Suriyeli çocuklar için ders zili çalmadı

İç savaşın sebep olduğu ölüm korkusuyla yaşamaktan kaçıp Türkiye’ye sığınan Suriyeli ailelerin okul çağındaki çocukları, eğitimlerine Türkiye'de devam etmek istiyor; ancak bu pek de mümkün görünmüyor

Suriyeli çocuklar için ders zili çalmadı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Türkiye'de 2013-2014 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Suriyeli çocukları da okul telaşı sardı. İç savaşın sebep olduğu ölüm korkusuyla hayataktan kaçıp aileleriyle birlikte Türkiye’ye sığınan ve eğitimlerine burada devam etmek isteyen Suriyeli çocuklar, sınıf seviyelerinde denklik sağlanamadığı için okula zamanında başlayamadı.

Suriye'de iki buçuk yıldır devam eden iç savaşın ardından Türkiye’ye gelen binlerce Suriyeli’nin büyük çoğunluğu sınır kentlerindeki barınma merkezlerinde kalırken, maddi imkanları daha iyi olan aileler ise başka şehirlere göç edip, kendilerine hayat kurmaya çalışıyor.

Geçen yıl Ramazan ayında, Halep kentinden kaçıp, önce bir köye sığınan, daha sonra da iş bulmak için başka ilçelere giden Suriyeli Ahmad Othman (34), AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 7 ay önce Konya'ya geldiğini söyledi. 

Türkiye’ye gelmeden hemen önce mahallelerindeki bir okula bomba atıldığını anlatan Othman, şunları kaydetti:

“Bombanın okula düştüğünü gözlerimle gördüm. Bir uçak bomba atıp gitti. Okulda insanlar vardı. Nereye kaçacağımızı bilemedik. Sonra ikinci bomba atıldı. Uçakların gittiğinden emin olunca okulun içine girdik. 35 yaşlarında bir anne ve iki çocuğunu ölü bulduk. Onları sıkışıp kaldıkları okul merdivenlerinin altından 4 saatte çıkarabildik.”

Çocukları Malek, Abdul Karim ve Fatima ile bugün erkenden okulun yolunu tutan Othman, Türk arkadaşlarıyla birlikte okula gidip, Türkçe eğitim almalarının çocukları için faydalı olacağını dile getirdi. Othman, “Pasaportumuz sayesinde bu fırsattan yararlanabileceğiz, ancak şu an çocukların kaçıncı sınıfa gidecekleri belli değil. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, sınıf seviyeleri için denklik verdikten sonra, kesin kayıt yaptırabileceğiz” diye konuştu.

"KONYA'DA SOSYAL KART"

Maden dökümcüsü olarak çalışan ve kazancıyla 8 kişilik ailesinin geçimini sağlayan Othman, "Konya Büyükşehir Belediyesi Suriyelilere çok yardım etti. Bizlere 'gıda kartı' verdi. Bu sayede marketten gıda alışverişimizi yapabiliyoruz. O kart olmasaydı geçinmek çok daha zor olurdu" ifadelerini kullandı.

Othman, Büyükşehir Belediyesinin ihtiyaç sahibi ailelere yönelik başlattığı "Sosyal Kart" uygulamasından 100'den fazla Suriyeli ailenin yararlandığını, günlük ekmek ihtiyaçlarını karşılayıp, aylık 200 liralık alışveriş yapabildiklerini aktardı.

Türkiye'nin bütün mazlum ülkelerin yanında olduğunu vurgulayan Ahmad Othman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere Türk hükümetinden Allah razı olsun. Türkiye, başka ülkeler için de kendi ülkesiymişçesine çabalayan bir ülke. Filistin için, Suriye, Mısır ve başka Müslüman ülkeler için haksızlıklara karşı çıkan başka bir ülke yok. Erdoğan, her başbakanın yapamayacağı şeyler yapıyor, Allah onun yardımcısı olsun."

"İŞ BULDUKTAN SONRA AİLESİNİ YANINA ALDI"

Çocuklarının okula başlamasını dört gözle bekleyen bir diğer kişi de anne Samia Wais (28). Savaştan çok korktuğunu, bir gün bunun kendi başlarına geleceğini hiç düşünmediğini belirten Wais (28), yaşadıklarını şöyle anlattı: 

"2012'de Ramazan ayının üçüncü günü uçak sesiyle uyandık, çok korktuk, hemen saklandık. İftarı yaptıktan sonra eşyalarımızı toplayıp Halep'ten kaçtık. Akrabalarımızın olduğu bir köye sığındık. Bir ayı böyle geçirdikten sonra, belki savaş azalmıştır diye Halep'e döndük. 'Savaşsa savaş, öleceksek de evimizde ölelim' dedik. Ancak iki ay sonra kocam işsiz kaldı. Kışın gelmesiyle de para sıkıntısı çekmeye başladık. Bir umutla, daha önce Türkiye'ye gelmiş olan bir tanıdığımıza ulaştık. O da bize Konya'yı tavsiye etti. Eşim, beni ve çocuklarımızı Halep'te bırakıp buraya geldi, iş bulup ev tuttuktan sonra da bizi yanına aldı."

Wais, Konyalıların kendilerine çok yardım ettiğini, şimdilik hiçbir sıkıntılarının olmadığını ifade etti. 

GEÇİCİ OTURMA İZNİ İSTİYORLAR

Konya'da yaşayan Suriyelilerden Şaban Şaban(45) ise çadır kentlerde hayatanın zor olduğuna dikkati çekerek, "Çadırlarda kapı yok, güvenlik yok. Biz de bu yüzden bir ev tutmak istedik" dedi.

Eşi, dört çocuğu, kızı, damadı ve iki torunu ile aynı evde yaşadıklarını aktaran Şaban, geldiklerinden beri pek çok sıkıntıyla karşılaştıklarını, bunlardan en önemlisinin ise sağlık hizmeti olduğunu bildirdi.

Geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle Konya'da bir hastanenin acil bölümünde tedavi gördüğünü kaydeden Şaban, şöyle konuştu:

"Tedavi için de pasaport istediler, olmayınca sağlık güvencesi sordular. Bizde hiçbirisi yok, ilaç bile satın alamıyoruz. Türkçe konuşamadığımız için hastanede derdimizi anlatamıyoruz. Hangi ilacı ne kadar kullanacağımızı karıştırıyoruz. Suriye'de muhaliflerden bir kişi pasaport başvurusunda bulunduğunda tutuklanıp hapse atılıyor ya da çeşitli haksızlıklara uğruyordu. Korktuğumuz için başvuruda bulunmaktan vazgeçip, kaçak gelmek zorunda kaldık. Pasaportsuz olduğumuz için oturum izni alamıyoruz. Oturum iznimiz olmadığı için, bizlere iş vermek istemiyorlar. Kurumların yaptığı sosyal yardımların çoğundan yararlanamıyoruz. Savaş bitene kadar bize geçici oturum izni verilmesini istiyoruz."

Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2018, 16:14
banner53
YORUM EKLE

banner39