'Yazarların Emiri': İsmail Hakkı Uzunçarşılı

Her biri, tarihçi ve araştırmacılar için müracaat kaynağı olma özelliğini koruyan eserleri nedeniyle kendisine “Emirü’l-Muhariririn” (Yazarların, Müelliflerin Emiri) lakabı verilmişti.

'Yazarların Emiri': İsmail Hakkı Uzunçarşılı

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

23 Ağustos 1888 yılında doğan İsmail Hakkı Uzunçarşılı, 1912 yılında Darü’l-Fünun (İstanbul Üniversitesi) Edebiyat Bölümü’nden 24 yaşında mezun olduktan sonra, 600 kuruş maaşla Kütahya İdadisi Tarih-Coğrafya hocalığına tayiniyle başlayan meslek hayatı ve öğrenciliğinin ilk yıllarından itibaren, araştırmacı kişiliğiyle ön plana çıkmış bir isimdi. 30 Temmuz 1921’de Kütahya’nın Yunan kuvvetleri tarafından işgal edildiği tarihe kadar, 8 yıl boyunca“Fahri Hemşehrisi” olduğu bu şehirde görev yapan Uzunçarşılı, ilk eserini de kent tarihiyle ilgili olarak verdi. “Kütahya Şehri” adıyla çıkan bu eseri 1932’de Maarif Vekaleti tarafından yayınlandı.

 
  

Milli Mücadele döneminde Kütahya’nın işgali üzerine geldiği Ankara’dan, Ocak 1922 senesinde ayrılarak Kastamonu’ya giden ve burada yayınlanan Açıksöz Gazetesi’nde şehrin tarihine ilişkin yazılar kaleme alan İsmail Hakkı Uznçarşılı, Vali Rafet Bey’in teklifi üzerine Kastamonu Sultanisi’nde Tarih hocası ve muavinliği görevini 10 ay kadar sürdürdü. Bunu, kendisine Karesi (Balıkesir) “Fahri Hemşehriliği” unvanını kazandıran araştırmaları takip etti. İlk önce Karesi Lisesi Müdürlüğü, 1924’te ise Karesi Maarif Müdürü olarak şehirde bulunduğu süre içerisinde “Karesi Lisesi Salnamesi”, “Karesi Vilayeti Tarihçesi” ve “Karesi Meşahiri” adlarını taşıyan çalışmalara imza attı.

 
  

Maarif Vekaleti’ndeki idari görevlerinin ardından, 1927 yılında Balıkesir Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne seçilen Tarihçi ve Hoca İsmail Hakkı Uzunçarşılı, araştırmalarına hiç ara vermeden devam etti. 1932 yılında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in emriyle mezun olduğu İstanbul Darü’l-Fünun’una Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü hocası olarak döndü. Milletvekilliği görevi yanında sürdürdüğü üniversite hocalığı ve araştırmaları sonucunda “Ordinaryüs Profesör” unvanını aldı ve ilgi duyduğu Tarih alanında en yüksek dereceye ulaşmayı başardı.

 
  
 
  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İstanbul Üniversitesi ile birlikte yeni açılan Ankara  Dil-Tarih Coğrafya Fakültesi’nde, Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri ve Osmanlı Devleti Tarihi’yle ilgili dersler verdi. Bunun yanında ayrıca Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Topkapı Sarayı Kütüphanesi’nde Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi, medeniyet ve teşkilatına dair belgeleri inceledi. Kurucu üyesi olduğu Türk Tarih Kurumu tarafından üç ayda bir çıkarılmaya başlayan “Belleten” Dergisi’nde devamlı olarak yazılar da kaleme alan İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı tarihine ilişkin monografi ve belgeleri ölümüne burada yayınladı. Ayrıca TTK’nın kendisine verdiği Osmanlı Devleti Tarihi’ni yazım işini de üstlendi. Cumhuriyet’in ilanından sonra Osmanlı Tarihi’yle alakalı yapılmış en kapsamlı çalışma olma özelliği taşıyan bu eserini 4 ciltte tamamladı. Kuruluş Devri’nden 18. Yüzyıl sonlarına kadar gelen bu eser, Enver Ziya Karal tarafından bitirildi ve TTK tarafından basıldı.

 
  
 
  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1938 yılında Üniversite Hocalığı ve Milletvekilliği görevi arasında bir seçim yapmak zorunda kalınca, maddi imkânlar sebebiyle “Milletvekilliği”ni tercih ederek üniversiteden ayrıldı. Fakat arşiv çalışmaları ve tarih araştırmalarını bırakmadı. Demokrat Parti’nin 1950 seçimlerini kazanarak iktidara gelmesinin ardından siyasete veda etti.

 Ücretli olarak geri döndüğü İstanbul Üniversitesi’nde 15 sene ders verdikten sonra hocalığı tamamıyla bıraktı. Kendisini, Topkapı Sarayı’nda bulunan belgeleri tasnife ve incelemeye verdi. Nitekim yaşamını da 10 Ekim 1977’de burada noktaladı. 90 yılı bulan ömründe, onlarca büyük ve nitelikli eserler veren İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Türkiye’de modern anlamda tarihçiliğin oluşumuna katkı sunarak arşiv belgelerini ve bunlardaki bilgileri eserlerinde kullanan ilk tarihçilerimizden biri oldu. Her biri, tarihçi ve araştırmacılar için müracaat kaynağı olma özelliğini koruyan eserleri nedeniyle kendisine “Emirü’l-Muhariririn” (Yazarların, Müelliflerin Emiri) lakabı verilmişti.

Kaynaklar:

Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya Armağan, TTK, Ankara, 1988.

Halil İnalcık, Türkiye’de Modern Tarihçiliğin Kurucuları, XIII. Türk Tarih Kongresi Bildiriler, Ankara, 2002.

http://www.ttk.gov.tr/index.php?Page=Basinda&HaberNo=502

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2013, 23:51
banner53
YORUM EKLE

banner39