banner15

Türkiye'de son idam 29 yıl önce yapılmıştı

25 Ekim 1984’teki son infazdan itibaren de mahkemeler tarafından verilen ve Yargıtay tarafından onanan idam cezaları, TBMM’de görüşülüp onaylanmadığından uygulanmamıştı.

Türkiye'de son idam 29 yıl önce yapılmıştı

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası 

Türkiye Cumhuriyeti’nde idam cezası resmen, ilk önce 21. Dönemde DSP- MHP-ANAP koalisyon hükümeti işbaşında iken, Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz’ın imzalarının da bulunduğu teklifin,  3 Ekim 2001 tarihinde TBMM’de kabul edilmesiyle “savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında kaldırılmış, 22. Dönem AKP  iktidarında da, 7 Ekim 2005’te Meclis’te kabul edilen, “İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Avrupa Sözleşmesi,  Ek 13 No’lu Protokolü’ne ilişkin Kanun’la “savaş ve yakın savaş tehlikesi zamanları da” dâhil olmak üzere her durum için ilga edilmişti. Fakat Türkiye’de idam cezası en son 25 Ekim 1984’de Burdur Cezaevi’nde uygulanmış, yasa dışı örgüt üyesi olduğu ve üç polisi öldürdüğü gerekçesiyle ölüm cezasına mahkûm edilen Hıdır Aslan infaz edilen son kişi olmuştu.

 

 
  

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1920’de açılmasından sonra, idam cezalarının infazını onaylama, Meclis’in yetkisine bırakılmış, halka açık idamlara son verilerek kapalı alanlarda gerçekleştirilmesi ise, diğer devletlere göre çok geç bir tarihte yasalaşmıştı. Cezanın kapalı alanlarda yapılmasını sağlayan 13.07. 1965 tarihli kanunda izlenecek prosedür: “Ölüm cezası, hükümlü hakkındaki kararın Yargıtayca onanması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce infazına karar verilmesinden sonra gizli bir şekilde ve tüzükte belirtilen esaslar dahilinde infaz olunur” şeklinde belirlenmişti.

 
  

25 Ekim 1984’teki son infazdan itibaren de mahkemeler tarafından verilen ve Yargıtay tarafından onanan idam cezaları, TBMM’de görüşülüp onaylanmadığından uygulanmamıştı. Terör Örgütü PKK’nın Lideri Abdullah Öcalan hakkında verilen ve 25 Kasım 1999’da onanan idam cezasının, Başbakanlık’ta bekletilerek Meclis’e sevk edilmemesi ve 3 Ekim 2001 tarihli Anayasa değişikliği ile AB Uyum Yasaları çerçevesinde kaldırılarak müebbete çevrilmesinin ardından, infaz edilmemiş bütün idam kararları da ömür boyu hapse dönüştürülmüştü.

 
  

“Prof. Dr. Semih Gemalmaz’ın “Türkiye’de Ölüm Cezası 1920-2000” adlı eserinde yer alan bilgilere göre: 1920 ile 1984 yılları arasında, TBMM denetimi dışındaki İstiklal Mahkemeleri kararlarıyla idam edilen binlerce insan hariç, çoğunluğu sabıkasız ve 20-30 yaş arası, 15’i kadın toplam 712 kişi idam edilmişti.” Ağır suç işleyen suçluların ibret olarak ölümle cezalandırılmasını esas alan idam, son kez, Hıdır Aslan’a uygulandıktan sonra fiilen yürürlükten kalkmıştı.

 
  

Prof. Dr. Semih Gemalmaz’ın: “Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 No’lu Protokolü'nü imzaladı, 13 No’lu Protokolü’nün de onaylamaya ilişkin işlemlerini yaptı. Ayrıca BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin de ölüm cezasını kaldıran protokolünü onayladı.

 
  

Dolayısıyla teknik olarak Türkiye, bu uluslararası taahhütlerinden geri dönemez. Dönerse Türkiye’nin Avrupa Konseyi ile ilişkileri baştan aşağı bozulur. Dolayısıyla Türkiye'de hiçbir iktidar ölüm cezasını geri getiremez.” Şeklindeki ifadesine göre de tekrar yürürlüğe konması, uluslararası taahhüt ve anlaşmaları tanımamayı göze almayı gerektiriyor.

 
  

 

Kaynaklar:

Mehmet Semih Gemalmaz, Türkiye'de Ölüm Cezası (1920 - 2000), İstanbul, 2001.

4, 25, 26, Ekim 1984, 3 Ağustos 2002 Milliyet Gazetesi, 30 Haziran 1999 Hürriyet Gazetesi.

Resmi Gazete, Nr:12050

http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2005/10/20051012.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2005/10/20051012.htm

 

 

 

 

 

              

Güncelleme Tarihi: 26 Ekim 2013, 01:47
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48