yeni konsolos tayini yapamamış olsa da önce Seyyid Abdullah’ın kardeşi ve oğlu başta olmak üzere,“El-Cüneyd” ailesi mensupları, 1880’den sonra ise yine Singapur’un Hadramutlu Arap tüccar ailelerinden “El-Sakkaf” ailesine mensup, “Seyyid Muhammed El-Sakkaf”, fahri Osmanlı Konsolosu gibi kabul ve itibar görmüşlerdi.

Seyyid Muhammed El-Sakkaf, “sahibi olduğu “Singapore Steamship and Co.” firması ile özellikle Malay dünyasından hacıların Mekke ve Medine’ye taşınmasında önemli rol oynamış, böylece İstanbul ile güçlü ilişkiler kurmuştu. O kadar ki 1879 ve 1893 yıllarında Johor Sultanı Ebubekir’in İstanbul seyahatlerine de eşlik eden El-Sakkaf, Sultan II. Abdülhamit tarafından ikinci dereceden Osmanlı madalyası ile ödüllendirmişti. Sık sık Avrupa’ya ve İstanbul’a iş seyahatleri yapan Seyyid Muhammed El-Sakkaf, Johor Sultanı’nın izniyle Kukup bölgesinde ay yıldızlı özel bir para birimini bile tedavüle çıkarmıştı.

Osmanlı İmparatorluğu’na büyük sevgi ve sempati besleyen Singapurlu Müslümanlar, “Osmanlı ile ilgili her türlü haberi yakından takip ediyorlardı. Örneğin, 1874 sonlarında Osmanlı-Rus Savaşı nedeniyle Arap tüccarlar, Cava’daki akrabalarının yardımıyla bölgeden topladıkları 100.000 İspanyol pesosunu Osmanlı idaresine göndermişlerdi.” Japonya’ya gönderilen Ertuğrul Fırkateyni,  15 Kasım 1889-22 Mart 1890 tarihleri arasında Singapur limanında demirlediği vakit, Singapur’da ve Sumatra’da büyük yankı uyandırmıştı.

Singapur Müslümanları bu ilginin bir benzerini de Çin’deki “Boxer Ayaklanması” münasebetiyle Sultan II. Abdülhamid tarafından gönderilen “Nasihat Heyeti”ne göstermişlerdi. Şair Nazım Hikmet’in dedesi olan Mirliva Enver Paşa başkanlığındaki bu heyet, 10 Mayıs 1901’de Singapur’a gelerek burada bir süre kalmıştı. Kafileler halinde bu heyeti ziyarete gelen Müslüman halk, o günden sonra Cuma namazı kılınırken minarelere Türk bayrağı çekmeyi bir gelenek haline getirmişti.

O dönemde Singapur’da gayr-ı resmi Osmanlı Fahri Konsolosluğu’nu yapan Bağdatlı Abdülhamid Efendi ve Kilis ile Süleymaniye’den gelen Osmanlı tüccarları, Heyet Başkanı Enver Paşa’ya resmi bir konsolos atanması konusunda taleplerini iletmişler ve yardım istemişlerdi. Fakat zaten o sıralarda 1897’de Hollanda’nın Batavya’da bir Türk konsolosluğunun açılmasına onay vermesini örnek gösteren ve kendi menfaatleri doğrultusunda Osmanlı eyaletlerinde temsilcilik açmak isteyen İngiltere, Singapur’da resmi bir Türk Konsolosluğu açılmasına olan itirazını kaldırmış ve 1900 yılından itibaren Singapur’da bir Başkonsolosluk açılması konusundaki resmi yazışma ve çalışmalar başlamıştı.  Atanacak isim ise çoktan belirlenmişti.

Bu kişi, Sultan Abdülaziz döneminde Güney Afrika’ya, İslâmi ilimleri öğretmek ve Müslümanların arasındaki ihtilafları halletmek üzere gönderilen Şehrizorlu Ebubekir Efendi’nin Mart 1865’te Cape Town’da doğan en büyük oğlu “Ahmed Ataullah Efendi” idi. Ahmed Ataullah Efendi, ilk öğrenimini babasının yanında yaptıktan sonra Mısır’a gitmiş ve Camiü’l-Ezher’den diploma aldıktan sonra 1881 yılında Ümit Burnu’na dönerek “Sandelbust Brostoros ve Makellan Hollan Akademi adlı okulda, İngilizce, Hollandaca, matematik, coğrafya, genel tarih, genel siyaset, devletler arası ilişkiler, hesap, ziraat ve felsefe dersleri okuyup” diploma almış, Arapça, Türkçe, İngilizce, Hollandaca, Afrikanca ve Urduca bilen bir alim-entelektüel Osmanlı idi.

Güney Afrika’da ilk Türk-Osmanlı Mektebi’ni açmış olan babasının ardından “Ahmed Ataullah Efendi’nin Cape Town Müslümanlarının üzerinde ilk büyük etkisi 1886’da Tana Baru İslam Mezarlığı’nın hükümet tarafından kapatılması üzerine çıkan “Mezarlık İsyanı” sırasında görülmüş, ayrıca Müslüman toplumun Hanefi-Şafi tartışmaları sonucu düştükleri mezhepsel ayrılıktan kurtulmaları için gösterdiği çabalar ve aldığı başarılı sonuçlar sebebiyle ile bütün Müslümanların takdir ve sevgisini kazanmıştı. “Mezarlık tartışmalarında Cape Town Valisi ve diğer yetkililerle görüşmek için kendisine yetki verildiğinde bu vazifeyi çok iyi bir şekilde yerine getirmiş, Cape Town Müslümanlarının liderlerinden Abdulburns ile Tana Baru Mezarlık Komitesi’nde ve bu mücadelede en mühim rolü o oynamıştı.” “Tana Baru tartışmaları içinde yer aldıktan sonra, 1884’lerde artık burada kendisine ihtiyaç kalmadığını düşünerek, Güney Afrika’nın daha iç kesimlerinde bulunan  “Kimberley” şehrine gitmişti. Zira babasının talebesi olan yerli hocalarla, Ebubekir Efendi’nin tayin ettiği Mekkeli Arap Hocalar, Cape Town’daki eğitim faaliyetlerini kendi gayretleriyle devam ettiriyorlardı.”

1884’te fahri muallim olarak faaliyet gösterdiği Kimberley’de Müslümanların güven ve sevgisini kazanan Ahmed Ataullah Efendi, onların 180 imza ile İstanbul’a müracaatları sonucunda 1887 tarihinde Osmanlı Hamidiye Mektebi’ne resmi olarak atanmıştı. Güney Afrika’da çalıştığı 17 yıl boyunca burada yaşayan Malay, Hint ve Güney Afrikalı Müslümanların eğitimleri için yoğun faaliyetlerde bulunan, sivil toplum hareketleri ve kurumlarıyla da yakından ilgilenen Ahmed Ataullah Efendi’nin Cape Town ve Kimberley’deki hizmet ve gayretleri sonucunda kendisine Sultan II. Abdülhamid tarafından üçüncü rütbeden Mecidi nişanı ve İbtida Harici İstanbul Müderrisliği derecesi verilmişti. İngiltere’nin karşı çıkmasına rağmen Kimberley Konsolosu olarak da görevlendirilen Ahmed Ataullah Efendi, İngiliz Müslümanlardan Abdullah Quilliam tarafından kurulan Liverpool İslam Cemiyeti ile irtibat kurmuş, cemiyetin Güney Afrika’da faaliyette bulunması için Cape Town ve Transvaal’de şubeler açtırmıştı. Tüm bu çalışmalar ise Avrupa basını ve misyoner çevrelerince telaş ve tedirginlikle karşılanmıştı.

 

İngiltere vatandaşı Cape Town’lı bir anne ile Osmanlı bir babanın oğlu olan Ahmed Ataullah Efendi, annesi sebebi ile aynı zamanda İngiliz vatandaşı da sayılıyordu. 1893 yılında Kimberley’de iken Ataullah Efendi’ye Cape Town Hükümeti Parlamentosu’nda milletvekili olması için birçok teklif gelince kendisi de bölge Müslümanlarına faydalı olabileceği düşüncesinden hareketle milletvekili adayı olmuştu. “Onun, Müslümanları Cape Town Parlamentosu’nda temsil etmek istemesi ise beyaz siyasetçileri oldukça rahatsız etmişti. 1894 seçimlerinde Cape Parlamentosu’na girmek için ilginç bir seçim kampanyası yürütmüş ve kendisine karşı blok oluşturan beyaz adaylara karşı bütün seçmenlere hitaben yazdığı açık mektubunda; Osmanlı vatandaşı olduğu kadar, annesi sebebiyle bir İngiliz vatandaşı da olduğunu vurgulayarak, Meclise girdiği takdirde “yalnız Müslümanları değil, bütün Cape Town’lı seçmenleri temsil edeceğinin bilinmesini” istemişti. Ayrıca yayınladığı bildiri ile de seçim kampanyasının ana ilkelerinin, Cape Town halkının “siyasi eşitliği, dini özgürlüğü, ticaret ve eğitim alanlarında ilerlemesi” olduğunu açıklamıştı.” Fakat neticede İngilizlerin ve beyaz siyasetçilerin onu engellemek için yaptıkları sonuç vermiş, Müslüman oyları ile seçilmesine kesin gözüyle bakılmasına ve Parlamento’ya aday olan ilk Avrupa’lı olmayan kişi olmasına rağmen seçim yasasına getirilen ve oy dağılımını etkileyen bir değişiklikle seçilmesi engellenmişti. Bu maceranın ardından Osmanlı Mektebi’ndeki hizmetlerini sürdürme kararı alan ve bir süre daha Kimberley’de kalan Ahmed Ataullah Efendi, daha sonra Kasım 1894’de ailesi ile birlikte İstanbul’a gelmiş ve Sultan II. Abdülhamid tarafından Yıldız Sarayı’nda ağırlanmıştı. 24 Mayıs 1895’te Cape Town’a geri dönen Ahmed Ataullah Efendi Mart Singapur’a Konsolos tayin edilinceye kadar burada kalmıştı.

 

Eşi ve çocuklarını İstanbul’da bırakarak 1 Temmuz 1901’de Singapur’a gitmek üzere yola çıkan Ahmed Ataullah Efendi, bölgeye gelir gelmez büyük ilgi ve sevgi gösterileriyle karşılanmıştı. Konsolosluğun açılışı ve Sultan II. Abdülhamid’in 61. Doğum günü münasebetiyle düzenlediği resepsiyonla çalışmalarına başlamıştı. Böylece “Singapur’daki ilk muvazzaf Osmanlı Başkonsolosluğu, “Robinson Road No. 94” adresinde ve “The Imperial Turkish Consulate” unvanıyla hizmete girmiş, Başkonsolos Ahmed Ataullah Efendi’nin fahri kançılarlığını Seyyid Hamid Efendi, sekreterliğini ise Fransız Jalalodeen Bey yürütmüştü… Singapur’da Türk Başkonsolosluğu açılması ve bu göreve Ataullah Efendi’nin atanması Singapur basınında geniş yankı bulmuştu. Onun gelişinin ardından Singapur Müslümanlarının İstanbul’a gönderdikleri bağlılık mesajlarının sayısı hızla artmış, kendisi de iyi dostluklar kurmuştu. Seylan ve Kolombo’da da aktif faaliyet yürüten Ahmed Ataullah Efendi, Seylan Müslümanlarının en büyük sosyal örgütü olan Moorlar Birliği, Osmanlılar arasındaki ilişkilerin güçlenmesinde önemli rol oynamıştı. Singapur’da geçirdiği iki sene zarfında hem Müslümanlar hem de Avrupalılar tarafından sevgi ve saygı gösterilen Ahmed Ataullah Efendi, 9 Kasım 1903’te, Government House’da yapılan Singapur Valisi’nin yaş günü kutlamasına katılmış, davet çıkışında geçirdiği bir kaza neticesinde hayatını kaybetmişti. 38 yaşında vefat eden Ahmed Ataullah Efendi’nin cenazesi 11 Kasım 1903’te Türk ve İngiliz bayraklarına sarılı bir tabut ile El-Sakkaf ailesinin evinden alınarak “Singapur’da hiçbir yabancının cenazesinde görülmeyen kalabalık bir kortej eşliğinde, Johor Sultanı başta olmak üzere bütün Malaya Sultanları, Singapur Vali Vekili W.T.Taylor’ın yanı sıra Singapur’daki Başkonsolosların da katıldığı bir törenle Telok Belangah Müslüman mezarlığında toprağa verilmişti.

 

Başkonsolosun vefatı Singapur’da büyük üzüntü yaratmış, Johor Sultanı İbrahim tarafından durum: “Devlet-i Aliyye Başşehbenderi Ahmed Ataullah Bey’in  bu sabah araba kazasına uğrayarak vefat ettiğini büyük bir üzüntü ile bildiririm. Size ve Osmanlı Hükümeti’ne kendim ve tebaam adına çok üzgün bir şekilde taziyelerimi sunarım” telgrafıyla Sultan II. Abdülhamid’e bildirilmişti.  Seylan, Kolombo ve Singapur Müslümanlarının Osmanlı’ya olan bağlılığı ise Ahmed Ataullah Efendi’nin ölümünden sonra da devam etmiş ve Hamidiye Hicaz Demiryolu başta olmak üzere Trablusgarp, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşları’nın yanı sıra Kurtuluş Savaşı’nda da Türkiye’ye para yardımları ile birlikte destek açıklamaları yapılmıştı.

 

 

Kaynaklar: 

Ahmet Uçar, Unutulmayan Miras: Güney Afrika’da Osmanlılar, İstanbul, 2008.

 

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2014, 00:41
banner53
YORUM EKLE

banner39