Türkiye'de ilk yerel seçimler: 1930 Seçimleri

Seçim encümeni huzuruna çıkanlar “hangi partiye rey vereceksiniz?” sorusuna maruz kaldı. “Serbest Partiye rey vereceğim” diyenlere “defterde ismin yok atamazsın” denildi. SCF’ye mensup olan kişiler zorla dışarıya çıkarıldı.

Türkiye'de ilk yerel seçimler: 1930 Seçimleri

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

12 Ağustos 1930 tarihinde Ali Fethi (Okyar) tarafından kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın isteği doğrultusunda yapay bir parti olarak, danışıklı dövüş biçiminde ortaya çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin karşısında Meclis’te bir muhalefet partisi bulunması düşüncesinden hareketle kurdurulan bu parti, henüz örgütlenememiş olmasına rağmen kısa sürede halktan destek gördü.

Bu destek ise SCF’nin sonunu getirecekti. Çünkü CHP, Türkiye’de kuruluşundan itibaren kendi düzenini oluşturmuş, seçkinci bir idare kadrosunu, elit bir burjuva sınıfını ve devlet bürokrasisini kendi çatısı altında toplamıştı. Dolayısıyla Mustafa Kemal Paşa, mecliste muhalif bir parti olmasını arzu etse de CHP içerisinde menfaatleri ve ayrıcalıkları zedelenecek gruplar vardı. CHP’nin iktidarı kaybetmesi bu grupların çıkarına ters düşeceği için SCF’nin halktan gördüğü alaka ve sevgi endişe vericiydi.

Dolayısıyla 1930 Yerel Seçimleri, CHP için sonra yapılacak olan genel seçimlerin göstergesi olarak görüldüğünden büyük önem kazandı. Belediye Seçimleri, o dönemde ülke genelinde bir gün içinde değil, il il, ilçe ilçe birbirini izleyen günlerde ve sandığın seçim bölgesinde dolaştırılması şeklinde yapıldığından iktidarın kendi lehine sonuçlar için müdahalesi çok kolaydı. Ayrıca kaymakamlardan valilere kadar bütün yöneticiler CHP’li olduğu için engelleme ve baskıların haddi hesabı yoktu.

İşte Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk çok partili ve kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanındığı 1930 Yerel Seçimleri, bu baskı ve engellemeler sonucunda CHP’nin farklı galibiyeti ile sonuçlandı. Müdahale İçişleri Bakanının gönderdiği bir genelgeyle başladı ve birçok ilde valiler seçimlere müdahale ettiler. Hasan Rıza Soyak anılarında bu durumu:  “Atatürk Hangi parti kazanıyor? diye sordu; “Bizim parti” cevabı karşısında “Hiç de öyle değil! Hangi partinin kazandığını ben sana söyleyeyim: kazanan idare partisidir! Yani jandarma, polis, nahiye müdürü, kaymakam ve valiler. Bunu bilesin” dedi şeklinde anlatmıştı.

 Nitekim bu uygulamalarla da kendini gösterdi ve CHP’ye karşı olumlu olmayanlar, SCF’ye oy vereceği anlaşılanlar nüfus kayıtlarını çıkartmakta zorluklarla karşılaştılar. SCF adayları tutuklanma tehditleriyle karşı karşıya kaldı. İstanbul’da  Belediye seçiminin başlamış olduğu semtlerde bulunan bütün sandıkların başlarında Serbest Cumhuriyet Partisi adaylarını içeren listeler polis veya karşı parti adamları tarafından yırtıldı. Seçim encümeni huzuruna çıkanlar “hangi partiye rey vereceksiniz?” sorusuna maruz kaldı. “Serbest Partiye rey vereceğim” diyenlere “defterde ismin yok atamazsın” denildi. SCF’ye  mensup olan kişiler zorla dışarıya çıkarıldı. Adalarda ve Kadıköy’de seçim yerine sopalı bıçaklı adamlar gelerek seçmenleri yaralayıp dövmüşlerdi.

Bütün bunlarla birlikte seçimlere tam hazırlanamadan ve örgütlenemeden girdiği seçimlerde 502 seçim bölgesinden 31’inde SCF’nin adayları seçildi. SCF’nin kazandığı yerler;: İzmir’de Bademiye, Şereflihisar, Kınık, Şirince, Kuşadası, Menemen, Bozdoğan, Buca, Dikili, Urla, Aydın’da Çine, Bozdoğan, Söke, Umurlu,Yenipazar , Germencik, Gördes, Karapınar, İstanbul’da Maltepe, Burgaz, Kırklareli’de Pınarhisar, Vize, Üsküp, Bursa’da Armutlu, Tekirdağ’da Keşan, Çanakkale’de Biga, Samsun’da Ladik, Amasya Merzifon, Samsun, İçel Silifke idi.

Seçimlerin ardından TBMM’de de CHP’den istifa ettirilen vekiller sayesinde temsil edilen SCF, belediye seçimlerinde hile ve yolsuzluk yapıldığı, kanunsuz işlemler ve baskıcı yöntemler olduğu iddiasıyla İçişleri Bakanlığı’na 15 Kasım 1930 tarihinde görüşülen bir önerge verdi.  Bu konu etrafında yapılan görüşmeler neticede “irticayı hortlatmak” ve “Gazi Hazretlerine muhalefet” boyutuna vardırıldı. Bunun üzerine Ali Fuat Cebesoy, partisinin “ gelecekte Gazi Hazretleriyle siyasi sahada karşı karşıya gelmek vaziyetinde kalabileceği” bu durumdaki bir siyasi yapının varlığını parti genel başkanı sıfatıyla koruyamayacağı gerekçesiyle sadece 98 gün sonra SCF’yi feshetmek zorunda kaldı. Bundan sonra yapılan 1934, 1938, 1942 Yerel Seçimleri’nin de galibi karşısında hiçbir muhalefet partisinin bulunmadığı CHP oldu.

Kaynaklar:

Atatürk Araştırma Merkezi, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, c.II, Ankara, 2006.

Kemal Karpat, Türk Demokrasi Tarihi,İstanbul, 2010.

Hikmet Çolak, 1930 Belediye Seçimleri, Ankara, 2007.

Güncelleme Tarihi: 31 Mart 2014, 03:07
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet ercan
Ahmet ercan - 2 yıl Önce

CHP denilen illet budur demokrasi cumhuriyet bunlar için sözdedir millete salak gözüyle bakan aslında Türk olmayan kurtuluş savaşında karınca kadar faydası olmamış bir gurubun devletin erkleri eliyle kendi cikarlarini savunmaktir bunlar Amerikan mandacilarinin ta kendisidir

banner39