banner39

banner35

28.02.2022, 13:29

Ukrayna sınırında Sinan’ın hatırası: Bender Kalesi

Transdinyester diğer adıyla Transnistria Moldova’nın kuzeyinde Dinyester Irmağı boyunca uzanan bağımsızlığını ilan etmiş ancak uluslararası toplum tarafından tanınmamış bir bölgedir. Sovyetler Birliği’nin dağılma süreci ile birlikte Moldova’ya katılmayarak tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Transdinyester, hiçbir ülke tarafından resmi olarak tanınmıyor.

De Facto “Transdinyester Moldova Cumhuriyeti”

Uluslararası hukuka göre Moldova toprağı olan bölge 2 Eylül 1990’da Sovyetler Birliği içerisinde Moldova’dan bağımsızlığını ilan eden Transdinyester Moldova Cumhuriyeti Birleşmiş Milletlere üye hiçbir devlet tarafından tanınmadı. Bölgenin bağımsızlığını sadece Gürcistan’dan tek taraflı bağımsızlıklarını ilan eden Güney Osetya ve Abhazya ile Karabağ’daki işgalci yapı tanımıştı. Bunlar da zaten uluslararası hukuk tarafından devlet olarak kabul edilmemiş yapılardır.

Yapılan oylama ile sosyalizm ile yönetilmesine karar verilen Transdinyester’in kendi siyasi yapısı, meclisi, ordusu, polisi bulunuyor. Yaklaşık yarım milyon nüfusu bulunan Transdinyester resmi olarak tanınmadığı için halk Rus pasaportu kullanıyor.

Dinyester Nehri’nin Ötesinde

Moldova sınırlarının önemli bir kısmı tarihi Besarabya denilen bölgede yer almaktadır. Prut Nehri bölgenin güneyinde Dinyester ise kuzeyinden Karadeniz’e akıyor. Türklerin Turla (İskitlerin hızlı dedikleri) dedikleri Dinyester Irmağı İkinci Dünya Savaşı’na kadar Romanya ile Sovyetler Birliği sınırını belirlemiştir. Dinyester’in ötesindeki anlamına gelen Transdinyester ya da Transnistria, Dinyester Irmağı boyunca, Moldova-Ukrayna sınırında ince uzun bir alanda konumlanan de facto idari yapıdır. Transdinyester Moldova Cumhuriyeti’nin en önemli şehirleri merkez Transipol ve Bender’dir.

Sovyetler Birliği’nin 14. Ordusu

SSCB’de Nikita Kruşçev (Khrushchev) döneminde 1956 yılında merkezi Kişinev olarak kurulan 14. Sovyet Ordusu’nun 1980 yılında Dinyester Irmağı kıyısındaki Transipol’a taşınması Rusya’nın ileriye dönük bir hazırlığı olarak değerlendirenler de olmuştur. Çünkü 14. Ordu Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası terhis ya da Rusya’ya nakil edilmemiş ve nehir boyunca varlığını sürdürmüştür. Bu iddiaların sahiplerinin en önemli argümanı 1992 yılında bölgede meydana gelen çatışmalarda Rus birliklerinin rolü üzerinden anlatılardır. Yeni bağımsızlığa kavuşmuş Moldova’nın polisi ile ayrılıkçılar arasında çıkan çatışmalar sonucunda imzalanan antlaşma ile ortaya çıkan de facto bağımsız idari yapı Rusya’nın 14. Ordu’sundan aldığı güçle Transdinyester Moldova Cumhuriyeti varlığını günümüze kadar devam ettirmiştir.

Birleşmiş Miletlerin çağrılarına rağmen bölgedeki Rus askerleri varlıklarını devam ettirmektedir. Varlığını sürdüren 14. Ordu’su Ukrayna’yı işgal etmek için harekete geçen Rusya için ileriye dönük stratejik bir yatırımdır. Rusya eski Sovyet Cumhuriyeti olan Moldova’nın kendisi gibi Rumen halkından olan Romanya ile birleşmesini istemiyor. Böyle bir gelişme olması durumunda Turla (Dinyester) Nehri boyundaki 14. Ordu’sunu stratejik bir unsur olarak hazır tutuyor.

Sheriff Tiraspol

Kimsenin tanımadığı bayrağında orak çekik figürü bulunan sosyalist “ülke” Transdinyester, son dönemde 13 kez Avrupa şampiyonu olan Real Madrid’i yenen Sheriff Tiraspol takımı ile adından söz ettirmişti. Her ne kadar Transdinyester ayrılıkçı davransa da bölgenin futbol takımı Moldova futbol liginde mücadele ediyor. Transdinyester’in ekonomisi, küçük tarım işletmeleri ve turizm geliri dışında neredeyse tamamen Sheriff (Şerif) ailesinin kontrolündedir. Sheriff Tiraspol futbol takımı da adından da anlaşılacağı üzere Sheriff ailesine ait.

Bender Kalesi

Dinyester Nehri’nin güneyinde yer alan Bender Kalesi dünyada ayakta kalan en ihtişamlı Osmanlı kalelerinden birisidir. 1538’de Osmanlı idaresine giren bölgede Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından Bender (Kapı) kalesi inşa edilmiştir. Osmanlı Devleti genelde Balkanlar’da ve Avrupa içlerinde kaleler fetheder, askeri garnizonlar kurardı. Sultan I. Süleyman’ın “Muhteşem” öngörüsü ile kuzeyden gelebilecek saldırılara karşı Turla Irmağının önüne Sinan Bender Kalesini kondurdu. Ukrayna sınırındaki sekiz kuleliye sahip olan yapı önemli bir Osmanlı garnizonudur. Bölge 1806–1812 Osmanlı Rus Savaşı sonucu imzalanan Bükreş Antlaşmasına kadar Osmanlı toprağı olmuştur.

Demirbaş’ın Elmas Bağı

“Yenile yenile yenmeyi öğreneceğiz” diyen Rus Çar’ı Petro en sonunda yenmeyi öğrenmiş ve İsveç Kralı Şarl Osmanlı Devletine sığınmıştı. Şarl uzun süre Bender Kalesinde Osmanlı Devleti tarafından misafir edilmiştir. Hatta uzun süre kale kalmasından ve masrafları devletin “demişbaş” kaleminden ödenmesinden ötürü Şarl’ın Demirbaş lakabını almış olduğu söylenir. Şarl kalede Türkler tarafından görmüş olduğu misafirperverliği veciz bir şekilde anlatır.

Ahmet AKALIN

Ankara Üniversitesi Doktora Öğrencisi

RTÜK Üst Kurul Uzmanı

Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?