Sömürgeciliğin çirkin yüzü: Afyon Savaşları

İngiltere Hindistan'dan getirdiği afyonu Çin'de satmaya çalışmış, Çin bu duruma müdahale edince iki ülke arasında 'Afyon Savaşları' adıyla bilinen savaş çıkmıştı.

Sömürgeciliğin çirkin yüzü: Afyon Savaşları

İsmail Çal-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

19.Yüzyılda dünyanın en büyük sömürge İmparatorluğunu kuran İngiltere büyük bir pazar olan Çin'e girmek istiyordu. İngiltere'nin Çin'e bakış açısını çok iyi özetleyen bir İngiliz atasözünde ''Her bir Çinli bir parmak uzun giyerse Manchester dokuma fabrikalarına yüzyıllarca yetecek bir pazar bulunur'' denilmekteydi.

İngilizlerin geleneksel içeceği olan çay için Çin'e her yıl yüklü miktarda para ödeniyordu. İngiltere bu açığı Çin ile serbest ticaret yaparak kapatmak istiyordu. Esasen Çinliler gelenekleri ve inançları gereği kapalı bir ekonomik sistem uyguluyorlardı.  Sadece tek bir Çin liman Kanton limanı sevilmeyen yabancı tüccarlara açıktı. İngiltere Hindistan'da üretilen afyonu gizli yollardan Çin'e sokmaya başladı. Çinliler afyon'u geleneksel Çin tıbbında ilaç olarak kullanıyorlardı. Fakat Çin'de afyon bağımlılığı ortaya çıktı ve giderek yaygınlaşmaya başladı. Çin hükümeti bu durumun tehlikeli boyutlara ulaşması üzerine sıkı tedbirler alarak afyon ticaretini yasakladı. Bu durum İngiltere'yi oldukça rahatsız etti.

İngiltere önemli bir gelir kapısını kaybetmişti. Hemen duruma müdahale etti ve Çin ile İngiltere arasında savaş çıktı. Ancak İngiltere uluslar arası alanda kendisine haklı bir gerekçe bulmayı da ihmal etmedi.  Bu savaşı uygarlık adına en doğal hak olan serbest ticaret ilkesinin çiğnenmesini gerekçe göstererek girmişti. Böylece Afyon savaşları olarak tarihe geçen İngiltere ile Çin arasında bir dizi savaş başladı. O tarihe kadar kendi halinde dış dünyada kopuk yaşayan Çin acı bir şekilde sömürgeciliğin çirkin yüzü ile tanıştı.

 Çin 1839'da başlayıp 1842'ye kadar ''Afyon Savaşları"nda' bir dizi yenilgi aldı ve sonunda İngiltere'nin istediği şekilde Nanking antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Çin Hong Kong'u İngiltere'ye bırakıyor  ve beş önemli limanı (Kanton, Şanghay, Foochow, Amoy ve Ningpo )Avrupalı tüccarlara açmak zorunda kalıyordu. Çin bu limanlarda her türlü denetleme ve el koyma hakkından vazgeçiyor ve niteliği ne olursa olsun her türlü mala kapılarını açıyordu. Ayrıca Avrupalı tüccarlara hukuki kapitülasyon hakları da tanınıyordu. Daha sonraki dönemlerde bu hakların kapsamı daha da genişletildi.Hatta diğer batı Avrupa ülkelerine de bu haklar verildi. Böylece sömürgeciler zor kullanarak büyük bir ülkeyi dünya ekonomik sisteminin içerisine sokmuşlardı. Hiçbir insani kural tanımayan sömürge düzeni dünyanın en büyük pazarını ele geçirmeyi başarmıştı.

Çinliler afyon savaşları ile başlayıp Çin'in Avrupa'nın ortak sömürgesi haline dönüştüğü bu dönemi ''Onursuzluk Yüzyılı'' olarak adlandırmışlardır.

Kaynak

1)Karşılaştırmalı Bir Perspektiften 19. Yüzyılda Çin ve Osmanlı İmparatorluğunda Protestan Misyoner Faaliyetleri (Prof.Dr.Esra Danacıoğlu Tamur) web.deu.edu.tr/ataturkilkeleri/pdf/cilt1sayi1/Makale_1_EsraDanacioglu.pdf

2)Siyasi Tarih (Oral Sander)

Güncelleme Tarihi: 10 Ocak 2018, 12:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER