banner15

Başbakan'dan önemli açıklamalar

Başbakan Erdoğan, TESK'in 18. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan'dan önemli açıklamalar

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun da katıldığı TESK'in 18. Olağan Kongresi'nde katılımcılara hitap etti.

TESK Genel Kurulu'na katılan yaptığı Erdoğan konuşmada: "TESK gibi bir kuruluşa bugüne kadar bir Başbakan'ın gelmemiş olması manidardı düşündürücüydü. Özellikle son dönemde esnafımızı ilgilendiren her konuda TESK ile oturduk konuştuk beraber çözümler üretmenin çabası içerisinde olduk." dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

DÜNYANIN BİR KESİMİ SINIRSIZ HARCARKEN, DİĞER KESİMİ HIZLA FAKİRLEŞTİ

Nisan ayında ESDEP olarak isimlendirilen planı kamuoyuna açıkladık. TESK ile birlikte hazırladığımız planı kamuoyuna açıkladık ve uygulamaya başladık. Bu eylem planı içerisinde TESK'in güçlendirilmesi de yer aldı. Yine TESK'in ödediği aidatı kaldırmak yönündeki adımlarımızı atıyoruz. TESK'in SGK'da temsil edilmesini sağlayacağımızı da o planda belirttik. Hükümet olarak biz diğer tüm STK'larla olduğumuz gibi TESK ile de bu sağlıklı iletişimi yürütecek, esnaf ve sanatkarımızın sorunlarını da minimize etmek için gereken çabayı göstermeye devam edeceğiz. Dünyanın belki her yerinde esnaf ve sanatkarlar ekonomik bir aktör olarak görülür. Bizde Türkiye'de ekonomik bir aktör olmanın ötesinde kültürümüzün, dayanışmamızın, kardeşliğimizin asli unsurudur, çimentosudur.Ahilik ruhu, ahilik adabı erkanı, terbiyesi hiçbir zaman bu ülkede kaybolmadı. Bin yıldır olduğu gibi bugünde toplumun çimentosu olmaya devam ediyor.

2008 Sonunda başlayan küresel krizle biz farklı bir tezi savunduk. Dünyanın bir kesimi sınırsız bir şekilde harcarken, tüketirken bir diğer kesimin hızla fakirleştiğini belirttik. Öyle şirketler var ki yıllık karları Afrika'daki bir çok ülkenin milli gelirinin kat kat üstünde. Öyle CEO'lar varki yıllık gelirleri yoksulluğa çare olacak noktada.

Bu manzaranın bir an önce adil bir yapıya kavuşması gerektiğini her fırsatta vurguladık. Bizim esnaf ve sanatkarımızdan öğrendiğimiz eşsiz bir kavram var. Kanaat. Bizim esnafımız sabah gelir 'Bismillah' der dükkanını açar. Az da kazansa kanaat eder. Akşam da şükredip dükkanını kapatır. Ben siftahımı yaptım yan komşum yapmadı lütfen ondan alın diyen esnafımız var.

Biz ülke olarak millet olarak kendimize güvenmek durumundayız. Bizim tek başına esnaf geleneğimiz esnaf kültürümüz bile dünyada eşi benzeri olmayan bir hazinedir. Biz buna sahip çıkmak daha da geliştirmek zorundayız. En son Ramazan ayında TESK'in düzenlediği iftarda sizlerle biraraya geldik. Türkçe'nin en eski eserlerinden birinde bundan bin yıl önce 'Dönemin hükümdarına tavsiyelerde bulunuyor. Paranın ayarı ile oynama, halka adaletli davran, haydutları ortadan kaldır, yolları açık tut' işte bizim hükümet olarak görevimiz budur. Eksikler yok mu var. Şüphesiz bu eksikliklerin üzerine giderek bunu ortadan kaldırmanın derdindeyiz. Akşam yatıyoruz, sabah kalkıyoruz bir sıfır atılmış. Tuvalete gidiyorsunuz 1 milyon. Paradan 6 sıfır atacağız dedik enflasyon patlar dediler patlamadı tam aksine çatladı çatladı. Kuvvetlinin zayıfa tahammül etmesine müsade etmedik. Üstünlürin hukukuna göz yummadık. Bin yıl önce Yusuf Has Hacib'in tavisyesinde olduğu gibi çetelere mafyaya göz yummadık, Türkiye'nin kaynaklarına musallat olanlara eyvallah demedik ve hepsi ile mücadele ettik.

TİCARETİN ÖNÜNÜ AÇTIK

Ticaret için, ekonomi için yolların açık olmasına azami özen gösterdik. Vizeleri kaldırdık, yoldaki engelleri, sanayinin, girişimin önündeki bariylerleri tek tek temizledik temizliyoruz. 2010'un ilk çeyreğinde Türkiye ekonomis iyüzde 11 oranında büyüme kaydetti. İkinci çeyrekte ise yüzde 10,3 oldu. Yani bu yılın ilk yarısında ortalama büyümemiz yüzde 11. İlk sıralarda yer aldığımız bu rekor büyümenin iç taleple bağlantılı olduğunu büyük bir mennuniyetle karşıladığımı belirtmek istiyorum.

Ekonomik büyüme esnafımıza doğrudan etki yapıyor. Açılan ve kapanan esnaf sayılarını hiçbir istismara mahal bırakmayacak şekilde sunmak istiyorum. Çünkü zaman zaman hayali rakamlar da açıklanıyor. 2002 yılında 123 bin esnaf ve sanatkar yeni işe başlamış 117 bin esnaf ve sanatkarımız da işine son vermiş. 2002 Yılında neredeyse işine başlayan her esnafa karşılık bir kişi işini bırakmış. 2009'da ise 162 bin esnaf işe başlarken işini bırakan esnaf sayısı 90 bine düşmüş.

ZAMAN ZAMAN RAKAMLAR ÇARPITILIYOR

Ekonomideki iyileşmenin esnafımıza nasıl yansıdığını göstermek açısından bir iki örnek daha göstermek isterim. Zaman zaman rakamlar çarpıtılıyor. 2002 Yılında yani bizim iktidarı teslim aldığımız son yılda Türkiye'de 1 milyon 88 bin buzdolabı satılmıştı. 2009 'da ise bu rakam 1 milyon 719 bin adet.

2002 Yılında satılan çamaşır makinası 824 bin adet, 2009'da 1 milyon 410 bin adet. Otomobil satışlarında da aynı tablo var. 2009 Yılında otomobil sayısı 370 bine ulaştı satılan araçlarda. Son olarak kredileri de aktarmak istiyorum ki bunlar da son derece çarpıcı rakamlar. 2002 Yılında mevduat bankalarının toplam yurt içi kredileri 32 milyar TL seviyesindeydi bugün ulaştığımız rakam 366 milyar TL. Yani 2002'ye göre krediler 11 kattan fazla artış gösterdi. Bu krediyi bu iktidar sağladı ve veriyor esnafa. Tüketici kredisi 2002'de 2 milyar TL iken bugün 112 milyar TL. Kredi kartı hacmi 2002'de 4 milyar TL bugün 40 milyar TL. Takipteki kredi kartlarının yüzde 7'si takipte idi bugün bu rakam neredeyse yüzde 0,7 oranında. Nerelerden nerelere geldik. Bütün bu saydığım göstergeler esnafımızı çok yakından ilgilendiren kazancı ve işiyle doğrudan ilgili olan göstergeler. Benim esnaf kardeşim 2002 yılında halk bankasından kredi alıyor ne kadar faiz ödüyordu yüzde 59. Bunu yüzde 10'a kadar çektik. Ne yaptık yüzde 10'un da yarısını hazine ödüyor yüzde 5'ini esnafımız faizle kredi alma imkanına böylece kavuşma imkanı buldu. Şimdi bu kadar açık net gerçek var. Kooperatif kredisi şahıs üst limiti bizden önce 5 bin lira idi bunu 100 bin liraya kadar yükselttik.

2002 Yıl sonu itibari ile Halk Bankası'ndan kredi kullanan esnaf sayımız 63 bin 520 idi. Şuan 243 bin 36 rakamına ulaştık. Kullanılan kredi miktarları ise 2002 yılında 154 bin TL kredi kullanmışken şuanda esnafımız 3 milyar 360 milyon kredi kullanmış durumda. Bizim için ekonomi sadece rakamlardan ibaret değil. Sadece gösterge ve grafiklere bakarak ekonomiyi ölçmedik.

TESK'in iftar yemeğinde bir söz verdik. Borçlarla ilgili bir çalışmayı yapacağımız ifade etmiştik. Şu anda arkadaşlarım çalışmaları başlattı sürdürüyorlar. Öyle zannediyorum ki bu çalışmalar Ekim bilemediniz Kasım ayında nihayete erecek, Esnaf ve sanatkarların kamuya olan vergi ve borçları için yeniden düzenleme yapacağız.

BUGÜN MİLLETİN HAKKINI SAVUNAN BİR İKTİDAR VAR

Bugün iktidarda milletin hakkını savunan, hukukunu koruyan, ülkenin kaynaklarını potansiyelini tam bir hassasiyet içerisinde değerlendiren bir hükümet var. 8 Yıl boyunca ekonomik büyümeyi, zenginleşmeyi her kesime adil bir biçimde dağıtmanın mücadelesini verdik. Yapısal reformlarla istikrar ve güven zeminini muhafaza ederek Türkiye'nin sorunlarını geride bırakarak her sabah inşallah daya iyi bir Türkiye'ye uyanacağız.

12 Eylül'de milletimizin takdiri ile yürürlüğe giren Anayasa değşiikliği umut verici bir süreci başlattı. Bu süreçten 73 milyonun tamamı olumlu etkilenecek. Yurt dışına çıkışta kısıtlamaları kaldırarak, esnafımızı doğrudan ilgilendiren bir değişikliği geliştirdik. Esnafımızın sanatkarımızın ülke geleceğinde daha fazla söz sahibi olmasını sağladık. 13 Eylül sabahından itibaren İMKB'nin tarihi rekorlar elde etmesi, göreve geldiğimizde 10 bin'lerde olan şuanda 64 bin rakamını aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu sembolik bir göstergedik. Önümüzdeki süreçte kademe kademe daha güzel haberler almaya devam edeceğiz. Güven ve istikrar kalkınmanın büyümenin en önemli iki kelimesidir. İstikrar ve güven içerisinde inşallah muassır medeniyetin üzerine çıkan bir Türkiye'yi hep birlikte hazırlayacağız. 8 Yıl boyunca hep bu kararlılığın içerisinde olduk.

MİLLET ARTIK BUNLARA PRİM VERMİYOR

8 Yılda iki yerel seçim, iki genel seçim iki de halk oylaması gerçekleştirdik. Hiçbirinde para politikalarımızı askıya almadık. Seçim öncesi bol keseden vadedenlerden olmadık, rüşvet dağıtanlardan olmadık. Ekonominin dengelerini sarsacak hiçbir girişimin içerisinde olmadık. Genel seçimlerde disilinden asla taviz vermeyeceğiz. Seçim ekonomisne tevessül etmeyeceğiz. Türkiye'de siyaset yapma tarzı bizimle birlikte büyük bir değişim yaşadı. Bol keseden dağıtarak, popülizm yaparak, ulaşılamayacak hedefleri göstererek, yapamayacağı şeyleri söyleyemek Türkiye'de tarihe karışmıştır. Ne aldatan olacağız ne aldanan olacağız. Eşşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Eserler le konuşacağız. Aziz milletimiz bu tarz siyasete prim vermiyor artık, itibar etmiyor. Önümüzdeki genel seçim sürecini biz bu hassasiyetle yürüteceğiz. Biz bu seçim zamanında yaptıklarımızı anlatacağız bundan ziyade yapacaklarımızı da anlatacağız' dedi.

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2010, 12:03
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48