Darbe ürünü YÖK'ten 'Özgürlük bildirgesi'!

Kuruluş tarihi her yıl protestolarla anılan YÖK'ten bu yıl ilginç bir çıkış geldi. Darbe ürünü olmakla suçlanan YÖK, bu yıl 9 maddelik bir "özgürlük bildirgesi" yayınladı

Darbe ürünü YÖK'ten 'Özgürlük bildirgesi'!

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Askeri darbeden sonra kurulan YÖK, her yıl bu kasım ayında öğrencilerin ve çeşitli toplum kuruluşlarının protestolarına sahne oluyordu. Ancak bu yıl çok ciddi bir tepkiyle karşılaşmayan YÖK, darbe ürünü olduğunu kabul ederek değiştiğini göstermeye çalışan bir bildirge yayınladı.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, YÖK'ün kuruluşu dolayısıyla Akademik Özgürlük Bildirgesi yayımladı. YÖK Başkanı Çetinsaya, yaptığı yazılı açıklamada, her 6 Kasım'da olduğu gibi bugün de YÖK protestoları olacağını ve medyanın 12 Eylül'ün simge kurumu olarak YÖK'ü ele alacağını belirtti.

YÖK'ün askeri rejim ortamında kurulduğunu hatırlatan Çetinsaya, "YÖK'ün ülkemizin böylesi karanlık, anti-demokratik bir ortamında kurulmuş olmasının etkisiyle, yükseköğretim alanını koordine etmek gibi meşru ve haklı bir gerekçe maalesef ön plana çıkmadı. Bir vesayet kurumu olarak varlık buldu ve 12 Eylül ortamında da 28 Şubat sürecinde de anti-demokratik uygulamalara imza attı" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin, hep birlikte YÖK'ün geçmişteki anti-demokratik müdahale ve endoktrinasyon performansı ile hesaplaştığını, hesaplaşmaya da devam edeceğini dile getiren Çetinsaya, YÖK'ün de Türkiye’nin bir kurumu olduğunu ve bu değişim sürecini yaşadığını vurguladı.

Çetinsaya'nın yayımladığı Akademik Özgürlükler Bildirgesi'nde 9 madde yer aldı.

Bu maddeler şöyle:

-Üniversiteler hiçbir baskı ve engelleme söz konusu olmaksızın, tüm fikirlerin, muhtelif hakikat iddialarının, sosyal ve siyasi problemlerin özgür ve medeni bir şekilde tartışıldığı, karmaşık sorunların açık bir biçimde ifade edildiği ortamlardır. 

-Akademik özgürlük her şeyden önce, araştırma özgürlüğünü ve bu çerçevede temel bilgi yöntemlerini serbestçe kullanma hürriyetini, araştırma için gerekli araçlara ve koşullara sahip olma hakkını ve bilimsel üretme, bilgilendirme, öğrenme ve yayma hakkını içerir. 

-Öğretim elemanları hiçbir baskıya maruz kalmaksızın ve engellenmeksizin akademik özgürlükten azami ölçüde yararlanma, kendi tercih ve ilgileri doğrultusunda araştırma ve inceleme yapma ve bunu öğretme hakkına sahiptirler. 

-Kuşkusuz öğretim elemanlarının sahip oldukları bu öğretim özgürlüğü, öğrencilerin öğrenme özgürlüğünü kısıtlayan bir biçimde kullanılmamalı; öğretim elemanları, öğretim ve araştırma süreçlerinde dogmatik olmaktan kaçınarak, öğrencilerin farklı düşünme ve bunu ifade etme haklarına saygı duymalıdır.

-Bu bağlamda öğretim elemanları, öğrencileri yeni tanıştıkları fikirleri bütün unsurları ile birlikte değerlendirmeye ve anlamaya, katılmadıkları düşüncelere karşı hoşgörülü olmaya ve farklı şekillerde düşünmeye teşvik etmeli, öğrencileri kendi görüşlerini delillere dayanarak oluşturmaları noktasında cesaretlendirmeleri ve bunları özgürce ifade etmelerine imkan tanımalı, öğrencilerin ifade özgürlüğüne saygı duymalıdırlar. 

-Üniversite yerleşkeleri öğrencilerin kendi görüşlerini rahatlıkla ifade edebilecekleri güvenli ortamlar olmalıdır. Entelektüel çeşitliliğin ve düşünsel çoğulluğun baskılanması; öğretim/öğrenim süreçlerinin verimliliğini azaltacak, öğrencilerin öğrenme özgürlüğünü kısıtlayacak, eleştirel ve derinlikli düşüncenin oluşum imkanlarını zora sokacaktır. 

-Eleştirel düşünce ancak farklı görüşlerin bir arada rahatça ifade edilebildiği kampuslarda gelişir. Öğrenciler kendi görüş, duruş, tavır ve farklılıklarından dolayı öğretim elemanları ya da diğer öğrenciler tarafından hiçbir biçimde engellenmeyeceklerini, hor görülmeyeceklerini ve yaftalanmayacaklarını hissetmelidirler. Hiçbir öğrenci dünya görüşünden dolayı ayrımcılığa tabi tutulamaz. Öğrencilerin herhangi bir ders bağlamındaki akademik ölçme ve değerlendirilmeleri, sadece dersin konusu ve içeriğine yönelik olmalıdır. Adil olmayan yolla değerlendirildiğine kanaat getiren öğrencilerin buna itiraz etme hakkı vardır. 

-Akademik özgürlük, üniversite ortamındaki herkesi kapsar. Öğretim elemanları ve öğrenciler gibi üniversiteye davet edilen misafirler de ifade özgürlüğüne sahiptirler. Akademik, kültürel ve sportif amaçlarla gerçekleştirilen etkinliklerde üniversitelerin konuğu olarak bulunan bireyler, üniversite ortamına uygun bir biçimde karşılanmalı, siyasal görüşleri ya da kimlikleri dolayısıyla ifade özgürlüğünden yoksun bırakılmamalı, öğretim elemanları ya da öğrenci grupları tarafından görüş farklılıkları gerekçe gösterilerek engellenmemelidirler. İfade özgürlüğü karşıt görüşteki insanlar için de geçerlidir. Karşıt görüştekiler davetli kişinin kendisini ifade etme ve başkalarının onu dinleme hakkını ihlal etmedikleri sürece görüşlerini farklı şekillerde ifade edebilirler. 

-Öğrenciler de öğretim elemanları da doğru bulmadıkları ve onaylamadıkları konularda şiddete başvurmaksızın eleştirme ve protesto hakkına sahiptirler. Ancak bu hak, akademik etkinliklerin işleyişini ve üniversite düzenini sekteye uğratamaz. Öğrencilerin öğrenme, öğretim elemanlarının öğretme ve üniversite ortamında bir düşüncenin dile getirilebilme özgürlüğünü kısıtlayan her türlü eylem, işgal ve protesto; akademik özgürlüklerinin ihlalidir. İfade özgürlüğü çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği ve demokratik toplumun olmazsa olmaz koşuludur; ancak mutlak değildir. Bireysel hak ve özgürlükleri hiçe sayan, hakaret, iftira, aşağılama, taciz ifadeleri içeren, ayaklanmaya çağıran ve farklılıklardan dolayı açıkça zarar verme niyetiyle kişileri ve grupları hedef gösteren her türlü söylem, ifade özgürlüğü ile asla bağdaşamaz. 

ANKARA VE İSTANBUL'DA GÖSTERİLER

Bu arada Ankara Kızılay'da YÖK'ü protesto etmek için yürüyüş yapmak isteyen gruba polis biber gazı ile müdahale etti. Kızılay Yüksel Caddesinde bir araya gelen Dev-Genç üyesi 40 kişi YÖK'ü protesto etmek için Kızılay Meydanına yürümek istedi. Yürüyüşe izin vermeyeceklerini belirten polis ekipleri gruba dağılmaları yönünde uyarı anonsu yaptı.

Grubun yürüyüşte ısrar etmesi üzerine çevik kuvvet ekipleri biber gazı ile müdahalede bulundu. Grup müdahalenin ardından ara sokaklara kaçarak dağıldı.

İSTANBUL'DA PROTESTO YÜRÜYÜŞÜ

İstanbul'da da öğrenciler YÖK'ü protesto etmek için Aksaray Metro İstasyonu'ndan Beyazıt Meydanı'na kadar yürüdüler.

ANLATYA'DA GÖZALTILAR

Akdeniz Üniversitesi Kampüsü'nde YÖK'ün kuruluş yıl dönümü nedeniyle eylem yapan öğrenciler, rektörlük binasına yürümek isteyince arbede yaşandı. 3 özel güvenlik görevlisi yaralanırken 5 öğrenci gözaltına alındı.

CHP: İLK İŞİMİZ YÖK'Ü KAPATMAK OLACAK

CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin, 6 Kasım 1981'de kurulan Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'nun yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı. 12 Eylül askerî darbesinin ürünlerinden olan YÖK'ün amacının, üniversiteleri denetim altına almak ve akademik özgürlükleri kısıtlamak olduğunu belirten Engin, CHP'nin iktidara geldiği anda ilk işinin bunu kapatmak olacağını söyledi.

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2013, 16:39
banner53
YORUM EKLE

banner39