banner15

Annemin reçeli...

On yıldır ülkenin kalkınma planları içinde olan ve konuşulan kâr etmeyen Şeker Fabrikalarından bazılarının özelleştirilmesi açıklamasının ardından başlatılan tartışma...

Annemin reçeli...

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili gündeme gelen Nişasta Bazlı Şeker(NBŞ) tartışmaları toplumda "Neler oluyor?" sorusunu da beraberinde getirdi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait 14 şeker fabrikasının özelleştirme modeline açıklık getirerek, “Bütün tarafların ihtiyaçlarını karşılayacak, herkesin beklentilerine uygun özelleştirme modeli ürettik. Fabrikalar şeker üretimini aynen devam ettirecek. Çalışanları ve üreticileri koruyucu hükümler var” dedi.

“Hem çalışanların hem üreticilerin haklarını güvence altına alan hükümleri içeren sözleşmeler yaptık” diyen Ağbal, özelleştirme modeline ilişkin açıklamalarında şunları kaydetti:
“Bu fabrikaların şeker üretimini aynen devam etmelerini sağlayacak hükümler koyduk. Üretimin bir şekilde düşürülmesi halinde o üretim kaybını telafi edecek düzenlemeler yaptık. Bu fabrikaların bulunduğu alanda şeker fabrikalarına ait olup, ihtiyaç olmayan taşınmazları da özelleştirmenin dışında tuttuk. Özelleştirilen yerler, sadece üretimin olduğu sahalardan ibaret. Arsası için burasının alınması, yaptığımız bu özelleştirmede mümkün değil. Çalışanların haklarını korumak için özel hükümler getirdik. Memurlar açısından diledikleri takdirde Türk Şeker’e ait diğer fabrikalarda çalışma imkânı olacak. İsterlerse tüm özlük haklarını da ödeyerek diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam hakkı getirdik. İsterlerse yeni yatırımcıyla çalışma hakları da olacak.

Daimi ve geçici işçilerle ilgili de koruyucu hükümler getirdik. Emeklilik hakkını elde etmemişse Türk Şeker’in diğer fabrikalarında çalışabilecek. Bunları da seçmeyip yeni yatırımcıyla çalışmak isteyen işçi kardeşlerimize, emekli olana kadar istedikleri zaman tekrar kamuya gelme hakkı verdik. Üreticileri de koruyan hükümler getirdik. Fabrikalar özelleştikten sonra 5 yıl boyunca Türk Şeker’in yaptığı bütün kota anlaşmaları geçerli olacak. Fabrikada üretimin devamlılığını zorunlu kılacak hükümler koyduk."

PEKİ NE YAPMALI?

Devlete yük olan zarar eden şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin haklı gerekçeleri hükümet kaynakları tarafından defalarca açıklandı. Asıl üzerinde durulması gereken nokta ise özelleştirmenin ardından izlenecek yol. Bir tarafta Türk tarımı için önemli bir konu olan şeker üreticileri öte yanda zarar eden şeker fabrikaları. Burada düşünülmesi gereken alternatif çözümler.. THY'nin özelleştirilmesi sırasında izlenen formülün, özelleştirilen fabrikaların işletilmesi için de uygulanması birçok sorunun da ortadan kalkmasını sağlayabilecektir. Konu ile ilgilenen bir uzmanın görüşüne göre THY, bu sorunun çözümü için çok güzel bir örnek. THY, devlet ve halk tarafından ortak şekilde ve profesyonelce yönetiliyor. Konya Şeker de Kayseri Şeker de öyle. Nişastada önemli olan sanayinin ihtiyacını karşılamak. Çiftçinin işinin başında kalıp müreffeh bir şekilde yaşamasını temin etmek. Bu maksatla devlet THY ve Konya Şeker’de olduğu gibi şeker fabrikalarını toplasın, girişimci grubu kursun, halka açık bir şeker şirketi kursun. Şirket, şeker ihtiyacını karşılarken çiftçinin refahını da temin etsin. Yani üreticinin ortak olduğu ve devletin kontrolör olarak takipte olması formülü. Özelleştirilen fabrikaların borsada yer alarak karlılığını arttırması gibi.

Türkiye'de yetiştirilen Şeker pancarının hem uluslararası kota yüzünden hem de üretimin her yıl alınamaması kaynaklı azlığı yüzünden yönelinen Nişasta Bazlı Şeker hakkında söylenilen, GDO'lu Mısır ve ABD merkezli Cargill firmasına, yakından bakmak istedik.

Konu aslında basitçe Türk halkının tatlıya düşkünlüğü ve ülkede Şeker pancarından üretilen şekerin talep yoğunluğunu karşılayamaması yüzünden alternatif yollara gidilmek durumunda kalınması.

Mısır'dan elde edilen Mısır şurubu bu ihtiyaca cevap vermek için başvurulan yollardan en önemlisi. Zira bir çorba kaşığı toz şekerin vereceği tat, neredeyse bir damla mısır şurubu sayesinde verilebiliyor. TÜİK tarafından yayınlanan verilere göre Türkiye'de ekilen mısır ile tüketilen arasındaki fark oldukça yüksek.

Türkiye de Mısır Ekiliş Alanları ve Üretim Miktarları

Mısır Ekiliş Yılı

Ekilen Alan (Ha)

Üretim (Ton)

2015

688.170

6.400.000

2016

680.192

6.400.000

2017

639.084

5.900.000

Kaynak: TÜİK, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, TMO

Türkiye Mısır Tüketim Miktarları

 

Tüketilen Miktar (Ton)

2015

7.800.000

2016

7.900.000

2017

8.000.000

 

Türkiye’de Pancar Şekeri Ekim Alanı ve Üretim Miktarları

Ekim Yıl

Ekilen Alan (Ha)

Üretim (Ton)

2015

171.085

8.896.000

2016

158.151

8.393.000

2017

190.568

10.617.000

 Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları

Dünyada Şeker ihtiyacı

Dünyada coğrafi kuşağa ve mevsimlere göre yetişen bitkilerden şeker elde edilmekte. Ülkemiz coğrafyasında yetişen şeker kamışı ilk bitkilerden. Daha soğuk iklimlerde şeker pancarı elde ediliyor. Şeker bunun haricinde mısır, patates, buğday gibi bitkilerden elde ediliyor. Bu, coğrafyanın tarımsal elverişliliği ve verimliliğine göre şekillenmekte.

En büyük molekül pancar şekeri, diğerleri onun küçük parçacıkları. Teknolojik olarak şeker pancarından bile bütün diğer şeker moleküllerini elde etmek mümkün. Hatta bundan dolayı bazı şekerler yenildiği zaman ekşilik hissi veya ağızda ferahlatıcı soğukluk hissi verir. Bu şeker cinslerinden sadece bir çeşidini kullanarak diğer bütün mamulleri yapmak mümkün değil. Hepsinin özellikleri değişik… Kimi tatlı suda eriyor, kimi amorf maddeye dönüşüyor, kimi bozulmadan yapısını koruyor, kimi vücutta hızla metabolize edilip enerjiye dönüştüğü için sporcular ya da fakir ülkelerdeki beslenme için avantaj oluşturuyor. Bir üründe ne şekeri kullanıldığında üretim sürecinin sonunda nihai mamulde birden fazla şeker molekülü mevcut olur, sadece içine şeker pancarı kullansanız bile. Dünyada çiftçilerin refah seviyesinin yüksek olduğu kimi gelişmiş ülkelerde şeker kotaları bundan ötürü bulunmamakta.

Şeker temel ihtiyaç.

Şeker, un, yağ ve temel gıda maddeleri, tahıl, meyve ve sebzelerden alınıyor. Teknoloji ile değişik hallere bürünüyor. Şeker, doğal değildir. Çeşitli şekilde elde ediliyor. İnsanoğlu eskiden yediklerinden vücudu için gerekli şekeri elde ediyordu. Ekmekten elde ettiği gibi.

Ülkemizde şeker Amerika’da elde edilenden daha zordur. Çünkü Amerika’da şeker kamışı yılda 4 ürün verirken ülkemizde şeker pancarı 4 yılda bir ürün vermektedir.

Bu da ülkemizde şeker ekili alanların 4 yılda bir ürün vermesi kaynaklı şeker ürünü bulunurluğu sıkıntısını beraberinde getirmektedir.

Annem reçeli nasıl yapıyor?

Çilek reçeli yapılırken, çileği yıkayıp üzerine şekeri döküp, bir gece bekletiyoruz. Ertesi gün orta ateşte pişirilmesi sonrası kaşık yardımıyla köpüklerini alıp 40 dk. kaynatıyoruz. Ocaktan inmesine yakın limon suyunun eklenmesini ‘reçelin yenebilmesi için kristal hale gelmemesinin şart olduğunu’ nasıl biliyorsak, bugün tartışma konusu olan sınai şeker üretiminin de bunun tamamıyla bir benzeri olduğu uzmanların ortak görüşü.

Nişasta nerede kullanılıyor?

Bu ürün öncelikle gıda da sıvı içecekler, tatlı ve reçelde kullanılmaktadır. Ardından kağıt, tekstil, tutkal gibi 80’den fazla endüstriyel uygulamada hammadde olarak yer almaktadır. Bebek mamaları, hazır çorbalar, sütlü tatlılar, güllaç, krem şanti, yumuşak şekerler, bisküvi-çikolata hatta duvar kağıdı ve tutkalda bu ürünü bulmak mümkün. Önemli olan dünya kriterinde, kullanılabilecek sağlıklı bir şekilde bu ürünü kullanabilmek.

GDO'su ile oynanmış sağlıklı mı sağlıksız mı tartışmaları sağlık bilimcilerin netleştirmesi gereken bir konu. Sağlıksız olduğunu düşünenler içerik kontrolü yaparak kullanmamayı tercih edebilirler.

2015-2017 Türkiye İthal Mısır Miktarları

Period

Trade Flow

Reporter

Partner

Code

NetWeight (kg)

2015

Import

Turkey

World

100590

1,485,066,672

2016

Import

Turkey

World

100590

531,256,022

2017

Import

Turkey

World

100590

2,052,538,766

 Not: 2016 Yılında TMO stokların da var olan 1.300.000 Ton Mısır’ı piyasaya sürmüştür.

GDO TARTIŞMALARI

2010 yılı mart ayında yürürlüğe giren Biyo-güvenlik yasası gereği Gıda amaçlı kullanılacak Mısırlar da GDO’suz Mısır kullanılması şartı getirilmiştir. Gıda sektöründe kullanılacak Mısırlar ithal edilerek tedarik edilecek ise, mutlaka GDO analizinde geçmekte Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının laboratuvarlarının uygunluk onayından sonra bu mısırlar gıda sektöründe kullanılmaktadır.

Tartışmalar halen devlet işletmesi olan 25 fabrikanın 14’ünün özelleştirilmesinin açıklanması ile başladı. Ardından özelleştirilen fabrikaların beş yıl gibi bir sürede kapatılacağı iddiaları geldi. Özelleştirilmenin ardından şeker piyasasının kontrolünün tamamen Nişasta Bazlı Şeker üreten firmaların eline geçeceği öne sürüldü.

Oysaki gerçek neydi?

NBŞ İhracat Rakamları

Yıl

Toplam İhracat Miktar(ton)

Toplam İhracat $ (milyon $)

PNS Miktar (ton)

PNS İhracat $ (milyon $)

2013

205.000

120

34.000

20

2014

257.000

125

31.000

15

2015

293.000

129

34.000

15

2016

282.000

115

33.000

13

2017

319.000

120

37.000

14

Ülkede NBŞ üreten firma sayısı 9 olarak biliniyor. Üzerinde çokça tartışma çıkarılan Cargill-Ülker ortaklığı ise tabloda da görüldüğü gibi Pazar payı içinde 9 fabrikanın sadece birindeki ortaklık ile sınırlı. Piyasada çok büyük bir pancar şekeri alıcısı olan Ülker’in ayrıca Sakarya’da şeker fabrikası bulunmaktadır. Uzmanlar burada dikkat edilmesi gereken konunun kontrol altında üretim yapan firmaların dışında piyasaya kapasiteleri sebebiyle kota dışı üretim yapan fabrikalar ile ilgili ayrı bir sorun olduğunu dile getirmektedir.

 KİM NE KADAR ÜRETİYOR?

 

 

ÜLKER: TÜRKİYE’DE EN ÇOK PANCAR ŞEKERİNİ BİZ KULLANIYORUZ.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker yaptığı açıklamada, “Türkiye'de en çok pancar şekeri kullanan üreticiyiz. 250 bin ton pancar şekeri kullanıyoruz, mısır şekeri kullanımımız ise bunun yüzde 10'u bile değil. Şeker ve glikoz konusuna gelince; Dünyada şeker üç temel tarım ürününden elde edilir. Şeker kamışı, şeker pancarı ve mısırdır ve bunun 70'i şeker kamışından, yüzde 20'si şeker pancarından, yüzde 10'una yakını da mısırdan üretiliyor. Türkiye'de ise bu oran yüzde 87,5'e yüzde 12,5 pancar lehine. Bütün şekerlerin özü aslında aynı, glikoz ve früktoz, doğadaki pek çok ürünün içeriğinde aynı iki madde var. Bal mesela, yüzde 49 glikoz, yüzde 51 oranında fruktoz içerir. Muz ve şeftalide bu oran yarı yarıyayken kayısıda ise yüzde 29 glikoz ve yüzde 71 oranında fruktoz var” ifadelerini kaydetti.

“HERŞEYİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR”

Ülker konuşmasında şu ifadelere yer verdi. “Kaynağı ne olursa olsun şeker dilimize değdiği anda glikoz ve fruktoza ayrılır. Reçelin üzerine limon sıktığımızda da şekeri glikoz ve fruktoza ayırmış oluruz ve reçelin bozulmasını önleriz. Biz de glikozu bu amaçla kullanıyoruz. Yoksa bütün üretimde şekerin yerine ikame etmiyoruz. Tüm gıdalar gibi şekerin de yeterli miktarda alınması ve aktivite ile aldığımız kalorinin yakılması önemli. Unuttuğumuz ya da unutmak istediğimiz nokta bu. Şeker ve glikoz tartışmasında bir tek doğru var. Her şeyin azı karar çoğu zarar. Çeşitli şeker molekülleri (sakaroz, fruktoz, dekstroz, maltoz, laktoz) arasında metabolik açıdan bilimsel olarak hiç bir fark yoktur. Yani şeker hastaları için şeker tüketmek sağlıkta tehlikeler meydana getirirken, normal insanda zaruri bir ihtiyaçtır ama gerektiği kadar.”

Sonuç olarak,

Üzerinde çokça tartışılan konu ile ilgili toplumun detaylı bir bilgi sahibi olmayışı sebebiyle, bu konuda dünyadaki kotalar ve ülkemizdeki kota karşılaştırılmaları ile çıkılan yolda ‘bilenin bilmediği konuda bilmeyenin de bilircesine konuştuğu’ bir tartışma ortamına girmiş bulunuyoruz.

Oysaki üreticinin ve sanayicinin ihtiyacını sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturmak, dünyadaki modellere bakılarak çok da zor olmasa gerek.

Buna da artık başlamalıyız.

Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2018, 22:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner10

banner12