banner39

Sultan II.Abdülhamid Çin'de üniversite kurmuştu

Kısa bir süre sonra okulun üniversite seviyesinde açılması için çalışmalara başlandı. Yaklaşık bir sene süren çalışmaların ardından 1908 yılında önünde Osmanlı bayrağının dalgalandığı Dâru’l-Ulûmi’l-Hamidîyye (Pekin Hamidiye Üniversitesi) açıldı.Osmanlı devleti ile Çin Müslümanlarını birbirine bağlayacak olan bu okulun önemi ve açılış töreni dönemin gazetelerinden Tercümanı Hakikat’te şöyle yer aldı:

Olaylar 29.04.2014, 02:47 19.03.2018, 19:52
Sultan II.Abdülhamid Çin'de üniversite kurmuştu

Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Ülke içinde ve dışında İslamcılık siyasetini aktif bir şekilde uygulayan Sultan II.Abdülhamid Çin’de bulunan Müslümanlarla da ilişkilerin geliştirilmesi yönünde çalışmalarda bulunmuştu. 1890’lı yıllardan itibaren artık Çin’deki camilerde hutbeler Halife Sultan II.Abdülhamid adına okunmaya başlamıştı.

Çin Müslümanları ile irtibatın sağlanmasına sebep gelişme ise Çin’de son yıllarda özellikle sömürgeci Alman ve İngilizleri hedef alan ayaklanmaları yatıştırmaktı. 1901’de Boxer isyanında Pekin’deki Alman Büyükelçisi Kettler sokak ortasında öldürülünce dönemin Alman imparatoru Kaiser II.Wilhelm II.Abdülhamid’den yardım istemişti. Bu talebe olumlu cevap veren II.Abdülhamid bölgeye 9 kişiden oluşan bir nasihat heyeti gönderdi. Bu görev dönemin dikkat çeken subaylarından Enver Paşa’ya verildi.

28 Nisan 1901’de İstanbul’dan yola çıkan Nemçe vapurunu Şangay Limanında binlerce Çinli Müslüman karşıladı. Bir aylık uzun süren bir seyahatin ardından Şangay’a varan heyet buradaki Müslümanlarla görüştükten sonra Çinli Müslümanların yoğun olarak yaşadığı bölgelere de gittiler. Buralarda da Halife Sultan II.Abdülhamid’in mesajlarını ulaştırdılar. Seyahatin amacı Müslümanları teskin etmek olarak görünse de içeriği yalnızca bu değildi. Gidilen her bölgede Çinceye tercüme edilmiş beyannameler dağıtılarak Halife Sultanın siyaseti anlatılıyordu.  Osmanlı heyetinin Çin Müslümanları ile kurduğu bu irtibat batılı devletleri de endişelendirecekti. Örneğin Fransız elçisi, heyet hakkında şunları ifade edecektir: “Bizim Hindo-Çin’deki sömürgelerimize komşu olan bölgelerde çok sayıda Müslümanın olması hasebiyle, bu heyet, çok yakından izlememiz gereken Panislamist temayüllerin bir işareti olabilir.”

Nasihat heyeti Çin'de 4 ay boyunca çalışmalarda bulundu. Bu faaliyetlerin sonucunda Osmanlı Devleti Çin’e  yönelik siyasetini belirledi. Nasihat Heyetinden sonra 1902 yılında Çine görevli olarak gönderilen bir diğer kişi Padişahın gözde elemanlarından Muhammed Ali idi.  Çin’deki Müslümanlarla temasa geçen Muhammed Ali önemli bağlantılar sağladı.Muhammed Ali’nin irtibat kurduğu kişilerden biri de Çin’de etkili alimlerinden İmam Wang  Haoren’di. İmam Wang medresede modernleşmeyi savunan biriydi.Arapça eğitim veren Çin’deki medreselerde Çin kültürü ve Çince derslerini de dahil eden yenilikçi biriydi. II.Abdülhamid’in de eğitim seferberliğinden haber olması onu çok etkileyecekti. Nihayetinde 1906 yılında çıktığı hac ziyaretinin ardından İstanbul’a geldi ve Sultan Abdülhamid ile görüştü. İstanbul’da bulunduğu süre içinde Osmanlı eğitim sistemini inceleyen Wang’a Sultan Abdülhamid binin üzerinde kitap hediye etti.

Yaklaşık bir yıl  sonra II.Abdülhamid Muallim Ali Rıza Efendi ile Muallim Bursalı Hafız Hasan Efendiyi Çine gönderir. Amaç Pekinde bir okul açmaktı. Wang ile görüşen bu iki hoca Padişahın arzusunu iletti. İmam Wang’ın da desteğiyle müslüman cemaatin buluşma mekanı olan Niujie camiinin arka tarafında bulunan bir bina onarılarak  okul haline getirildi. Ancak kısa bir süre sonra okulun üniversite seviyesinde açılması için çalışmalara başlandı.

Yaklaşık bir sene süren çalışmaların ardından 1908 yılında önünde Osmanlı bayrağının dalgalandığı  Dâru’l-Ulûmi’l-Hamidîyye (Pekin Hamidiye Üniversitesi) açıldı.Osmanlı devleti ile Çin Müslümanlarını birbirine bağlayacak olan bu okulun önemi ve açılış töreni dönemin gazetelerinden Tercümanı Hakikat’te şöyle yer aldı:

 

Pekin “Daru’l Ulumi’l Hamidiyye” Medresesi

Pekin’den mektup:

Hurşîd-i pertev efruz-i İslâmiyet’in neşr-i füyûz-ı hidayet eylediği memâlik ve büldânda mütemekkin bütün ehl-i imanın hasbe’ddiyâne Asitân-ı aliyyin-i âsiyân-ı Hilâfet-i Mukaddese-i İslamiyye’ye karşı perverde ettikleri ihtisâsât-ı ubudiyet ve sadakat ve revâbıt-ı âliye-i mahabbetin bihakkın takdir-i derecâtı ancak oralarda bulunarak, bu tezahürat-ı ihlâs gâyâtı, bu râbıta-ı kaviyye-i ubudiyyetmendâne âsârını re’yul ayn görmekle mümkün olabilir. Aksa-yı Şarkta ve bi’t-tahsîs milyonlarca ehl-i İslâm bulunan Hıtta-i Cesime-i Çin’de mütemekkin ihvan-ı dinin makamı kudsiyyet-i ittisam-ı Hilâfet-i Uzma’ya ve ala’l husus haslet-i pâkize ve secâyâ-yı aleviyye-i fıtriyye ile mütehalli ve min kibeli’r- Rahmân ümmet-i nâciye-i İslamiyye ve Millet-i Muazzama-yı Osmaniyye’ye bir mevhibe-i celile-i Sübhanî olan Zât-ı Hilâfetsemât-ı Zişân, Halife-i adaletnişân, Vekil-i Resul-i Rabb-i Müste’an Efendimiz Hazretleri hakkında hasbe’d-diyâne perverde ettikleri hissiyât-ı pâkize-i ihlâs ve ubudiyyet, her türlü takdirâtın fevkindedir.

Hıtta-i Çin’de mütemekkin ehl-i imânın lisân-ı ihlâsında daima mahâmid-i celile-i Hazret-i Hilâfetpenâhî olduğu gibi, bütün cevami ve mesacid-i şerifede nâm-ı meali-yi ittisâm-ı Hilâfetpenâhî’nin yâd ve edâ olunduğu zaman cibâh-ı ehl-i imânda tecellinüma olan âsâr-ı server ve inbisât, neşve-i ruhânî, bütün safvet ve samimiyetle nazar-ı takdir ve istihsânı celb eder. Çin Müslümanları, Hıtta-i mezkûrede mütemekkin anasır-ı saireye nisbetle daha ziyade çalışkan, muhibb-i terakki, fazâil-i ahlakiye ve hasâil-i bergüzide ile mütehallidirler.

Bu hasâil-i mümtaze, Din-i Mübin-i Ahmediyye’nin âsâr-ı telkinât-ı aliyesinden olduğuna şüphe yokdur. Çin Müslümanlarının hüsn-ı ahlak ve siretleriyle beraber bilhassa salabet-i diniyyeleri vardır. Yalnız Pekin’de otuz sekiz cami-i şerif mevcuddur. Buralarda binlerce ehl-i İslâm tarafından evkât-ı hamsede eda-yı salat olunarak ed’iye-i vâcibu’t-te’diye-i Hazret-i Hilâfetpenâh a’zami yâd ve tezkâr kılınmakta olduğu gibi Cuma günleri arabiyyu’l ibare kırâat olunan hutbeler, Pekin Müftisi ve ulema-yı saire-i mahalliye tarafından Çin lisanına bi’t-tercüme medamin-i âliyyesi cemaât-ı müslimine telkin olunmaktadır.  Çin Müslümanları maârifperver ve çalışkan oldukları cihetle evlâdlarının nimet-i celile-i maârifden hissemend olmalarını arzu ettikleri içun Hıtta-yı Çin’in havali-yi muhtelifesinde Müslümanlara mahsûs yüzlerce müessesât-ı ta’limiyye ve medarisi ilmiyye vücuda getirmişlerdir.

Bazı âsârde, Pekin’de üç cami-i şerif ile on iki bin muvahhidinin mevcudiyetinden bahs edilmiş olduğu görülmüş ise de, bunun iki yüz sene evveline aid bir ma’lumât olduğuna şüphe yokdur. Bugün, söylediğimiz gibi, nefs-i Pekin’de otuz sekiz cami-i şerif ve me’âbid-i cesimede eda-yı farîza-ı ibâdet eden binlerce ehl-i İslâm vardır. Her cami-i şerifin, mükemmel ve muntazam bir medresesi mevcuddur. İşbu müessesât-ı ilmiyye, Çin’de ma’ârif-i İslamiyye’nin derece-i terakkisine güzel birer misâl teşkil eder.

Bundan evvel Çin Müslümanları tarafından, mevcûda ilâveten, te’sisi takarrur eden, bir medrese-i ilmiyyenin teberrüken nâm-ı kudsiyyet ittisam-ı Hilâfetpenâh-ı a’zamiye izâfetle “Daru’l Ulumi’l Hamidiyye” tesmiye olunarak vaz-ı esâs-ı resm-i behini icra ve bu vesile ile binlerce ehl-i imân tarafından mahâmid-i celile-i Hilâfetpenâh-ı a’zamî bihulûsi’lbâl yâd ve edâ kılınmışdı.Medrese-i mezkûrenin nâm-ı uluvviyet-i ittisâm-ı Hâlifei a’zamiye nisbet edilmesi hakkında Çin Müslümanlarının izhâr ettikleri şu arzu-yı dindârâne sezâvâr-ı takdir ve sitayişdir. Pekin “Daru’l Ulumi’l Hamidiyye” Medresesinin inşaatı ahiren pezira-yı husn-ı hitâm olmağla resm-i küşadî kılınmışdır. Resm-i küşadda Pekin Müftisi Faziletlu Efendi Hazretleriyle ulemâyı mahalliye ile Pekin Müslümânlarından binlerce halk hazır bulunmuşdur.

Pekin Ma’ârif Umumiyye Nezaretinden bir çok erkân ve ümera dahîresm-i küşâdda hazır bulunmakda idiler. Çin Maârif Nazırının dahî resm-i mezkûrda bulunması mukarrer idi. Lakin o sırada şiddetle hükümfermâ olan kar fırtınası münasebetiyle nâzır-ı mumaileyh resm-i küşâdda hazır bulunamamışdır. Çünkü Çin Maârif Nazırı’nın bulunduğu mahal, “Daru’l Ulumi’l Hamidiyye” nin bulunduğu mahalle iki saatlik mesafede kâindir. Resm-i küşâdın hitâmında arabi’l-ibare bir nutuk-ı îrâd ed’iyye-i vacubu’t-te’diye-i Cenab-ı Hilâfetpenâhi yâd ve tezkâr kılınmışdır. Nutuk ve du’a-yı belîğ, mezkûr Pekin Müftisi, Faziletlu Efendi Hazretleri tarafından Çinceye tercüme ve hüzzâra tebliğ ve tevhîm edilmişdir. O esnada hüzzâr arasında ağlayanlar pek çok idi. Çin Müslümanları, anasır-ı saireye benzemezler.

Cidden salâbet-i diniyye ile mütehalli, halûk ve iyi kalplidirler. Lisan-ı din-i mübin olmağla, hâiz-i şeref-i bîpâyân olan Arapçanın aheng-i belagât ve ihtişamı ve “Daru’l Ulumi’l Hamidiyye”nin kapısında temevvücnümâ-yı hidâyet olan Livâ-yı Fevz-i ihtiva-yı Osmanî’nin manzara-yı uluvviyet-i intiması, kulûb-ı sâfiyyeyi hakikaten lebriz-i teessür ve istiğrak eyliyor idi. Bu suretle resm-i küşâd miskiyyü’l-hitâm oldukdan sonra hüzzâr dağılmışdır. Çin’de mütemekkin ehl-i İslâm şimdiye kadar 40-50 milyon kadar tahmin olunuyordu. Fakat bu tahminde isabet olmadığı bu kere icra kılınan tahkikattan anlaşılmışdır. Çin Nüfus-ı Umumiyye Nezaretiyle diğer mevsûk mahallerden olunan tahkikata nazaran, Çin Müslümanları 40-50 milyon değil, 70 milyona karîb olduğu tebeyyün etmektedir.

26 Zilhicce sene 1325

 

 

Kaynaklar:

Bayram Kodaman, II.Abdülhamid Hakkında Bazı Düşünceler

Çetin Aykurt, Bir Büyük Düşünce: Pekin Hamidiyye Üniversitesi

İhsan Süreyya Sırma, Pekin Hamidiyye Üniversitesi

Tercümanı Hakikat

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?