ÖSYM'den iptal edilen sorularla ilgili açıklama

ÖSYM Başkanı Demir, iptal edilen soruların yazım hataları ve ekol farklılığından kaynaklı yanlışlar barındırdığını, adayların bir hak kaybının söz konusu olmadığını söyledi

ÖSYM'den iptal edilen sorularla ilgili açıklama

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ömer Demir, 2015 Kamu Personel Seçme Sınavı'nda (KPSS) bin 300 soru içinden hatalı gördükleri 12 soruyu iptal ettiklerini belirterek, "Şu aşamada süreçle sınavlarla ilgili telaşa kapılacak, yanlış şeyler yapılıyor algısı oluşturacak herhangi bir durum söz konusu değil" dedi.

Demir makamında, gazetecilere yaptığı açıklamada, KPSS ve ÖABT'de (Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi) 12 sorunun iptal edilmesi, 3 sorunun cevap anahtarının değiştirilmesi ve coğrafya-sosyal bilgiler testlerindeki sonuçların, mahkeme süreci devam ettiği için açıklanmaması konularındaki iddialara cevap verdi. 

Başkan Demir, soru iptallerinin, sınav sürecinin olağan sonucu olduğunu ifade ederek, "Bu iptaller ÖSYM'nin hassasiyetini gösteren iptallerdir" diye konuştu.

Sınavın zorlu bir süreç olduğunu, 2010 yılı KPSS'den sonra tüm sınav süreçlerinin güvenlik öncelikli ele alındığını vurgulayan Demir, şu bilgileri verdi:

"Bu güvenlik öncelikli süreçlerde iki yol var. Soruların hazırlanması, basılması, paketlenmesi, dağıtılması, toplanması, değerlendirilmesi süreçleri tümüyle yenilendi. Bu alanlarda muazzam gelişmeler kaydedildi. Bunun diğer boyutu da soruların hazırlanma sürecini farklılaştırmaktır. Geçmişte, bir sınav heyeti, belki sesli okumasını da yaparak, her türlü yazım hatalarından son tahlilde yanlış anlaşılmalara meydan verebilecek detaylara kadar bir tek set hazırlıyordu. Bu da sınav güvenliği bakımından tehdit oluşturan bir durumdu. Çünkü, soracağınız soruları sınavdan önce birileri tam metin olarak görmüş oluyor. Bu süreç de değiştirildiği için şu anda çok sayıda soruyu soru bankasına yüklüyoruz.

Çok farklı zamanlarda, çok farklı öğretim elemanları tarafından hazırlanmış sorular ve o soruları matbaaya girdiğimiz zaman havuzdan çekip orada son şeklini veriyoruz. Şu anda KPSS'de sorulmuş sorular, yaklaşık 10 bin soru içinden seçilmiş bin 300 soru ve onun içerisinde iptale konu olanlar 12 sorudur. Daha önce yapıldığı gibi, soruları farklı kişilerin bir araya gelip okuması, olası yazım hatalarından farklı anlamların doğmasına imkan verebilecek, farklı yorumlamalardan arındırabilecek bir mekanizmayı terk ettiğimiz için buna benzer şeyleri bekliyoruz."

İFADE FARKLILIĞI İPTAL NEDENİ 

Fizik sorusundan örnek veren Demir, soruda bir yanlışlık olmadığını, adayların doğru cevapladığını ancak bir ifade farklılığı bulunduğunu söyledi. Başkan Demir, soruda, ".... telin boyutu 5 kat artılıp, kesit alanı 5 kat azaltılırsa..." şeklinde bir ifade bulunduğunu, "5'te 1" yerine kullanılan "5 kat" tabirinin yanlış anlaşılmalara yol açabileceği kaygısıyla soruyu iptal ettiklerini açıkladı. 

Ömer Demir, bir başka soruda da kelime sonuna yanlışlıkla eklenen tek bir harf nedeniyle sorunun iptali yoluna gittiklerini kaydetti. 

"HASSASİYETİMİZİ GÖSTERİYOR"

"Bu bizim hassasiyetimizi gösteriyor" diyen Demir, sınav sorularının birilerinin eline geçmemesi, son ana kadar ÖSYM personeli de dahil kimsenin görmemesi için aldıkları tedbirler sonucu zaman zaman bu tür farklılıkların ortaya çıkabildiğini anlattı. 

Soru iptali yoluna gidilmesinin bir başka boyutunun da üniversiteler arasındaki ekol farklılıkları olduğunu dile getiren Demir, "Üniversitelerimizdeki müfredat tümüyle aynı değil, ders kitapları aynı değil, ekol farklılıkları var. Bir kitapta bir şekilde anlatılan ve o kitaba dayalı hazırlanan bir soru başka bir kitapta daha farklı şekilde anlatılabiliyor, tercüme farklılıkları olabiliyor ve adayların 'biz buradan çalıştık, buna göre çalıştığımız zaman b şıkkı da doğru' şeklinde yorumuna yol açıyor. Bunu da dikkate alarak bu soruları da iptal ediyoruz. İşin yapısından geliyor bu. 'Soru hatalıdır' demekten öte, farklı ekollerin, farklı tanımları var" şeklinde konuştu. 

Özellikle üniversite sonrası sınavlarda tek bir kitaba dayalı soru hazırlanmasını doğru bulmadıklarını ifade eden Demir, ortaöğretim ile ilgili sınavlarda müfredat belli olduğu için orada bu tür sorunların yaşanmadığını söyledi. 

Demir, şöyle konuştu: 

"Şu anda, öğretim elemanlarının, kitapları, soruları yazanların alanda farklı düşünmesinden kaynaklanan bazı farklılıkları ortadan kaldırmak mümkün değil. Ama azaltmak için neler yapılır bunun üzerinde çalışıyoruz. Sonuç olarak, 12 soru iptali, sınavın sıhhati bakımından çok az bir iptaldir. Bin 300 soruyu düşünmemiz gerekir. Bin 288 soru doğru, sadece 12 soruda yazım hataları, ekol farklılığından kaynaklı yanlışlar var. Bu, işimizi düzgün, doğru yaptığımız konusunda bizde bir tereddüt uyandırmıyor, buna benzer hataları bekliyoruz. Ama kamuoyunda şöyle bir şey algılanmış, bütün adaylar 50 ya da 60 soruluk testlere giriyorlar. Zannediyorlar ki 60 sorunun 12'si iptal olmuştur. Şu anda biz 29 ayrı sınav yapmışız, 29 ayrı test, bin 300 soru. Bu çerçeve içinde çok da anormal olmadığını düşünüyoruz. İptal ettiğimiz sorular bir dava konusu olsaydı belki iptal edilmeyebilirdi. Hatalı gördüğümüz şeyi iptal ediyoruz, kamuoyu bize güvensin."

İKİ TESTLE İLGİLİ DAVA SÜRECİ

Başkan Demir, coğrafya-sosyal bilgiler testleriyle ilgili dava açıldığını, bu nedenle sonuçların "mahkeme süreci" devam ettiği için açıklanmadığını hatırlatarak, bu sorularla ilgili mahkemeden iptal kararı beklemediklerini dile getirdi. Demir, "Zaten biz bin 300 soru içinden hatalı gördüklerimizi iptal etmiş durumdayız. Şu aşamada süreçle, sınavlarla ilgili telaşa kapılacak, yanlış şeyler yapılıyor algısı oluşturacak herhangi bir durum söz konusu değil" dedi. 

ÖSYM'nin tüm personeli ve dışarıdan kendilerine katkı sağlayan öğretim elemanlarından güvenlik görevlilerine kadar herkesin bu sınavların güvenliği için azami hassasiyet gösterdiklerini anlatan Demir, "Şu anda da bir sorunumuz yok. Kopya konusunda, ÖSYM tarihinde travma yaratan 2010 KPSS'sinden sonra burada bütün süreçler değişti. Süreçlerin değiştirilmesiyle soru hazırlama mantığı, mekanizması da yeniden tanımlandı. Bir tek set hazırladığınız zaman bin 300 soru hazırlayacaksınız ama biz, bin 300 soru için on binin üzerinde soru hazırlıyoruz. Hepsine aynı hassasiyeti gösteriyoruz. O sorulardan hangisinin çıkacağını hiç kimsenin bilmesine imkan yok" ifadelerini kullandı.

Dava konusu olan alanlarla ilgili atamaların, yargılama sonrasına bırakıldığını belirten Demir, mahkemenin bu yöndeki davaları 45 gün içinde sonuçlandırması gerektiğini, böylece atamaların da zamanında yapılabileceğini kaydetti. 

ŞIKLARI DEĞİŞTİRİLEN SORULAR 

Ömer Demir, bazı soruların şıklarının değiştirilmesi konusunun da tamamen maddi hatadan kaynaklandığını, bu konuyla ilgili adayların herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığını vurguladı. 

"Bazı adayların netlerinin eksik hesaplandığı" yönündeki iddiaların da tamamen gerçek dışı olduğunu ifade eden Demir, optik okuyucuyla taranan cevaplarda şu ana kadar bir hataya rastlanmadığını belirtti. Burada adayın cevap kağıdınıişaretlemesinden kaynaklı bir sorun olabileceğini anlatan Başkan Demir, adayların internet ortamından şu anda cevaplarına bakabileceklerini, gerçekten gözden kaçan bir şey varsa bunu anında düzelteceklerini kaydetti. 

"ADAYLAR RAHAT OLSUN" 

Demir, "Adaylar çok rahat olsun. ÖSYM'de eğer işler düzgün yapılıyorsa biz buradayız. Biz burada olduğumuz sürece işler düzgün yapılır. Düzgün bir şey olmadığı kanaati olduğunda biz burada olmayız. Adaylar, internet sitemizdeki duyuruları takip etsinler, hiç kimse mağdur olmaz. Bu işi düzgün yapmak için buradayız. İyi yapıyoruz. Bunlar işin doğal sonuçlarıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de sınav güvenliği hassasiyeti nedeniyle başka ülkelerden çok farklı önlemlere başvurulduğuna işaret eden Demir, şöyle devam etti: 

"Dünyanın hiç bir yerinde olmayan bir organizasyona sahibiz. Bazı ülkeler, sınav sabahı, sınavın yapılacağı mekana soruları faksla gönderiyor. Orada fotokopi çekiliyor ve sınav salonlarına dağıtılıyor. Biz, kapalı matbaada, kapalı poşetler içinde, elektronik kilitli araçlara koyuyoruz, görevliler eşliğinde, GPS ile uzaydan takip sistemiyle araçların gittiği yeri kontrol ediyoruz. Aracın açılacağı saati buradan şifreliyoruz, ondan önce hiç kimse açamayacak şekilde yapıyoruz. Adayların önünde poşetleri açtırıyoruz. Bütün bu süreçler, başka ülkede olmayacak kadar ciddi ve düzenli."

Başkan Demir, tek bir heyet toplayıp soruların belirlenmesi yoluna gidildiğinde sınav güvenliği bakımından tehditlerin oluştuğunu ifade ederek, "Çünkü bir grup sınav yapılmadan hangi soruların sorulacağını görüyor. Şu anda savcılık geçmiş döneme ilişkin bazı arkadaşlarımıza 'neden bilgisayarınızda sınavda sorulan soruların tümü var' diye soru soruyor. Daha önce ÖSYM böyle çalışıyordu. Oluşturduğu tehdit nedeniyle bundan tümüyle vazgeçtik" dedi.

Güncelleme Tarihi: 30 Temmuz 2015, 16:09
banner53
YORUM EKLE

banner39