'Üniversite rejimi desteklemeli'

"Memlekette siyasi, içtimai büyük inkılaplar oldu. Darülfünun bunlara karşı bitaraf bir müşahit kaldı. İktisadi sahada esaslı hareketler oldu, Darülfünun bunlardan habersiz göründü yalnız yeni kanunları tedrisat programına almakla iktifa etti, Harf inkılabı oldu, öz dil hareketi başladı, Darülfünun hiç tınmadı."

'Üniversite rejimi desteklemeli'

Dünya Bülteni / Tarih Dosyası 

Osmanlı Devletinin son yıllarında Darülfünun-u Şahane adıyla açılan ilk üniversite Cumhuriyet döneminde eğitim öğretim faaliyetine devam etti. Üniversite tüzel bir kişilik olarak tanındı ve idari olarak tam anlamıyla özerk bir yapı içerisinde 1933 yılına kadar eğitim öğretim faaliyetlerine devam etti.

Bu yıllarda üniversite hocaları siyaset ileilgilenebilmekteydi. Özellikle Serbest Cumhuriyet Fırkasının kuruluşundan itibaren (1930 ) bu partide bir çok öğretim üyesi görev aldı ve partiyi destekledi. Bu durum ise üniversite hocalarının siyasetle uğraşması tartışmaları beraberinde getirdi. Milli Eğitim Bakanlığı hocaların siyasetle uğraşmalarının doğru olmayacağını ifade etse de bu konu ile ilgili olarak herhangi bir takibatta da bulunmadı. Aslında tartışma da SCF kurulduktan sonra ortaya çıkmıştı. Çünkü daha önce hocalar zaten Cumhuriyet Halk Fırkası çizgisinde konuşmakta serbestti.1933 yılında gerçekleştirilen Üniversite reformuna giden süreçte bu tartışmalar önemli yer tuttu.

Üniversitede  reform yapılması gerektiği düşüncesi  Cumhuriyet Halk Fırkası  iktidarınca bilimsel ve teknik açıdan ele alınmakla birlikte, aynı zamanda Türk inkılabının ilkelerini  savunacak  ve  onu  güçlendirecek  bir üniversite  oluşturmak  için suvunuluyordu. Darülfünun'a yönelik en önemli eleştiri  ise yapılan inkılaplara kayıtsız kalması ve onu destekler şekilde faaliyet göstermemesiydi. Eleştiriler özellikle 1930 yılından itiberen giderek artmaya başladı. Bunun en önemli sebebi ise bizzat Atatürk tarafından Ağustos ayında kurdurulan ve ancak 3 ay tahammül edilebilen Serbest Cumhuriyet Fırkası teşebbüsü olmuştu. SCF’nın kuruluşunun ardından halkın  kitleler halinde bu partiye dahil olması halkın CHF  yönetime karşı memnuniyetsizliğini gözler önüne sermişti. Iktidar seçkinlerinin yaşananlardan çıkardıkları ilk ders  ülkenin demokrasiye hazır olmadığıydı.

Halkın demokrasiye hazır olmadığı fikrinden hareketle  halka rehberlik edecek bir tek parti rejimi kurma yolunda hızlı adımlar atılmaya başlandı bu yıllarda. Dönemin şartlarında demokrasi gözden düşmüş, demokrasi kapitalizmin idari kılıfı olarak değerlendirilmeye başlanmış ve her alanda devletçilik uygulaması  savunulur hale gelmişti. Ayrıca birçok üniversite hocasının SCF'yi desteklemiş olması, Liberal politikaları benimsemeleri, CHF, Kadro vb. grupları ciddi anlamda rahatsız etmişti.

Inkılabın firkin altyapısını oluşturma iddiasındaki Kadro   dergisinde Burhan   Asaf, "Darülfünun hocaları, Ankara'nın yarattığı hareketlerin, sözle olsun, peşi sıra gelmekte  hususi  bir  hareketsizlik  göstermiştir...  Arkada  kalan  bir  Darülfünun vardır.   Ona   yeni   bir   isim   değil   yeni   bir   cisim   ve   yeni   bir   ruh   vermek gerekmektedir"  diyerek köklü bir reform yapılması gerektiğini savunuyordu.

Şevket  Süreyya  Aydemir  de  "...bizim  Darülfünun  kürsüleri,  Türk inkılabının bu güne kadar bütün cemiyet ilimleri sahasında, inkılabın kuruluş ve yaratış davalarını işliyen, reel olan, oriJinal  olan bir tek eser bir tek broşür hatta bir  tek  sahife  vermemiştir."diyerek   Darülfünunun  inkılap  karşısındaki kayıtsızlığını  eleştiriyordu. Aynı  yazısında,  Rusya  ve  İtalya'daki Darülfünunların bu ülkelerin yeniden kurulmalarında sarf ettikleri enerjiyi örnek vererek bunların hiç birisinin Türk Darülfünunundan göremediklerini ifade ediyordu.

Darülfünuna yönelik bu eleştirileri siyasal iktidar da aynen paylaşmaktaydı. İşte bu şartlar altında üniversitenin de başıboş bırakılmaması gerektiği ve inkılaba yardımcı olması gerektiği düşüncesi ile üniversitede reform hazırlıkları yapılmaya başlandı.Bu çerçevede  öncelikle 1932 yılında İsviçreli Prof.Albert Malche Türkiye'ye davet edilerek Darülfünundaki aksaklıkları tespit etmek için görevlendiridi. Malche yaptığı çalışmalar sonucunda Darülfünunun içinde bulunduğu durumu ve bunların nasıl giderileceğine   dair bir rapor hazırladı. Bu   raporda,   Malche;   fakülteler   arasında   işbirliği   olmadığını,   üniversitede araştırma  yapılmadığı,  Darülfünun  hocaları arasında  çekişme olduğu gibi birçok konuya değinmişti.

Bu rapor da dikkate alınarak, 1932 yılında  Dr.Reşit Galip Milli Eğitim Bakanlığına   getirildi ve    üniversite   reformu   görevi   kendisine   verildi. Dr.Reşit Galip'in de Darülfünun ile ilgili görüşleri açıktı. Galip, Darülfünunun ıslaha müsait  olmadığını,  kaldırılarak  yerine  yenisinin  kurulması  gerektiğini düşünmekte ve şöyle demekteydi:  "1923'ten 1932'ye kadar geçen 9 yıl zarfında, Türkiye'nin bütün münevverleri  gözlerini Darülfünuna  diktiler, her sahada inkılaplar  geçiren  yeni  Türkiye'de   Darülfünunun   memleket  hayatının  umumi gidişine uygun bir tekamül göstermesini beklediler. Memleketin hiçbir meselesi Darülfünun işi kadar alaka uyandırmadı   lakin, bütün alakalara,bütün tenkitlere rağmen   İstanbul   Darülfünun'u   Türk  münevverliğinin   kendisinden   iştiyak   ve ihtirasla   beklediği   salaha,   inkişaf   ve  terakkiye   eremedi...Memlekette   siyasi, içtimai büyük inkılaplar oldu. Darülfünun bunlara karşı bitaraf bir müşahit kaldı. İktisadi  sahada  esaslı  hareketler  oldu,  Darülfünun  bunlardan  habersiz  göründü yalnız yeni kanunları  tedrisat programına  almakla iktifa etti, Harf inkılabı oldu, öz dil hareketi başladı, Darülfünun hiç tınmadı yeni bir tarih telakkisi , milli bir hareket halinde bütün ülkeyi sardı, Darülfünunda  buna bir alaka uyandırabilmek için üç yıl kadar beklemek ve uğraşmak lazım geldi. İstanbul Darülfünunu artık durmuştu, kendisine kapanmıştı, vüstai bir tereddüt içinde harici alemden elini ayağını çekmişti".

Darülfünundan  ümidini  kesmiş  olan  siyasi  iktidar  Mayıs  1933'te çıkardığı bir yasa ile Darülfünunu kapattı ve Maarif Vekaletini 'İstanbul Üniversitesi'ni kurmakla görevlendirdi.1933 yılında yapılan üniversite reformuyla  üniversitenin   özerkliği   kaldırıldı ve   üniversite   Milli   Eğitim Bakanlığına bağlandı. Darülfünun  hocaları  geniş  ölçüde  tasfiye  edildi ve 151 öğretim üyesinden yalnız 59'u yeni üniversiteye alındı.

Üniversite özerkliğinin kaldırıldığı ve hocalarının büyük kısmının tasfiye edildiği bu reformun ardından Burhan Asaf'ın yaptığı değerlendirme tek parti yönetiminin firkri anlayışını göstermesi açısından önemlidir:   "Liberalizmin  iflasını  resmen  tescil  eden  memleketlerde,  Darülfünunlara müdahale, bütün diğer memleketler kadar tabii görülmüştür.Bugün  Rusya, İtalya ve Almanya'da Darülfünunların Liberal devirlerdeki istiklalleri kalmadığı gibi ilimdeki   hareket   noktaları   da  liberal   görüşler   teşkil   etmiyor...Türkiye   nev'i şahsına mahsus bir inkılap yapmış olduğu iddiasındadır. Cihanın, beynelmilel ölçülere göre değil de memleketlere  göre idare edildiği şu zamanlarda, böyle bir iddia hakikatte eşyaya uygundur. Nev'i şahsına mahsus bir inkılabın elbette ki muayyen bir hayatı telakki tarzı olacaktır. İnkılabın gayesi zaten, bu telakkiyi hudutlar   dahilinde   tam   bir   zafer   ve   istikrara   götürürken   onun   hudut   aşırı masuniyetini  emniyet  altına  almaktır.  Bu inkılabın  her sahaya  şamil  prensipleri olmak lazım geldiği gibi, her sahaya şamil prensipleri  olmak lazım geldiği gibi, her sahaya ait ilmi ihtiyaçları olsa gerektir. İşte, hem bu prensipleri izah hem de bu ihtiyaçları en seri ve mükemmel bir surette tatmin etmek yeni İstanbul Üniversitesi'nin esas vazifesidir".

Gerçekleştirilern bu  reform ile tek parti  yönetimi   kendine bağlı, inkılapları ve ilkeleri  savunacak  bir üniversiteye  kavuşmuş oldu.

 

Kaynaklar:

Şevket Süreyya Aydemir, Darülfünunun  İnkılapHassasiyeti  ve Cavi tBey İktisatçılığı",Kadro, sayı.14,(Şubat  1933)

Burhan Asaf, "ArkadaKalanDarülfünun",   Kadro,sayı.8,(Ağustos1932)

Mehmet Saray,   İstanbul   Üniversitesi   Tarihi

Ali Arslan,Kısır Döngü

Mete Tunçay,  Türkiye'de  TekParti  Yönetiminin  Kurulması

 

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2018, 19:27
banner53
YORUM EKLE

banner39